mahkeme 2024/203 E. 2025/420 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/203
2025/420
17 Haziran 2025
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/213 Esas
KARAR NO :2025/509
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/04/2024
KARAR TARİHİ:08/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... da kasap dükkanı işlettiğini, davalı firmanın işletmiş olduğu iş yerine et ve et ürünleri verdiğini, davalının ödemesi gereken borcunu tüm iyi niyetli taleplerine rağmen ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, tebliğ edilen ödeme emrine davalı tarafından itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu karar ve borçlu itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edildiğini, 1 yıllık süre içerisinde davanın açıldığını, alacağın likit olduğunu, davalı şirketin ucuz kredi kullanıyorum diyerek müvekkilinden almış olduğu etler karşılığı ödemesi gereken borcunu bu güne kadar ödemediğini, davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı kötü niyetli olduğundan asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekaklet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının aksine müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, 07/12/2023 tarihinde borca, işlemiş ve işleyecek faiz miktarına, faiz oranına ve ferilerine itiraz edildiğini, işbu itirazın iptali davasında alacağını ispat etme yükümlülüğünün davacı tarafta olduğunu, davacı tarafın alacağını, miktarını, alacağın kaynağını oluşturan faturaları ve fatura konusu mal / hizmetin teslim / ifa edilip edilmediğini, sözleşme uyarınca edimlerini yerine getirip getirmediğini ispatla yükümlü olduğunu, davacının alacaklı olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere davacı ile müvekkili şirket arasında yapılan sözlü / yazılı bir sözleşme olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere var ise dahi bu sözleşmenin müvekkili şirketi temsil ve ilzama ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, müvekkili şirket yetkilisi ile davacı arasında yapılmış bir yazılı sözleşme olmadığı gibi müvekkili şirket yetkilisi tarafından davacı ile sözleşme yapılmasına ilişkin herhangi bir çalışana verilmiş bir yetki de bulunmadığını, bu kapsamda basiretli tacir gibi davranması gereken tacirin şirket yetkisi olmayan biri ile müvekkili şirketi borç altına sokma işlemi yapma yetkisine sahip olmayan kişi ile işlem yapılmasının kabul edilemeyeceğini, aksinin kabulü halinde şirket yetkilisi olmayan birine imzalatılan her belgenin şirketi bağlayacağı sonucu çıkarken bunun kabulünün mümkün olmadığını, davacı işbu davayı haksız ve kötüniyetli olarak açmış bulunduğunu, talep likit olduğundan davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı hükmedilmesini talep ettiklerini, davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamam üzere kötüniyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'na müzekkere yazılarak ... (TC:...)'in esnaf kaydının olup olmadığı, var ise bu kayıtlara ilişkin bilgi ve belgelerin ACELE olarak mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Mahkememiz davacısı ... T.C. Numaralı ...'ın Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Mahkememiz davacısı ... T.C. Numaralı ...'ın Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
.... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak Mahkememiz davacısı ... T.C. Numaralı ...'ın Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
29/04/2025 tarihinde bilirkişi ...'in sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " 5.1 İncelenen davacı yana ait 2022 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken yevmiye defteri kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre e uygun yaptırılmış olduğu ve davacı yanın 2022 yılı ticari defterlerini TTK. Hükümlerine e usulüne uygun tutmasından dolayı davacı yanın 2022 yılı ticari defterinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
5.2 İncelenen davalı şirkete ait 2022 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2022 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2022 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine taşıdığı,
5.3 Davacı ...'ın, dava dışı ... ... Ltd. Şti.'ye olan 236.780,04 TL tutarındaki borç miktarını 14.08.2022 tarihinde davalı yanın cari hesabından sözlü talimat C/H arası virman açıklamasıyla mahsup etmesinden kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 06.12.2023 tarihi itibariyle davalı ... İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti. 146.899,00 TL tutarında cari hesap alacağının bulunduğu, Davalı şirketin, tarafına düzenlenen faturalara istinaden yapmış olduğu toplam 440.000,00 TL tutarındaki ödemelerden kaynaklı olarak İcra takip tarihi olan 06.12.2023 tarihi itibariyle davacı ...'a 83.679,74 TL borcunun bulunduğu,
Davalı şirket, davacı yanın kayıtlarında yer alan 236.780,04 TL tutarındaki ödeme miktarını kendi ticari defterlerinde 300.000,00 TL olarak kaydettiği, Tarafların 2022 yılı ticari defter kayıtlarındaki 63.219,96 TL (300.000,00 TL-236.780,04 TL) tutarındaki farklılığın sebebi davacı tarafça yapılan virman kaydından kaynaklandığı,
5.4 Davalı şirketin icra takip tarihi olan 06.12.2023 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü,
5.5 Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, " şeklinde görüş bildirmiştir.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı düzenlenen fatura alacağına ilişkin takipte itirazın iptali talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür
25/ 02/2025 tarihli duruşmada ticari defterlerin incelenmesi için usulüne uygun olarak ara karar kurulmuş ve inceleme günü belirtilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile usulüne uygun olan davacının ticari defterlerine göre hazırlanan bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu ve davalıya tebliğ edildiği, davalının faturaya süresi içinde itiraz etmediği taraflar arasında faturalara ilişkin herhangi bir ihtilafın var olmadığı tespiti yapılmakla davalı ticari defter ve kayıtlarına göre davalının bakiye borcu 83.679,74 TL olduğu anlaşıldığı davacı defterlerinde ise bakiye borcun 146.899,70 TL olduğu aradaki farkın 63.219,96 TL olduğu bu farkında davacı tarafça yapılan virmandan kaynaklı olduğu tespit edildiğinden davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, usul ve yasaya uygun olarak hazırlandığı ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, taraflar arasında hizmet sözleşmesinin bulunduğu, davacının edimlerini yerine getirdiği, uyuşmazlık konusu faturanın davalıya tebliğ edildiği ve davalının faturaya itiraz etmediği, davacının davalıdan alacaklı olduğu ve takibin haklı olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olduğu gözetildiğinde davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddine,
Davalının ... Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 146.899,70-TL yönünden iptali ile takibin bu tutardan devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-29.379,94 TL(%20) icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 10.034,72-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.510,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 7.524,32-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 100,30-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 2.510,40-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 2.938,00TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 7.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 899,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.899,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 7.893,61-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan 400,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 0,27-TL lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/07/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.