mahkeme 2024/185 E. 2025/214 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/185
2025/214
7 Nisan 2025
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/185 Esas
KARAR NO:2025/214
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:27/03/2024
KARAR TARİHİ:07/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile, davalının ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağına dayalı borcunu ifa etmemesi üzerine icra takibi açılmış ve borçlu vekili tarafından itiraz edilmek suretiyle ilamsız icra takibini durdurduğunu, Müvekkili şirket temizlik üzerine hizmet veren bir firma olup borçlu şirket ile arasındaki mutabakata istinaden taraflar arasında protokol ve taahhütname tanzim edilip imzalanmıştır. Protokol ve Taahhütnamenin "mali hususlar" başlıklı 10.1. maddenin içeriğine bakıldığında açıkça anlaşılacağı üzere " temizlik firması işverenin onayladığı puantajı esas alarak her ayın son günü geçmiş aya ait Denildiğini, Borçlu şirketin 31.08.2023 tarihinden itibaren müvekkil şirketin vermiş olduğu çeşitli hizmetlere ilişkin hiçbir ödeme alamadığını, taraflar arasında takibe konu fatura ile ticari ilişki, cari hesap üzerinden hâsıl olmuş, ancak fatura bedeli ödenmeyince icra takibi açıldığını, açılan icra takibine borçlu vekilince (borca, faize ve takibe) itiraz edilmesi ve borcun inkâr edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasını talep zaruretinin hâsıl olduğunu, itiraz dilekçesini kabul etmediğini, yapılan itirazın hukuki ve yasal dayanaktan yoksun bir itiraz olduğunu, en hafif tabirle kötü niyetli ve hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ettiğini, itiraz eden borçlu, esasen sadece zaman kazanma amacıyla işbu itirazla takibi durdurmuş olduğunu bildiripi öncelikle; davanın icra takibine itiraz yönünden itirazın iptali davası olarak görülerek, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla, öncelikle tensiple birlikte, likit fatura borcunu zaman kazanma maksadıyla inkar eden ve mal kaçırma girişiminde olan davalının; taşınır, taşınmaz malvarlığı ile 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine borç miktarınca, mümkünse teminatsız aksi takdirde uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına, hukuka aykırı ve kötü niyetli borca itirazın iptaline, borçlu hakkında başlatılan icra takibin, takip tarihinden itibaren talep edilen reeskont avans faiz oranıyla birlikte devamına; likit alacağı kötü niyetli ve zaman kazanma amaçlı inkar eden davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davanın kabulüne ve yargılama masrafları ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, .... İcra Müdürli ... E. sayılı dosya ile davalı müvekkil aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibi başlattığını, davalı müvekkilinin, haksız ve hukuka aykırı bu takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, davacının, itiraz ile duran takibin devamı maksadı ile Mahkeme huzurunda görülecek haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali davasını ikame ettiğini, İş bu haksız ve hukuka aykırı davanın reddinin gerektiğini, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davacının alacağının bulunmadığını, davacı tarafın faiz talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı müvekkili aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini bildirip, davanın reddi ile davacının, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır.
İstanbul ve ... Vergi Dairesi Başkanlıklarına müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ... Vergi numaralı ... ... ŞİRKETİ'nin 08/2023 - 11/2023 tarihleri arası BA-BS formlarının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
20/08/2024 tarihinde Mali Müşavir vasıtasıyla rapor aldırılmış ve rapor dosyamıza sunulmuştur.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan faturalara dayalı olarak başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde, takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Taraflar arasında 29/10/2018 tarihli temizlik hizmet sözleşmesi bulunmaktadır. Bu sözleşme kapsamında sunulan hizmet sebebiyle davacının davalı tarafa düzenlediği 42 adet faturadan kaynaklanan borç sebebiyle takip başlatılmıştır.
Taraflar arasındaki ticari ilişki açık hesap ilişkisine dayanmaktadır. Sözleşme kapsamında sunulan her bir hizmet için ayrı fatura düzenlendiği de gözetildiğinde davalının taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığı yönündeki savunması yerinde değildir. Tarafların ticari defterleri uzman bilirkişi aracılığıyla incelenmiş ve denetime elverişli olarak hazırlanan 20/08/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre, takibe konu 42 adet faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davalı borçlu tarafından düzenlenen 3 adet iade faturası sebebiyle ticari defterler arasında fark oluştuğu tespit edilmiştir. Aşamalarda davalı taraf, düzenlediği 3 adet iade faturasının vade farkına ilişkin olduğunu belirtmiş ise de davacı alacaklı tarafından düzenlenen faturalar arasında vade farkı faturası bulunmadığı görülmüştür. Dolayısıyla ticari defterler arasındaki farka sebep olan 3 adet iade faturasının konusunun, davacının alacak talebinde bulunduğu takip ve dava konusu 42 adet faturanın konusundan farklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Takip ve dava konusu faturaların her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olması, davalı borçlu tarafından faturalara süresinde itiraz edilmemesi sebebiyle faturaların içeriğinin kabul edildiği ve hizmetin verilmediği, davacının edimlerini yerine getirmediğini ispat yükünün davalıda olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgeler ile tüm delillerin değerlendirilmesinde davacının, taraflar arasındaki 29/10/2018 tarihli sözleşme ve düzenlenen takip konusu 42 adet fatura sebebiyle davalıdan alacaklı olduğu, davalının borçlu olmadığı yönündeki savunmalarının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. 20/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının 1.240.957 TL asıl alacağına takip tarihine kadar 43.265,69 TL faiz işletilebileceği hesaplanmış olup; bu doğrultuda davacının, dava konusu takip dosyasında davalıdan 1.240.957 TL asıl alacak ve 43.265,69 TL işlemiş faiz talep edebileceği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının davalıdan toplamda 1.284.222,69 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; alacağın likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
-.... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 1.284.222,69 TL’lik kısmının iptaline; takibin 1.240.957 TL asıl alacak ve 43.265,69 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.284.222,69 TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte devamına,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-256.844,54 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 87.725,25-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 15.525,66-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 72.199,59-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 2.194,46-TL Peşin/nisbi Harcı, 13.331,20-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 15.953,26TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 180,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.180,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 6.173,85-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 191.791,18-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 1.279,56-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranları dikkate alınarak, 3.596,40 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3,60 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı için miktar itibariyle KESİN, davalı için kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/04/2025
Katip ...
Hakim ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.