Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/145
2025/79
10 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/554 Esas
KARAR NO : 2025/75
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 18/05/2023
KARAR TARİHİ : 10/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket görevlilerince yapılan kontrollerde, davalının kullanımdaki dava konusu tesisatta sözleşmesiz sayaçtan enerji kullanıldığı tespiti yapıldığını, davalının bu şekilde elektrik kullanımı mevzuat hükümlerine göre kaçak elektrik kullanımı olduğunu, buna dair tespit tutanağı sunulacağını, yapılan tespit üzerine, EPDK mevzuatı ve yönetmelik hükümleri uyarınca takibe konu kaçak tahakkuku tanzim edildiğini, davalı borçlunun takip dayanağı faturayı ödememesi üzerine, aleyhine icra takibi yapıldığını, davalı alacağının tahsilini geciktirmek amacıyla, mesnetsiz gerekçelerle. Haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, borçlu olmadığını beyan ederek takibin durmasını sağladığını, davalının borca ve ferilerine ilişkin itirazlar soyut gerçek dışı ve dayanaksız beyan olduğunu, davalı ilamsız takibe niteliğinden ötürü bir itiraz dilekçesi sunarak alacaklının alacağına kavuşmasını engellemekte ve bu sayede zaman kazanmaya çalıştığını, davalı icra takibine itirazıyla borcundan kurtulmaya çalıştığını, bu doğrultuda hukuki hakları kötü niyetli ve haksız yönde kullanıldığını, hal böyle iken haksız ve kötü niyetli itirazın hükümden düşürülmesi hukukun ve hakkaniyetin bir gereği olduğunu, davalı yan ile müvekkil şirket arasındaki sözleşme benzeri ilişki olup para alacağının iadesi söz konusu olduğundan davacı müvekkil şirketin ikametgahı mahkemesi de davaya bakmaya yetkili olduğunu, izah edilen sebeplerle huzurdaki davayı ikame etmeden önce arabulucuğa başvurulmuş ise de anlaşmaya varılmadığını, bu hususa ilişkin tutanak ekte yer aldığını, müvekkil şirket yetkililerince usul ve yasaya uygun olarak tanzim edilen kaçak usulsüz elektrik tespit tutanağı kapsamında davalının kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirdiğini, takibe dayanak fatura kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olup, alacağı haksız fiile dayandığını, haksız fiilden kaynaklı davalarda tazmin yükümlülüğünün olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiği dikkate alındığında kanunen aranan ihtiyati haciz şartları oluştuğunu, borçlu yasal abonelik üzerinden yasal zemindeki sayaçtan geçirmek yerine kötü niyetli olarak kaçak elektrik kullanıldığını, kaçak elektrik kullanımının bir bankadan karşılıksız kredi kullanılmasından farkı olmadığını, kredi konusu para kaldıraçlı piyasada sanal olarak 1'e 10 olarak var edilir ve bankalar kolaylıkla sanal paradan vazgeçerek varlık yönetimine aktarabilir ve sonuçta zarar görmez iken elektrik somut olup üretimi ciddi maliyet gerektirdiğini, müvekkil şirket de elektriği bu maliyeti ödeyerek alır ve kaldıraç bulunmadığı için katlayarak satamadığını, bunun karşılığında tüketiciler tedbir yoluyla elektrik kullanabiliyor iken, tedbir yoluyla banka kredisi kullanamadığını, ne ki, elektrik paradan daha kıymetli, somut varlık olduğnu, huzurdaki dava sonucunda haklı çıkmamız mukadder ise de, yıllar sonra borçlunun hangi şartlarda olacağı meçhul bulunduğu gibi müvekkil yönünden telafi edilemez zarara neden olacağını, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan Sayın Mahkemenizce öncelikle teminatsiz olarak, gereğinde % 115 teminat karşılığı ile de olsa borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için yukandaki esas numarasyla mahkemenize kaydı yapılan dosyada ihtiyati haciz talebimizin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir, sonuç olarak yukarıda anılan ve resen görülecek nedenlerle, şikayet fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı yanın icra takibine ilişkin, borca itirazın iptaline takibin takip talebindeki şartlarla devamına, icra takibinde yazılı asıl ve feri alacaklarının davalı yandan tahsiline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, alacağının teminen borçlunun taşınmaz taşınır mallar ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, masraf ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesine bilvekale arz ve talep etmiştir
CEVAP:
Davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER:
... A.Ş'ye müzekkere yazılmış, dava konusu aboneliğe ilişkin abonelik dosyası ve tüm faturaların çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... CBS'ye müzekkere yazılarak, 2022/... soruşturma sayılı dosyasının bir örneğinin gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır.
... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, 2021/... esas sayılı dosyasında dosya içerisinde ödeme belgesi veya haricen tahsilat olup olmadığının araştırılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
02/03/2024 tarihinde Elektrik Mühendisi vasıtasıyla rapor aldırılmış ve rapor dosyamıza sunulmuştur.
Yine mahkememizce 20/10/2024 tarihinde Elektrik Mühendisi vasıtasıyla rapor aldırılmış ve rapor dosyamıza sunulmuştur.
GEREKÇE:
Dava, kaçak elektrik kullanımı sebebiyle düzenlenen fatura sebebiyle başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde, takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davacı kurum tarafından düzenlenen 24/10/2021 tutanak ile davalının, sayaca müdahale ederek elektrik kullanımını kaydetmesinin önlendiği ve bu suretle kaçak elektrik kullanımı yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı taraf usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. Dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile yapılan inceleme sonucu hazırlanan 02/03/2024 tarihli ve 20/20/2024 tarihli bilirkişi raporlarında kaçak elektrik kullanımı tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan iki farklı rapor arasında kaçak elektrik kullanımı konusu sabit olup, yapılan hesaplama bakımından fark bulunmaktadır.
Kaçak kullanıma ilişkin yürütülen soruşturmada (... CBS 2022/... Soruşturma sayılı dosya) zarar giderildiğinden kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği görülmüştür. Soruşturma dosyasının incelenmesinde, bilirkişi raporu alındığı ve raporda hesaplanan 141.742,94 TL zarar miktarına göre davalı tarafından 11/04/2023 tarihinde 141.810,17 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Yapılan ödeme sonucu ceza soruşturmasında davacı kurumun zararının giderildiğine karar verilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarından 02/03/2024 tarihli raporda borç 201.170,15 TL ve 20/10/2024 tarihli ikinci raporda 141.794,70 TL olarak hesaplanmıştır. Raporlar arasındaki hesap farklılığının değerlendirilmesinde, ikinci raporun teknik yönden mevzuata uygun olduğu ve ceza soruşturması ile benzer yönde olduğu kanaatiyle ikinci raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir. 20/10/2024 tarihli ikinci raporda davalının borcu takip talebine göre 140.200,41 TL asıl alacak, 1.351,10 TL işlemiş faiz alacağı ve 243,19 TL KDV alacağı olarak toplam 141.794,70 TL olarak tespit edilmiştir. Asıl alacak hesabı yönünden ikinci rapor esas alınmışsa da bilirkişinin takip tarihini yanlış belirtmesi sebebiyle faiz ve KDV hesabı hatalı olmuştur. Ancak faiz ve KDV hesabı mahkememizce da yapılabileceğinden yeniden rapor alınmamıştır. Faturanın son ödeme tarihine göre 06/11/2021 temerrüt tarihi ile 18/11/2021 takip tarihi arasında 140.200,41 TL asıl alacak miktarına %16,75 ticari avans faizi işletilerek davacının takipte 782,79 TL işlemiş faiz ve 140,91 TL KDV alacağı talep edebileceği hesaplanmıştır. Buna göre davacının alacağı 140.200,41 TL asıl alacak, 782,79 TL işlemiş faiz ve 140,91 TL KDV olmak üzere toplam 141.124,11 TL olarak mahkememizce kabul edilmiştir.
Davalının ceza soruşturmasında zararı gidermesinin değerlendirilmesinde; takip tarihinin 18/11/2021 olduğu, dava tarihinin 18/05/2023 olduğu ve ödeme tarihinin 11/04/2023 olduğu; ödeme ile zararın giderilmesinden sonra işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Davacının zararının mahkememizce 141.124,11 TL olarak kabul edilmesi ile dava açılmadan önce davalı tarafından 141.810,17 TL ödeme yapılması gözetildiğinde davacının yapılan ödemeden daha fazla bir alacağının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davalının, davacının zararını işbu dava açılmadan önce giderdiği, tüm borcunu ödediği, takipte borç miktarından daha fazla bir tutarın talep edildiği ve davalının ödediğinden daha fazla miktarda borçlu olduğunun ispatlanamaması sebebiyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.970,19-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 47.501,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/02/2025
Katip ...
Hakim ...
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.