Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/135
2024/735
9 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/135 Esas
KARAR NO : 2024/735
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 02/03/2024
KARAR TARİHİ : 09/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/06/2023 tarihinde ... plaka sayılı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkil ... ... , sürücüsünü ve plakasını bilmediği bir aracın yolcu konumunda bulunduğu araca , ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca , çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkil ... ... yaralandığını, tarafınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup Arabuluculuk Anlaşamama tutanağının sunulduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında tanınmayan bilinmeyen araçlar ...'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin tedavi gördüğü hastaneler aşağıda belirtilmiş olup belirtilen hastanelere müzekkere yazılarak tedaviye ilişkin evrakların ve giderlere ilişkin faturaların istenmesi talebinin olduğunu, tedavi giderlerine ilişkin hastaneden gönderilecek faturaların bilirkişiye tevdi edilerek hesaplamaya dahil edilmesi talebinin bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin ceza dosyası ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... ihbar numaralı dosyası olup müzekkere yazılarak bir örneğinin istenmesi talebinin bulunduğunu, müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini, müvekkilinin bu mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için sigorta şirketinden ZMSS kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkiline ödenmesi için dava açma mecburiyeti doğduğunu bildirip, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla;
50,00 TL Sürekli iş göremezlik 25,00 TL Geçici iş görmezlik
-10,00 TL Sürekli Bakıcı gideri
15,00 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesini,
yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, iş bu davadan önce müvekkiline eksik evrak ile başvurduğunu, bu sebeple, davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığından işbu davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının, işbu davadan önce Müvekkiline başvurarak bahse konu hadise ile ilgili birtakım iddia ve talepler ileri sürdüğünü, müvekkilinin davacıya gönderdiği e-postalarla açık bir şekilde ortaya koyulduğunu, davacının ayrıca oluşu ispatlayan herhangi bir kamera görüntüsü, fotoğraf, usulüne uygun tanık beyanı vs. somut deliller, ceza yargılamasına ilişkin güncel belgeler ve ilgili ceza dosyaları, kusur raporu, erişkinler için terör, kaza ve yaralanmaya bağlı durum bildirir sağlık kurulu raporu da sunmadığını, davanın belirsiz alacak davasına dayandırılması mümkün olmadığını, hukuki yarar ve dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının maluliyetine sebep olduğu iddia edilen aracın motorlu bisiklet (silindir hacminin 50 cc.’nin altında) olup olmadığı, zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunup bulunmadığını, tescil Durumu ve Trafikten Men Edilip Edilmediği Araştırılması gerektiğini, aracın motorlu bisiklet (silindir hacminin 50 cc.’nin altında) olduğunun, zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunduğunun, tescilsiz olduğunun veya trafikten men edilmiş olduğunun tespit edilmesi halinde dava husumet sebebiyle usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının, maluliyetine sebep olduğunu iddia ettiği aracın ve sürücünün tespit edilemediğini iddia ettiğini, fakat iş bu dilekçede açıklandığı üzere bu iddiaların ispatlanamadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla; öncelikle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaate varırsa bahse konu aracın motorlu bisiklet (silindir hacminin 50 cc.’nin altında) olup olmadığının, zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunup bulunmadığının, tescilli olup olmadığının ve trafikten men edilmiş olup olmadığının Mahkemece araştırılmasına karar verilmesini, davacının, davasını ve iddialarını ispat etmekle mükellef olup bu yükümlülüğünü yerine getiremediğini, ispatlanamayan davanın reddini talep ettiğini, davacının beyanlarına göre hadise tek taraflı kaza niteliğinde olup bir başka aracın hadiseye sebep olduğu ispatlanmadığını, davacının kolluk ifadesinde kimseden şikayetçi olmamış, bu sebeple olayın kolluk ve savcılık tarafından araştırılmasını engellediğini, davacı tarafından işbu dosyaya, dosya kapsamından mevcudiyeti anlaşılmasına rağmen kaza tespit tutanağı, oluşu ispatlayan kamera görüntüsü, fotoğraf, tanık beyanı vs. somut hiçbir delil ve daimi arama kararı sunulmadığını,
davacı, ceza yargılamasının güncel durumuna ilişkin belgeleri ve ceza yargılamasının soruşturma ve varsa kovuşturma dosyalarını sunmadığını, mevzuat ve Yerleşik Yargıtay içtihatları gereği davacı, tespit edilemeyen araç kaynaklı maluliyet iddialarını ispatla yükümlü olmadığını, davacının her ne kadar konu hadise sebebiyle maluliyete uğradığını iddia etse de bu iddialarını ispatlayamadığını, davacının dava dilekçesinin ekinde sunduğu bilirkişi raporunun ve yapılan kusur tespitinin kabulü mümkün olmadığını, raporu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıyı taşıyan araç sürücüsü ... ...'e tam kusur verildiğinden müvekkiline atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını bildirip, işbu davanın reddini talep ettiğini,
hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı'nın müterafik kusuru bulunduğundan öncelikle müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmemesini, aksi halde %20’den fazla olacak şekilde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan Kahramanmaraş ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 25.12.2023 tarihli rapor (“sağlık raporu”) usulüne uygun düzenlenmediğinden hükme esas alınamayacağını, sağlık raporu davacının iyileşme sürecine ve iyileşip iyileşmediğine ilişkin hiçbir inceleme ve değerlendirme içermemektedir. ayrıca sağlık raporu, olayın üzerinden 1 yıl geçmeden düzenlendiğini bildirip davanın öncelikle usulden reddine,
sayın mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine,
her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı'ya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak, 2023/... sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Üniversitesi Sağlık ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı ve ... Devlet Hastanesi'ne müzekkere yazılarak, tedavi evraklarının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Polis Merkezi Amirliğine müzekkere yazılarak, dava konusu kazada ... plakalı araç dışında diğer aracın ve sürücüsünün tespit edilip edilemediğinin sorulmuş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Davalı, ...na müzekkere yazılmış ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesine kusur raporu aldırılmak üzere dosya gönderilmiş ve 20/09/2024 tarihinde Adli Tıp Raporu dosyaya sunulmuştur.
GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır.
KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir.
TBK md. 54 uyarınca bedensel zarar halinde tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar zarar olarak tazmin edilir.
Zarar gören TBK md. 56 uyarınca manevi tazminat talep edebilir. Manevi tazminatın niteliği konusunda doktrinde tatmin görüşü hâkimdir. Bu görüşe göre manevi tazminat, zararın telafi edilmesini veya zarar verenin cezalandırılmasını değil, zarar görende, uğramış olduğu manevi zararı, acı ve üzüntülerini dindirecek veya hiç olmazsa hafifletip azaltacak bir tatmin fonksiyonu görmektedir.
Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre manevi tazminat miktarının belirlenmesinde paranın değeri gözetilmeli; zarar gören açısından zenginleşmeye sebep olmayacak, aynı zamanda da sadaka vasfında bir tazminat miktarı belirlenmemelidir. Bunun yanında diğer tarafın da ekonomik olarak mahvına sebep olunmaması gerekir.
Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır.
Dava konusu kaza 12/06/2023 tarihinde meydana gelmiştir. Davacı, kazaya karışan ... plakalı araçta yolcu olarak bulunmaktadır. Kazaya karışan diğer araç ise tespit edilememiştir. Kazaya karışan diğer aracın tespit edilememesi sebebiyle Davalı ...na husumet yöneltilebileceği anlaşılmıştır.
Kazaya ilişkin ... CBS 2023/... İhbar numaralı dosyanın incelenmesinde ... plakalı aracın sürücüsü ve davacının eşi ... ... hakkında soruşturmaya yer olmadığı kararı verildiği ve yapılan araştırma sonucu kazaya karışan diğer aracın tespit edilemediği görülmüştür.
Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat talepleri haksız fiile dayanmaktadır. Dolayısıyla davacının, zarar verenin hukuka aykırı eylemini ispat etmesi gerekir. Mahkememizce kusur tespiti yönünde alınan ATK raporunda ihtimalli bir tespit yapılmıştır. Buna göre dosya kapsamında mevcut bulunan sürücü ifadesinin esas alınması halinde tespit edilemeyen araç sürücüsünün %65 ve davacının eşi olan sürücünün %35 oranında kusuru bulunduğu; yolcu konumunda bulunan davacının ifadesinin esas alınmasında ise, davacı eşi olan sürücünün tam kusurlu olduğu, tespit edilemeyen aracın kusurunun bulunmadığı mütalaa edilmiştir. Davacının CBS dosyası içinde yer alan ifade evraklarının incelenmesinde, kazanın oluşunu ‘plakası tespit edilemeyen aracın sol şeritte yavaş bir şekilde seyir halindeyken kendi araçlarının normal hızda arkadan geldiğini, eşinin kaza yapmamak için frene bastığını ve bu sebeple aracın hâkimiyetini kaybettiği’ şeklinde anlattığı görülmüştür. Davacının soruşturma dosyasındaki ayrıntılı beyanlarının yeterli olduğu, mahkememizce isticvabına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacının uğramış olduğu zarara ilişkin açtığı tazminat davasında eylemin ve kusurun ispatı noktasında mahkememizce davacının beyanlarının esas alınması gerektiği kabul edilmiştir. Zira taraflarca getirme ilkesi uyarınca maddi vakıaların toplanmasında asıl ve aktif görev taraflara aittir. Kazanın oluşumu hususunda dava dilekçesinde herhangi bir bilgi yer almadığından, CBS dosyası içinde bulunan ifade tutanağında yer alan beyanlara itibar edilmiştir. Bu kapsamda dava dışı araç sürücüsü ... ...’in sol şeritte önündeki araca göre takip mesafesini koruması ve hızını yavaşlatması gerekirken bunu yapmaması sebebiyle, ATK raporundaki birinci ihtimal hükümde esas alınmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, dava konusu kazada plakası tespit edilemeyen aracın kusurunun bulunmaması sebebiyle davalının meydana gelen zarardan sorumluluğunun doğmayacağı kanaatiyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.600,00 arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.