Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/113
2024/743
10 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/113 Esas
KARAR NO : 2024/743
DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))
DAVA TARİHİ : 22/02/2024
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerden ...Limited Şirketi ile davalı şirket arasında 15/04/2013 tarihli, "Sınai ve Tıbbi Gazlar Bayilik Sözleşmesi ve Genel Şartnamesi" adlı sözleşme imzalandığı, Sözleşme kapsamında, teminat niteliğinde olmak üzere, müvekkili ...Ltd.şti için yukarıda adı yazılı diğer müvekkilleri tarafından davalı şirkete toplam 3 adet taşınmaz ipotek-teminat olarak verilmiş ve bu 3 adet taşınmaz üzerine ipotek şerhi konulduğu, müvekkillerinden ...Limited Şirketi ile davalı şirket arasındaki sözleşme, adı geçen sözleşmenin 20 numaralı maddesi gereğince 5 yıl süreli olup, sözleşmenin sona erme tarihi 15/04/2018 tarihidir. 15/04/2018 tarihi itibariyle taraflar arasındaki bu sözleşme sona ermiş ve taraflarca yenilenmediği, Sözleşmenin sonlandığı tarih itibariyle müvekkil şirket ...Limited Şirketi'nin davalı şirkete herhangi bir borcu olmadığı gibi ipotek veren 3 şahıs durumundaki diğer davacı müvekkillerin de davalı şirkete herhangi bir borçları bulunmadığı, Bu durum müvekkillerden ...Limited Şirketi şirketinin ticari defter ve kayıtları cari hesap ekstreleri bilirkişi marifetiyle incelendiğinde ortaya çıkacağı, yukarıda belirtilen sözleşmenin ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona ermesi nedeniyle ve teminat olarak verilen ipoteklerin kaldırılması için müvekkil şirket ...Limited Şirketi tarafından davalı şirkete Kartal ...Noterliğinin 26/11/2019 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilmiş ve adı geçen ihtarname 28/11/2019 tarihinde davalı şirkete tebliğ edilmiş, tebliğ edildiğine dair tebliğ şerhi sureti de ilgili noterlikten alındığı, ancak davalı tarafından ihtarnameye bir cevap verilmediği gibi taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin kaldırılması talebi de davalı tarafça yerine getirilmediğini, ayrıca davalı şirket yetkilileri müvekkilleri tarafından telefonla defalarca aranmış, davalı şirket yetkilileri umursamaz tavırlar sergilemişler ve bu görüşmelerden de olumlu bir sonuç elde edilemediği, Davalı şirket ile ...Ltd.Şti arasında yapılan 15/04/2013 tarihli, "Sınai ve Tıbbi Gazlar Bayilik Sözleşmesi ve Genel Şartnamesi" adlı sözleşmenin teminat ve kefalet başlığı altında yer alan 24.3 maddesinde, "Bayiden alınan her türlü teminat, süresi dolan sözleşmenin yenilenmeyip sona ermesinde yahut taraflardan birisince feshedilmesi hallerinde ...'ın her türlü alacak ve hakları mahsup, takas, tenzil ve tahsil edilmek suretiyle, ... tarafından bayi aleyhine dava açılmamış veya icra takibine geçilmemiş olmak ve taraflar arasında ticari bir ihtilaf bulunmaması kaydı ile bayiye iade edileceğini, ancak teminatın iadesi sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren altı ay geçmeden hiçbir şekilde talep edilemez, denildiğini, yani bu madde sözleşmenin sona ermesi halinde tüm teminatların 6 aylık sürenin geçmiş olması koşuluyla iadesini öngördüğü, Sözleşmenin sona erdiği tarihten bugüne kadar geçen 6 yıl geçtiği, Davalı şirket tarafından. müvekkillerden ... Ltd.Şti aleyhine yapılmış herhangi bir icra takibi, açılmış herhangi bir dava bulunmamakla beraber ...Ltd.Şti'den herhangi bir alacak talebinde de bulunulmadığı, yukarıda da belirtildiği üzere davalı tarafa gönderilen ihtarname ile ipoteklerin kaldırılması talep edilmiş olmasına rağmen davalı tarafından ipoteklerin kaldırılmaması somut olayda davalı tarafın tamamen davalı tarafın teminatları, ipotekleri kaldırmamasının amacının kredibilitelerini artırmak ve çeşitli yollarla kredi kullanmak olduğunu düşündükleri, müvekkillerinden ... Ve Ticaret Limited Şirketi yetkilileri akraba olup, ipoteklerin kaldırılmaması nedeniyle 6 yıldır mağdur olmuşlar ve bu mağduriyetleri halen de devam ettiği, 15/04/2013 tarihli, "Sınai ve Tıbbi Gazlar Bayilik Sözleşmesi ve Genel Şartnamesi" adlı sözleşmenin 26.16 numaralı madde hükümleri ile "anlaşmazlık halinde İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olacağı” konusunda taraflar arasında münhasır yetki sözleşmesi niteliğinde olduğundan işbu davayı 6100 SY.H.M.K'nın 17. Maddesi çerçevesinde Sayın mahkemenizde açma zorunluluğumuz doğduğu, tüm açıklanan nedenler ile, her türlü tazminat, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; Müvekkillerin davalı şirkete borçlu olmadıklarının tespitine, İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel, ... Cilt numarasında kayıtlı taşınmaz, (İpotek Bedeli 200.000 TL) İstanbul ili, Çekmeköy ilçesi, ... Mahallesi,... pafta, ... ada, ...parsel, ... cilt, 9442 sayfa numarasında kayıtlı taşınmaz, (İpotek bedeli 120.000 TL) İstanbul, ili, Sarıyer ilçesi, ... mahallesi, ... ada,... parselde kayıtlı Alt zemin asma katta kayıtlı atölye niteliğindeki taşınmaz (İpotek bedeli 300.000 TL) üzerindeki davalı şirket lehine bulunan ipotek şerhlerinin kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacıların talep ettikleri husular göz önüne alındığında, her bir davacının talebine konu işlemin farklı olduğunu, ... Ltd.Şti. Borçlu olmadığının tespitini talep etmiş , diğer davacıların fek talep ettikleri gayrı menkuller ise, müşterek mülkiyete konu olmayan, fekki talep edilen ipotek işlemleri birbirinden bağımsız ve farklı tarihlerde tesis edilmiş işlemler olup ayrıca taşınmazlarda müşterek mülkiyet de söz konusu olmadığını, bu halde de davacılar arasında zorunlu dava olmadığı gibi, HMK 57. Madde çerçevesinde ihtiyari dava arkadaşlığı da söz konusu olmadığından dava ve taleplerin ayrı ayrı ileri sürülmesi gerektiğinden öncelikle davanın bu yönü ile reddi gerektiği, davacı dilekçesinde kısaca “müvekkil ile arasındaki bayilik sözleşmesinin sona erdiğini, sona eren bayilik sözleşmesi uyarınca, borcun olmadığı ve tesis edilen; üç adet ipoteğin fekkine karar verilmesini” talep ettiğini, davacının taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğu, davanın reddinin gerektiğini, davacının müvekkili şirketle imzaldığı bayilik sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerinin tümü sona ermemiş olup, bu nedenle ipoteklerin fekkini talep edemeyeceğini, nitekim davacı firmanın 05.04.2017 - 15.04.2018 tarihleri arasındaki dönemde, taraflar arasındaki, Satış Taaahütnamesi Ek protokolünün 4 üncü maddesi uyarınca taahhüt ettiği oranda gaz satın almaması nedeniyle, sözleşmenin sona erdiği/yenilenmediği 15.04.2018 tarihi itibariyle fazlayı talep ve dava haklarımız ile işlemiş ve işleyecek ticari temerrüt faizlerini talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla 484.959,78.-TL * KDV tutarında cezai şart borcu bulunduğu, bu halde davacının anılan bayilik sözleşmesinden kaynaklanan tüm borçlarını ödememiş olması ve tüm yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması nedeniyle de sözkonusu teminat ipoteklerinin fekki talep edilemeyeceği, Davanın bu nedenle de reddi gerektiği, aleyhe hususlar kabul anlamına gelmemekle birlikte, ... Ltd. Şti. ile arasındaki cari hesap T.T.K. hükümlerine göre kat edilmeksizin, ibralaşma olmaksızın müvekkil şirket aleynine dava açılarak ipotek fekki talep edilmiş olması hakkaniyete ve sair düzenlemelere aykırı olduğu, davacılar her ne kadar ipoteğin terkini talep etmişse de, davacının basiretli tacir olduğu dikkate alınacak olursa, taraflar arasında borcun sona erdiği hususunda anlaşılarak, ibralaşma yapılması gerektiğini, Sözleşme tasfiye edilmeden, ibralaşma yapılmaksızın, davacının ipoteğin fekkini talep etmesi hakkaniyete, hayatın olağan akışına ve sair düzenlemelere aykırı olduğu, ayrıca dava dilekçesi ekinde olduğu söylenen fakat tarafımıza tebliğ edilmemiş olan tüm belgeler huzurdaki davada delil olarak değerlendirilemeyeceği, nitekim sözleşmenin 26.15 maddesinde, ihtilaf halinde ... “ın defter ve kayıtlarının kesin delil olduğu kabul edildiğini, bu nedenle davacının sunduğu belgelerin delil olarak kabulünün mümkün olmadığını, tüm bu açıklanan nedenler ile fazlaya ilişkin talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davanın reddine masraf ve ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
...Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, Üsküdar ilçesi, Bulgurlu Mahallesi,... pafta, ... ada,... parsel, ... Cilt numarasında kayıtlı taşınmazın tapu bilgilerinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiş, yazı cevaplarının mahkememiz dosyası arasında olduğu görülmüştür.
...Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Çekmeköy ilçesi, Çekmeköy Mahallesi, ...pafta, ... ada, ... parsel, ... cilt, ...sayfa numarasında kayıtlı taşınmazın tapu bilgilerinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiş, yazı cevaplarının Mahkememiz dosyası arasında olduğu görülmüştür.
... Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Sarıyer ilçesi, Ayazağa mahallesi, ...ada, ...parselde kayıtlı Alt zemin asma katta kayıtlı atölye niteliğindeki taşınmazın tapu bilgilerinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiş, yazı cevaplarının mahkememiz dosyası arasında olduğu görülmüştür.
Bilirkişi ...' in 30/10/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak,
"4.1 İncelenen davacı şirketin 2014, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
Davacı şirketin 2013 ve 2015 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşımadığı,
Davacı şirketin 2021 yılına ait ticari defterler celeme esnasında ibraz etmediği,
4.2 İncelenen davalı şirkete ait 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
4.3 Taraflar arasında 15/04/2013 tarihli, "Sınai ve Tıbbi Gazlar Bayilik Sözleşmesi ve Genel Şartnamesi" adlı sözleşmesinin akdedildiği, sözleşme kapsamında, teminat niteliğinde olmak üzere davalı şirkete toplam 3 adet taşınmaz ipotek- teminat olarak verildiği ve bu 3 adet taşınmaz üzerine ipotek şerhi konulduğu,
4.4 Davacı şirketin, Kartal ...Noterliğinin 26/11/2019 tarihli, ...yevmiye numaralı ihtarnamesini davalı yana göndererek taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin kaldırılmasını davalı yana ihtar ettiği ve adı geçen ihtarnamenin 28/1 1/2019 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği,
4.5 Davacı ve davalı şirketin 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde;
&Davac;ı şirketin, 10.07.2019 tarihi itibariyle davalı yana 38.763,14 TL bakiye borcunun bulunduğu, bakiye borcunun 2020 ve 2021 yıllarına devir ettiği, davacı şirketin 31.12.2021 tarihli “ Tahsilatlar ve Ödemeler” açıklamalı kayıt işlemiyle davalı yana olan bakiye borcunu kapattığı,
&Daval;ı şirketin ise 10.07.2019 tarihi itibariyle davacı yandan herhangi bir alacağının bulunmadığı,
4.6 Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu.." yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun tebligat çıkartıldığı davacılar vekilinin rapora karşı beyan dilekçesini ibraz ettiği görülmüştür.
GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık konusunun, davacıların davalıya borcu olmadığının tespiti istemine ve teminat olarak verilen ipoteklerin fekkine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Taraflar arasında 15/04/2013 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesinin yapıldığı, 5 yıllık sürenin sonunda sözleşmenin yenilenmediği, dolayısıyla süreli sözleşmelerin süreleri sonunda kendiliğinden sona ereceği dayanağı ile sözleşmenin sona erdiği iddiasında bulunulduğu, sözleşmeye teminat olarak davacı tarafından davalıya 3 adet ipotek teminatının verildiği, sözleşmenin sona ermesi ve mevcut borcun da olmaması sebebi ile davalının lehine ipoteklerin kaldırılması ile borçlu olmadığına yönelik tespit istemli davanın açıldığının anlaşıldığı,
Davaya esas olmak üzere mahkememizce alanında uzman bilirkişi raporunun dosya arasına alındığı, bilirkişi raporu ile tarafların ticari defterleri incelenmiş olup, kayıtların birbiri ile örtüştüğü tespit edildiği, davacı tarafın 10/07/2019 tarihi itibari ile 38.763,14 TL davalı tarafa borcunun bulunduğu, davacı taraf bakiye borcunun 2021 yılına devrettiği , bakiye borcun 31/12/2021 tarihinde kapattığı, bu sebeple davalı tarafın davacı taraftan 10/07/2019 tarihi itibari ile alacağının bulunmadığı tespit edilmiş olup, davacı yanın borçlu olmadığının tespitine varılarak, borca teminat olarak verilen ipoteklerin hukuki olarak yararı bulunmadığından ayrı ayrı fekkine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davacının davasının Kabulü ile, davacı tarafın davalı tarafa borcu olmadığının tespitine, dava konusu gayrimenkuller üzerine konulan ipoteklerin ayrı ayrı fekkine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 42.352,20.-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 10.588,05.-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 31.764,15.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. göre hesaplanan 97.000,00.-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Davacılar tarafından yapılan; 427,60.-TL Başvuru Harcı, 10.588,05.-TL Peşin/nisbi Harcı, 4.500,00.-TL Bilirkişi ücreti, 856,00.-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 16.371,65TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan 400,00.-TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı ancak sarf kararı düzenlenmediği görülmekle; Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek olan 2024 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Sarf kararı düzenlendiğinde; arabuluculuk ücretinin tespit edilenden eksik/fazla olması durumunda bakiye miktarın iadesine ya da tahsiline ilişkin talep halinde işlem yapılmasına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.