Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/745

Karar No

2024/716

Karar Tarihi

2 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/745 Esas
KARAR NO : 2024/716
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/12/2018
KARAR TARİHİ : 02/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kızı ...'un 28/06/2011 tarihinde içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın yaptığı trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusuru neticesinde kazanın meydana geldiğini ve müvekkilinin kızının vefatının müvekkilinin maddi ve manevi açıdan büyük acı ve sıkıntılar içerisine girmesine neden olduğunu, bu vahim kaza sonucu müvekkilinin bu vefat ile kızının desteğinden yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilşikin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00.-TL destekten yoksun kalma zararının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; 26/04/2016 tarihinde Karayolları Trafik Kanunu'nda değişiklik yapılmış ve müvekkili şirkete dava açılmadan önce gerekli belgelerle başvuru yapılması şartının getirildiğini, müvekkili kuruma davadan önce gerekli belgelerle başvuru yapılmadığından, bu şartın yerine getirilmeden ikame edilen iş bu davanın usulden reddi gerektiğini, ... Sigorta A.Ş şirketine Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından el konulmuş olduğunu, bu şirketin tüm ödeme işlemlerinin kendi bünyesinde gerçekleştirildiğini, ... Sigorta A.Ş'nin müvekkili kuruma devrinin de söz konusu olmadığını, bu nedenle de davanın husumet nedeni ile reddi gerektiğini, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava konusu olayda müvekkili kurumun ZMSS Teminat limitleri ve ... Plakalı aracın kusur oranı ile sınırlı olarak sorumluluğunun bulunduğunu, bu nedenle de olaydaki araç sürücüsünün kusur oranının tespitinin gerektiğini, bunun akabinde de aktüerya inceleme sonucunda tüm denkleştirme hükümleri göz önüne alınarak bir bedelin belirlenmesi gerektiğini, ayrıca davacının baba payı dikkate alınmaksızın tüm destek payını anneye ayrılması ve buna göre ödeme yapılması talebinin de reddi gerektiğini, davada dava tarihi itibari ile yasal faiz uygulanması gerektiğini, beyan ve cevap hakları saklı kalmak kaydı ile davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER:
Mahkememizden verilen 06/07/2020 tarih ve 2018/... esas 2020/... sayılı kararı; ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi' nin 02/11/2023 tarih ve 2020/... esas 2023/... karar sayılı ilamında;
"...Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, İlk derece mahkemesince, davanın başında mevcut olan ve fakat tamamlanabilir dava şartı niteliği taşıyan eksikliğin, yargılama sırasında da giderilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece dava şartına ilişkin bu eksiklik gözetilerek davacı tarafa ...na başvuruda bulunulması için mehil ve imkan verilmesi gerekir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda desteğin, hayatta olduğu anlaşılan babasına pay ayrılmadan hesaplama yapılmış ve bu hesaplamaya göre karar verilmiştir. Söz konusu bu rapor pay oranları yönünden hatalıdır. Zira, Yargıtay özel dairesinin yerleşmiş içtihatlarına göre; bekar ve çocuksuz olan desteğin ileride evlenebileceği ve en az 2 çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçlarına, yarısını da anne ve babası için ayıracağı var sayılarak desteğe iki, anne ve babaya birer pay verilmek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem için anne ve babanın her biri için %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesiyle birlikte, desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16'şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe, bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında, anne ve baba için %14'er pay verilmesi, daha sonra 2.çocuğun doğacağı var sayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer, anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya 12,5'er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa, kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının bu şekilde yapılması gerekmektedir. Bu durumda mahkemece, bilirkişiden alınacak ek bir raporda babaya pay ayrılarak desteğin muhtemel evlenme tarihi de tespit edilerek, az yukarıda açıklanan biçimde tazminat hesaplaması yaptırılmadan ve bu yöndeki itiraz üzerinde durulmadan, hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı biçim ve şekilde karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır." şeklinde karar verilmek suretiyle kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş ve işbu yeni esasa kaydedilmiştir.
25/06/2024 tarihinde Aktüerya uzmanı vasıtasıyla rapor aldırılmış ve dosyamız arasına alınmıştır.
Yine Mahkememizce 03/09/2024 tarihinde aynı Aktüerya uzmanı vasıtasıyla ek rapor aldırılmış ve dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sebebiyle destekten yoksun kalma maddi tazminatı istemine ilişkindir.
Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır.
KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir.
Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır.
TBK md. 53’te ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlanmaktır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna destekten yoksun kalma tazminatı denir. Trafik kazası sonucu ölenin desteğinden yoksun kalanlar, zarar gören sıfatıyla destekten yoksun kalma tazminatı davası açabilirler. Bu davada ölenin desteğinden faydalandıklarını ispat etmeleri yeterlidir, müteveffa ile mirasçılık veya akrabalık bağının bulunması şart değildir.
Destekten yoksun kalma tazminatı, bir şahıs öldüğünde, ölenin sağlığında destek olduğu veya ileride destek olacağı kimseleri korumayı, desteklerinin ölümünden önceki sosyal ve ekonomik durumlarına uygun hayat sürdürebilmeleri için, ölüm sebebiyle mahrum kaldıkları yardımı, ölüme sebebiyet verenden tazmin edebilmelerini amaçlayan bir tazminat türüdür. Kanun metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK’nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Davalı destekten yoksun kalmadan ileri gelen somut zararı gidermek zorundadır. Bu nedenle tazminat hesabından önce zarar tutarını belirlemek gerekir. Bunun yanında amaç zarar görenin mal varlığındaki eksilmeyi giderme olduğuna göre, ölüm nedeniyle desteğini yitirenin elde ettiği çıkarlar varsa, bunların da zarar tutarından indirilmesi gerekir. Aksi hâlde zarar görenin malvarlığında olaydan önceki duruma göre bir artış meydana gelmiş olur. Buradaki amaç zarar görenin mal varlığını zenginleştirmek değil, desteğini yitiren kişiye ölümden önceki yaşam düzeyini sürdürebilme imkânı tanımaktır. Destek zararından bahsedebilmek için destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli imkânlardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma şartı gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, davacının ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir.
Somut olayda 28/06/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ... vefat etmiştir. Davacı, müteveffanın annesidir. Kazaya ilişkin ... ASCM’nin 2011/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde kazayı yapan kişinin müteveffanın babası olması sebebiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce verilen ilk hüküm, istinaf incelemesi sonucunda davacının dava açmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yaptığına ilişkin evrakların celbi ve tazminat hesabının dava dışı babanın payı ayrılarak ve müteveffanın muhtemel evlenme yaşı gözetilerek yapılması gerektiği gerekçesiyle kaldırılmıştır. Kaldırma kararına uygun olarak mahkememizce yapılan yargılamada, davacının dava açmadan önce davalıya yaptığı başvuru evrakları dosyaya kazandırılmış ve davacının 07/01/2019 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurduğu tespit edilmiştir.
Usul ve yasaya uygun bir hesaplama yapılması için alanında uzman bilirkişi tayini ile alınan 24/06/2024 tarihli raporda davalı sigorta şirketinin limitinin 200.000 TL olduğu ve davacının destekten yoksun kalma zararının 200.609,81 TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce zarar miktarının, sigorta limitinden fazla olması sebebiyle garame hesabı yapılması için ek rapor alınmış ve 03/09/2024 tarihli ek rapora göre davacının davalı sigorta şirketinden talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 37.207,53 TL olduğu hesaplanmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, istinaf kaldırma ilamı uyarınca dava şartı eksikliği tamamlanmış olup, usul ve yasaya uygun olarak yapılan hesaplama sonucu davacının 37.207,53 TL destekten yoksun kalma zararının bulunduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 20/09/2024 tarihli davacı vekilinin beyan dilekçesine göre taleple bağlılık ilkesi uyarınca tazminat miktarına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, 37.207,53 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 2.541,65-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 35,90-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.505,75-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 35,90-TL Başvuru Harcı, 35,90-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 71,80TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
4-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.329,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.329,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.581,34-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 14.197,72-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/12/2024

Katip ...
¸
Hakim ...
¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim