Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/706

Karar No

2024/712

Karar Tarihi

2 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/706 Esas
KARAR NO : 2024/712
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/11/2023
KARAR TARİHİ : 02/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, tavuk mamullerinin toptan satış ticaret işini yaptığını, Davalı ... Ticaret Limited Şirketi'de müvekkilinin tavuk sattığı müşterilerinden biri olarak yer aldığını, müvekkili şirket ile davalı arasında ticari alım satımlar neticesinde oluşan cari hesap ekstresindeki bakiye alacak davalı-borçlu tarafından ödenmediğini ve ticari satım konusu ödenmeyen alacaklarının tahsili için de davalı-borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosya ile ilamsız icra marifetiyle icra takibi başlatıldığını, alacaklarını tahsil edemeyen müvekkili şirket tarafından başlatılan icra takibine, davalı-borçlu yan müvekkili şirkete herhangi bir borcu olmadığı bahsiyle haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takip durduğunu, davalı-borçlu, borcun tahsilini ertelemek amacı ile icra dairesinde borca itirazda bulunduğunu, davalı-borçlunun borca itirazları mesnetsiz olduğunu, nitekim ticari defterler, hesap ekstresi ve faturalar davalı borçlunun borca itirazının hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını göstermediğini, davacı-alacaklı müvekkilinin, davalı-borçludan birer nüshasını sunduğu belgeler ve faturalara istinaden alacağı bulunmadığını, bu alacağın borçlu şirket tarafından ödenmediğini, yapılacak bilirkişi incelemesi ile de gerçek durum ortaya çıkacağını, takip konusu olan alacak, fatura ve belgelere müstenit olup borçlu şirket açısından likit ve muayyen bir borç olduğunu, davalı-borçlu şirketin itirazı sırf davacı-alacaklı müvekkilinin alacağını tahsil etmesini engellemeye yönelik olduğunu, dolayısıyla icra inkâr tazminatı şartları oluştuğunu, davalı-borçlu şirket tarafından haksız ve kötü niyetli olarak sadece davacı-alacaklı müvekkilinin alacağının almasını engellemek ve zarara uğratmak için icra takibine haksız olarak yapmış olduğu itirazın sonucunda piyasanın içinde bulunduğu sıkıntılı ekonomik nedenlerle ve davalı-borçlunun kötü niyetli mal kaçırma ihtimalinin yüksek olması nedeniyle açtığı davanın sonuçsuz kalmaması, tahsil kabiliyetini yitirmemesi ve davacı-alacaklı müvekkili şirketin daha fazla mağdur olmaması için davalı-borçlunun taşınır, taşınmaz mallarıyla bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, borçlunun kötü niyetli tutumu nedeniyle duran ticari alacağa dayalı takibin devamını sağlamak amacıyla, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olduğu için tarafınca arabulucuya başvurulduğunu ve anlaşma sağlanamadığını bildirip, fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne karar verilmesini, davalı-borçlunun haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı-borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesini, açmış olduğu davanın sonuçsuz kalmaması için davalı-borçlunun taşınır,
taşınmaz mallarıyla bankalardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız veya mahkemenin
uygun göreceği teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, huzurdaki davaya konu .... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı dosyasında borcun kaynağı olarak ‘cari hesap ekstresi bakiye alacak’ olarak gösterildiğini, fakat davaya konu takip talebi ekinde anılan nitelikte hiçbir belge, sözleşme ya da fatura sunulmadığını, müvekkili şirkete gönderilen ödeme emrinin ekinde takibin dayanağı sunulmamış olduğunu, bu nedenle müvekkilin icra dosyasına itirazı haklı ve yerinde olduğunu, davacı taraf dilekçesinde alacağının cari hesaptan kaynaklandığını ifade ettiğini, Türk Ticaret Kanunu’nun 89. Maddesinde cari hesap sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmayacağı hüküm altına alındığını, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi de bulunmadığını, davaya konu icra takibinde ise mevcut ve geçerli bir cari hesap sözleşmesine dayanmayan cari hesap ekstresi konu edildiğini, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından takibe konu edilen cari hesap ekstresine itibar edilmesi mümkün olmadığını, söz konusu belge kabul anlamına gelmemek kaydıyla tek başına borcun varlığına delalet etmediğini, davacı tarafın, huzurdaki davada takip talebi ile bağlı olduğunu, davacı tarafın icra takibinde dayandığı belgeler dışında başka belgelere göre alacağını ispat etmesi mümkün olmadığını, davacı talebinin varlığını ve miktarını kabul anlamına gelmemek üzere taraflar arasındaki alacak verecek ilişkisi yargılamaya muhtaç olduğunu, davacı tarafın talebi likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep ettiğini bildirip, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, haksız ve kötü niyetle takibin iptali davası açan davacının alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargı giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak 2023/... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır.
22/05/2024 tarihinde Mali Müşavir vasıtasıyla rapor aldırılmış ve dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, fatura alacağına ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, açılan işbu davanın ve takipte yapılan itirazın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Takip konusu alacak, taraflar arasındaki açık hesap ilişkisine dayalı fatura alacağıdır. Davacı her ne kadar cari hesap ilişkisinden bahsetse de, taraflar arasında yasal olarak kurulmuş bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından, taraflar arasındaki ticari ilişkinin açık hesap ilişkisi olduğu kabul edilmiştir. Davalı taraf takibe dayanak belgelerin icra dosyasına ibraz edilmediğini, bu sebeple mahkememizce icra dosyası ile sınırlı bir inceleme yapılması gerektiği savunmuştur. Yukarıda açıklandığı üzere, itirazın iptali davalarının icra takibine bağlı bir dava olması, alacaklının genel ispat hükümlerinden faydalanmasına engel olmaz. Takip talebinde belirtilen borç sebebine uygun olarak genel ispat kurallarına göre alacağın ispatı mümkündür.
Tarafların BA-BS formlarının celbi ile incelenmesi sonucu, taraflar arasında ticari bir ilişkinin varlığı anlaşılmıştır. Davacının usulüne uygun olarak tuttuğu ve lehine delil niteliği taşıyan ticari defterleri uyarınca davalı taraftan 201.826,66 TL alacaklı olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Davalı taraf, usule uygun olarak yapılan ihtara rağmen ticari defterlerini ibraz etmediğinden, ticari defterlerini ibraz etmekten kaçınmış sayılmıştır. Bu sebeple davacı lehine delil sayılan ticari defterleri ve BA-BS formları uyarınca davacının davalıdan alacaklı olduğu, takibe yapılan itirazın yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan sebeplerle davanın kabulüne karar verilmiş; alacağın faturaya dayanması ve likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına da hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kabulüne,
-.... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline; takibin 201.826,66 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmek suretiyle devamına,
2-40.365,34 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 13.786,78-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.437,57-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 11.349,21-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 2.437,57-TL Peşin/nisbi Harcı, 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 110,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.817,42TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 32.292,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/12/2024

Katip ...
¸

Hakim ...
¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim