mahkeme 2023/650 E. 2024/382 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/650

Karar No

2024/382

Karar Tarihi

20 Mayıs 2024

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/530 Esas
KARAR NO : 2024/250
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/09/2023
KARAR TARİHİ : 26/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... mah ... Cad. No: ... / İstanbul adresinde bulunan iş yerine 03.08.2023 tarihinde ... yetkilileri gelmiş 03.08.2023 tarihli... fatura numaralı ile 03.08.2023 tarihli ... fatura numaralı kaçak elektrik faturalarını düzenlemişlerdir. Söz konusu tutanaklara ise 8 Mayıs 2014 Tarihli Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin m.31/2’ye göre süresi içerisinde itiraz etmemize rağmen tatmin edici bir cevap verdiğini, aksine faturaları ödemesi için müvekkilinin sıkıştırıldığını ve aksi durumda 14.08.2023 tarihinden sonra iş yeri elektriğinin hemen kesileceği kendisine bildirdiğini, kaçak elektrik kullanımının tespiti yanlış bulgulara dayanılarak yapıldığını, ... A.Ş Kurumu görevlileri tarafından sayaç kontrolü için gelindiğinde, sayaç ile oynandığı tespiti yapılarak yanlış yöntemle enerji tüketimi hesaplanarak bu faturaların kesileceğini, ancak müvekkili bizzat yasaya aykırı hiçbir girişimde bulunmadığını, olay anında da orada bulunmadığını, işçilerin haber vermesi üzerine işyerine tespitten sonra gelmiştir. Sayaç ile oynama müvekkilinin bilgisi ve görgüsü dışında olduğunu, müvekkili tarafından durum defalarca izah edilmesine rağmen görevliler tarafından fahiş Kaçak Tespit Tutanağın tamamen yanlış bulgulara göre düzenlendiğini, müvekkili her ne kadar fahiş kaçak elektrik tahakkuk edilmesine karşı çıktıysa da ... yetkilileri tarafından dinlendiğini, yaptığımız tüm itirazlar gerekçesiz ve hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, bunun üzerine müvekkili ticari itibarini düşünerek 15.08.2023 tarihinde elektriğinin kesilmemesi için kredi kartıyla toplamda 330.672,92 TL’yi ödendiğini, kaçak elektrik kullanımın olduğu kabul edilse dahi, tüketim miktarının hesaplanması ve faturalandırması usul ve yasaya aykırı yapıldığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre kaçak elektrik tüketim miktarının nasıl hesaplanacağını, öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine bakılması gerektiğini, ancak kaçak iddia ediliyorsa ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre tespit edilmesi gerektiğini, ... A.Ş Kurumu tarafından tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarihin tespiti yoluna hiçbir zaman gidilmediğini, eğer bu şekilde de tespit yapılamıyorsa değer tespitinin yapılması gerektiğini, yapılan faturalandırmaların da tamamen yanlış olduğunu, kaçak kullanım miktarını belirlerken müvekkilinin iş yerinde bulunan tüm makinelerin resimleri çekilmiş, harcayacakları kw hesabı yapılmış ve buna göre geriye dönük afaki bir hesaplamanın yapıldığını, faturalandırma yapılırken dikkate alınan ancak kullanılmayan, çalışmayan, yeni kullanılmaya başlanan makinelere ilişkin belgeleri mahkemeye sunduklarını, bu kapsamda yapılan faturalandırmalarda işyerinde yer alan tüm makinalar sanki 12 aydır ordaymışçasına ve günde 24 saat çalışıyormuşçasına faturalandırmanın yapıldığını, bu nedenle tarafsız bir bilirkişinin yapılan hesaplamayı kanunlar çerçevesinde denetlemesi ve yeni bir hesap yapması gerektiğini, kaçak kullanım durumunda düzenlenen faturaların aşırı fahiş olduğunu, müvekkilinin 3 yılda kullanabileceğinden çok fazla bir ek fatura çıkarıldığını, ...'ın çalışanları yapmış oldukları kaçak tespit üzerinden prim aldıkları için hesaplamayı olduğundan çok fazla gösterildiğini, nitekim sayaç değiştirildikten sonra gelen 04.09.2023 tarihli fatura bedeli de 7.570,00 TL olduğunu, tüm bu açıklanan nedenler ile, ... yetkilileri tarafından 03.08.2023 tarihli ... fatura numaralı ile 03.08.2023 tarihli ... fatura numaralı kaçak elektrik faturaları kapsamında düzenlenen 330.672,92 TL asıl alacağın ne kadarlık kısmından Sorumlu olmadığının menfi olarak tespitine, müvekkilinin sorumlu olmadığı tespit edilen ve müvekkilince ödenen kısmın ödendiği tarihten itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte istirdaden iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından 02.08.2023 tarihinde yapılan kontrolde ... kaçak seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı tutulmuş olup bu tutanağa istinaden ... seri numaralı ve 299.147,56-TL tutarlı ve ... seri numaralı 31.344,87-TL tutarlı kaçak elektrik faturalarının düzenlendiğini, ilgili faturalara istinaden davacı hakkında herhangi bir icra takibi olmadan ve ihtirazı kayıtsız bir şekilde müvekkili şirket tarafından kaçak elektrik kullanımına ilişkin tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin ödendiğini, müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerin her ne kadar icra baskısı altında yapılmış olduğunu öne sürse de adına açılan herhangi bir icra takibinin bulunmadığını, davacının ödemiş olduğu 330.672,92-TL'nin istirdatına karar verilmesini, müvekkili şirket perakende elektrik dağıtım alanında ticari ve kamu yararına faaliyet gösteren bir kuruluş olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında perakende elektrik kullanımı konusunda ikili anlaşma akdedilmiş fakat davacı H/... numaralı kaçak elektrik tespit tutanağında da sabit olduğu üzere ikili anlaşmaya aykırı bir kullanım gerçekleştiğini, bu kaçak kullanıma ilişkin müvekkili şirket tarafından kaçak kullanım bedeli tahakkuk ettirilmiş ve davacı/borçlu ilgili borcu ihtirazı kayıt olmadan ödendiği akabinde ödemiş olduğu, akabinde ödemiş olduğu bedeli ilişkin huzurdaki davayı ikame ettiğini, ancak ifade edilen kanun maddesi de incelendiğinde görüleceği üzere dava şartı olan borçlu hakkında herhangi bir icra takibi başlatılması, icra tehdidi ve borç olmayan bir borcun ödenmesi şartlarının gerçekleştirilemediğini, bahsedilen bu şartlar gerçekleşmeden ikame edilen işbu davanın usulden reddine, 02.08.2023 tarihli ve ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı Müvekkil şirket yetkililerince usulüne uygun olarak düzenlendiğini, tutanak tarihinde mahalde yapılan kontrol neticesinde sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet verildiği tespit edildiğini, kaçak elektrik tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan evraklardan olup kaçak kullanım tespit tutanağının geçersizliğine ilişkin herhangi bir delilin sunulmadığını, davacı sayaç ölçü sistemine müdahale ederek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vererek kaçak elektrik kullandığı Müvekkili Şirket yetkililerince tespit edilmiş ve buna istinaden kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağının düzenlendiğini, düzenlenen tutanakta kaçak kullanımın gerçekleştirildiği mahalde elektrik tüketimi yapan makinelerin görüntülerinin alındığını, davacının kaçak kullanım ile tüketici hem müvekkili şirketi maddi zarara uğratırken hem de çevresinde kendisiyle aynı trafo ve kablo üzerinden enerji alan diğer tüketicilerin sağlıklı enerji kullanma hakkını da engellediğini, elektrik dağıtım şebekesi ilgili bölgede yer alan abone sayısına göre tesis edildiğini, kaçak elektrik kullanımı ise şebekedeki yükü artırarak elektrik kesintilerine, gerilimin düşmesine ve elektrik kalitesinin düşmesine neden olmakta, bu durum ise diğer elektrik kullanıcıları için zarar oluşumuna sebep olmakla kalmayıp üstelik hayati tehlike arz ettiğini, bu nedenle davacı müvekkilini hem de kamuyu zarara uğrattığını, davanın salt müvekkili şirketi zarara sokmak amacıyla ikame edildiği, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğu; gerçeklerle bağdaşmadığı sarihen ortadadır. işbu sebeple huzurdaki haksız davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Yargılamaya konu uyuşmazlığın, her ne kadar istirdat olarak dava açılmış olsa da hukuki nitelendirme hakime ait olduğundan taraflar arasındaki uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşmeye ilişkin olduğu belirlenmiştir.
Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.
Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı)
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK 20.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekâlet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim