mahkeme 2023/624 E. 2025/577 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/624

Karar No

2025/577

Karar Tarihi

15 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/624 Esas
KARAR NO :2025/577

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:13/10/2023
KARAR TARİHİ:15/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçe ile; 03/10/2022 tarihinde durmuş halde bekleyen ... plakalı minibüse binmiş; ancak tüm koltukların dolu dolduğunu görünce iniyorum ben diyerek araçtan inerken; şoför ..., müvekkilinin inmesini beklemeden, aracın kapıları açık vaziyette hareket etmiş ve müvekkilinin savrularak yere düşmesine ve böylece ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu, Meydana gelen trafik kazasında asli ve tek kusurlu taraf, davalı araç sürücüsü ...olduğunu, nitekim ... Cumhuriyet Savcılığı 2022/... S.N. dosyasında mübrez olan ve Mahkemeye de sunulan minibüs içerisindeki kamera kayıtlarına bakıldığında kaza anını gösteren 16:08:39 saniyesinde şoförün müvekkilinin durumunu kontrol etmeksizin ve aracın kapıları açık vaziyetteyken aracı hareket ettirdiği açıkça görüldüğünü, aracın kapıları açıkken kapının ilerisinde turuncu duba göründüğünü, turuncu dubaya gözümüzü sabitleyip kaydı incelendiğinde müvekkilinin düşerken dubanın sanki kayarak görüntüden çıktığı yani dolayısı ile aracın hareket halinde olduğu henüz bir bilirkişi incelemesi dahi olmaksızın kolayca görüldüğünü, müvekkilinin araçtan inerken araç hareket ettiği için müvekkilinin savrulduğunu ve sertçe yere düştüğünü, durumu gören çevredeki insanlar ve yolcuların tepkileri karşısında şoför biraz ilerledikten sonra durmuş ve müvekkilinin yanına gitmişse de müvekkiline "kalk kalk, show yapma, bir şeyin yok" diyerek bağırdığını ve daha sonra olay yerinden ayrıldığını, çevredekilerin yardımı ile ambulans çağrılıp hastaneye sevk edilen müvekkilinin kazanın üzerinden 1 yıl geçmesine rağmen hala eski sağlığına kavuşamadığını, çevredeki insanların müvekkilinin minibüsten inmeden aracı hareket ettirdiği için davalı sürücüye sitem etmiş; ambulansı aramış, aracın plakasını bir kağıda yazarak müvekkiline vermiş ve yine şahitlik gerekirse diyerek telefon numarasını verdiğini, dava konusu kaza sebebiyle müvekkili...'in geçici ve kalıcı maluliyeti oluştuğunu, kazanın üzerinden 1 yılı aşkın süre geçmesine rağmen hala desteksiz adım atamadığını, tedavisi kapsamında defalarca hastaneye ulaşım, medikal ürünler tedariki, bakım ve fizik tedavisi için tedav bakım ve bakıcı giderleri ödemek zorunda kalmış olup bu açıdanda maddi zararı oluştuğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde asli ve tek kusurlu davalı sürücü ...olduğunu, davalı sürücü, araç kapısı açık olarak seyrederek müvekkilinin ömür boyu malul kalmasına neden olduğunu, dava konusu kaza sebebiyle müvekkilinin psikolojisinin bozulduğunu ve müvekkilinin manevi zararları doğduğunu, müvekkilinin yaralanmasına neden olan ... Plakalı aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile ... Sigorta Şirketi’ne sigortalı olduğunu, huzurdaki dava açılmadan evvel dava şartı olan arabuluculuk aşaması yapılmış ve arabuluculuk aşamasında davalılar ile anlaşılamamış olup anlaşmazlık tutanağı düzenlendiğini, tutanağın ekte sunulduğunu tüm bu hususların göz önüne alınarak fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davanın kabulü ile; İstanbul ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine müzekkere yazılarak mevcut müvekkiline ait tüm tedavi ve tetkik evrakları, ödeme bilgileri ile ambulans kayıtlarının celp edilmesine karar verilmesini, ... ...Hastanesine müzekkere yazılarak mevcut müvekkiline ait tüm tedavi ve tetkik evrakları, ödeme bilgilerinin celp edilmesine karar verilmesini, ... Üniversitesi Hastanesine müzekkere yazılarak mevcut müvekkiline ait tüm tedavi ve tetkik evrakları, ödeme bilgilerinin celp edilmesine karar verilmesini, eksiklikler tamamlandıktan sonra müvekkilinin geçici ve kalıcı maluliyeti ile başkasının yardımına muhtaç olacağı sürenin tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesine karar verilmesini talep ettiği, 03/10/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davanın kabulü ile şimdilik yalnızca kazada yaralanan müvekkilinin...'nin, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kaydına ihtiyati tedbir kaydı konulmasına karar verilmesini, bu mümkün görülmez ise sigorta şirketi dışındaki davalılar adına kayıtlı araç ve gayrimenkullere ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, kazadan dolayı oluşan kalıcı iş gücü (maluliyet) kaybı sebebiyle çalışma gücü ve kazanç kaybından doğan zararlarının giderilmesi için şimdilik 500-TL maddi tazminat; geçici iş göremezlik sebebiyle iş ve kazanç kaybından dolayı oluşan zararlarının giderilmesi için şimdilik 500-TL maddi tazminat; bakıcı, belgeli ve belgesiz tedavi giderlerinden doğan zararlarının giderilmesi için şimdilik 500-TL tazminat olmak üzere şimdilik toplam 1.500-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 03/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini , (davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde maddi tazminatlarla sınırlı olmak üzere) Müvekkilinin kaza sebebiyle uğramış olduğu manevi zararların giderilmesi amacıyla 300.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen davalılar ...'dan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; aracın kazanın meydana geldiği tarihte Kasko sigortası da mevcut olup, ... Sigorta AŞ'nin ... poliçe nolu 06.11.2021-06.11.2022 tarihli poliçesi ile sigorta kapsamındadır. Bu nedenle davanın sonucuna göre ZMMS limitlerini aşan maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerinin Mahkemenizce kabul edilmesi halinde davanın sonucundan etkilenme riski bulunan ... Sigorta AŞ. Şirketine davanın ihbar edilmesini talep ettiğini, mahkemeniz esasına kayıtlı davada müvekkilinin aleyhine açılmış iş bu davaya karşı süresi içerisinde HMK m. 317 gereğince itirazlarını sunduğunu, müvekkilinin ... plaka sayılı minibüsün maliki olduğunu, davacı taraf sürücü, ZMMS şirketi ve araç sahibi sıfatıyla iş bu davayı müvekkilim aleyhine ikame ettiğini, müvekkilinin kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir dahli ve kusuru bulunmadığını, bu nedenle kusur durumunun mahkemece göz önüne alınarak müvekkiline yöneltilmiş bulunan iş bu davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ettiğini, müvekkilinin sorumluluğuna gidildiği takdirde, suçsuzluğuna rağmen karşı karşıya kaldığı maddi tazminat talebi yanında manevi tazminat talebi de fahiş miktarda olduğunu, manevi tazminat lehine hükmedilen kişi için zenginleşme aracı olamayacağı gibi, aleyhine hükmedilen için de bir ceza niteliği taşımaması gerektiğini, mahkememizin hukuki dayanaktan yoksun ve fahiş manevi tazminat isteminin de reddine karar vermesi gerektiğini, gerekli görülmesi halinde bilirkişi marifetiyle söz konusu olayda kusur durumlarının tespiti ve talep edilebilecek bir tazminat miktarının mevcut olup olmadığının ortaya konması bakımından önem arz ettiğini, tüm bu nedenlerle açılan davaya itirazlarının kabulü ile davanın reddini, mahkemece aksi kanaat oluşması halinde ise bahsedilen sebeplerle ve mahkememizin resen gözeteceği sebeplerle kusur durumlarının ve diğer objektif kriterlerin göz önünde bulundurarak karar verilmesini, müvekkili aleyhine açılmış bulunan iş bu davanın reddi ile dava gideri ve vekalet ücretlerinin davacı tarafa tahmilini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; Meydana gelen trafik kazasında müvekkili olduğu sürücü kendi sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken; davacı yan henüz binmiş ve yerine oturmadan düştüğünü, davacının meydana gelen kaza nedeniyle geçici iş göremezlik ve kazanç kaybı bulunduğunu beyan ederek; bu maddi ve manevi zararın giderilmesi amacıyla maddi/manevi tazminat talebinde bulunduğunu, davacının açmış olduğu dava usul ve esas bakımından yersiz olduğunu, davacının ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2022/... soruşturma no’lu dosyasında davalı müvekkilinden şikayetçi olmadıklarını ve herhangi bir taleplerinin bulunmadığını belirttiklerinden, artık söz konusu davayı açma hakları bulunmadığından, mevcut davanın öncelikle esasa girilmeden usulden reddi gerektiğini, dava davacılar tarafından trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası şeklinde açılmış olup, kazaya karışan araç sürücüsü müvekkil ile araç sahibine husumet yöneltildiğini, ancak kaza tarihinde kazaya karışan aracın zmms bulunmkata olup davanın ... Sigorta A.Ş'ye yöneltilmesi gerekirken haksız olarak müvekkiline yöneltildiğini, öncelikle davanın ... Sigorta A.Ş'ye ihbarda bulunulmasına karar verilmesini talep ettiğini, davacının dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurlu bulunduğunu iddia ettiğini ancak davacının kusur oranına ilişkin bu iddiaları gerçeğe uygun olmadığından kabul edilmeyeceğini, her ne kadar müvekkilinin Karayolları Trafik Kanunu’ndan doğan yükümlülüklerin ihlali nedeniyle tam kusuru bulunduğu iddia edilmiş olsa da; davacıların bu iddiası yalnızca olay yerine düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağına dayandığını, kaza tespit tutanağı ise mahkeme tarafından karar verilmesi için yeterli delil niteliğini arz ettiğini, Zira Kaza Tespit Tutanağının geçerliliği, aksi ispat oluncaya kadar söz konusu olup; mahkememizce aldırılacak bilirkişi raporu tespitleri ile sona ereceğini, bu nedenle davacılar tarafından kaza tespit tutanağına dayanarak müvekkili olduğu sürücüye kusur izafe edilmesinin ve bu kusur oranları doğrultusunda talep edilen tazminatların kabulünün mümkün olmadığı, davacı huzurdaki dava ile ödenmesi talebinde bulundukları maddi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54.maddesi ile yürürlüğe girdiğini, maddede bedensel zararlar; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak sayıldığını, ancak somut olayda maddede sayılan tazminat kalemlerinden hiçbiri gerçekleşmediğinden davacı nezdinde tazminat hakkı doğmadığını, tıbbi şifa süresinin, bir başka deyişle “tam iyileşme” veya “mesleki işten kalma” süresi ya da “çalışılamayan süre” olduğunu, işte bu sürenin farklı bir yöntemle belirlenmesi, yaralanan kişinin mesleği, yaptığı işin özellikleri, bu işi yaparken daha çok hangi organını kullandığı, işyeri ile evi arasındaki uzaklık ve buna göre gidip gelme zorlukları gibi durumlar yöntemince araştırıldıktan, gerekiyorsa tanık da dinlendikten sonra, uzman bilirkişilerden görüş alınmak suretiyle ne kadar sürede yeniden işe başlayabileceği belirlenmek ve buna göre sonuca ulaşmak gerektiğini, tedavi giderleri açısından; davacı tarafından davacının bir süre hastanede tedavi gördüğünü beyanla tedavi giderlerinin ödenmesini talep ettiğini ancak ilgili yasal mevzuat ve kanuni düzenleme gereğince tedavi giderlerinin müvekkillerinden tahsili imkanı bulunmadığını, davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesine karar verilebilmesi için öncelikle davacı küçükte ağır bedensel zarar mevcut olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, yukarıda yer alan beyanları doğrultusunda mahkememizce tayin edilecek bilirkişi tarafından hazırlanacak raporda da görüleceği gibi davacıda meydana gelen zarar, ilgili kanun hükümleri kapsamında tanımlanan ağır bedensel zararlardan olmadığı su nedenle davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi için gerekli şartlar, somut olayda doğmamış olacağından; davacının manevi tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini belirtmekle; davaya cevaplarının dosyaya kabulü ile, davacıların haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu, sigortalı ... 'ya ait, ... plakalı araç için; müvekkili olduğu şirketçe, 23.12.2021- 23.12.2022 tarihleri arasında, ... no’lu poliçe numarası ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlendiğini, Müvekkili olduğu şirketin sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, poliçe üzerinde Ölüm/Sakatlık halleri için kişi başına teminat limiti ile azami 430.000-TL olarak sınırlandırıldığını, bu miktar maksimum talep edilebilecek miktar olup, müvekkil şirketin asıl sorumluluğu gerçek zarar üzerinden belirleneceğini, trafik sigortasının bir meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortası olduğunu, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesi söz konusu olmayıp, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusur oranında bu gerçek zararın tazmininin esas olduğunu, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, bu nedenle dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranının belirlenmesinin önem taşıdığını, davacı tarafın 03.10.2022 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle iş bu davayı ikame etmiş ve sigortalı araç sürücüsünün kusuruna dayanarak zararının tazminini talep ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere; olaydaki kusur dağılımının şüpheye yer bırakmayacak derecede nesnel, tarafsız ve hükme esas teşkil edecek nitelikte bir raporla ortaya konmasının zaruri olduğunu, bu sebeple kazaya karışan tarafların ve diğer ilgililerin kolluk biriminde ve savcılıktaki ifadelerinin, Savcılık soruşturma dosyasının ve varsa ceza dava dosyasının celbinin gerektiğini, tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın, kazaya karışan araç ve mağdur yönünden kusur dağılımının tespiti için Adli Tıp Kurumu’na tevdi edilmesini talep ettiğini, dava dilekçesi incelendiğinde, davacının maddi tazminat talep ettiği, sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil, üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak ödemesinin esas olduğu, bu bağlamda davacının kaza sonucu ağır şekilde yaralandığı, sürekli sakatlığa maruz kaldığı iddiası, davacı tarafından ispata muhtaç bir iddia olduğu, bu sebeple kusur oranının öğrenilmesinden sonra, davacının geçici ve sürekli sakatlık iddialarının da araştırılması gerektiğini, davacıda gerçekten kısmi işgücü kaybı oldu mu, davaya konu trafik kazası ile davacının işgücü kaybı arasında illiyet bağı var mı, davacının maluliyet, iş gücü kaybı oranı vs. tespitlerin Adli Tıp Kurumu'nca yapılması gerektiğini, bu sebeple davacının tüm tedavi evrakının da davacının tedavi olduğu hastaneden celbi gerektiğini, ilgili belgelerin toplanmasından sonra dosyanın Adli Tıp Kurumuna tevdi edilmesini ve davacının sürekli sakatlık oranın tespit edilmesini talep ettiğini, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; kusur ve sakatlık oranının tespitinden sonra gerçek zararın varlığı ve miktarının belirlenebilmesi için, davacının yaşı, geliri, muhtemel yaşam süresi, maluliyet oranı gibi verilerle birlikte aktüeryal hesaplama yapılması zorunluluğu olduğunu, söz konusu hesaplamanın sigorta aktüerleri yönetmeliği uyarınca Hazine Müsteşarlığınca yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı, lisanslı aktüerler tarafından belirlenmesi gerektiğini, bu sebeple mahkememizce gerek görülmesi halinde tayin edilecek hesap bilirkişisinin söz konusu aktüerler listesinden seçilmesini talep ettiğini, davacının söz konusu olaydan dolayı Sosyal Güvenlik Kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, faiz talebinin ön koşulu, davacının muaccel hale gelen bir alacağa sahip olması ve bu alacak nedeniyle davalı şirketi BK. Md. 101 ve devamı uyarınca temerrüde düşürmesi olduğunu, müvekkili olduğu şirkete usulüne uygun bir başvuru da yapılmadığından olay tarihinden itibaren faiz talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, cevap ve itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla, cevaplarının kabulü ile, haksız ve mesnetsiz açılan davanın usulden ve esastan tamamen reddine, masraf, faiz ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER:
... Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak 2022/... soruşturma sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
...Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak ... plakalı aracın aktif pasif mülkiyet kayıtlarının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne, ... ...Hastanesine, ... Üniversitesi Hastanesine, müzekkereler yazılarak davacının tedavi evraklarının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
İBB'ye müzekkere yazılarak, ... plakalı aracın ruhsat kaydının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... ...Hastanesine, ... Üniversitesi Hastanesine, müzekkereler yazılarak, 03/10/2022 Tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin mahkememiz davacısı ... T.C. Kimlik Numaralı...'in tedavi masraflarının kim tarafından karşılandığı, sigorta tarafından karşılanan masraf olup olmadığı ve ödeme belgelerinin çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne, ... Üniversitesi Hastanesine, ... Hastanesine, müzekkereler yazılarak, Mahkememiz davacısı ... T.C. Kimlik Numaralı...'in 03/10/2022 tarihinde karışmış olduğu trafik kazasına ilişkin, tüm tedavi evraklarının, çekilmiş olan BT, MR, ve tüm grafilerinin ...formatında CD kopyalarının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
... 14. Asliye Ceza Mahkemesine müzekkere yazılarak, ... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı çıkartılarak, dosyamız arasına alınmıştır.
...Güvenlik İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ... T.C. Kimlik Numaralı ...'in 03/10/2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına ilişkin rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılarak mahkememize bilgi verilmesi ile, davacının tüm hizmet dökümünün çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı çıkartılarak, dosyamız arasına alınmıştır.
... Sigorta A.Şye müzekkere yazılarak, Dava konusu, mahkememiz davacısı ... T.C. Kimlik numaralı...'in 03/10/2022 tarihinde durmuş halde bekleyen ... plakalı minibüse bindiği ve meydana gelen kazaya ilişkin olarak, yaralanması sonucu ... poliçe numaralı poliçenin ve hasar dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı çıkartılarak, dosyamız arasına alınmıştır.

Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine kusur raporu aldırılmak üzere dosya gönderilmiş ve 11/09/2024 tarihinde Adli Tıp Raporu dosyaya sunulmuştur.
Maluliyet oranının tespiti hususunda dosyamız Adli Tıp ... İhtisas Kuruluna gönderilmiş ve 09/11/2024 tarihinde Adli Tıp Raporu dosyaya sunulmuştur.
Davacı vekili 11/07/2025 tarihinde bedel arttırım dilekçesi sunmuş ve harcını yatırmıştır.
GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır.
KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir.
TBK md. 54 uyarınca bedensel zarar halinde tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar zarar olarak tazmin edilir.
Zarar gören TBK md. 56 uyarınca manevi tazminat talep edebilir. Manevi tazminatın niteliği konusunda doktrinde tatmin görüşü hâkimdir. Bu görüşe göre manevi tazminat, zararın telafi edilmesini veya zarar verenin cezalandırılmasını değil, zarar görende, uğramış olduğu manevi zararı, acı ve üzüntülerini dindirecek veya hiç olmazsa hafifletip azaltacak bir tatmin fonksiyonu görmektedir.
Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre manevi tazminat miktarının belirlenmesinde paranın değeri gözetilmeli; zarar gören açısından zenginleşmeye sebep olmayacak, aynı zamanda da sadaka vasfında bir tazminat miktarı belirlenmemelidir. Bunun yanında diğer tarafın da ekonomik olarak mahvına sebep olunmaması gerekir.
Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır.
Somut olayda dava konusu kaza 03/10/2022 tarihinde davacı, Davalı ...’ün kullanmakta olduğu ... plakalı dolmuştan inerken aracın hareket etmesi üzerine düşmesi şeklinde meydana gelmiştir. Davalı ...aracın şoförü, Davalı ... aracın maliki ve Davalı ... Sigorta aracın zmms sigortacısı olduğu için meydana gelen zarardan müteselsilen sorumludur. Davacı belirsiz alacak davası olarak açtığı işbu davada sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi gideri, bakıcı gideri ve manevi zararının tazminini talep etmiştir. Bakıcı ve tedavi giderinin iki farklı alacak kalemi olması sebebiyle mahkememizce taleplerin ayrıştırılması için verilen sürede, 500 TL toplam talebinin 250 TL’sinin tedavi ve 250 TL’sinin bakıcı gideri zararına ilişkin olduğunu açıklamıştır.
Kazaya ilişkin yürütülen ceza dava dosyasının incelenmesinde, yargılamanın .... ASCM ... Esas sayılı dosyası ile yapıldığı, davalı sürücünün tam kusurlu bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce ATK’dan alınan kusur raporunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizce kabul edilen olayın oluş şekli ve kusur durumu ceza yargılaması ile uyumludur. Kaza sebebiyle davacının maluliyetinin tespiti için alınan ATK raporunda, davacının %19 oranında malul kaldığı, 15 aya kadar iyileşme süresinin bulunduğu ve bakıcı ihtiyacının bulunmadığı rapor edilmiştir. ATK maluliyet raporunun kaza tarihine göre doğru Yönetmelik hükümleri esas alınarak hazırlandığı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Tespit edilen kusur ve maluliyet oranlarına göre tazminat hesabı için alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının 115.789,68 TL geçici iş göremezlik ve 797.332,56 TL sürekli iş göremezlik zararının bulunduğu hesaplanmıştır. Dosyada bulunan tedavi evrakları gözetilmeden tedavi gideri zararı hesaplanması sebebiyle bu pusuşta ek rapor alınmış ve ek aktüer raporuna göre davacının 92.555,00 TL tedavi gideri zararının bulunduğu hesaplanmıştır. Her ne kadar davacı için bakıcı gideri zararı hesabı yapılmışsa da, ATK maluliyet raporuna göre davacının bakıcı ihtiyacının bulunmadığı tespit edildiğinden ve ATK’nun tüm tedavi evrakları ile davacıyı muayene ederek düzenlediği rapora itibar edilmesi gerektiği kanaati ile davacının bakıcı gideri zararının bulunmadığı kabul edilmiştir. Yapılan hesaplamalarda esas alınan ücret ve diğer ölçütler gözetildiğinde raporun usul ve yasaya uygun olduğu, hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu değerlendirilmiştir.
UYAP üzerinden yapılan sorgulamada ve SGK’dan gelen cevabi yazıda davacının sigortalı bir çalışmasının bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacının herhangi bir işte çalışıp, gelir eldi ettiği yönünde bir iddia ve delil de davacı tarafından sunulmamıştır. Dolayısıyla davacının geçici iş göremezlik zararı tazmini talebi yerinde değildir.
Davalı sigorta şirketi yönünden yapılan incelemede, davalının poliçe limitleri dahilinde sorumlu olması gerektiği gözetilerek 430.000 TL ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla hüküm kurulmuştur. Davacı her ne kadar dava açmadan önce davalıya başvuru yaptığına dair evrakları mahkememize sunmuş ise de, hangi tarihte başvuru yapıldığına dair evraklar sunulmadığından ve davacının davalı sigorta şirketine hangi tarihte başvuru yaptığı dosya kapsamındaki belgelerden tespit edilemediğinden davalı sigorta şirketinin dava tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Diğer davalılar Hasan ve Ahmet’in ise, kaza tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Tazminat sorumluluğunun davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesi sebebiyle ve diğer davalıların da ticari bir kazanç elde etmek için yaptıkları iş sebebiyle doğduğu gözetilerek davacının ticari temerrüt faizi talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede, davacının kaza sebebiyle yaşadığı maluliyet, elem ve ıstırap ile kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu gözetilerek 75.000 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağına karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davalıların dava konusu kaza sebebiyle müteselsilen sorumlu olduğu, davacının maddi ve manevi olarak zarara uğradığı kanaatiyle, davanın maddi ve manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
2-797.332,56 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatının, Davalı ... Sigorta’nın teminat limiti olan 430.000 TL ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, işbu bedele Davalı ... Sigorta yönünden dava (13/10/2023), diğer davalılar ... ve ...yönünden kaza (03/10/2022) tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine,
3-92.555,00 TL tedavi gideri zararının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, işbu bedele Davalı ... Sigorta yönünden dava (13/10/2023), diğer davalılar ... ve ...yönünden kaza (03/10/2022) tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine,
4-Geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararına ilişkin tazminat talebinin reddine,
5-75.000,00 TL manevi tazminatın kaza (03/10/2022) tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
6-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 65.911,47-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.513,10-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 61.398,37-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen (Davalı ... Sigorta şirketinin 25.787,31 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) alınarak hazineye irad kaydına,
7-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 1.029,78-TL Peşin/nisbi Harcı, 3.483,32-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 4.782,95TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen (Davalı ... Sigorta şirketinin 2.008,839 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; 15.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 10.250,00-TL ATK ücreti, 2.933,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 28.183,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 20.579,93-TL lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen (Davalı ... Sigorta şirketinin 8.643,57 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Maddi tazminat yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (MADDE 10 – 1) göre hesaplanan 136.584,26-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen (Davalı ... Sigorta şirketinin 57.365,28 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
11-Manevi tazminat yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin Davalılar ...'dan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
12-Manevi tazminat yönünden; Davalılar ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (MADDE-10-2) göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak Davalılar ...'ya verilmesine,
13-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.336,72-TL lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile, (davalı ... Sigorta şirketinin 981,42 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) hazineye irat kaydına, 863,28 TL arabuluculuk ücretinin ise davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına,
14-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2025

Katip ...

Hakim ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim