mahkeme 2023/506 E. 2025/217 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/506
2025/217
7 Nisan 2025
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/506 Esas
KARAR NO:2025/217
DAVA:Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:22/08/2023
KARAR TARİHİ:07/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilleri ... ve ... müteveffanın ebeveynleri, ..., ... ve ... da müteveffanın kardeşleri olduğunu, müteveffa ... ..., 28/04/2023 tarihinde saat: 22:00 sıralarında babası ile birlikte ... Bulvarı üzerinden el ele karşıdan karşıya geçtikleri sırada orta refüje kadar geldiklerini, orta refüjden karşıya geçtikleri esnada son derece hızlı bir şekilde gelmekte olan ... plakalı araç bir anda müteveffa ... ...'ya çarparak metrelerce sürüklediğini, Akabinde ise yapılan tüm müdahalelere rağmen davacı müvekkil ...'nın kızı müteveffa ... ...'nın hayatını kaybettiğini, müteveffanın henüz 6 yaşındayken vefat etmesi sonucunda aile bireyleri epeyce sarsılmış, yaşanan vahim kaza sonrası müteveffanın aniden ölmesi ile birlikte psikolojileri bozularak yoğun acı, elem ve ızdırap içerisine sürüklendiklerini, bu minvalde müvekkillerin uhdesinde oluşan manevi zararın giderilmesi ve tamamen telafisi mümkün olmasa dahi acılarının bir nebze de olsa hafifletilmesi gerektiğini, davacı müvekkillerinden ..., gözünün önünde yaşanan trafik kazası sonucunda 6 yaşındaki kızını kaybettiğini ve arabanın hızlı bir şekilde çarparak kızını metrelerce sürüklemesine şahit olduğunu, müteveffanın aile bireylerinin kaza gününden beri kendilerine gelemediklerini, yaşanan elim kaza sebebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... soruşturma numaralı dosyası nezdinde soruşturma başlatıldığını ve mezkur soruşturmanın hala daha devam ettiğini, müteveffanın ölümüne sebep olan kazada kusurlu olarak sorumlu olan şüpheli ... ile davalı ... arasında akdedilen ... poliçe numaralı ihtiyari mali mesuliyet poliçesi ile kaza başına 250.000,00 TL manevi tazminat poliçelendiğini, davalı ... şirketince ise tarafına yalnızca 62.500,00 TL tutarında bir ödeme yapıldığını, bu itibarla her bir müvekkili için ayrı ayrı 37.500,00 TL olmak üzere toplamda 187.500,00 TL manevi tazminat isteminin tam kabulüne karar verilmesini talep ettiğini, 15.06.2023 tarihinde sigorta şirketinin kep hesabı olan ...@hs01.kep.tr adresine ihtar gönderildiğini, ancak süresi içinde tarafına olumlu veya olumsuz geri dönüş sağlanmamış olduğundan tarafınca arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun 2023/... dosya numaralı 2023/... başvuru numaralı dosyası nezdinde uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk görüşmeleri gerçekleştirildiğini, arabuluculuk süreci devam ederken tarafına 62.500,00 TL tutarında bir ödeme yapıldığını ve fakat poliçede teminat altına alınan 250.000,00 TL tutarının tamamının tarafına yatırılmadığından arabuluculuk süreci görüşme sonunda anlaşamama olarak sonuçlandırıldığını, bu minvalde huzurdaki davayı ikame etme zaruretinin hasıl olduğunu, mahkemece re'sen tespit olunacak sair hususlar doğrultusunda öncelikle adli yardım talebinin kabulüne, akabinde davanın kabulü ile her bir müvekkil için ayrı ayrı 37.500,00 TL olmak üzere toplamda 187.500,00 tl manevi tazminatın tam kabulüne karar verilerek, kaza tarihi itibariyle işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı ... üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkeme nezdinde açılan işbu dava için; görevli mahkemenin Ticaret mahkemeleri olmadığını, Asliye hukuk Mahkemeleri olduğunu, zira zarar gören ile müvekkili şirket arasında ticari ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle görev itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, her halükarda hak kaybı olmaması açısından usulen zamanaşımı itirazında bulunduğunu, davacı tarafça müvekkili şirkete, kara araçları kasko sigortası genel şartları ve yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri kapsamında belirlenen bilgi ve belgelerle, tanımlanan şekilde ve sürede usule uygun şekilde müracaat edilmemiş olması sebebiyle, huzurdaki davanın esasa girilmeksizin usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin davacıya karşı başkaca herhangi bir tazminat sorumluluğu bulunmadığından dolayı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, bu sebeple de müvekkili şirketin davacıya karşı başkaca herhangi bir tazminat sorumluluğu bulunmadığını,
davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemenin aksi kanaatte olunması durumunda; görevlendirilecek olan bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek ve savunmaları baki kalmak kaydı ile tazminat ödenmesi gerektiğine kanaat getirilmesi halinde poliçedeki kloz ve muafiyetlerin uygulanmasını talep ettiğini, davacı tarafın, yasal mevzuat gereğince başvuru yapmamış olması sebebiyle müvekkili şirketin herhangi bir temerrüdü söz konusu olmadığını, mahkemece aksi durumun kabulü halinde dahi müvekkili şirketin ancak, “22/08/2023 tarihinden itibaren yasal faizle” sorumlu olabileceğini, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiği ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş olduğu için, yargılama giderlerinden kural olarak sorumlu tutulamayacağını, kaynağını HMK madde 124, 326, 327, 331’den alan ve açıklanan tüm nedenlerle davacı vekilinin yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin de reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın öncelikle esasa girilmeksizin yetki, görev, zamanaşımı ve sair usuli itirazları doğrultusunda usulden reddine karar verilmesini, usule ilişkin itirazlarının kabul görmemesi durumunda ise davanın, esastan reddine karar verilmesini, bu nedenle ortaya çıkacak tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
...Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak, 2023/... Soruşturma sayılı dosyasının bir suretinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
UYAP sistemi üzerinden davacılar yönünden SGK, araç ve taşınmaz sorgusu yapılmış ve dosyamız arasına alınmıştır.
Davalı ... Şirketine müzekkere yazılarak davaya konu kazaya ilişkin açılan ... poliçe nolu hasar dosyasının (başvuru tarihi, başvuru belgesi, ödeme makbuzu) okunaklı bir suretinin celbine karar verilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Davacıların ekonomik ve sosyal durumunun araştırılması için ilgili kolluğa yazı yazılmış ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak, ... plakalı araca ait kaza tarihi itibariyle sahiplik bilgilerinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
...Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak, 2023/... Soruşturma sayılı dosyasının bir suretinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
.... ASCM'ye müzekkere yazılarak, ... esas sayılı dosyasının bir suretinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının bir suretinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine kusur raporu aldırılmak üzere dosya gönderilmiş ve 26/09/2024 tarihinde Adli Tıp Raporu dosyaya sunulmuştur.
GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır.
KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir.
TBK md. 54 uyarınca bedensel zarar halinde tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar zarar olarak tazmin edilir.
Zarar gören TBK md. 56 uyarınca manevi tazminat talep edebilir. Manevi tazminatın niteliği konusunda doktrinde tatmin görüşü hâkimdir. Bu görüşe göre manevi tazminat, zararın telafi edilmesini veya zarar verenin cezalandırılmasını değil, zarar görende, uğramış olduğu manevi zararı, acı ve üzüntülerini dindirecek veya hiç olmazsa hafifletip azaltacak bir tatmin fonksiyonu görmektedir.
Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre manevi tazminat miktarının belirlenmesinde paranın değeri gözetilmeli; zarar gören açısından zenginleşmeye sebep olmayacak, aynı zamanda da sadaka vasfında bir tazminat miktarı belirlenmemelidir. Bunun yanında diğer tarafın da ekonomik olarak mahvına sebep olunmaması gerekir.
Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır.
Somut olayda dava konusu kaza 28/04/2023 tarihinde gerçekleşmiştir. Davalının sorumluluğunda olan ... plakalı araç, yaya olan müteveffa ...’ya çarpmıştır. Kaza sonucu davacıların kızı ve kardeşi ... vefat etmiştir. Davalı ... kazaya karışan aracın kasko sigortacısı olduğundan ve manevi tazminat zararını 250.000 TL’ye kadar temin ettiğinden davacıların manevi tazminat talebinden sorumludur.
Davacıların dava açmadan önce davalı şirkete yaptığı başvuru sonucu davalı tarafından 11/08/2023 tarihinde toplamda 62.500 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Hangi davacı için ne kadar ödeme yapıldığı taraflara sorulmuş ve tarafların beyanlarına göre her bir davacı için eşi miktarda yani 12.500 TL manevi tazminat ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır. Kazaya ilişkin yapılan ceza yargılamasında araç sürücüsünün tali kusurlu olduğu kabil edilmiş ve sürücüye ceza verilmiştir. Ceza dosyasının henüz istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan ATK kusur raporunda araç sürücüsünün %30, müteveffanın babasının ise %70 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Yapılan kusur tespiti ceza dosyasındaki kabul ile uyumlu olduğundan hükme esas alınmıştır.
Kaza sonucu vefat eden ..., davacılar ... ve ...’in kızı, diğer davacılar ...’nın kardeşidir. Müteveffanın yaşı ve davacılar ile yakınlığı gözetildiğinde vefatının davacılar üzerinde üzüntü ve kedere sebep olacağı, manevi zararın sabit olduğu ve davacıların tazminat talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Mahkememizce manevi tazminat miktarı belirlenirken dava açılmadan önce yapılan ödemenin o günkü ekonomik şartlara göre değeri, davalının sorumlu olduğu kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve davalının poliçe limiti gözetilmiş; davacı anne ve baba için 20.000’er TL ve davacı kardeşler için 10.000’er TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Dava açılmadan önce sigorta şirketine 15/06/2023 tarihinde başvurulduğu gözetilerek, davalının 28/06/2023 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Davalı ... için uyuşmazlığın ticari nitelikte olması sebebiyle davacıların ticari avans faizi talep edebilecekleri kabul edilmiştir.
Davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı ve her bir davacı yönünden davanın ayrı birer manevi tazminat davası olarak görülmesi sebebiyle her bir davacı yönünden yarı ayrı kabul ve ret miktarları gözetilerek hükmün miktar itibariyle kesin olduğu anlaşılmıştır. Yargılama giderlerinin hesabında kabul edilen toplam 70.000 TL ve reddedilen toplam 117.500 TL esas alınmıştır. Açıklanan sebeplerle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
-... için 20.000 TL, ... için 20.000 TL, ... için 10.000 TL, ... için 10.000 TL ve ... için 10.000 TL manevi tazminatın 28/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 4.781,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-İş bu dava adli yardım talepli olduğundan suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.750,00-TL ATK ücreti, 418,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.168,25-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.556,15-TL lik kısmının davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 2.612,10 TL'sinin ise, davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, hazineye irat kaydına,
4-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacılara verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.280,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranları dikkate alınarak, 2.055,576 TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 1.224,424 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/04/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.