Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/197

Karar No

2025/87

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/197 Esas
KARAR NO : 2025/87

DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 28/03/2023
KARAR TARİHİ : 13/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; uyuşmazlığa ilişkin ... 20. İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine sunulan 22.11.2022 tarihli itiraz dilekçesinde borç ile birlikte yetkiye de itiraz edildiğini, itiraz dilekçesinde davalının merkez adresinin ... Adliyesinin yetki sınırları içerisinde bulunması sebebiyle ... İcra Müdürlükleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğu iddia edilmişse de taraflar arasında yapılan 08.07.2020 tarihli akitte yetki kuralı belirlendiğini ve işbu akitten doğan uyuşmazlıkların İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri tarafından çözüme kavuşturulacağının belirtildiğini, burada belirtilen İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri İstanbul Merkez Adliyesi olan Çağlayan adliyesi olduğunu, yabancılık sebebine bağlı olarak teminat yatırma yükümlülüğünün ... tarihli ve ... sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'da düzenlendiğini, Kanun'un 48'inci maddesinin 1'inci fıkrasına göre; "Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafin zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır." söz konusu maddenin teminattan muafiyet halini düzenleyen 2'nci fıkrasında ise; mahkemenin dava açanı, davaya katılan veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutacağının bildirildiğini, İngiltere ve Türkiye'nin imzacısı olduğu 17.09.1989 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Avrupa İkamet Sözleşmesinin 9. Maddesinde; "1. Davacı veya müdahil olarak Akit Taraflardan birinin mahkemeleri önüne çıkan diğer bir Akit taraf uyruğundan, Akitlerden birinin ülkesinde ikametgâhı veya mutad meskeni bulunduğu takdirde, gerek yabancı sıfatından dolayı, gerek 0 memlekette ikametgâh veya meskeninin bulunmaması sebebiyle, ne şekil altında olursa olsun, hiç bir teminat veya depozito akçesi talep edilmez. 2. Aynı kural, mahkeme masraflarını teminat altına almak için davacı veya müdahilden yapması istenecek ödeme için de uygulanır. 3. Yukarıdaki bentlerden birine göre veya davanın görüldüğü ülkenin hukuku uyarınca teminat, depozito veya ödemelerden bağışık tutulmuş davacı veya müdahile hükmedilen mahkeme masrafları ve sair giderlere ilişkin mahkumiyet kararları diplomatik kanaldan yapılacak istem üzerine, diğer Akit Taraflardan birinin ülkesindeki yetkili makamca, herhangi bir harç ödenmesi gerekmeksizin yerine getirilebilir. " düzenlemesine yer verildiğini, bunun yanında İngiltere ve Türkiye arasında teminat muafiyeti öngören "Türkiye Cumhuriyeti ile İngiltere Hükümeti Arasında Mün'akit Müzahereti Adliye Mukavelenamesi” anlaşmasının da ikili olarak yapıldığını, ... tarih ve ... sayılı Kanunla onaylandığını, (Resmi Gazete:05/07/1932 tarih ve 2142 (Düstur no. II. Tertip, 13. Cilt (1089) 856,8.) sayılı, Yürürlük Tarihi:13/07/1933.) bu haliyle müvekkilinin yabancılık teminatından muaf olduğunu, davacı müvekkili ile davalı şirket arasında 08.07.2020 tarihli Satış ve Satış Sonrası Bayilik ve Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmenin ... marka forkliflerin müvekkiline satışı, bunların pazarlamalarının yapılması ve potansiyel müşterilere devri ile bakım montaj vb. faaliyetlerini kapsadığını, sözleşmenin imzalanmasının akabinde sözleşme kapsamında distribütörlük faaliyetlerine başlandığını ve potansiyel müşterilerle görüşmeler yapılarak siparişler toplanmaya başladığını, bu aşamada müvekkil, şirketten; davalı tarafından gelecekte kendilerinden yapılacak forklift alımlarına ilişkin 50.000,00 Euro bakiye ödemesi yapılması istendiğini, müvekkili şirket tarafından kendilerinden istenen 50.000,00 Euro bakiyenin 14.12.2020 tarihinde davalıya ödendiğini, siparişlerin gelmeye başlaması üzerine 24.02.2021 tarihinde öncelikle ... Model Forklift ile ...Model Forklift satın alındığını ve 25.03.2021 tarihinde müvekkili şirkete teslim edildiğini, ürünlerin muayeneleri gerçekleştirildiğini ve herhangi bir sorun tespit edilmemesinin akabinde müşterilere devredildiğini, .. Model Forklift İngiltere'de faaliyet gösteren bir un fabrikasına verilmiş olup ürünün çalışmaya başlamasından kısa süre sonra yağ akıttığı ortaya çıktığını, ...'nın teknik ekipleriyle iletişime geçildiğini, yapılan onarım faaliyetiyle sorunun çözülmemesi sebebiyle alıcı müşteri fabrikanın un fabrikası olması ve İngitere'deki hijyen kuralları gereği fabrikanın kapatılması tehlikesiyle karşı karşıya kalmak istememesi ve İngiltere'de alıcını ürünü 14 ün içerisine iade hakkının bulunması sebebilye ürünü müvekkiline derhal iade ettiğini, müvekkili tarafından müşterilere devredilmek üzere satın alınan...Model Forkliftin ise bekleyen başka bir müşteriye devredildiğini, devrin ikinci gününde bu forklift bakımından da sorunlar oluşmaya başlamış müşterinin müvekkiline haber vermesinin ardından müvekkili şirketin de derhal davalı şirket ile iletişime geçtiğini ve Türkiye'deki ... teknik ekipleriyle koordineli alarak onarımlar de bakımlar yapıldığını, ürünün müşteriye devrinden sonra üç ay içerisinde toplamda sekiz kez servis yapılmak zorunda kalındığını, ürünün gönderildiği ...Şirketi yetkilisi tarafından ...'ya yazılan müşteri mektubunda durumun açıkça görüldüğünü, sorunların birbiri ardına gelmesi ve durumun düzelmemesi sebebiyle ürünlerin ayıplı olduğu gerekçesiyle ...Şirketi' nin de söz konusu ...Model Forklifti müvekkili şirkete iade ettiğini, bu olayların gerçekleşmesinin akabinde potansiyel forklifi müşterileri ve siparişler bakımından sipariş iptalleri gelmeye başladığını ve müvekkili şirketin hem bahse konu forkliftler hem de iptal edilen siparişler sebebiyle büyük zarara uğradığını, aradan geçen dönemde davacı müvekkili şirket ile davalı şirket yetkilileri arasında ve taraf avukatları arasında aylar süren görüşme trafikleri gerçekleştirildiğini, müvekkili şirket yetkililerinin işbu forkliftleri davalıya iade ederek ödemiş oldukları bedellerin iadesini ve zararlarının tazminlerini talep ettiklerini, bu sebeplerden dolayı ... 14. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtamamesi ile 08.07.2020 tarihli Satış Sözleşmesinden dönülerek Sonrası Bayilik ve Hizmet Sözleşmesinin de haklı sebeple feshedildiğini, edimlerin iade edilerek uğranılan zararların da tazmininin talep edildiğinin davalı şirkete bildirildiğini, gerçekleşen hahse konu olaylar sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu zararların şu şekilde olduğunu, a) ..., ... Model Farklift ile ... Model Forklift bedeli olarak: 40.754,51 Euro b. Nakliyat, Demuraj ve Liman Ücreti olarak 1.436 GBP (...) takip tarihi kuru karşılığı 1.711,90 Euro, c. Ürünlere Ödenen VAT (KDV) ve Gümrük Vergisi olarak 7.271,59 GBP (...) takip tarihli Euro-Pound Kuru karşılığı 8.668,50 Euro , ç.08.07.2020 Tarihli Sözleşmelerin haklı nedenle feshi sebebiyle 14.12.2020 Tarihinde davalıya ödenen bakiye 50.000,00 Euro'dan ürün bedelleri düşüldüğüde davalı şirket ukdesinde kalan 9.245,49 Euro d. Noter İhtar ve Tercüme Masrafları olarak da 1.248,80 TL, i. Nakliyat masrafları ve vergiler İngiltere'de pound cinsinden ödendiğini, İcra takibi başlatılırken Kamu Bankalarınca Pound cinsinden 1 yıla kadar uygulanan en yüksek mevduat faizi ile uyap sistemine giriş yapılamadığından bu kalemlerin, takip tarihli euro cinsinden hesaplanarak icra takibine işlendiğini ve Kamu Bankalarınca Euro cinsinden 1 yıla kadar uygulanan en yüksek mevduat faizi ile Uyap sistemine kaydedilerek takip başlatılabildiğini, 21.04 2022 Tarihli İhtarnamenin akabinde davalı şirket ile bu kez sulh görüşmeleri safhası başlamış olup görüşmelerin sonunda 26.05.2022 tarihinde uyuşmazlığı çözüme erdirmek maksadıyla sulh ve ibra protokolü imzalandığını, işbu Sulh Protokolü Kapsamında; (EK-7 Sulh ve İbra Protokolü) Tarafların Yükümlülüklerinin; Sırasıyla gerçeklesmek üzere; a. "...LTD. , isbu protokol komsu 2 adet forklifti, ...'nın baglı sirketi olan ...'in ... adresine teslim edeceği, b. ... LTD. , ürünlerin iadesine yönelik olarak 50.000 Euro ( KDV Dahil ) olacak sekilde, ...'e fatura keşide edeceği, c. ..., ürünlerin teslimi ve fatura kesidesini müteakip 3 iş günü içerisinde, fatura bedelini defaten ... LTD'in IBAN: ... No'lu hesabına gönderecektir." şeklinde düzenlendiğini, protokolün imzalanmasının ardından müvekkili şirketin, üstüne düşen yükümlülüğü yerine getirerek forkliftleri davalı şirketin İngiltere'deki bağlı şirketi olan ... Limited'in adresine teslim ederek iade faturası keşide ettiğini, ardından müvekkili şirketin belirttiği banka hesabına ödemenin yapılması ...'dan talep edildiğini, ürünlerin tesliminden sonra davalı şirketin imzalanan sulh protokolünün hilafına hareket ederek sadece ... Model Forklift için 25.000,00 Euro ödeyebileceğini diğer ... Model Forklift'in kullanılmış olması sebebiyle onun iade alınmasının mümkün olmadığının belirtildiğini, davalı şirket yetkililerine ürünün müşteri tarafından kullanıldığı fakat çok kısa bir dönemde sekiz kez servis görme ihtiyacı oluşmasının normal olmadığı, ürünün sık sık arıza yaptığı, bunların müşteri tarafından mesaj, video veya telefon görüşmeleriyle raporlandığını, müvekkili şirket teknik yetkililerinin ...'nın teknik ekibiyle aynı şekilde koordineli olarak bu sorunları çözmeye çalışsa da problemlerin ardı arkasının kesilmediğinin ve bunların fabrika çıkışı kaynaklı olduğunu yanı ürünlerin ayıplı olduğunu, bunların bizatihi ...'nın teknik sorumlularının beyanı olduğu, tüm bunların neticesinde müşterilerin gelecek siparişleri iptal ettiği, müvekkilinin büyük zarara uğradığı ve 25.000,00 Euro'nun bu zararı karşılamak için çok az olduğu belirtilmişse de davalı tarafın sulh protokolünü uygulamaya yanaşmadığını, işbu sebeplerden ve ...'nın imzalamış olduğu sulh protokolünün beyanlarının kabulü anlamına gelmesinden dolayı; ... 20. İcra Müdürlüğü' nün ... Es. Dosyası üzerinden meydana gelen ve somut belgeler ile kanıtlanan zarar, kalem kalem icra dosyasında gösterilmek üzere takip başlatıldığını beyanlarla davalarının kabulü ile durdurulan takibin devamına, davalı şirketin yetki itirazının reddine, itirazın haksız olması sebebiyle bakiyenin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin, ilk üretimine 1987 yılında küvet üreterek başlamış olup, akabinde banyo, ısı, tesisat, alt yapı ve spa olmak üzere toplam altı ana grupta üretimine devam ettiğini, bir ... kuruluşu olduğunu, ...A.Ş kapsamında hisselerini işleme koymuş çok köklü ve kurumsal bir altyapıyı da haiz olduğunu, davacının dosyaya delil olarak sunmuş olduğu 08/07/2020 tarihli ''Satış ve Satış Sonrası Bayilik ve Hizmet Sözleşmesi''nin müvekkili firma Temsil ve İmza Yetkilileri tarafından ticari, ekonomik ve ahlaki olarak asla kabul edilemeyecek mahiyette olduğunu, zira davacının ticari faaliyet alanında bulunan İngiltere'de, ... adında bir firma bulunmadığını, ... Şirketi'nin müvekkili şirket ile ticari ve manevi bağının o kadar yüksek olup müvekkili şirketin, kendisine ait olan ''...'' markasının bu şirkette kullanılmasına dahi izin verdiğini, müvekkili firmanın, bu şirket aracılığı ile İngiltere pazarında yer edindiğini, ismini bu şekilde İngiltere'de duyurduğunu, dolayısıyla ...'de, müvekkili firmanın ... bayilik tesis etmesi söz konusu olmadığını, bu nedenlerle davacı firmanın müvekkili firma ile ''Satış ve Satış Sonrası Bayilik ve Hizmet Sözleşmesi'' imzalama iradesinin mevcut olmadığını, ilgili sözleşmenin asla ama asla müvekkili şirketi bağlamadığını, davacının teminat yatırma yükümlülüğü altında olduğunu, müvekkil firmanın, davacı firmaya 2 adet forklift sattığını, söz konusu forkliftlerin ''...'' ve ''...'' şeklinde olduğunu, ilgili forkliftler İngiltere'ye kusursuz ve ayıpsız bir şekilde teslim edildiğini, davacının da ürünleri yed'ine aldığını, bu husustaki iddialarda davacı ile aralarında herhangi bir uyumsuzluk söz konusu olmadığını, ilgili forkliftlerin ''kullanma şartnamesi''ne ve ''garanti şartları''na aykırı kullanıldığını, davacıya satılan forkliftlerin teknoloji ürünü olduğunu, fazlasıyla hassas ve kullanımına dikkat edilmesi gereken ürünler olduğunu, İngiltere gibi yılın 300 günü yağış alan bir coğrafyada, elektrikli forklifti açık alanda kullandığını, söz konusu kullanım şeklinin, Garanti Şartları'nde açıkça '' Garanti Kapsamı Dışında '' tutulduğunu, davacının iddia ettiği ''yağ kaçağı'' nın aşırı yükleme '' sebebiyle meydana geldiğini, zira, ilgili ürünün seri üretiminde bu hususta hiçbir sorun rapor edilmediğini, davacının, ilgili yağ kaçağı problemlerini ''Üretim Hatası ve Ayıplı Mal'' iddiasıyla müvekkili firmaya isnad ettirmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin, bu aşamada '' tamamen müşteri memnuniyeti '' amacıyla, uzaktan destek ve yedek parça tedariki ile davacının makinelerini onarmasını sağladığını, bu noktada davacı firma, tamamen gerçeğe aykırı isnadlar ile müvekkili firmanın karşısına çıktığını, dava konusu ürünlerdeki arızaların kaynağının bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını beyanlarla davacı tarafından dosyaya delil olarak sunulan 08.07.2020 tarihli Satış ve Satış Sonrası Bayilik ve Hizmet Sözleşmesi'nin '' Müvekkil Firmanın İmza Yetkilisi ve Temsilcisi '' tarafından akdedilmesi ve dolayısıyla yasal unsuruları içermemesi sebebiyle geçersizliği'ne, haricen 08.07.2020 tarihli Satış ve Satış Sonrası Bayilik ve Hizmet Sözleşmesi'ni ... sıfatıyla imzalayan ...'ın ilgili imzayı hatırlamaması , dolayısıyla imzanın kendisine ait olmadığı iddiası ile '' imzanın şahsa ait olmadığının'' tespitine, bu konuda bilirkişi incelemesi ile yine sözleşmenin geçersizliği''ne, sözleşmenin geçersizliğinin tespitini müteakip ''yetki itirazı''na tabi olarak kabulüne ve davanın usulden reddine, ilgili mevzuat ve Uluslararası Sözleşme,Uygulama ve Yönetmelikler uyarınca , dava takip ve yargılama giderlerini karşılamak üzere hesaplanacak tutar üzerinden davacının teminat yatırması talebimizin kabulüne , dava konusu ürünlerde bulunan ürünlerdeki hasar ve arızaların ''Kullanıcı Kaynaklı Olması'' ve '' Garanti Kapsamı Dışında Yer Alması '' sebepli olduğunun tespitine, nihayetinde davanın reddine yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, Arabuluculuk Son Tutanağı, ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporu ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'ne MÖHUK md 48 anlamında yabancılık teminatı alınıp alınmayacağının tespiti açısından Ülkemiz ile İngiltere ülkesi arasında akdi yahut fiili mütekabiliyet bulunup bulunmadığı sorulmuş, cevabi yazı gereğince davacıdan yabancılık teminatı alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
26/10/2023 tarihli celsede davalının mahkememizin ve icra dairesinin yetkisine yönelik yapılan itirazın taraflar arasında münakit 08/07/2020 tarihli sözleşmenin 19/2 madde ve fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
26/10/2023 tarihli celsede dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edilmesine karar verildiği, SMMM ..., Sözleşmeler Alanında Uzman ...ve ... tarafından düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda neticeten:
"6.1 Davacı ...'in yurt dışı şirket olması ve ticari defter tutma zorunluluğu bulunmaması nedeniyle ticari defter incelemesinin yapılamadığı,
6.2 İncelenen davalı şirkete ait 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi 1 niteliği taşıdığı,
6.3 Davalı şirketin düzenlediği 24.02.2021 tarihli ... seri numaralı 40.754,51 EURO tutarlı “Elektrikli Forklift ...” açıklamalı e-Faturaya istinaden yapmış olduğu 9.195,49 Euro fazla tahsilatdan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 17.11.2022 tarihi itibariyle davacı şirkete 9.195,49 Euro karşılığı 164.812,61 TL borcunun bulunduğu,
6.4 Yapılan teknik değerlendirmede dava konusu forkliftlerin sık arızalanmaları sebebiyle gizli ayıplı oldukları kanaatine ulaşıldığı,
6.5 Tarafların 26.05.2022 tarihli prptokol ile karşılıklı üç yükümlülük hususunda anlaşarak bunlardan birinin yerine getirildiği, iki yükümlülüğün ise yerine getirilebilir durumda bulunduğu, protokolün hükümden düşürüldüğüne yönelik bir bilgi ve belgenin bulunmadığı,
6.6 Davacının itirazın iptalini istediği, ... 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında talep edilen hususların, 26.05.2022 tarihli protokol ile ibra edilen hususlar olduğunun benimsenmesi halinde, davacının icra takip tarihi olan 16.11.2022 tarihi itibariyle söz konusu alacaklara yönelik olarak ibra iradesinin bulunduğu ve belirtilen alacak kalemlerinin bu sebeple talep edilebilir durumda bulunmadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
13/06/2024 tarihli celsede taraf vekllerinin bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyanları değerlendirilmek üzere bilirkişilerden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, düzenlenen bilirkişi heyeti ek raporunda; kök raporda ortaya konan görüşlerde bir değişiklik bulunmadığına yönelik beyanda bulunmuştur. Bilirkişi ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki satış sözleşmesi uyarınca iade edilen malların bedelinin iadesine ve uğranılan zarara dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, ... E. ve ... K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin... Esas ve ...Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, taraflar arasındaki satış sözleşmesi uyarınca ayıplı malların iadesi sebebiyle malların bedeli ve uğradığı zararın tazminine ilişkin takip başlattığı, itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür.
Dava konusu olayda, davalı tarafından, davacıya iki adet forklift satışı yapıldığı, forkliftlerin ayıplı olduğu ve davalının zararın giderilmesi için 25.000 EURO ödemeyi teklif ettiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, forkliftlerin iade şartlarının oluşup oluşmadığı ve taraflar arasındaki sulh sözleşmesinin geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Her ne kadar davalı tarafça cevap dilekçesi ile; ihracat müdürü ...' ın söz konusu sözleşmeyi imzaladığını hatırlamadığı, sözleşmede yer alan imzaya açıkça ve ayrıca itiraz ettikleri, velev ki ilgili sözleşmenin ihracat sorumlusu müdür sıfatı ile imzalanması yetkisi söz konusu olsa dahi işbu durumda dahi sözleşmede en az bir tane de yönetim kurulu üyesinin imzasının olması şart olduğu yönünde savunmada bulunduğu anlaşılmış ise de; sözleşmenin taraflarca ifası karşısında anılı savunmaya itibar edilmemiştir.
Satış sözleşmesinde ayıptan doğan sorumluluğu ilişkin TBK md. 219 hükmü “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.” şeklinde olup; satıcı, malda bilmediği ayıplardan dahi sorumludur. Alıcı, satın aldığı malı işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve tespit ettiği ayıpları satıcıya bildirmek zorundadır. Ancak tacir olmanın sonuçlarına ilişkin TTK md. 23/1-c uyarınca ihbar süresi 2-8 gün ile sınırlıdır. Somut olayda davalı taraf, iade edilen forkliftlerdeki ayıbın kullanıcı hatası sonucu meydana geldiğini, ikinci el olarak satılamayacağını ve bu sebeple iade şartlarının oluşmadığını savunmuşsa da forkliftlerin İngiltere’de bulunması sebebiyle üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamamıştır. Ancak tarafların dosyaya ibraz ettiği bilgi ve belgeler ile servis kayıtlarının değerlendirilmesi suretiyle hazırlanan 26/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda forkliftlerde üretim kaynaklı arıza bulunduğu ve bu arızaların gizli ayıp niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.
Tarafların, akdettikleri 26/05/2022 tarihli sulh protokolü ile satılan iki adet forkliftin iadesine ilişkin uyuşmazlıkları çözdükleri görülmüştür. Bu protokole göre davalı malların iadesini kabul etmiş ve iade karşılığında 50.000 EURO ödemeyi kabul etmiştir. Bu bedelin içinde hem satış bedelinin hem de diğer masraf ve zararların bulunduğu anlaşılmıştır. Protokole göre davacının forkliftleri dava dışı İngiltere uyruklu ...’e teslim etmesi kararlaştırılmıştır. Davacının ibraz ettiği belgelerden forkliftlerin 30/05/2022 ve 01/06/2022 tarihlerinde protokole uygun olarak teslim edildiği görülmüştür. Ancak davalı taraf, teslimden sonra yaptığı incelemede forkliftlerin ikinci el satışının yapılamayacak kadar ayıplı olduğunu, davacının beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu ve bu sebeple sulh protokolü ile bağlı olmadığını savunmuştur. Cevap dilekçesinde davalının, forkliftlerin iadesi sonrası üzerinde yaptığı incelemeye dayandığı gözetildiğinde, davacının teslim edimini yerine getirdiği kanaatine varılmıştır. Forkliftlerin dava dışı üçüncü kişiye teslimi, hem protokol hükümleri hem de davalının cevap dilekçesinde ...’i temsilcisi olarak göstermesi ile aralarındaki bağı kabul etmesi gözetilerek davacının yükümlülüğünü yerine getirmesi için yeterli görülmüştür. Yapılan bu tespitler sonucu davacının, taraflar arasındaki 26/05/2022 tarihli protokol gereği edimini yerine getirdiği anlaşılmıştır. Davalının, forkliftlerin ikinci el olarak satışının mümkün olmaması sebebiyle sulh protokolünün ifa edilemeyeceği yönündeki savunması, protokolde bu yönde bir şart bulunmaması ve basiretli bir tacir olarak davalının iade konusu malları inceleyip protokolü akdetmesi gerektiği, protokol imzalandıktan sonra iade şartlarının oluşmadığı yönündeki savunmasının dürüstlük kuralına, ticari teamüllere ve basiretli davranma yükümlülüğüne aykırı olduğu kanaatiyle yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Davacının ayıba ilişkin beyanlarının gerçeğe aykırı olduğu yönündeki savunma ise, davalının iradesini sakatlayacak bir hileye dayanmaması ve davalının tacir olması sebebiyle salt davacının beyanlarına göre iradesinin sakatlanacağının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle protokolün iptalini gerekli kılacak bir savunma olarak yeterli görülmemiştir. Bu sebeple protokolün geçerli olduğu, davacının teslim yükümlülüğünü yerine getirdiği ve davalının 50.000 EURO bedel ödemekle yükümlü olduğu anlaşılmıştır.
Protokolde bedelin ödenmesine ilişkin davacının fatura düzenleyeceği ve ödemenin ... tarafından yapılacağı kararlaştırılmıştır. Ancak protokolün taraflar arasında imzalandığı,...’in taraf olmadığı görülmüştür. Davalının bu şekilde ödeme yükümlülüğünden kurtulduğundan söz edilemez. Zira dava dışı şirketin taraf olmadığı bir sözleşme ile yükümlülük altına sokulması mümkün olmamakla birlikte, davalının ödeme konusunda TBK md. 128 uyarınca üçüncü kişinin fiilini üstlendiği ve ödeme gerçekleşmediği için meydana gelen zarardan sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Davacı tarafından fatura düzenlenmemesi, alacağın dava ve takip edilmesine engel olmayıp, muacceliyet ve temerrüt konularında değerlendirilmesi gereken bir husustur.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davalı tarafından davacıya satılan iki adet forkliftte gizli ayıp bulunduğu, tarafların ayıp sebebiyle forkliftlerin iadesi üzerine anlaşmaya vardıkları, bu anlaşma kapsamında 26/05/2022 tarihli protokolün geçerli olduğu ve uyuşmazlığın bu protokol doğrultusunda taraflar arasında çözüldüğü, davalının protokol uyarınca 50.000 EURO bedel ödeme borcu altında olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Ancak mahkememizce yapılan müzakereler ve hüküm kurma aşamasında, icra dosyasında ödeme emri üzerinden çalışmalar yürütülmüş, takip talebi ile ödeme emri arasındaki farklılık fark edilmemiştir. Takip talebinde yer alan, "40.754,51 EURO ürün bedeli asıl alacak kaleminin" ödeme emrinde yer almadığı gerekçeli karar yazım aşamasında fark edilmiştir. Dolayısıyla ödeme emrinde asıl alacak olarak belirtilen nakliyat bedeli, KDV ve gümrük bedeli ve kalan bakiye alacak toplamı 19.625,89 EURO ve 1.284,80 TL noter masrafı üzerinden hüküm kurulmuştur. Mahkememizce davacının sulh protokolüne göre 50.000 EURO alacaklı olduğu kabul edilmesine rağmen, ödeme emrinin hatalı olması ve bu hatanın mahkememizce gerekçeli karar yazımı aşamasında fark edilmesi sebebiyle hükümde hata yapılmış, kısa karar ile gerekçeli karar çelişkili olamayacağından hata düzeltilememiştir.
İşlemiş faiz ve icra inkâr tazminatı talebinin değerlendirilmesinde; davacının protokol uyarınca fatura düzenleme yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle, davalının ödeme borcunun takipten önce muaccel olmadığı ve bu sebeple işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından işlemiş faiz talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Alacağın protokol ile belirlenmesi ve likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir.
HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: ... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... ekte sunulan 3.120,00.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verildiği de dikkate alınarak taraflar aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Vekâlet ücretlerinin hesabında davacı için hüküm altına alınan 19.625,89 EURO ve 1.284,80 TL noter masrafı üzerinden vekâlet ücreti hesaplanmış; davalı için hükümde reddedilen miktar ve mahkememizin asıl kabulü arasındaki fark gözetilerek, ilamın icrası için kesinleşmesi gerekmediği ve bu durumun davacının zararına olacağı düşünüldüğünden hakkaniyet gereği davada kabul edilmesi gereken 50.000 EURO ve 1.284,80 TL noter masrafı dışında kalan, 11.470,31 EURO ve 63,68 TL üzerinden red vekalet ücreti hesaplanmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davacının davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile; ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile;
a) Takibin 19.625.89 EURO asıl alacak ve 1.284,80 TL noter ihtar tercüme masrafları üzerinden devamına, işlemiş faiz taleplerinin reddine, kabul edilen asıl alacak 19.625,89 EURO'ya icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a madde ve fıkrası gereğince faiz uygulanmasına,
b) Kabul edilen asıl alacak likit olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20'si olan 76.226,96-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 25.735,64.-TL karar ve ilam harcından, yatırılan peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 5.330,06.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 14.431,18 TL peşin harç ile 179,90 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 60.279,63.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 35.120,35.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan 33.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 200,00.-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, 25,60-TL vekalet harcı, 179,90.-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 33.405,5‬0.-TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre 10.689,76.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye gider avansının davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin ret ve kabul oranına göre 998,4‬0.-TL'sinin davalıdan, 2.121,60.-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı (davalı vekilinin e -duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/02/2025

Başkan
¸e-imzalıdır

Üye
¸e-imzalıdır

Üye
¸e-imzalıdır

Katip
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim