Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/174
2024/736
9 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/174 Esas
KARAR NO : 2024/736
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/03/2023
KARAR TARİHİ : 09/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin, müvekkili şirketten 30.06.2022 tarihinden itibaren mal ve hizmet almaya başladığını, sunulan cari hesap ekstresinden görüleceği üzere ticari ilişkinin devamı boyunca peyder pey ödemeler yaptığını, ancak Ağustos 2022 tarihinden itibaren verilen mal ve hizmete ilişkin faturalara karşı kötü niyetle iade faturası düzenlediğini, akabinde müvekkilinin tekrar aynı hizmet için iadeye itiraz mukabilinde faturalar kestiğini, iade faturalarının reddi ve fatura bedellerinin ödenmesi konulu ... Noterliği'nin ... yevmiye no'lu ve 28.09.2022 tarihli ihtarnamesi ile ihtarda bulunulduğunu, müvekkili şirketin ticari ilişkide taahhüt ettiği ticari işleri gerçekleştirmesine rağmen, davalı firmadan alacaklı olduğu -13.689,36TL, -94.357,64TL ve -3.842,40TL bedelli e-faturalarına karşı, haksız ve hukuka aykırı olarak 26.08.2022- 29.08.2022- 07.09.2022- 14.09.2022- 21.09.2022 ve 24.09.2022 tarihlerinde davalı borçlu iade faturaları düzenlediğini, cari hesap/satış sözleşmesi gereği teslim/ifa ettiği mal ve hizmetlerden doğan alacağına havi, GİB elektronik sisteminde davalı tarafından reddilen ve iade e-faturaları nedeniyle kesilen 21.09.2022 tarihli v No'lu -3.842,40TL bedelli, ... No'lu -13.689,36TL bedelli, ... No'lu -94.357,64TL bedelli olmak üzere toplamda -111.889,40TL bedelli 3 adet e- faturaya ek olarak, cari hesabın kat edilmesi nedeniyle, müvekkili şirkete olan -313.213,01 TL borcun, 3 gün içerisinde ... Ltd. Şti'nin IBAN hesabına ödenmesi gerektiğini, ihtarname ekindeki cari hesap ekstresinde yazılı borç tutarı ödeninceye kadar müvekkil şirketle arasındaki ticari ilişkinin dondurulduğunu ihtar ve ihbar edilmesine rağmen, borç ödenmeyince ... İcra Dairesi, 2022/ ... E. Dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, gelinen aşamada davalı firmaya verilen hizmete karşılık faturalar karşılığında, bir kısım ödemeler yapıldığını, ancak müvekkilinin davalı firmadan dava konusu bakiye alacağı kaldığını, haklı davanın kabulü ile davalı borçlu şirketin icra takibine ilişkin haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptaline ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte takibin devamına karar verilmesine, davalı borçlu şirketin %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı borçlu şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki iddiaların aksine, davacı tarafından düzenlenen faturaların taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine aykırı olarak düzenlenmesi dolayısıyla ve ayrıca ayıplı mal teslimi dolayısıyla ayıp ihbarı mahiyetinde süresi içinde Türk Ticaret Kanunu m. 21/2 maddesi uyarınca iade faturası düzenlenmek suretiyle faturalara itiraz edildiğini, bu çerçevede uyuşmazlığın çözümü bakımından müvekkili şirket ile davacı arasında ticari ilişkiyi özetlemek zaruri olduğunu, Müvekkili Şirketin dava dışı ... A.Ş. tarafından işletilmekte olan ... Tesisi'ne, atıklardan elektrik enerjisi elde edilebilmesi adına belli niteliklerde biyolojik malzemeleri sağlamayı taahhüt ettiğini, müvekkili şirket tarafından sevkiyatlara konu edilen faturalara süresi içerisinde itirazda bulunulmuş olduğundan dava konusu tutarlar bakımından alacağın varlığını İspat Yükünün davacıda olduğunu, faturanın düzenlenmiş olması hizmetin yerine getirildiğine karine teşkil etmediğinden davacının hizmeti gereği gibi yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafından düzenlenen faturalarda imza bulunmadığından faturaya bağlı olarak alacak talebinde bulunulamayacağı açık olduğunu,
müvekkili şirket tarafından itiraz edilen fatura tutarlarına davacı tarafından hak kazanılamayacağından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği gibi, davacının akdi ilişkiye aykırı ifada bulunması dolasıyla alacak talebinde bulunması kötüniyetli olduğundan davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini bildirip, davanın esastan reddine karar verilmesini, davalının kötüniyetli ve haksız olarak icra takibi başlatması dolayısıyla dava konusunun tutarın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak 2022/ ... esas sayılı takip dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır.
02/05/2024 tarihinde Mali Müşavir vasıtasıyla rapor aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.
Yine 23/09/2024 tarihinde aynı Mali Müşavir vasıtasıyla ek rapor aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.
... Asliye Ticaret Mahkemesine, davalı tanığı ...'ın dinlenmesi için talimat yazılmış ve davalı tanığı ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/... Talimat dosyası ile dinlenilmiştir.
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesine, davalı tanığı ...'ın dinlenmesi için talimat yazılmış ve davalı tanığı ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/ ... Talimat dosyası ile dinlenilmiştir.
GEREKÇE:
Dava, fatura alacağına ilişkin başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. ... BAM .... HD’nin 2024/... Esas ve 2024/... Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde, takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takibe yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresi içinde olduğu görülmüştür. Takip 313.213,01 TL asıl alacak üzerinden başlatılmışsa da, davacı takipten sonra kendisine yapılan ödemeleri düşerek 111.713,01 TL üzerinden işbu davayı açtığını açıklamıştır.
Taraflar arasında ağaç köklerinin satışına ilişkin ticari bir ilişki bulunmaktadır. Yazılı bir anlaşma olmaksızın birçok defa davacının davalıya kök satışı yaptığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ticari ve hukuki ilişki hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf, davacının davalıya düzenlediği üç adet faturadan kaynaklanmaktadır. Davacının davalıya düzenlediği 18/08/2022 tarihli 13.689,36 TL’lik fatura 26/08/2022 tarihinde, 23/08/2022 tarihli 94.357,64 TL’lik fatura 26/08/2022 tarihinde ve 26/08/2022 tarihli 3.842,40 TL’lik fatura 29/08/2022 tarihinde davalı tarafından davacıya iade edilmiştir. Davalı taraf bu üç fatura konusu satışların ayıplı olduğu ve birim fiyatların fahiş olduğu savunmasında bulunmuştur. Dolayısıyla mahkememizce çözülmesi gereken ihtilaf, bu üç fatura konusu satışın tam ve gereği gibi yapılıp yapılmadığı ile fiyatlandırmanın tarafların anlaşmasına uygun olup olmadığıdır.
Ayıp iddiasına ilişkin mahkememizce tanık dinlenilmesine karar verilmiş olup, taraflar süresi içinde tanık listelerini sunmuşlardır. Davacı şirket yetkilisi ...’ın şirketi temsile yetkili kişi olarak duruşmalara katılıp beyanda bulunması mümkünken, tanık olarak bildirilmesi ve mahkememizce de tanık sıfatıyla dinlenmesi usul hükümlerine uygun olmamıştır. Davacı tarafın tanıkları ürünlerin ayıplı olmadığını ve bu hususta kendilerine ayıp ihbarı yapılmadığını; davalı tarafın tanıkları ise, ürünlerin ayıplı olduğunu ve ayıp ihbarında bulunulduğunu beyan etmiştir. Bunun dışında taraflar arasındaki ticari ilişkinin, davacının satış için getirdiği köklerin temizlenip tartılmasından sonra hakediş miktarının tespit edilerek ve bunun üzerine davacı tarafından fatura düzenlenerek sürdürüldüğü anlaşılmıştır.
Davalının faturalardaki fahiş fiyatlandırma savunmasına ilişkin yapılan değerlendirmede; faturalara ve davalı tarafından sunulan kesinti tablosuna göre birim fiyatlarda değişiklik olmadığı, fahiş bir fiyatlandırma yapılmadığı görülmüştür. Ayıp iddiasına ilişkin yapılan değerlendirmede ise, davalı taraf davacıya yazılı bir ayıp ihbarında bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayıp ihbarının yazılı şekilde yapılması geçerlilik şartı değilse de, ispat şartı olarak kabul edilmektedir. Zira taraf tanıklarının beyanları birbirleri ile uyumlu olmadığı için bir tarafın tanık anlatımına üstünlük tanınması mümkün değildir. Davalı tarafın iade faturası düzenlemesi de tek başına ayıp ihbarı anlamına gelmez. Kaldı ki, söz konusu olayda köklerin toprak ve taş sebebiyle ayıplı olması bir açık ayıp halidir. TTK md. 23/1-c uyarınca açık ayıbın alıcı tarafından satıcıya 2 gün içinde bildirilmesi gerekir. Somut olayda iade faturalarının tarihleri 2 günlük ihbar süresinden sonradır. Dolayısıyla davalının süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğunun ispat edilemediği kanaatine varılmıştır.
Fatura alacaklarında, faturanın 8 günlük yasal süre içinde iade edilmesi halinde borçlunun içeriği kabul etmediği ve faturanın içeriğinin alacaklı tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak somut olayda davalı taraf hukuki ve ticari ilişkiyi kabul ederek iade faturalarının ayıp ve fahiş fiyatlandırma sebebiyle düzenlendiğini ileri sürmüştür. Artık burada ayıp ve fahiş fiyat iddiasını kanıtlamakla yükümlü olan taraf davalıdır. Yukarıda açıklandığı üzere faturaların birim fiyatlarının anlaşmaya aykırı olarak hesaplandığı ve satılan ürünlerin ayıplı olduğu davalı tarafından ispatlanamadığından, davalının iade faturaları düzenlemesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelere göre davacı tarafından düzenlenen faturaların taraflar arasındaki ticari ilişkinin başından beri sürdürülen uygulamalara uygun olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davalının takip dosyasında yaptığı itirazın yerinde olmadığı kanaatiyle davanın kabulüne ve alacağın likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kabulüne,
-... İcra Müdürlüğü’nün 2022/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline; takibin 111.713,01 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte devamına,
2-22.342,60 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 7.631,12-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 341,71-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 7.289,41-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 341,71-TL Peşin/nisbi Harcı, 4.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 364,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.885,61TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
5-Davalı tarafından yapılan 516,00 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2024
Katip ...
Hakim ...
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.