mahkeme 2021/15 E. 2025/220 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/15
2025/220
7 Nisan 2025
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/15 Esas
KARAR NO:2025/220
DAVA:Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:11/01/2021
KARAR TARİHİ:07/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21.12.2013 günü saat 21.00 sularında ... adresinde ... Sigorta tarafından ZMMS poliçe türü ile ... poliçe numarası ile sigorta ettirilen, ... ...' in işleteni olduğu ... plakalı araç sürücüsü ..., tek taraflı yaralamalı trafik kazasına neden olduğunu, Tek taraflı yaralamalı trafik kazası sonucu; müvekkili ... kafa tramvası geçirdiğini ve vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar meydana geldiğini, bir dizi operasyon sonucu hayatta kalan müvekkil, bu elim kazanın etkilerini hala hissetttiğini, davacının zararlarının tazmini için işbu davanın huzura getirilme zarureti, hasıl olduğunu, ilgili araç sürücüsü ... ve araç işleteni ... ...'in; olay tarihinde İstanbul, Kağıthane bölgesinde kağıt toplama (geri dönüşüm) ile hayatlarını idame ettiklerini belirttiklerini, davacı müvekkilinin de kendilerine yardımcı olması maksadıyla araç kasasına bindirdiğini ve olay günü işe çıktıklarını, ne yazık ki; araç kullanma konusunda yeterli bilgi, tecrübesi ayrıca sürücü belgesi de olmayan ..., aracı kurallara uygun bir şekilde sevk ve idare edemediğinden olay tarihinde 16 yaşında olan davacı, aracın açık kasasından düşerek kafa travması geçirdiğini, bu olayın yaşanmasında tek kusurlu ... olduğunu, dolayısıyla zarardan araç sürücüsü ile birlikte, araç işleteni ve onun halefi davalı ... sorumlu olduğunu, davacının zararının tazmini için 25.01.2019 tarihinde, davalı ... şirketine başvuru yapılmış ve sigorta şirketi, davacının talebini yerine getirmediğini bildirip, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik;
250.000 TL efor-iş gücü kaybı tazminatının kaza tarihi olan 21.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizle ,
tahkim yargılama gideri ve masrafı 4.506,40TL'nin 14.04.2020'den itibaren, maluliyet raporu döner sermeye bedeli 1.400TL 25.01.2019'den itibaren, bilimsel görüş hizmet bedeli 590,00 TL 04.12.2018'den itibaren işlenmek üzere toplam 6.496.40 TL'nin bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğu gözönüne alınarak öncelikle davacı tarafından müvekkil şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, davacının sürekli sakatlık durumu Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini ve maluliyetin tespiti halinde tazminat hesabı aktüer sıfatına sahip bilirkişi tarafından yapıldığını, mahkemenizce müterafik kusur ve hatır taşıması hususlarının araştırılarak, tazminat tutarından indirim yapılmasını talep ettiğini,
davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerekli olduğunu, geçici iş göremezlik zararları, bakıcı ve tedavi giderleri müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığından davacı yanın bu yöndeki taleplerinin de reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple mahkemece faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faiz dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu, son olarak davacı yanın faize ilişkin taleplerinin reddinin gerekmekte olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine yargılama giderlerine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını talep ettiğini bildirip, itirazları kapsamında davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... plakalı aracın trafik kayıtlarının UYAP sisteminden çıkartılarak dosyanın içerisinde konulmasına karar verilmiş ve dosyamız arasına alınmıştır.
Davalı şirkete müzekkere yazılarak ... numaralı poliçe ve hasar dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
İstanbul SGK'ya müzekkere yazılarak 21/12/2013 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle;davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, maaş bağlanıp bağlanmadığı, rücu'e esas bir ödemenin bulunup bulunmadığının sorulması için yazı yazılmış ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne müzekkere yazılarak davacıya ait tüm hasta kayıtları ile tüm film ve grafilerinin çıkartılarak okunaklı onaylı suretlerinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na müzekkere yazılarak davacı hakkında düzenlenen maluliyet raporunun onaylı bir suretinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Sigorta Tahkim Komisyonu'na müzekkere yazılarak 2019.E... başvuru sayılı, 14/04/2020 2020/... Karar sayılı dosyanın onaylı bir suretinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
.... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine kusur raporu aldırılmak üzere dosya gönderilmiş ve 16/08/2021 tarihinde Adli Tıp Raporu dosyaya sunulmuştur.
11/02/2022 tarihinde 3 ayrı Makine Mühendisi vasıtasıyla rapor aldırılmış ve dosyamıza sunulmuştur.
27/03/2022 tarihinde Aktüerya Hesap Uzmanı vasıtasıyla rapor aldırılmış ve dosyamıza sunulmuştur.
Maluliyet oranının tespiti hususunda dosyamız Adli Tıp 2. İhtisas Kuruluna gönderilmiş ve 03/06/2024 tarihinde Adli Tıp Raporu dosyaya sunulmuştur.
Yine 09/10/2024 tarihinde Aktüerya Hesap Uzmanı vasıtasıyla rapor aldırılmış ve dosyamıza sunulmuştur.
GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sebebiyle meydana gelen sürekli maluliyet zararına karşılık tazminat talebine ilişkindir.
Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır.
KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir.
TBK md. 54 uyarınca bedensel zarar halinde tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar zarar olarak tazmin edilir.
Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır.
Dava konusu kaza, 23/12/2013 tarihinde tek taraflı olarak gerçekleşmiştir. Davacı ... plakalı aracın kasasında yolculuk yaparken aracın kasasından düşmesi sonucu yaralandığı gerekçesiyle işbu davayı açmıştır. Davalı ... şirketinin aracın zorunlu trafik sigortacısı olması sebebiyle meydana gelen zarardan sorumluluğu doğmaktadır. Sigorta poliçesine göre davalının sorumluluk limiti 250.000 TL ile sınırlıdır.
Davacının, dava açmadan önce STK’ya başvurduğu, talebinin kabul edildiği, ancak yapılan itiraz sonucu itiraz hakem heyeti tarafından hakem kararının kaldırıldığı ve dosyadan el çekildiği görülmüştür.
Meydana gelen kazadaki kusur durumuna ilişkin alınan 16/08/2021 tarihli ATK raporunda davacının %50, araç sürücüsünün %30 ve ehliyeti olmadığı halde sürücünün aracı kullanmasına izin veren üçüncü kişinin %20 oranında kusuru olduğu tespit edilmiştir. Kazaya ilişkin yürütülen ceza yargılamasında .... ASCM ... Esas sayılı dosyada şikâyet yokluğu sebebiyle düşme kararı verilmiştir. Ceza yargılamasında alınan kusur raporlarının mahkememizce alınan kusur raporu ile uyumlu olduğu görülmüştür.
Maluliyet oranının tespitine ilişkin alınan 03/06/2024 tarihli ATK raporunda davacının %46 oranında sürekli maluliyet oranının bulunduğu hesaplanmıştır. Oranın tespitinde uygulanan yönetmeliğin kaza tarihine göre doğru olduğu ve raporun denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Zarar miktarının hesabı için alınan 05/03/2025 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacının zararının 1.692.132,56 TL olduğu tespit edilmiştir. Ancak bilirkişi tarafından %50 oranında davacının kusurunun tenzili yapılması gerekirken, sadece %30 oranında sürücünün kusurunun dikkate alınması hatalı olmuştur. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu araç sürücüsünün kusurunun yanında, aracın asıl şoförü olan ve olay anında ehliyeti bulunmayan Semih’in aracı kullanmasına izin veren Zümrüt’ün kusurunu da kapsamaktadır. Bu sebeple zarar miktarından yalnızca %50 davacının kusurunun düşülmesi gerekmektedir. Doğru şekilde yapılacak hesap sonucu gerçek zarar (263.743,43 + 3.946.936,19 + 1.422.789,14 + 6.973,09 = 5.640.441,85 TL’den davacının %50 oranında kusurunun indirilmesi sonucu) 2.820.220,93 TL’dir. Ancak davalının sigorta limiti kadar sorumlu olması ve yapılacak hesabın basit bir matematik işlemi olması ile hesaplamaya yarayan bilgilerin raporda yer alması sebebiyle bilirkişiden ek rapor alınması yoluna gidilmemiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesi ile hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuştur. ATK kusur raporu ile davacının kazada %50 oranında kusurlu olduğu anlaşıldığından, bu oranda indirim tazminat miktarından yapılmıştır. Hatır taşıması savunmasının değerlendirilmesinde ise, olayda hatır taşıması bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Zira hatır taşıması, en basit haliyle, bir kişinin maddi veya manevi bir menfaat olmadan taşınması şeklinde tanımlanabilir. Hukuki niteliği itibariyle hatır taşıması da bir def’idir, hâkim tarafından re’sen gözetilemez. Bir akrabalık, iş ilişkisi veya ücret ödeme durumu olmaksızın taşıma hali söz konusu ise, karine olarak hatır taşımasının varlığı kabul edilmektedir Zira Yargıtay 4. HD’nin 2021/22240 Esas ve 2022/17686 Karar sayılı ilamında “Genel ilke olarak araçta yolcu olarak taşınan kişinin akrabalık ve iş ilişkisi gibi haller dışında hatır için taşındığı kabul edilmektedir.” şeklinde ve Yargıtay 17. HD’nin 2020/74 Esas ve 2021/787 Karar sayılı ilamında “O halde, karine olarak hatır taşımasının gerçekleştiği aksinin davacı tarafından ispatı gerekir. Destek yolcu ile dava dışı sürücünün arkadaş olup gezdikleri esnada kazanın meydana gelmesi nedeniyle olayda hatır taşıması bulunduğunun kabulü ile tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken hatır taşımasının davalı tarafın ispat edilemediği gerekçesiyle hatır taşıması nedeniyle tazminatta indirim yapılmaması isabetli olmamış bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde bu husus vurgulanmıştır. Eldeki davaya konu olayda ise, tarafların kâğıt toplama işi ile uğraştıkları, olay günü davacının da kendilerine yardım etmek için araçta bulunduğu ve ekonomik bir amacın bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacının dava açmadan önce 25/01/2019 tarihinde davalı ... şirketine başvurduğu ve davalının 08/02/2019 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Zorunlu trafik sigorta poliçesinin yapılması davalı açısından ticari bir iş olduğundan, davacının ticari avans faizi talep edebileceği kanaatine varılmıştır.
Davacı taraf tazminat talebinin yanında dava açmadan önce yapılan sigorta tahkim dosyası masrafları ile uzman görüş raporu alınması için yapılan masrafların da faiziyle birlikte tazminini talep etmiştir. Tarafın dava açmadan önce hazırlık faaliyeti olarak kabul edilebilecek masraflarının yargılama giderlerine eklenmesi mümkündür. Ancak davacının talebinde olduğu gibi, bu masrafların ayrı bir tazminat kalemi olarak faiziyle birlikte tahsili mümkün değildir. Bu kapsamda davacının dava açmadan önce yaptığı 1.400 TL’lik ve 590,00 TL’lik uzman raporu masraflarının yargılama giderlerine eklenmesine karar verilmiştir. Ancak sigorta tahkim dosyasında yapılan masrafların dava açmadan önce yapılan bir hazırlık faaliyeti sayılamayacağı, tahkim yargılamasının kendine özgü oluşu ve yargılama giderlerinin tahkim dosyası ile sınırlı olduğu kanaatiyle 4.506,40 TL’lik tahkim dosyası masraflarının yargılama giderlerine eklenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; dava konusu 23/12/2013 tarihli davacının ... plakalı aracın kasasından düşmesi suretiyle meydana gelen kazada davalının aracın zorunlu trafik sigortacısı olması sebebiyle zarardan sorumlu olduğu, davacının %50 oranında kusurunun tazminat miktarından indirilmesi gerektiği ve davalının toplam 2.820.220,93 TL’lik zararın sigorta limiti miktarı olan 250.000,00 TL’lik kısmını ödemekle yükümlü olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Tazminat miktarına 08/02/2019 tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine karar verilmiştir. Davacının dava açmadan önce yaptığı 1.400,00 TL’lik ve 590,00 TL’lik hazırlık masraflarının da yargılama giderlerine eklenmesi sonucu aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kabulüne; 250.000,00 TL sürekli maluliyete ilişkin maddi tazminatın 08/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Dava açmadan önce yapılan 1.400,00 TL ve 590,00 TL bilimsel görüş masrafının yargılama giderlerine eklenmesine, 4.506,40 TL STK yargılama masrafının yargılama giderlerine eklenmesi talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 17.077,50-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.380,32-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 12.697,18-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 4.380,32-TL Peşin/nisbi Harcı, dava açmadan önce yapılan 1.400,00 TL ve 590,00 TL bilimsel görüş masrafı, 6.170,00 TL ATK masrafları, 8.450,00 TL Bilirkişi ücreti, 573,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 21.622,87 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 40.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/04/2025
Katip ...
Hakim ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.