Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/156
2024/711
2 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/156 Esas
KARAR NO : 2024/711
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/03/2021
KARAR TARİHİ : 02/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.07.2016 günü saat 14.50 sularında sürücü ... ...’in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet (panelvan gurubu) ile Zile istikametinden gelip, Sungurlu istikametine karşıya geçmek isteyip, orta adayı geçip Çorum istikametinden gelen yola geçtiğinde, ... ...’nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobili ile Çorum istikametinden Yozgat istikametine seyir halinde Yeni Zile Kavşağına geldiğinde, kendi aracının ön kısımları ile bu aracın sağ orta kısımlarına vurması sonucu diğer aracın savrularak demir yön levhası direğine aracın ön tampon ve kaput kısımlarının çarpması sonucu, ... ...’in sürücüsü olduğu araç içerisinde yolcu olarak bulunan müvekkilim ... ... yaralandığını, müvekkili ... ...'ın kaza sonrası ... Hastanesine götürülerek ilk tedavisi yapıldığını, müvekkili ... ...'ın doktor raporlarında görüleceği üzere özellikle göğüs bölgesinde yoğun olarak kemik kırıkları oluştuğunu, kalıcı beden gücü kaybı oluştuğunu, kaza nedeniyle ... Asliye Ceza Mahkemesi 2020/... esas sayı ile kovuşturma dosyası derdest olduğunu, kaza nedeniyle Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu, ... İhtisas Dairesi sayı:... , 21.03.2019 tarihli, ... Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/... esas sayılı dosyada bulunan rapora göre: ( Kabul anlamına gelmemekle beraber) sürücü ... ... % 75, sürücü ... ... %25 kusurlu olduğu yönünde rapor verdiğini bildirip, kalıcı güç kaybına neden olan trafik kazası nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, (şimdilik güç kaybı tazminatı olarak 500.00 Türk Lirası, refakatçi tazminatı olarak 500.00 Türk Lirası, tedavi gideri tazminatı olarak 100.00 Türk Lirası olmak üzere) şimdilik toplam 1.100,00 TL olmak üzere 6100 sayılı yasanın 107.maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın, işletenler ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme tüm davalılardan alınarak davacıya ödetilmesine karar verilmesini, 10.000,00 Türk Lirası manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri, avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme (sigorta şirketi dışındaki) davalılardan alınarak davacıya ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davacının hasar aşamasında müvekkili şirkete gerekli evraklarla başvuruda bulunmadığını, başvuran erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik ve ekleri uyarınca hazırlanmış sağlık kurulu raporunu dosyaya sunmadan ödeme yapılmasını talep ettiğini, bu nedenle müvekkili şirketin gerekli araştırma ve incelemeyi yapma hakkı kısıtlandığını, anılan gerekçelerle davanın reddini talep ettiğini, davaya konu talep zamanaşımına uğradığını, huzurda görülen davada söz konusu olan vakıa 15/07/2016 tarihinde gerçekleştiğini, haksız fiillerden doğan tazminat alacaklarının, fiil tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülmesi gerektiğini, davacı tarafın, davayı işbu 2 yıllık süre içerisinde davasını ikame etmediğinden, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini bildirip, davanın usulden reddine karar verilmesini, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından dolayı davanın usulden reddine karar verilmesini, zaman aşımı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, Mahkeme esastan inceleme yapacak ise, Kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, maluliyet oranı tespiti için davacıların Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi’ne veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümü’ne sevkini, Kusurun ve maluliyet oranının tespiti halinde, alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet sorumluluğumuz doğacak ise ehsaplanan tazminattan hatır taşımacılığı indirimi yapılmasını, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi gideri teminat dışı olduğundan söz konusu taleplerin reddini, müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden haksız faiz talebinin reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini, kaza tespit tutanağı ve alkol raporunun tarafına tebliğini, aleyhine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılara usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamışlardır.
DELİLLER:
... ve ... plakalı araçlara ait trafik kayıtlarının UYAP sisteminden çıkartılarak dosyanın içerisinde konulmasına karar verilmiştir.
... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celbedilmiş ve dosyamız arasına alınmıştır.
... 'ne, ... 'ne ve ... 'ne müzekkere yazılarak davacıya ait tüm hasta kayıtları ile tüm film ve grafilerinin çıkartılarak okunaklı onaylı suretlerinin, ayrıca CD'ye atılmış hallerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
Davalı şirkete müzekkere yazılarak ... numaralı poliçe ve kazaya ait hasar dosyasının celbine karar verilmiş ve dosyamız arasına alınmıştır.
... SGK'ya müzekkere yazılarak 15/07/2016 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle; davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, maaş bağlanıp bağlanmadığı, rücu'e esas bir ödemenin bulunup bulunmadığının sorulmuş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Tarafların bağlı bulundukları Emniyet Müdürlüklerine müzekkere yazılarak sosyal ve ekonomik durumlarının tespit edilerek mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
Maluliyet oranının tespiti hususunda dosyamız Adli Tıp ... İhtisas Kuruluna gönderilmiş ve 07/10/2021 tarihinde Adli Tıp Raporu dosyaya sunulmuştur.
Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesine kusur raporu aldırılmak üzere dosya gönderilmiş ve 13/08/2021 tarihinde Adli Tıp Raporu dosyaya sunulmuştur.
İstanbul Üniversitesi ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalına dosyamız gönderilmiş ve 27/04/2022 tarihinde adli tıp raporu dosyaya sunulmuştur.
29/09/2022 tarihinde Aktüerya Hesap Uzmanı vasıtasıyla rapor aldırılmış ve dosyamıza sunulmuştur.
Maluliyet oranının tespiti hususunda dosyamız Adli Tıp ... İhtisas Kuruluna gönderilmiş ve 08/02/2024 tarihinde Adli Tıp Raporu dosyaya sunulmuştur.
Yine 06/07/2024 tarihinde Aktüerya Hesap Uzmanı ve Doktor vasıtasıyla rapor aldırılmış ve dosyamıza sunulmuştur.
GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sebebine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır.
KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir.
TBK md. 54 uyarınca bedensel zarar halinde tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar zarar olarak tazmin edilir.
Zarar gören TBK md. 56 uyarınca manevi tazminat talep edebilir. Manevi tazminatın niteliği konusunda doktrinde tatmin görüşü hâkimdir. Bu görüşe göre manevi tazminat, zararın telafi edilmesini veya zarar verenin cezalandırılmasını değil, zarar görende, uğramış olduğu manevi zararı, acı ve üzüntülerini dindirecek veya hiç olmazsa hafifletip azaltacak bir tatmin fonksiyonu görmektedir.
Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre manevi tazminat miktarının belirlenmesinde paranın değeri gözetilmeli; zarar gören açısından zenginleşmeye sebep olmayacak, aynı zamanda da sadaka vasfında bir tazminat miktarı belirlenmemelidir. Bunun yanında diğer tarafın da ekonomik olarak mahvına sebep olunmaması gerekir.
Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır.
Somut olayda dava konusu kaza 15/07/2016 tarihinde Davalı ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Davalı ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında meydana gelmiştir. Davacı, kaza anında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunmaktadır. Diğer Davalı ... Sigorta ise, ... plakalı aracın zmms sigortacısıdır. Davalılardan ... ve ... Sigorta davaya süresi içinde cevap dilekçesi sunmuş; zamanaşımı ve hatır taşıması def’ini ileri sürmüşlerdir. Diğer Davalı ... ise, cevap dilekçesi sunmamıştır.
Dava konusu kazaya ilişkin ... ASCM 2020/... Esas sayılı ceza dosyasında Davalılardan ... ve ...’nin taksirle yaralama suçunu işlediği sabit olduğundan haklarında ceza hükmü verilmiştir. Davalıların zamanaşımı itirazının değerlendirilmesinde uzamış ceza zamanaşımının uygulanması gerektiğinden ve taksirle yaralama suçunda zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu gözetilerek zamanaşımı def’inin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Hatır taşıması, en basit haliyle, bir kişinin maddi veya manevi bir menfaat olmadan taşınması şeklinde tanımlanabilir. Hukuki niteliği itibariyle hatır taşıması da bir def’idir, hâkim tarafından re’sen gözetilemez. Bir akrabalık, iş ilişkisi veya ücret ödeme durumu olmaksızın taşıma hali söz konusu ise, karine olarak hatır taşımasının varlığı kabul edilmektedir Zira Yargıtay 4. HD’nin 2021/22240 Esas ve 2022/17686 Karar sayılı ilamında “Genel ilke olarak araçta yolcu olarak taşınan kişinin akrabalık ve iş ilişkisi gibi haller dışında hatır için taşındığı kabul edilmektedir.” şeklinde ve Yargıtay 17. HD’nin 2020/74 Esas ve 2021/787 Karar sayılı ilamında “O halde, karine olarak hatır taşımasının gerçekleştiği aksinin davacı tarafından ispatı gerekir. ... yolcu ile dava dışı sürücünün arkadaş olup gezdikleri esnada kazanın meydana gelmesi nedeniyle olayda hatır taşıması bulunduğunun kabulü ile tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken hatır taşımasının davalı tarafın ispat edilemediği gerekçesiyle hatır taşıması nedeniyle tazminatta indirim yapılmaması isabetli olmamış bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde bu husus vurgulanmıştır. Somut olayda dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere davacı ile Davalı ...’nin arkadaş oldukları, taşımada ...’nin herhangi bir maddi ve manevi menfaatinin bulunmadığı, taşımanın davacının yararına yapıldığı kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla Davalılar ... ve ... Sigorta’nın hatır taşıması def’i kabul edilerek yerleşik uygulama gereği %20 oranında indirim yapılması gerekmiştir. Davalı ... ise, hatır taşıması def’ini ileri sürmemesi ve davalılar arasındaki ihtiyari dava arkadaşlığında davalılardan birinin öne sürdüğü def’i diğerlerini etkilemeyeceğinden ... yönünden hatır indirimi uygulanmamıştır.
Davacının emniyet kemeri takmadığı yönündeki müterafik kusur iddiasının değerlendirilmesinde; dosyadaki bilgi ve belgelerde davacının kemer takmadığı yönünde bir tespitin bulunmadığı ve bu iddiayı iddia sahibi Davalı ... Sigorta’nın ispat etmesi gerektiği kanaatiyle davacının emniyet kemeri takmaması sebebiyle müterafik kusur iddiası mahkememizce kabul edilmemiştir.
13/08/2021 tarihli ATK raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde Davalı ...’ın %25 ve diğer Davalı ...’nin %75 kusurunun bulunduğu tespit edilmiştir. Ceza dosyası ile de uyumlu olun bu rapor hükme esas alınmıştır. Kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü Maluliyet Yönetmeliğine uygun olarak hazırlanan 01/02/2024 tarihli ATK raporuna göre, davacının %2 oranında sürekli maluliyetinin, 3 ay iyileşme süresinin bulunduğu ve bakıcı ihtiyacının bulunmadığı tespit edilmiştir. 06/07/2024 tarihli aktüer bilirkişi raporuna göre davacının 362,00 TL tedavi masrafı ve 98.669,76 TL sürekli maluliyet zararı olduğu hesaplanmıştır. Her ne kadar raporda geçici maluliyet zararı da hesaplanmışsa da davacının dava dilekçesinde geçici maluliyet zararı talebi bulunmadığından raporun geçici maluliyete ilişkin kısmı hükme esas alınmamıştır. Aktüer raporunda asgari ücretin esas alınması, davacının daha fazla geliri olduğuna dair delil sunulmadığından mahkememizce doğru kabul edilmiştir. ... BAM ... HD 2022/... Esas ve 2023/... Karar sayılı ilamı ile “Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücretin, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığı olduğu, ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira, asgari geçim indirimi (AGİ), ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasına esas ücrete dahil edilemez (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 05/02/2019 tarih, 2016/2455 E. ve 2019/1005 K. sayılı kararı).” şeklinde karar vererek, pasif devre tazminat hesaplarında aginin ücrete dahil edilmemesi gerektiğini belirtmiştir. Dolayısıyla agi hariç tutularak hesap yapılması da usul ve yasaya uygundur.
Davacı, dava dilekçesi ile kalıcı güç kaybı (sürekli maluliyet), tedavi ve bakıcı masrafı olmak üzere 3 kalem maddi tazminat talep etmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dava değerini 10/07/2024 tarihinde bilirkişi raporu doğrultusunda 102.934,73 TL’ye artırmıştır. Ancak bilirkişi raporunda talep olmaması halinde geçici maluliyetin de hesaplanması ve davacının da geçici maluliyet bedeli kadar fazladan artırım yapması doğru değildir. Zira dava konusu olmayan bir maddi tazminat kaleminin değer artırım dilekçesi ile talep edilmesi mümkün değildir. Davacının bakıcı gideri talebi de, 01/02/2024 tarihli ATK raporuna göre davacının bakıcı ihtiyacının bulunmaması sebebiyle kabul edilmemiştir.
Davacının manevi tazminat talebinin değerlendirilmesinde; kaza sonucu %2 malul kalınması ve 3 aylık bir iyileşme süresi sebebiyle davacının manevi zararının oluştuğu kabul edilmiştir. Olayda hatır taşımasının mevcut olması, tarafların sosyal ve ekonomik durumu gözetilerek manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının faiz talebinin değerlendirilmesinde; Davalılar ... ve ... yönünden hakız fiil hükümleri uyarınca kaza tarihinden itibaren faiz talebi usul ve yasaya uygundur. Ancak diğer Davalı ... Sigorta yönünden dosyaya, sigorta şirketine yapılan başvuruya dair bir evrak sunulmamıştır. Davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesinin içeriği dikkate alınarak başvurunun yapıldığı kabul edilmiş ve dava şartı eksikliği bulunmadığı anlaşılmışsa da, temerrüt tarihinin hesaplanmasına yarar bir belge ibraz edilmemiştir. Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin ekinde sunulan mail görüntüsü, mailin içeriği görünmediğinden kabul edilmemiştir. Dolayısıyla sigorta şirketinin dava tarihi ile temerrüde düştüğü kanaati ile faiz hükmü kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; dava konusu trafik kazasında davalı sürücülerin kusurlu olması sebebiyle ve davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu olduğu, davacının 362,00 TL tedavi masrafı ve 98.669,76 TL sürekli maluliyet zararının doğduğu, Davalılar ... ve ... Sigorta yönünden hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiği ve davacının manevi zararının oluştuğunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hatır taşıması indirimi yapılan kesim için davacının aleyhine yargılama giderine hükmedilmeden yargılama gideri ve harç hesabı yapılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabul kısmen reddine,
-98.669,76 TL sürekli maluliyet ve 362,00 TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 99.031,76 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen alınarak (Davalılardan ... ... Sigorta Şirketi ve ... ...’nın hatır taşıması def’inin kabulü ile bu kişilerin %20 hatır taşıması indirimi sonucu maddi tazminatın 79.225,40 TL’sinden sorumlu tutulmasına) davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-Hükmedilen maddi tazminat miktarına Davalılar ... ... ve ... ... yönünden kaza tarihinden (15/07/2016) itibaren, Davalı ... ... Sigorta Şirketi yönünden dava tarihinden (09/03/2021) itibaren yasal faiz işletilmesine,
2-Davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabul kısmen reddine,
-8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden (15/07/2016) itibaren işleyecek yasal faizi ile Davalılar ... ... ve ... ...’ten müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 6.764,86-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 408,30-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 6.356,56-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irad kaydına, (davalı ... ... Sigorta Şirketi'nin ve davalı ... ...'nın 4.909,17 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla )
4-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 59,30-TL Peşin/nisbi Harcı, 349,00-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 467,60TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... ... Sigorta Şirketi'nin ve davalı ... ...'nın 361,12 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla )
5-Davacı tarafından yapılan; 8.178,00 TL ATK ücreti, 10.850,00 TL bilirkişi ücreti, 2.812,61-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 21.840,61-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 21.010,64-TL lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Maddi tazminat yönünden: Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Maddi tazminat yönünden: Davalı ... Sigorta A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 3.911,97-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ... Sigorta A.Ş'ye verilmesine,
8-Manevi tazminat yönünden:Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13/2) göre hesaplanan 8.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ... ve ... ...'den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, miktar itibariyle davacı için KESİN, Davalılar için kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/12/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.