Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/923
2026/66
3 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/923 Esas
KARAR NO:2026/66
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:05/05/2025
KARAR TARİHİ:03/02/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; Davacının tekstil, elektronik, dekorasyon ürünleri satış sektöründe seçkin ve güvenilir bir isim olarak tanımlandığını, davacı ile davalı arasında satış sözleşmesi akdedilmiş olup, satım konusu malın kendisine teslim edildiğini, davalının satım sözleşmesi uyarınca borçlu olduğu tutarları ödemediği için muaccel alacağın tahsili amacıyla, aleyhine ....icra Müdürlüğü'nün 2025/.... sayılı dosyası ile icra takibi ikame edildiğini, davalı ise, icra takibine konu borcuna, her türlü faize ve temerrüt faizine itiraz ettiğini ancak kendi ıslak imzasını içerir emre muharrer senetten de kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlaşılacağı üzere; borcun vadesinde ödenmemesi, güncel mevzuatımıza göre işbu faizlerin yürütülmesi sonucunu doğurduğunu, davalının borca ve borcun fer’ilerine ilişkin itirazı açıkça dayanaktan yoksun olup, taraflarınca ikame edilen icra takibinin haksız şekilde durdurulmasına sebebiyet vermiş ve huzurdaki davanın ikamesinin hasıl olduğunu, borçlunun ....icra müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı icra dosyasına vâki itirazlarının iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, takibin devamına, borçlu aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde özetle; Davacının alacağının zamanaşımına uğramış olması sebebiyle davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, davacı tarafça ispat yükü yerine getirilmediğinden icra takibine herhangi bir belge sunulmamasına ve takip talebinde hiçbir açıklama yapılmamasına rağmen huzurdaki dava ile birlikte, icra dosyasına sunulmayan belgeler sunularak olmayan bir alacak tahsil edilmeye çalışıldığını, iki haftalık kesin süreye rağmen davacı taraf iddia ettiği alacağa ispata yarar herhangi bir delil sunamamış olup davacı tarafça sunulan tek belge olan sözleşmede taraf müvekkil olmayıp dava dışı başkaca bir üçüncü kişi olduğunu bu nedenlerle öncelikle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini talep etmekle birlikte, işbu taleplerinin kabul edilmemesi halinde alacağın varlığını ispat edemeyen davanın esastan reddini talep ettiklerini, davacının kötü niyetli olması sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmese karar verilmesi istenmiştir.
Mahkememizce yapılan kontrolde; işbu davanın 05/05/2025 tarihinde açılmakla .... Tüketici Mahkemesinin ...Esasına kaydının yapıldığı, mahkemesince dilekçeler teatisinin tamamlanmasının ardından verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esasına kaydının yapılmış olduğu, mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tensiben verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın mahkememizin işbu esasına kaydının yapılmış olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı ile davalı arasında akdedildiği iddia edilen satım sözleşmesinden kaynaklı satış bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında akdedildiği iddia edilen satım sözleşmesinden kaynaklı satış bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu itiraz akabinde takibin durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu, davalı vekili tarafından ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde satım sözleşmesinin tarafının davalı değil, davalının yetkilisi olan dava dışı şirket olduğundan bahisle pasif husumet itirazında bulunmuş olduğu anlaşılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
Şeklindeki düzenlemesi uyarınca dava şartlarına ilişkin re'sen yapılacak olan kontrol işbu maddede yer alan sıralamaya göre yapılması gerektiğinden mahkememizce öncelikle görev hususu irdelenecektir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar" ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması; ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması ya da açılan davanın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Somut olay bakımından mahkememizce ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne, ... Esnaf odasına, İnegöl vergi dairesine müzekkereler yazılmış olup gelen cevabi yazılar incelendiğinde davalının kendi nam ve hesabına tacir- esnaf kaydının bulunmadığı, davalının yalnızca dava dışı ... Limited Şirketinin yetkilisi olduğunun mahkememize bildirilmiş olduğu anlaşılmakla Türk Ticaret Kanunu’nun 14. maddesinin 1. fıkrasının ”Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa, kendi adına işleten kimseye tacir denir.” şeklindeki düzenlenmesinde gerçek kişi tacirin tanımı yapılmış olup bir şirketin ortağı, tacir olarak adlandırılmamaktadır. Zira; işletme faaliyeti, tüzel kişiliği olan şirket (anonim, limited…) adına yapılır. Bu sebeple eldeki davada davalının gerçek kişi tacir sıfatının bulunmadığı görülmekle TTK kapsamı uyarınca davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, nispi ticari dava sayılmasını gerektirir bir koşulun da bulunmadığı, davalının husumet itirazının ise görevli asliye hukuk mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmakla mahkememizin görevsiz, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu kabul edilerek aşağıdaki şekilde karşı görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3- Mahkememizce verilen işbu kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü ve yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın HMK'nın 21/1-c, 22/2. maddeleri uyarınca İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/02/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.