mahkeme 2025/7 E. 2025/235 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/7

Karar No

2025/235

Karar Tarihi

8 Nisan 2025

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/7 Esas
KARAR NO :2025/235

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/01/2025
KARAR TARİHİ:08/04/2025

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı (borçlu) şirket ile müvekkili arasında ticari faaliyetler yapıldığını, yapılan bu faaliyetler faturalandırıldığını, ( müvekkil şirket, davalı tarafa endüstriyel mutfak ürünleri - soğuk pasta dolabı, soğuk pasta vitrin, hamur yoğurma makinası v.d. - ürünlerinin satışını yapmıştır.), fatura alacağının tahsili amacıyla .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasında takip başlatıldığını ancak davalı tarafça takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, haksız itirazın iptalini, takibin devamını ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki Sözleşme'nin 18. maddesi uyarınca işbu uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözülmesi gerektiği için tahkim ilk itirazında bulunduklarını, ayrıca taraflar cari hesap ilişkisi uyarınca çalıştığı ve iddia edilen alacağa ilişkin cari hesap kesim dönemi icra takibinin başlatılığı tarih itibarıyla henüz gelmediği için muaccel olmayan borcun talep edilmesi mümkün olmadığını, borç muaccel olmadığı gibi, müvekkilinin temerrüte düşürüldüğüne ilişkin olarak davacı taraf müvekkili şirkete TTK'nın 18/3. Maddesi uyarınca herhangi bir bildirimde bulunmadığını ve dolayısıyla iddia edilen alacaklar herhangi bir ihtara konu edilmediğini, bu sebeple müvekkil şirketin temerrütte olduğundan söz edilemeyeceğini, tüm bu sebeplerle, davanın reddi talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı aleyhine tahakkuk ettirilmiş olan faturaların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda Taraflar arasında imzalanan 18.07.2023 Tarihli Mutfak Ekipmanları Satın Alma Sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya satılması taahhüt edilen endüstriyel mutfak ürünleri - soğuk pasta dolabı, soğuk pasta vitrin, hamur yoğurma makinası v.d. - ürünlerinin satışına yönelik olarak faturaların düzenlendiği, işbu fatura bedellerinin tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyasından icra takibine girişmiş olduğu, davalının borca itirazı akabinde takibin durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu, davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde tahkim ilk itirazında bulunulmuş olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın 116. Maddesinde "(1) İlk itirazlar aşağıdakilerden ibarettir: a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı. b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı...." 117/1 maddesinde ise "ilk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi halde dinlenemez." hükümleri, 413/1. maddesinde ise "Tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkansız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder." hükmü yer almaktadır.
Bir uyuşmazlığın tarafları, üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri (tahkime elverişli) bir uyuşmazlığın hakem veya hakem heyeti tarafından çözümlenmesini kararlaştırabilirler. Bir uyuşmazlığın hakemde görüleceğine ilişkin sözleşmeye tahkim sözleşmesi denir. Tahkim sözleşmesi, temel ilişkiyi düzenleyen sözleşmeden ayrı bir tahkim sözleşmesi olarak düzenlenebileceği gibi, temel ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye konulacak bir tahkim şartı şeklinde de yapılabilir. HMK'nın 412/1. maddesi uyarınca, "Tahkim sözleşmesi, tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmadır". Bu yasal düzenlemede, ... Model Kanunu'ndaki tanım esas almıştır. Benzer bir tanım, Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK)'nun 4. maddesinde de yer almaktadır. Tahkim sözleşmesine dair yasal tanımdan da anlaşılacağı üzere, tahkim sözleşmesinin konusu, tahkime elverişli her türlü hukuki uyuşmazlıklardır. Uyuşmazlığın sözleşmeden, haksız fiilden, sebepsiz zenginleşmeden ya da kanundan doğmuş olmasının bir önemi yoktur.
Geçerli bir tahkim sözleşmesinin varlığından söz edebilmek için; tahkim sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış olması, tarafların tahkim iradesinin tahkim sözleşmesinde tereddüde yer vermeyecek derecede açık bir şekilde tecelli etmiş olması ve uyuşmazlık konusunun tahkime elverişli olması ve gerekir. Bu kapsamda somut olay nezdinde taraflara arasındaki sözleşme hükümleri kapsamında belirlenen tahkim şartının geçerli olup olmadığının tespiti bakımından HMK'nın "Tahkim sözleşmesinin tanımı ve şekli" başlığını taşıyan 412. Maddesi hükümlerinin incelenmesi gerekmekte olup buna göre;
"(1) Tahkim sözleşmesi, tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmadır.
(2) Tahkim sözleşmesi, taraflar arasındaki sözleşmenin bir şartı veya ayrı bir sözleşme şeklinde yapılabilir.
(3) Tahkim sözleşmesi yazılı şekilde yapılır. Yazılı şekil şartının yerine getirilmiş sayılması için, tahkim sözleşmesinin taraflarca imzalanmış yazılı bir belgeye veya taraflar arasında teati edilen mektup, telgraf, teleks, faks gibi bir iletişim aracına veya elektronik ortama geçirilmiş olması ya da dava dilekçesinde yazılı bir tahkim sözleşmesinin varlığının iddia edilmesine davalının verdiği cevap dilekçesinde itiraz edilmemiş olması yeterlidir. Asıl sözleşmenin bir parçası hâline getirilmek amacıyla tahkim şartı içeren bir belgeye yollama yapılması hâlinde de tahkim sözleşmesi yapılmış sayılır.
(4) Tahkim sözleşmesine karşı, asıl sözleşmenin geçerli olmadığı veya tahkim sözleşmesinin henüz doğmamış olan bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu itirazında bulunulamaz.
(5) Yargılama sırasında tarafların tahkim yoluna başvurma konusunda anlaşmaları hâlinde, dava dosyası mahkemece ilgili hakem veya hakem kuruluna gönderilir.
"
Dosyada bir sureti bulunan taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin 18. Maddesinde "Bu Sözleşmeden kaynaklanan veya bu Sözleşmeyle ilişkili olan tüm uyuşmazlıklar; İstanbul Tahkim Merkezi (...) Seri Tahkim Kuralları uyarınca nihai olarak tahkim yoluyla ... nezdinde çözümlenecektir. Tahkim dili Türkçe olacaktır. Tahkim yeri İstanbul/Türkiye'dir. Uyuşmazlığın esasına Türk hukuku uygulanacaktır. Hakem sayısı 3 (üç) olacaktır." şeklindeki düzenleme uyarınca usulüne uygun olarak tahkim şartının düzenlenmiş olduğu, davalı tarafça süresi içerisinde tahkim ilk itirazında bulunulduğu anlaşılmakla emsal mahiyette olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 2023/1226 Esas, 2024/482 Karar Sayılı 20.03.2024 Tarihli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davalının tahkim ilk itirazının kabulü ile davanın HMK m.413 hükmü uyarınca usulden reddine,
2-Alınması gerekli olan 615,40-TL karar ilam harcının başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 21.248,22-TL harçtan mahsubu ile artan 20.632,82-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,
4-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
6-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/04/2025

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim