mahkeme 2025/280 E. 2025/527 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/280

Karar No

2025/527

Karar Tarihi

9 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/280 Esas
KARAR NO :2025/527

DAVA:Alacak (Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ:16/04/2025
KARAR TARİHİ:09/09/2025

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;davalı şirket ile ... Bankası A.Ş ile arasında imzalanan 1.590.000,00 TL Kredi Limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesine müvekkilinin, borçlu lehine kefil olduğunu, borçlu, kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcunu ödeyemediğinden banka tarafından borçlu aleyhinde .... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla.... İcra Dairesi’nin 2013/... Esas sayılı dosyası ile de ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından alacaklı bankaya toplamda 145.848,42 TL ödendiğini, müvekkili bankaya yaptığı ödemeler bakımından onun haklarına halef hale geldiğini, müvekkilinin yapmış olduğu ödemenin ödeme tarihinden dava tarihine kadar ulaşacağı alım gücünün denkleştirici adalet ilkesi gereğince davalıdan alınarak işleyecek faizi ile rücuen müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ...A.Ş. den kullanmış olduğu krediye karşılık maliki olduğu ... İsimli kuru yük gemisini ipotek etmiş ve kredi sözleşmesi imzalandığını, iş bu kredi sözleşmesine davacı kefil olarak imza attığını, kredi ödemelerinde temerrüte düşülmesi üzerine alacaklı ...tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasından rehin takibi başlatıldığını, aynı zamanda da tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile kredi sözleşmesine kefil olarak imzalayan... hakkında.... İcra Müdürlüğünün 2013/... E. Sayılı dosyasında genel kredi sözleşmesine dayalı icra takibi başlatıldığını, alacaklı ...A.Ş. tarafından .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasından başlatılan ipotek takibi sonucunda müvekkili şirkete ait ipotekli ... İsimli gemi satılmış ve ...A.Ş. tüm borcunu tahsil ettiğini, ipotekli ... İsimli geminin .... İcra müdürlüğü dosyasından satılması ve bu dosyadaki tüm alacak Alacaklı Banka ...A.Ş. Tarafından tahsil edilmesi neticesinde.... İcra Müdürlüğünün 2013/... E. Sayılı dosyasından başlatılan takipte konusuz kaldığını, davacı, .... İcra Müdürlüğünün 2013/... E. Sayılı dosyasına ödemeler yaptığını ve bu ödemeler nedeni ile müvekkili şirketten alacaklı olduğu iddiası ile huzurdaki davayı açtığını, ...A.Ş. davacının.... İcra Müdürlüğünün 2013/... E. Sayılı dosyasına ödediği miktar kadar sebepsiz zenginleşen konumunda olduğunu, davacını yapmış olduğu ödemeler nedeniyle müvekkili şirket bir menfaat temin etmediğini, davanın ..., ... Cd. No:1, 34330 ... / İstanbul adresinde bulunan Alacaklı ... Bankası Anonim Şirketine ihbar edilmesini, yasaya aykırı olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, genel kredi sözleşmesinin kefil olan davacının davalı adına yapmış olduğu ödemenin halefiyet hükümleri kapsamında davalı borçludan tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda; davalı ile dava dışı ...A.Ş. Arasında akdedilen ve davacının kefil sıfatıyla imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesi uyarınca davalının kredi borcunu süresi içerisinde ödememesi üzerine banka tarafından davacı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2013/... Esas sayılı dosyasından başlatılmış olan icra takibinde davacının yapmış olduğu ödemenin halefiyet ilkesi kapsamında davalıdan tahsili istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
6098 Sayılı TBK'nın Kefilin rücu hakkı başlığını taşıyan 596. Maddesi "(1) Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur. Kefil, bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabilir.
(2) Kefil, aksi kararlaştırılmamışsa, rehin hakları ile aynı alacak için sağlanmış diğer güvencelerden sadece kefalet anında var olan veya bizzat asıl borçlu tarafından, sonradan özellikle bu alacak için verilmiş bulunanlara halef olur. Alacaklıya kısmen ifada bulunan kefil, rehin hakkının sadece bunu karşılayan kısmına halef olur. Alacaklının rehin konusu üzerinde geriye kalan alacak hakkı, kefilin rehin hakkından ön sırada gelir.
(3)Kefil ile asıl borçlu arasındaki hukuki ilişkiden doğan istem ve def’iler saklıdır.
(4)Bir alacağın güvencesini oluşturan rehin paraya çevrildiği veya borç rehin veren malik tarafından ödendiği takdirde malik, kefile karşı rücu hakkını, ancak kefil ile kendisi arasında böyle bir anlaşma varsa ya da rehin sonradan bir üçüncü kişi tarafından verilmişse kullanabilir.
(5)Kefilin rücu hakkına ilişkin zamanaşımı, kefilin alacaklıya ifada bulunduğu anda işlemeye başlar.
(6)Kefil, dava hakkı vermeyen veya yanılma ya da ehliyetsizlik sebebiyle asıl borçluyu bağlamayan bir borç için ödemede bulunduğu takdirde, asıl borçluya karşı rücu hakkına sahip değildir. Ancak, kefil zamanaşımına uğramış bir asıl borçtan sorumlu olmayı borçlunun vekili sıfatıyla üstlenmişse asıl borçlu, ona karşı vekâlet sözleşmesi hükümleri uyarınca sorumlu olur." hükmünü taşımaktadır.
Bu düzenlemeye göre kefil alacaklıya ifada bulunduğu miktarda onun haklarına halef olacaktır. Kefilin alacaklıya ifada bulunmasıyla kefalet borcu sona ermekle birlikte kefil alacaklı yerine geçerek borçluyu takip etme imkânı kazanmaktadır. Bu nedenle kanun koyucu kefili korumak amacıyla alacaklının asıl borç ilişkisinde sahip olduğu haklara halef olmasını ve bu şekilde asıl borçluya rücu edebilmesini mümkün kılmıştır. Bu kapsamda kefilin alacaklıya halef olmasının esasını, asıl borçluya rücu hakkı oluşturmaktadır. Kefilin alacaklının haklarına halef olması, bütün kefalet sözleşmeleri için mevcuttur. Bu doğrultuda müteselsil kefil de alacaklıya yaptığı ifa oranında alacaklının haklarına halef olacaktır. Kefilin alacaklının haklarına halef olması kanundan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle kefilin alacaklının haklarına sahip olması kendiliğinden gerçekleşmektedir. Halefiyetin söz konusu olabilmesi için alacaklının rızası gerekmemektedir. Başka bir deyişle; yukarıda belirtilen hükme göre, kefil alacaklıya ifada bulunarak alacaklının haklarına halef olmaktadır. Kefilin alacaklıya yaptığı ifa asıl borcun sona ermesine sebep olmamaktadır. Bu kapsamda kefil de yaptığı ifayı asıl borçludan talep edebilmektedir. Kefilin, asıl borçludan yaptığı ifayı talep edebilmesi ise rücu hakkına dayanmaktadır.
Yerleşik içtihatlar uyarınca halefiyet ilkesi kapsamında açılan davalarda görev hususu irdelenirken davacı ile davalı arasındaki ilişki değil davacının haklarına halef olduğu asıl alacaklı ile davalı arasındaki ilişki esas alınarak görevli mahkeme belirlenmektedir. Somut olay bakımından bu kapsamda inceleme yapıldığında dava dışı asıl alacaklı olan ...A.Ş. İle davalı arasındaki ilişki genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu anlaşıldığından eldeki uyuşmazlığa bakma görevi ihtisas mahkemelerine aittir. Nitekim benzer mahiyette olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2024/2236 Esas, 2024/42 Karar Sayılı, 13/09/2024 Tarihli "Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı kefil tarafından alacaklı bankaya icra takibi sonucu yapılan ödemenin davalı asıl borçludan rücuen tahsilini sağlamak amaçlı başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptaline ilişkindir.
... Somut olayda, davacı kefil dava dışı alacaklı bankaya ödeme yaparak kanundan kaynaklı halefiyet ile alacaklı bankanın yerine geçerek davalı asıl borçludan talepte bulunmaktadır. Borcun kaynağı, genel kredi sözleşmesi çerçevesinde davalı asıl borçlunun bankadan kullandığı çiftçilik kredisidir. Dolayısıyla iş bu dava ticari nitelikte olup davaya bakmaya Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlidir. Davanın açıldığı tarih gözetilerek, Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından alınan 01/09/2021 yürürlük tarihli 07/07/2021 tarih ve 608 numaralı karar ile ticari davalar bakımından Çivril yargı çevresinin ... iline bağlanması sebebiyle davanın ... Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde görülmesi gerekli olup, mahkemenin bu yönde görevsizlik kararı vermesi gerekirken, davayı esastan çözümlemesi hatalı olmuştur." şeklindeki ilamı da göz önünde bulundurulduğunda somut olayda asıl incelenmesi gereken hususun genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak ve borcun varlığına ilişkin olması sebebiyle uyuşmazlığın bankacılık ihtisas mahkemelerince çözümlenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin , İhtisas Mahkemelerinin belirlenmesine ilişkin 25/11/2021 tarihli 1227-1228-1229-1230-1231-1232-1233-1234-1235-1236 sayılı kararları ile "13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde
düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve
Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri,
Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşlar Hakkında Kanun’dan,
Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari
nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;
a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı,
b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı,
c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerler de 6 numaralı,
d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı,
e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8
numaralı, f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9
numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına,
(Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere;
a) Kayseri’de iki asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 2 numaralı, b) Konya’da dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 4 numaralı,
c) İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı, d) İstanbul Anadolu’da on üç asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 ve
7 numaralı,
e) Ankara’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7 ve 8
numaralı,
f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve
9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) " aynı kararda yine " Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr
Mahkemeler ve Hâkimliklere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava, iş ve başvuruların
ise anılan ihtisas mahkemeleri ve hâkimliklere tevzi edilmesine" denildiğini, yukarıda belirtilen Hakimler ve Savcılar Kurulu kararına göre eldeki davanın 14.04.2025 tarihinde açıldığı, uyuşmazlığın çözümü için genel kredi sözleşmesinin incelenmesi gerektiği, mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/4482 Esas, 2023/5883 Karar Sayılı, 16.10.2023 Tarihli uyuşmazlığın giderilmesine dair "... Bu sebeple, açılan davanın konusu banka ve finans uyuşmazlıklarına ilişkin ise adliye tevzi bürosu, dosyayı HSK 1. Dairesinin 25.11.2021 tarihli ve 1232 sayılı kararı doğrultusunda ilgili mahkemeye tevzi edecek, tevzinin yanlış yapılması durumunda dosya kendisine tevzi edilmiş asliye ticaret mahkemesi, bu durumu tespit ederek dosyanın doğru daireye tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna iadesine/ gönderilmesine karar verecektir. Dosya kendisine yanlış tevzi edilen asliye ticaret mahkemesinin vereceği karar, teknik anlamda bir görevsizlik kararı olmayıp gönderme kararı niteliğindedir." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurularak dosyanın İstanbul 6,7,8 ve 9 nolu Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Dosyamızın niteliği itibari ile İstanbul 6,7,8 ve 9 nolu Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi bürosuna gönderilmesine, mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına,
2-Yargılama gideri, harç ve masrafların esas hükümle birlikte görevli mahkemesince hüküm altına alınmasına
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/09/2025

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim