mahkeme 2025/186 E. 2025/535 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/186

Karar No

2025/535

Karar Tarihi

9 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/186 Esas
KARAR NO :2025/535

DAVA:İpotek
DAVA TARİHİ:19/08/2011
KARAR TARİHİ:09/09/2025

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından müvekkili aleyhine .... İcra Müd.nün ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, alacağın dayanağı olarak gösterilen ipoteğe ilişkin vekaletin sahte ve geçersiz olduğunu, zira müvekkilinin o tarihte yurtdışında bulunduğunu belirterek ipoteğin kaldırılmasına ve ipotek belgesinin iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... San. A.Ş. Vekili tarafından ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde özetle; ipotek lehtarı ve şirket yönetim kurulu başkanı Halis ...'nin taşınmazda davacı ile birlikte paydaş bulunduğunu, vekaletnamenin sahte olup olmadığını bilmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkememizce yapılan kontrolde; İşbu davanın 11.02.2002 tarihinde ... Bankası ve ... ... A.Ş. Aleyhine açılmakla .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasına kaydının yapıldığı, yapılan yargılama sonucunda .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda, davaya konu ipoteğin temelini oluşturan vekaletnamedeki imzanın davacıya ait olmadığının tesbit edildiği gerekçesiyle 30.11.2004 tarihinde verilen "Davanın Kabulü ile; .... İcra Müdürlüğünün ...-... E. Sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibine ilişkin dava konusu ...'de kain 6553 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili ipoteğin iptaline, buna ilişkin davacının borçlu bulunmadığının tespitine, Yasal koşulları bulunmayan davacı yanın haksız takip tazminatı isteminin reddine" yönelik karara karşı temyiz yasa yoluna başvurulduğu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2006/1866 Esas, 2006/3288 Karar Sayılı, 29.03.2006 tarihli "... Mahkemece, sahteliği iddia edilen vekaletnamedeki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünden inceleme yapılmaksızın, ....Ağır Ceza Mahkemesi'nde sanıklar ... ve ... haklarinda sahte vekaletname düzenlettirmek, görevi kötüye kullanmak suçundan dolayı açılan kamu davasında alınan bilirkişi raporunda, vekaletnamedeki imzanın sahte olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Ağır Ceza Mahkemesi dosyasının derdest olup henüz sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, Ceza dosyasının sonuçlanıp verilen kararın kesinleşmesi beklenmeden, anılan dosyada alınan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir." şeklindeki gerekçeli ilamı ile bozulmasına karar verildiği, karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği, işbu bozma ilamı üzerine dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasına kaydedildiği, yargılama esnasında dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasına devrinin yapıldığı, yapılan yargılama sonucunda "Usul ve yasaya uygun görülen bozma ilamına uyularak devam eden yargılama aşamasında; olaya ilişkin olarak .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesine karar verilmiştir. Sözkonusu ceza davası 14/02/2013 tarihinde karara çıkmış olup, verilen karar 20/01/2014 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşen hükmün gerekçesinde tanık olarak dinlenen ...'in noterlik görevlisi olarak ... Şirketler Grubundan telefonla çağrılması üzerine giderek ilgililerden imza aldıklarını, imzayı kendisini ... olarak tanıtan kişinin attığını, kimlik fotokopisinin noterlikte sürekli bulunduğunu, vekaletnameyi bu bilgilere göre hazırladığını, detayları hatırlamadığını , diğer tanık ...'in ise vekaletname ile özel bir ilgisinin olmadığını, vekaletnamelerin imzalanması sırasında kendisinin imzalayanların yanında olmadığını, Tanık ...'nin ... şirketinde pazarlama müdürü olarak görev yaptığını, bu nedenle tanıklık yapmak istemediğini bildirdiği, sonuçta tanık beyanları, bilirkişi raporu ve sanıkların savunmalarına göre vekaletnamede sahtecilik suçu sabit olmadığından sanıkların beraatine karar vermek gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda kesinleşen ceza mahkemesi kararına göre dava konusu ipoteğin tesis edilmesinde kullanılan .... Noterliğinde düzenlenen 18/05/1998 tarihli ... yevmiye nolu vekaletnamenin sahte olmadığı sabit olduğundan, sözkonusu vekaletname ile tesis edilen .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinin dayanağı olan 20/05/1998 tarihli ipoteğin geçerli olduğu " gerekçesiyle 25/06/2014 tarihinde tesis edilmiş olan "Davanın Reddine" yönelik hükme karşı temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/4784 Esas, 2015/17467 Karar Sayılı, 23.12.2015 tarihli "Dava ipotek tesisinde kullanılan vekaletnamedeki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasıyla açılmış menfi tespit ve ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Önceki bozma kararımızda bahsedilen .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında verilen beraat kararının Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 20.01.2014 tarih 2013/20338 Esas – ... Karar sayılı kararıyla dava zamanaşımı nedeniyle bozulmuş, kamu davasının 765 sayılı TCK'nın 102/3, 104/2 ve 5271 sayılı CMK' nın 223/8 maddeleri uyarınca düşürülmelerine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu haliyle ceza davası sonucunda verilen kararın hukuk hakimini bağlayıcılığı kalmamıştır. Mahkemece davacının iddialarının araştırılması için usulüne uygun bilirkişi incelemesi yapılması gerekir. Öte yandan sahteliğe konu olan vekaletnamenin noter tarafından tanzim edilen resmi evrak mahiyetinde olduğu gözetilerek HMK'nın 208/4. maddesi gereğince, bu evraka yönelik iddianın ona resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstermek suretiyle açılacak ayrı bir davada karara bağlanacağı ve bu hususta gerekirse iddia sahibine dava açması için 2 haftalık kesin süre verileceği belirtilmekle anılan madde gereği yerine getirilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir." şeklindeki gerekçeli ilamı ile bozulmasına karar verildiği, karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği, 2.Bozma kararı üzerine dosyanın mahkememizin ... Esasına kaydının yapıldığı görülerek bozma ilamına uyulmakla yargılamaya devam olunmuştur.
Dosyanın gelmiş olduğu safahate ilişkin olarak yargılama esnasında yapılan incelemede ; Davalı ... ... A.Ş.'nin .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından iflasına karar verilmiş olduğu, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının ilk karar başlığında davalının adının yer almasına ve iflas masası temsilcisinin davaya dahil edilmesine rağmen 2. Karar başlığında işbu davalının adının yer almadığı, ticaret sicil gazetesi kayıtları üzerinden yapılan kontrolde; 22 Temmuz 2011 tarihli gazetede yapılan ilanda .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile iflasına karar verildiği ve bu kapsamda tasfiye işlemlerinin ... İflas Dairesinin ... dosyasından yürütülerek sicil kaydının kapatıldığı anlaşılmıştır.
Davalı olarak görünen ancak yargılama esnasında davalı taraf sıfatı ortadan kalkan ... ... A.Ş.'nin ipotekli taşınmaz bakımından yalnızca kefalete yönelik "lehine ipotek verilen" konumunda olması, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunmaması sebebiyle ayrıca işbu davalı ... ... A.Ş.'nin pasif husumetinin bulunup bulunmadığının tartışılması için bile davada taraf olarak yer alması gerektiğinden gelinen aşama itibari ile bu taraf teşkilinin sağlanması davalı Bankaya yöneltilen taleplerin nihai karara bağlanmasını geciktirecek ve yargılamanın uzamasına sebebiyet verecek olduğu kanaatine varılmakla ... ... A.Ş.'ye yöneltilen taleplerin ... Esas sayılı dosyasından tefriki ile ayrı esasa kaydına karar verilmiş olup tefrik edilen dosya bu esasa kaydedilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edildiği iddia edilen ipoteğin geçersizliğinin tespiti ile ipotek nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti ve ipoteğin iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizin işbu esasından düzenlenen yeni tensip zaptının davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından sunulan 29.04.2025 tarihli beyan dilekçesinde "davalı şirket bakımından şirket ihyası davası açmayacağımızı, ek olarak feragat anlamına gelmemek kaydı ile, işbu davayı takip etmediğimizi vekil olarak saygılarımızla bildirir; dosyanın duruşma günü beklenmeksizin işlemden kaldırılmasına karar verilmesini " talep etmiş olduğu görüldü.
Davacı tarafından açılan işbu davada mahkememizin 06/05/2025 tarihli duruşmasına davacı tarafın mazeret sunmaksızın katılmamış olduğu, aynı celsede HMK M.150 hükmü uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmış olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın 150. Maddesinin "(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
...
...(5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." şeklindeki düzenlemesi uyarınca üç aylık yasal süresi içerisinde yenilenmeyen işbu dava resen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş olup 6100 Sayılı HMK'nın "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlığını taşıyan 331. Maddesinin 3. Fıkrasının "(3) Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir." şeklindeki düzenlemesi bir bütün olarak değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davanın HMK'nın 150/5 maddesi hükmü gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 09/09/2025

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim