mahkeme 2024/752 E. 2025/556 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/752

Karar No

2025/556

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/752 Esas
KARAR NO :2025/556

DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:11/12/2024
KARAR TARİHİ:16/09/2025

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı firma arasında sağlık hizmetleri ve diğer konularda sözleşme yapıldığını, müvekkili bu sözleşmenin gereklerine uygun bir şekilde eksiksiz ve tam olarak ifa ettiğini, ancak davalı borçlu sözleşmedeki edimini eksik yerine getirmediğini, davacı müvekkiline karşı ödemesi gereken borcunu ödemediğini, müvekkilinin söz konusu alacağını tahsil edemediğini, borçlu hem sözleşme gereklerini tam olarak yerine getirmediğini hem de borcunu ödemediğinden davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattıldığını, davalının icra takibine itiraz ederek takibin kötü niyetli olarak durmasına sebep olduğunu, haksız itirazın iptali ve takibin devamına ve borçlu aleyhien %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalılar tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalıların dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, faturadan kaynaklı olarak başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasında sözlü olarak akdedilmiş olan hizmet sözleşmesi uyarınca davacı tarafından davalıya verildiği beyan edilen hizmetlerin karşılığında düzenlenen fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmemiş olması sebebiyle davalı aleyhine 47.000,00 TL asıl alacak, 11.121,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 58.121,31 TL'nin tahsili istemiyle .... İcra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyasından başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durması üzerine işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Tarafların karşılıklı tacir olmaları sebebi ile öncelikle defterlerinin incelenmesi gerektiğinden mahkememizin ön inceleme celsesinde davacı vekiline uyuşmazlık konusu faturaların hangi yıllara ait olduğuna dair beyanda bulunmak üzere süre verilmiş olup sunulan beyan dilekçesinde uyuşmazlığın 2023 yılına dair olduğunun beyan edilmesi üzerine mahkememizce 10/04/2025 tarihinde ara karar oluşturularak taraflara usulüne uygun ihtaratı içerir şekilde uyuşmazlık konusu alacağın incelenebilmesi amacıyla tarafların 2023- 2025 yıllarına ticari defterlerini sunmak üzere verilen kesin süre içerisinde davalı tarafın mahkememize herhangi bir ticari defter, belge ibraz etmediği gibi mahkememizce verilmiş olan kesin süre içerisinde defterlerin yerinde incelenmesi talebinde de bulunmamış olduğu görülmekle işbu hali ile HMK m.222 hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olduğu kanaatine varılmakla yargılama esnasında davacı tarafın ibraz etmiş olduğu ticari defterler ve taraflara ait celp edilen BA- BS formları karşılaştırmalı olarak incelenmek sureti ile mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış olup mahkememize ibraz edilen raporda özetle;
Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre davacı şirketin davalı şirkete 2023 yılında 57.000,00.-TL tutarında 3 adet e- arşiv faturası düzenlediği, davalı şirketin bu faturalara karşılık davacı şirkete 10.000,00.-TL ödeme yaptığı, 10.11.2023 tarihinden itibaren davalı şirketten 47.000,00.-TL cari hesap alacağının olduğu,
Mahkemece defter ibrazı için oluşturulan ara karar kapsamında belirtilen sürenin kesin süre olduğunun ihtar edildiği, ihtarın davalı şirketin ...) UETS hesabına tebliğ edildiği halde davalı şirketin ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmediği gibi bulunduğu yeri de açıklamadığı, bu nedenlerle davalı şirket ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü 11.04.2025 tarih ... Sayılı yazısına ekli davacı şirkete ait karşılaştırmalı BS BA formlarına göre; davacı şirketin, davalı şirkete 2023 Yılında herhangi bir mal/hizmet faturası düzenlemediği, tespit edilmiştir.
... Vergi Dairesi Müdürlüğü 15.04.2025 tarih ... Sayılı yazısına ekli davalı şirkete ait karşılaştırmalı BS BA formlarına göre; davalı şirketin, davacı şirketten 2023 Yılında herhangi bir mal/hizmet faturası almadığı, tespit edilmiştir.
Taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığı gibi davacı şirket tarafından davalı şirkete TBK 117 kapsamında herhangi bir ihtarname keşide edilmediği, davacı vekilinin beyan dilekçesinde belirtilen 13.06.2023- 12.03.2024 tarihleri arasından takip talebinde belirtilen %44,25 avans faizi oranında 15,555,39.-TL faiz hesaplandığı, davacının tarafından takipte 11.121,31-TL avans faizi talep edildiği,
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Alınan bilirkişi raporuna karşı davacı vekil tarafından sunulan beyan dilekçesinde 2023 yılından itibaren BA ve BS formu verme uygulamasının elektronik fatura ve makbuzlardan dolayı kaldırılmış olması sebebiyle tarafların böyle bir formu vermemesinin normal olduğunu beyan ettiği görülmüştür.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir (Bknz. ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2020/297 Esas, 2020/327 Karar Sayılı, 04/06/2020 Tarihli İlamı).
Somut olay bakımından her ne kadar davalının defterleri incelenememiş ise de davalı taraf verilen kesin süre içerisinde defterlerini ibrazdan kaçınarak davacının sunmuş olduğu delilleri kabul etmiş sayıldığı, nitekim davya ve icra takibine konu edilmiş olan fatura bedellerinin bir kısmının ödenmesi sebebiyle davalının, davacı tarafından verilen hizmetin verildiğinin kabul edilmiş olduğu, bu kapsamda davacının icra takibinde 47.000,00 TL tutarından alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacının takip talebindeki işlemiş faize yönelik istemi bakımından yapılan incelemede; taraflar arasında akdedilmiş olan yazılı bir sözleşmenin, kesin vadeye, ödemeye ilişkin yazılı bir belgenin ibraz edilmediği gibi davacı tarafından davadan önce davalının temerrüde düşürülmesine yönelik olarak noter kanalı ile çekilmiş herhangi bir ihtarnamenin de bulunmadığı, bu hali ile takipten önce davalının temerrüde düşürülmemiş olduğu görülmekle işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında asıl alacak tutarı olan 47.000,00 TL 'nin %20'si oranında olan 9.400,00 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının 47.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline,
-Takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine,
-Asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi işletilmesine,
-Takibin bu koşullar üzerinden kaldığı yerden devamına,
2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 47.000,00 TL 'nin %20'si oranında olan 9.400,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli olan 3.210,57-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 701,96-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.508,61-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 701,96-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 488,40-TL (başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 105,00-TL, bilirkişi ücreti 5.000,00-TL olmak üzere toplam: 5.593,40-TL yargılama giderinin %81 kabul - ret oranı üzerinden hesaplanan 4.530,65-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacının reddedilen talepleri bakımından davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
8-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00-TL'nin %81 kabul - ret oranı üzerinden hesaplanan 2.916,00-TL'sinin davalıdan, kalan 684,00-TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2025

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim