mahkeme 2024/591 E. 2025/554 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/591

Karar No

2025/554

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/770 Esas
KARAR NO :2025/552

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:18/12/2024
KARAR TARİHİ:16/09/2025

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ... nolu ... ... ... Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile ... plakalı araç sigortalandığını, 15.04.2023 tarihinde ... İli ... İlçesi, ... Mevkii ... ... Otoyolu O7-23-4+600. km de yolda bulunan başıboş bir köpeğin neden olduğu kazada sigortalı ... plakalı araçta hasar meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun olmadığını, yolun bakım ve onarımından sorumlu ... İşletmesinin kusuru olduğuna ilişkin kaza tespit tutanağında tespit yapıldığını, kaza sonucu yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda 08.06.2023 tarihinde ... Hiz San Ve Dış Tic A.Ş. ne 2.930,87 TL tedarik ödemesi, anlaşmalı servis ...Otom. Nak.i Nş. Tic. San. Taah. Ltd. Şti. 109.799,65 TL tamir ücreti olmak üzere toplam 112.730,52 TL ödendiğin ve ... plakalı aracın hasarı giderildiğini, davalı otoyol işletmesinin %100 kusurlu olduğunun açık olması karşısında 112.730,52 TL hasar bedelinin ve sigortalıya ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi ile ödenmesi amacıyla davalıya karşı .... İcra Müdürlüğü 2024/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu davalı tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, haksız itiraz iptali ile takibin devamını ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, Karayolları Trafik Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuat hükümleri gereğince üzerine düşen tüm yükümlülükleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, otoyolun işletmesini azami dikkat ve özeni göstererek yürüttüğünü, bu kapsamda yol çevresi dayanıklı ve mukavemetli çitlerle çevrilmiş olup otoyol gerek 7 gün 24 saat esası ile çalışan devriye ekipleri gerek kameralar aracılığı ile düzenli olarak izlendiğini, davacının iddia ettiği zarar ile müvekkili şirketin faaliyeti arasında nedensellik bağı kurulamadığını, davacı tarafın hasar iddiasının ve işbu değerin tazminine ilişkin taleplerinin hukuki bir dayanağı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, iddia olunan kazaya istinaden müvekkil şirketin herhangi bir kusuru bulunmamakla birlikte talep edilen bedeller haksız ve fahiş olduğunu, davaya konu aracın kaza tarihinden öncesine ait hasar kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, davacı tarafça talep edilen icra inkar tazminatı haksız ve hukuka aykırı olduğunu, haksız davanın esastan reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalanmış olan dava dışı sigortalının aracında oluşan hasarın davacı sigortacı tarafından ödenen bedelinin halefiyet hükümleri uyarınca davalıdan tahsili istemi ile davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı şirket nezdinde Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın 15.04.2023 tarihinde ... İli ... İlçesi, ... Mevkii ... ... Otoyolu O7-23-4+600. km de seyir halinde iken yolda bulunan başıboş bir köpeğin neden olduğu kaza neticesinde davacının kendi sigortalısına ait aracın onarımı için yapmış olduğu 112.730,52 TL hasar ödemesinin 7.393,89 TL yasal faizi ile birlikte toplam 120.124,41 TL'nin davalıdan halefiyet ilkesi uyarınca rücuen tahsili istemiyle davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatmış olduğu icra takip dosyasının davalının itirazı üzerine durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.
6102 Sayılı TTK'nın Halefiyet başlıklı 1472. Maddesinin "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklindeki düzenlemesi ve emsal mahiyette olan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/12639 Esas, 2017/5840 Karar Sayılı, 24/05/2017 Tarihli "... Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. (6762 sayılı TTK'nun 1301.) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkindir. ... Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunlu olmakla birlikte, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda işbu davada davacının dava dışı sigortalısı adına ödeme yapmış olması sebebiyle eldeki davada aktif husumetinin bulunduğu, davacının dava dışı sigortalısı olan ... A.Ş.'nin yerine geçerek davayı açmış olduğu, bu kapsamda davada görev hususu irdelenirken davanın ... A.Ş. ile davalı arasında görülen bir dava gibi görülmesi gerektiği, davalıya yöneltilen taleplerin TTK kapsamında tacirler arasında görülmesi gereken nispi ticari dava olduğundan mahkememizin görevli olduğu kabul edilerek yargılama yapılmıştır.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyalarına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Yargılama esnasında kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları, hasar dosyası evrakları, davacının aracının hasarının onarımına ilişkin evrakları bir bütün olarak incelenmek suretiyle rapor tanzimi için dosyanın İTÜ'DE görevli 3 kişilik makine mühendisi bilirkişinden oluşan heyete tevdine karar verilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda özetle;
Olay : 15.04.2023 tarihinde saat 21:30 sıralarında ... ili, ... ilçesi sınırları dahilinde, sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... istikametinden İstanbul istikametine doğru seyir halindeyken olay mahalli noktaya geldiğinde aracının ön tampon kesimleri ile yola aniden çıkan başı boş köpeğe çarptığı maddi hasarlı tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasıdır.
Dosyasında mevcut belge, bilgi, fotoğraflar ve olay mahalline ait görüntüler birlikte değerlendirildiğinde, Meydana gelen olayda tutanak bilgisi olarak verilen kazanın meydana gelişi özetinin sürücü beyanından hareketle tutulduğu anlaşılmaktadır. Dosyasında davaya konu kazaya sebep olan başıboş köpek için, kazadan önce bölge trafik ekiplerine veya yolun bakımından sorumlu işletmecisi kuruma yapılmış bir ihbar bilgisi bulunmamaktadır. Tutanak mümzilerinin kazanın özeti kısmındaki kusur kanaatlerine karayolunun bakımından sorumlu kurum veya kuruluşun başı boş hayvanların girişlerini engelleyecek önlemleri almadığı dolayısı ile kusuru olduğu görüşünün mahal şartları dikkate alındığında mümkün olmadığı, Devlet karayolu, çevre yolu, oto yo vs gibi yolların köy, kasaba, dinlenme tesisleri ve yerleşim yerleri giriş ve çıkışları için bahis edilen önlem ve uygulamaların doğal olarak bulunamayacağı, buralardan söz konusu yollara girmiş trafikte tehlike yaratması mümkün olan başı boş hayvanlara ait önlemlerin anlık ve ancak ihbaren uygulanabileceği, dosyasında da bu anlamda bir ihbar bilgisi de bulunmadığından davalı kurumun alabileceği tedbir ve önlem bulunmadığı, dolayısı ile dava konusu olayda idarenin kusuru bulunmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dosyasındaki belge, bilgilerden; Meydana gelen olayda ... plakalı aracın sürücüsü ...'in yol üzerindeki seyri sırasında anilik unsuru altında önüne çıkan başı boş köpeğe karşı alabileceği önlem ve tedbirin bulunmadığı, olayın anilik unsuru altında gerçekleştiği ve davaya konu kazada atfı kabil kusurunun bulunmadığı, yola aniden giren başı boş köpeğin olayın meydana gelmesinde ve sonuçları üzerinde asli ve tam etken olduğu kanaatine varılmıştır.
Mevcut hasarın olayın oluşu ile uyumlu olduğu, hasar bedelinin onarım faturasında belirtildiği gibi 98.075,25 TL olarak uygun ve kabul edilebilir olduğu, Buna ait ödemelerin davacı tarafından yapıldığı,
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2024/1901 Esas, 2025/73 Karar Sayılı,
16/01/2025 Tarihli "Dava, tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
... Somut olayda; davalı otoyol işleteni firmanın dava konusu kazanın gerçekleştiği otoyolda sorumluluklarını yerine getirmediğinden tek taraflı trafik kazasının ve davaya konu zararın meydana geldiği iddia edilmektedir. Bilindiği üzere, 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Öte yandan, bugüne kadarki yerleşik Uyuşmazlık Mahkemesi kararları ile son dönem gelişen ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 15/10/2019 gün ve 2019/2616 esas, 2019/4619 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağı; Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri başlıklı 7.maddesinde yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, araçların güvenli geçmesi ile ilgili tüm tedbirleri almak, davalının görevleri arasındadır.
Davalının tazmin sorumluluğundan bahsedebilmek için zarar, kusur ve illiyet bağı unsurlarının bulunması gerektiğinden; Dairemizin kaldırma kararı sonrası dosyaya kazandırılan bilirkişi heyeti raporuna göre davalının kusursuz olduğunun sabit olduğu, buna göre davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın başıboş köpeğin yola aniden fırlaması nedeniyle meydana gelen kazanın oluşumunda davalının herhangi bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Kazanın meydana geldiği yola başıboş hayvan girmiş olması tek başına davalının gerekli önlem ve tedbirleri almadığını göstermeyecektir. Başıboş hayvanın yola, hayvan sahipleri tarafından seyir sırasında bırakılabileceği gibi yoldaki köprülü kavşaklar, ücret toplama istasyonlarından girmesi de mümkündür.
Kaza sonucunda oluştuğu ileri sürülen zarar ile davalının eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığından davalının davaya konu zararlardan sorumlu tutulamayacağı, meydana gelen kazada başıboş köpeğin eyleminin tek başına etken olduğunun sabit olduğu ve davalının kusuru bulunmadığından tazmin sorumluluğunun da doğmadığı anlaşıldığından denetime, yasaya iş bu davaya uygun hükme esas alınabilir nitelikteki kusur raporu doğrultusunda davalının kusursuz olduğu kanaatine varılarak verilen davanın reddi kararı doğrudur." şeklindeki gerekçeli ilamı, alınan bilirkişi raporu, dosyaya celp edilmiş olan tüm evraklar bir bütün olarak incelendiğinde davalının işletmekte olduğu yola hayvanların çıkmasını anlık olarak engelleme ve önleme ihtimali bulunmadığından meydana gelen kazada davalının kusurunun bulunmadığı, illiyet bağının kesilmiş olduğu, bu hali ile davacının davalıdan talep edebileceği herhangi bir tazminatın olmadığı kanaatine varılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 615,40-TL karar ilam harcının başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 1.450,81-TL harcından mahsubu ile artan 835,41-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,
4-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2025

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim