Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/299
2025/106
18 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/299 Esas
KARAR NO : 2025/106
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/05/2025
KARAR TARİHİ : 18/02/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında cari hesap ilişkisi sebebiyle müvekkili şirketin 668.004,28-TL asıl alacağının tahsili için ... 31. İcra Dairesinin ...Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin haksız ve kötü niyetli olarak, zaman kazanmak, borcun tahsil sürecini uzatmak kastıyla borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir cari hesap sözleşmesi yapılmadığını, davacı taraf dosyaya cari hesap sözleşmesi sunmadığını, davacı taraf alacağın dayanağı olarak cari hesaba dayanmış olup, bir fatura sunmadığını, müvekkili şirketin ticari defter kayıtlarında davacı tarafın alacağının bulunmadığı ticari defterler üzerinde yapılacak olan bilirkişi incelemesiyle tespit edileceğini, arz ve izah olunan nedenlerle açılan davanın reddini, davacı taraf kötü niyetli olduğundan %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, cari hesap alacağından kaynaklı olarak başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak ... 31. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyası üzerinden davalı hakkında cari hesap alacağı sebebiyle 668.004,28 TL asıl alacak - cari hesap alacağı, 32.832,87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 700.837,15 TL üzerinden başlatılmış olan takibin davalının itirazı üzerine durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyalarına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmemiş olduğu görülmekle davacının davasının süresinde açıldığı kabul edilerek yargılama yapılmıştır.
Yargılama esnasında tarafların ticari defter ve belgeler, celp edilmiş olan BA-BS formları karşılaştırmalı olarak incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişinden rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilen raporda özetle;
Davacı şirketin 2024 Yılında Ticari defterlerini TTK 64/3 hükümlerine uygun bir şekilde e- defter uygulaması ile tuttuğu, dönem beratlarını zamanında sisteme yüklediği, envanter defteri noter açılış tasdikini zamanında yaptırdığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davacı şirket ait 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davacı şirketin davalı şirketten ödeme emri tarihinde 668.004,28.-TL alacağının olduğu,
Davalı şirketin 2024 ticari defterlerini TTK 64/3 maddesi hükümlerine uygun bir şekilde tasdik ettirdiği, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davalı şirket ait 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davalı şirketin, davacı şirkete ödeme emri tarihinde 668.004,28.-TL borcunun olduğu,
... Kurumlar Vergi Dairesi ... tarih, ... sayılı yazısına ekli davalı şirkete ait karşılaştırmalı BS BA formlarına göre; davalı şirketin davacı şirketten 2024 Yılında 2 Belge karşılığı KDV hariç 1.093.094,80.- TL mal/hizmet aldığı,
... Kurumlar Vergi Dairesi ... tarih, ... sayılı yazısına ekli Davacı şirkete ait karşılaştırmalı BS BA formlarına göre; davacı şirketin davacı şirkete 2024 Yılında 2 Belge karşılığı KDV hariç 1.093.094,80.- TL mal/hizmet sattığı,
Davacı şirketin düzenlediği faturaların herhangi bir itiraza uğramadan davalı şirket ticari defterlerinde yer aldığı, bu durumun davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen hizmetin davalı şirkete eksiksiz olarak verdiği ve faturaların davalı şirkete usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiğini, gösterdiği,
Taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir sözleşmenin dosyaya sunulmadığı, borcun ifa edileceği günün taraflar arasında kararlaştırılmadığı yine davacı şirket tarafından davalı şirkete herhangi bir ödeme planı tebliğ edilmediği gibi, TBK 117 maddesine uygun bir ihtarname bulunmadığı bu nedenlerle temerrüt şartlarının oluşmadığı,
Taraflara ait ticari defterler ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davacı şirketin davalı şirketten 668.004,28.-TL alacağı olduğunun ispatlandığı,
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Dava açıldığı esnada davacı vekili tarafından Faiz ve masraflar hariç - Ferilerine ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 668.004,28 TL üzerinden harç yatırılarak davanın açılmış olduğu, talep sonuç kısmında ise "davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına" karar verilmesini talep etmiş olduğu, aynı şekilde bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde de "Takip açılışındaki asıl alacak olan 700.837,15 TL'nin işlemiş faizi ile KDV dahil 1.202.404,28 TL , vekalet ücreti ve tüm fer'ileri ile birlikte devamına," karar verilmesi isteminde bulunmuş olduğu görülmekle talep sonucunu açıklaması- varsa eksik harcını yatırması için verilen sürede sunulan beyan dilekçesinde icra dosyasına yapılan itirazın asıl alacak ve ferileri ile birlikte tamamının iptalinin talep edildiğini ve bu kapsamda eksik harcın yatırılmış olduğu, dava değerinin 700.837,15 TL olduğu görüldü.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir (Bknz. ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar Sayılı, 04/06/2020 Tarihli İlamı).
Benzer mahiyette bulunan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli ... E. ... K. sayılı ilamında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.
... Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. ... bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." şeklindeki ilamı bir bütün olarak incelendiğinde davacı tarafından düzenlenmiş olan tüm faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüş olup bu hali ile davacının davalı tarafa sözleşme kapsamında düzenlenen faturalar uyarınca hizmeti verdiği ispat edilmiş edilmiş olup aksini ispat yükünün davalının üzerine geçmiş olduğu anlaşılmış, davalının cevap dilekçesinde davacıyla herhangi bir ticari- cari hesap ilişkisinin olmadığı beyan edilmiş ise de bu itirazlarına yönelik herhangi bir belge ibraz edememiş olması, defterlerinde tüm faturaların kayıtlı olması sebebiyle davalının savunmlarını ispatlayamadığı kanaatine varılmakla davacının icra takip tarihi itibari ile davalıdan 668.004,28 TL asıl alacak - cari hesap alacağının olduğu, işbu alacağa değişen oranlarda avans faizi talep edebileceği, fazlaya dair faiz istemi bakımından taraflar arasında karşılaştırılmış herhangi bir faiz oranına ilişkin belgenin mahkememize ibraz edilmemiş olduğu görülmekle takipteki asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi talep edebileceği kanaatine varılmıştır.
Davacının takip talebindeki işlemiş faize yönelik istemi bakımından yapılan incelemede; taraflar arasında akdedilmiş olan yazılı bir sözleşmenin, kesin vadeye, ödemeye ilişkin yazılı bir belgenin ibraz edilmediği gibi davacı tarafından davadan önce davalının temerrüde düşürülmesine yönelik olarak noter kanalı ile çekilmiş herhangi bir ihtarnamenin de bulunmadığı, bu hali ile takipten önce davalının temerrüde düşürülmemiş olduğu görülmekle takipteki işlemiş faize yönelik itirazın iptali talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında asıl alacak tutarı olan 668.004,28 TL 'nin %20'si oranında olan 133.600,86 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının ... 31. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki İTİRAZININ KISMEN İPTALİ ile; takibin 668.004,28 TL asıl alacak üzerinden, işbu asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmek kaldığı yerden devamına,
-Davacının fazlaya dair isteminin reddine,
2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 668.004,28 TL 'nin %20'si oranında olan 133.600,86 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli olan 45.631,37-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 7.903,66-TL harcın ve tamamlama harcı olarak alınan 4.064,89-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 33.662,82-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 7.903,66-TL peşin harç ve ve tamamlama harcı olarak alınan 4.064,89-TL harcın toplamı olan 11.968,55 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 488,40-TL (başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 202,00-TL, bilirkişi ücreti: 4.000,00-TL olmak üzere toplam: 4.690,40-TL yargılama giderinin %95.32 kabul - ret oranı üzerinden hesaplanan 4.470,89 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 104.200,64-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacının reddedilen talepleri bakımından davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00-TL'nin %95.32 kabul - ret oranı üzerinden hesaplanan 3.431,52 TL'sinin davalıdan, kalan 168,48 TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
- İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.