Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/231
2025/95
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/231 Esas
KARAR NO : 2025/95
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 30/04/2013
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
DAVA : Davacı vekili mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesi ile , taraflar arasında 1/8/2007 tarihinde 15 yıl süre için kira sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin maliki bulunduğu , Erzurum ili , Merkez İlçesi , ... Köyünde bulunan ... Ada, 1 nolu parselde kayıtlı taşınmaz ile ilgili kira sözleşmesinin tapuya da şerh edildiğini, davalı şirketin söz konusu taşınmaz üzerinde kurulu akaryakıt istasyonunda , aralarındaki 7/11/2007 , 7/8/2012 ,7/9/2012 tarihli bayilik sözleşmelerine istinaden , müvekkili şirketin bayisi olarak faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin ... Noterliğinin 05/10/2012 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile başka bir akaryakıt dağıtım firması ile anlaşma yapılmış olması gerekçesi ile bayilik sözleşmesinin 07/10/2012 tarihinde sona ereceği ve bu tarih itibariyle davacı şirket bayisi olarak çalışmayacağını bildirdiğini, buna karşın ... Noterliğinin 09/10/2012 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ödenmiş bulunan kira bedelleri , yatırım tutarları , işletme yardım bedelleri vesair ödemelerin kullanılmayan kısmına ilişkin bakiyesinin ve sözleşmelerin ön görülen süreden daha erken sona erecek olmalarından kaynaklanan ve ödeme gününe kadar işleyecek yasal faiz , vade farkı hariç KDV dahil 773.321,38 TL tutarındaki bedelin ödenmesinin davalıdan istendiğini, bunun üzerine davalı tarafın rekabet kuruluna başvuru yaptığını, rekabet kurulunca 15 yıl süreli kira sözleşmesinden oluşan iki ilişkinin 01/8/2012 tarihine kadar 2002/2 sayılı tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanmış olduğuna, söz konusu dikey ilişkiye 4054 sayılı kanunun 5.nci maddesi kapsamında bireysel muafiyet tanınmayacağına karar verildiğini, 4054 sayılı kanunun 56.ncı maddesinin Borçlar Kanuna yaptığı gönderme gereğince , sözleşmelerin geçersiz kalan süresine ilişkin olarak yerine getirilmiş edimlerin istenmesi konusunda Borçlar Kanunun sebepsiz zenginleşme halinde iadesinin kapsamını belirleyen 77. Ve devamı maddelerin uygulanmasının gerektiğini, sebepsiz zenginleşenin aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu adı altında olduğunu, iktisap edilen şeyin getirdiği semerelerin ve sağladığı diğer yararları da zenginleşmenin kapsamına dahil olduğunu, sebepsiz zenginleşme nedeniyle ifa edilmiş edimlerin karşılıklı ve eksiksiz iadesinin denkleştirici adalet düşüncesine dayandığını, bu nedenle iadeye karar verilirken , verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi gerektiğini, ayrıca sebepsiz zenginleşen tarafın devamlı temerrüt halinde bulunduğundan alacaklının ayrıca bir ihtarda bulunmasının gerekmediğini, bu nedenle temerrüt faizinin başlangıç tarihinin sebepsiz zenginleşme tarihi olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmenin 15 yıl süreceği inancı ile 16/8/2007 tarihinde 250.000 USD 2/11/2007 tarihinde 125.000 USD 25/7/2008 tarihinde 125.000 USD yi ödeme tarihlerinde TL karşılığı olarak davalı şirkete ödediğini, dava konusu istasyona 3.670,32 TL tutarındaki sabit yatırım yaptıklarını, sözleşmenin belirlenen süreden önce sona ermesi nedeniyle ödenen kira bedeli ve sabit yatırım bedellerinin geçersiz kalan süreye karşılık gelen kısmının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre semereleri ile birlikte iadesi gerektiğini, bunun yanı sıra davalı şirkete muhtelif tarihlerde verilen mal ve hizmetler karşılığında tanzim ve teslim edilmiş fatura bedellerinden kaynaklanan 17.448,42 TL alacaklarının bulunduğunu, bu kapsamda peşinen ödenen kira bedelinin geçersiz kalan ve kullanılamayacak kira süresine karşılık gelen 532.210,89 TL ( KDV dahil) nin davalıya ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi ve faizin KDV si ile birlikte davalıdan tahsiline, söz konusu ana paranın dava tarihine kadar davalı yeddinde kaldığı sürede davalı şirketin elde ettiği tüm semerelerin karşılığı olarak 236.688,06 TL nin davalı tarafından sözleşmenin feshedildiği tarih olan 7/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve faizin KDV si ile birlikte davalıdan tahsiline , akaryakıt istasyonuna yapılan sökülemeyen yatırım bedelinin geçersiz kalan süreye karşılık 3.102,82 TL (KDV dahil ) nin yatırımın yapıldığı tarihten itibaren avans faizi ve faizin KDV si ile birlikte davalıdan tahsiline , sabit yatırım nedeniyle ödenen ana paranın dava tarihine kadar davalı yeddinde kaldığı sürede davalının elde ettiği semerelere karşılık KDV dahil 1.313,16 TL nin dava tarihinden itibaren avans faizi ve faizin KDV si ile davalıdan tahsiline, cari hesaptan kaynaklanan 17.448,42 TL nin temerrüt tarihi olan 11/10/2011 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesi ile, mahkemenin yetkisiz olduğunu, taraflar arasında imzalanan 22/6/2007 tarihli akaryakıt istasyonu işletilmesine ilişkin protokol uyarınca 01/8/2007 tarihinde 15 yıl süreli kira sözleşmesi imzalandığını, rekabet kurulu kararı gereğince bayilik sözleşmesinin 7/10/2012 tarihi itibariyle sona erdiğini, müvekkilinin bayilik sözleşmesi süresince tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğinden sebepsiz zenginleştiğini iddia etmenin doğru olmadığını , davacı tarafça yapılan yatırım olmadığını, yatırımların müvekkili tarafından yapıldığını, iddia edilen kira ödemesinin 100.000 Dolarlık kısmının davacı şirket tarafından müvekkiline ödül olarak verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacak davasıdır.
DELİLLER : 01/8/2007 tarihli kira sözleşmesi, 07/11/2007, 07/8/2012, 07/9/2012 tarihli bayilik sözleşmeleri, ihtarnameler, ödeme dekontları, tapu kaydı, ticari defter ve belgeler , keşif , ticari defter ve belgeler , bilirkişi incelemesi.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 05/02/2015 tarih 2013/115 E. 2015/56 Karar nolu ilam ile, kira süresinin 15 yıl olarak kararlaştırılmasına rağmen Rekabet Kurulu Kararı gereğince sözleşmenin daha erken tarihte sona ermesinden dolayı 4054 sayılı kanunun 56. Maddesinin Borçlar Kanununa yaptığı yollama nedeniyle BK 72. Maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre 405.615,44 TL kullanılmayan döneme ait kira bedeli, taleple bağlı kalınarak 236.688,06 TL kullanılmayan döneme ait peşin kira tutarının güncelleştirme karşılığı 17.448,42 TL cari hesap alacağının teminat tarihi olan (.... Noterliğine ait 09 Ekim 2012 tarih ... yevmiye nolu ihtarname gereğince) 13/10/2012 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın sabit yatırımlarla ilgili talebinin ve faizin KDV'si ile ilgili taleplerinin ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen kararın davalı tarafça ve katılma yolu ile davacı tarafça temyizi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 15/05/2017 tarih 2016/... Esas 2017/... Karar nolu ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay bozma ilamında "Davalı vekili tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporuna gerekçeleri de belirtilmek suretiyle ayrıntılı olarak itiraz edilmiştir. Mahkemece davalının rapora yönelik itirazlarını karşılayacak şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılıp iddia ve savunma çerçevesinde deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına bozulmasına, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına" denildiği görülmüştür.
Mahkememizce bozmaya uyularak 15/04/2021 tarih 2019/... Esas 2021/... Karar nolu ilam ile; taraflar arasında 01.08.2007 tarihinde imzalanan "kira sözleşmesi" başlıklı belgede 15 senelik kira karşılığı olarak davacının davalıya 500.000 USD+ KDV ödeyeceğinin yazılı olduğu, bayilik sözleşmeleri incelendiğinde 500.000 USD ile ilgili bir ibare olmadığı, dosya içerisindeki faturalar incelendiğinde davalının davacıya kira bedeli açıklamalı faturalar kestiği, dolayısıyla davalının davacıdan aldığı 500.000 USD'nin 01.08.2007 tarihli sözleşme gereğince 15 yıllık kira karşılığı alındığı, Rekabet Kurulu kararı ile sözleşmenin süresinin 5 yıl ile sınırlandırılması nedeni kullanılmayan sözleşme süresine isabet eden bedelin davacıya iadesi gerektiği, kira sözleşmesinin başlangıcının 01.08.2007, terkin tarihinin 15.04.2013 olduğu, kullanılan gün sayısının 2084, sözleşmenin bitim tarihine göre toplam gün sayısının 5479, kullanılmayan gün sayısının 3395, günlük kira bedelinin 91.26 USD, kullanılmayan gün sayısına göre iadesi gereken miktarın 309.028 USD, bunun dava tarihi TL karşılığının 556.250,00 TL olduğu, önceki kararda 405.615,44 TL kullanılmayan döneme ait kira bedeli, taleple bağlı kalınarak 236.688,06 TL semere kapsamında kullanılmayan peşin kira tutarının güncelleştirme karşılığı olmak üzere toplam 642.303,50 TL'ye karar verildiği, davalı temyizinde tek temyiz nedeni olarak semereye karar verilmediği iddiasının ileri sürüldüğü oysa davacı vekilince semere kapsamında dava dilekçesinde 236.688,06 TL talep edildiği ve bu miktara aynen karar verildiği, dolayısıyla davacının daha önceki kararda hükmedilen kullanılmayan döneme ait kira bedeli karşılığı 405.615,44 TL'ye karşı temyiz yoluna gitmediğinden kullanılmayan kira bedeli tutarı olarak 405.615,44 TL'ye karar verilmesi gerektiği, davacının kullanılmayan döneme ait kira parasına semere uygulanmasına yönelik talebi değerlendirildiğinde, daha önceki kararda hüküm altına alınmış ise de kira sözleşmesinin 11 inci maddesinde buna dair hüküm olmadığı, iyi niyetli sebepsiz zenginleşen davalının güncelleştirilmiş kira bedelini ödeme yükümlülüğü bulunmadığı, bu nedenle semere güncelleştirme bedeline yönelik talebin reddi gerektiği, kullanılmayan döneme ait kira bedelinin KDV'si ile faizinin KDV'si talebinin daha önceki kararda reddedildiği ve davacının bu konuda temyiz yoluna başvurmadığı, davacı tarafın sabit yatırımlarla ilgili talebi ispat edememesi nedeni ile daha önceki kararda reddedildiği, davacının temyiz yoluna başvurmaması nedeni ile bu konuda hüküm kurulmadığı, daha önceki kararda davacının cari hesap alacağı kabul edilmiş ise de dosyadaki rapora göre davacının incelenen defterlerine göre 17.448,42 TL cari hesap alacağı belirlenmiş ise de talimat yolu ile alınan raporda davalının defterleri sunulmadığından incelenmediği, davacının cari hesap alacağının dayanağını açıklayamadığı ve bu konuda delil sunmadığı, yemin deliline de dayanmadığı, kullanılmayan kira bedeli sözleşmenin tapuda terkin tarihi olan 15.04.2013 tarihi esas alınarak hesaplandığından faiz başlangıcının da 15.04.2013 olarak alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kullanılmayan döneme ait kira bedeli 405.615,44 TL'nin 15.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin ve diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen karara karşı taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarih 2021/... Esas 2023/... Karar nolu ilam ile mahkememiz kararı bozulmuştur.
Yargıtay bozma ilamında;
"1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacının cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili talebi, Mahkemece davalının ticari defterlerini sunmadığı, davacının cari hesabın kaynağını açıklayan delil ibraz edemediği ve yemin deliline de dayanmadığı gerekçesi ile reddedilmiştir.
3. 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinde ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu, bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olmasının gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı düzenlenmiştir.
4. Taraf vekillerinin defterlerinin incelenmesi için ... Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat evrakının gereği için 2007-2012 yıllarına ait ticari defterlerini sunması için davalı şirkete gönderilen davetiyeye, sadece 2007 ve 2012 yıllarına ait açıklama içerecek şekilde, 2007 yılına ait defterlerin ... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan bir başka dava için istendiği, 2012 yılına ait defterlerin ise ... Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde incelenmekte olduğu belirtilerek bu defterlerin mahkeme aracılığı ile istenmesi talebiyle 17.12.2013 tarihli şirket unvanının yazılı olduğu imzalı bir dilekçe ile yanıt verildiği, diğer defterlerle ilgili olarak hiçbir açıklama yapılmadığı, bilirkişi raporunda ise davalı şirket muhasebecisi ile yapılan telefon görüşmesinde 2007 ve 2012 yılları dışındaki diğer defterlerin birkaç kez istendiği; ancak bu defterlerin ibraz edilmediği bilgisine yer verilerek, neticeten davalı defterlerinin incelenemediği, davacı defterlerindeki kayıtlara göre davacının cari hesap alacağının bulunduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
5. Bu itibarla Mahkemece davalı tarafa taraflar arasındaki ilişkinin sürdüğü 2007 ilâ 2012 yıllarına ait tüm ticari defter ve kayıtları sunmak üzere davetiye gönderilmesi, ticari defterlerin sunulmamasının hüküm ve sonuçlarının davetiyeye yazılarak tarafa ihtar edilmesi ve defterlerin ibraz durumuna göre 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince inceleme yapılarak davacının cari hesap alacağı talebinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir." denilmiştir.
Mahkememizce usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur.
Mahkememizin 11/07/2024 tarihli duruşmasında " ... ATM'ye talimat yazılarak öncelikle talimat mahkemesince davalı şirketin en son sicil kaydının istenilerek dosyaya bırakılmasına daha sonra da, Davalı şirketin sicil kaydındaki adresine, daha önceki adresi olan "... Mah. ... caddesi ... /Erzurum" adresine yine davalı vekiline ayrı ayrı meşruhatlı tebligat çıkartılarak (daha önceki mahkememizce verilen kararın Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2021/... Esas 2023/ ... Karar sayılı ilamı ile, davalı tarafa çıkartılan tebligat nedeniyle bozulması nedeniyle, meşruhatın tebligat üzerine yazılarak yapılması hususuna talimat mahkemesince dikkat edilerek)
Davalı şirkete ait 2007, 2008,2009,2010,2011,2012 yıllarına ait (yılların tek tek tebligat zarfına yazılarak) ticari defter ve belgelerin tebligatın alındığı tarihten itibaren 2 haftalık kesin süre içinde talimat mahkemesine ibraz edilmesi, verilen kesin süre içinde sunulmadığı taktirde davalı tarafın ticari defter ve belge ibrazından kaçınmış sayılacağı ve davacı tarafın ticari defter ve belgelerine göre karar verileceği ihtar olunur şeklinde tebligat çıkartılarak------ticari defter ve belgeleri ibraz edildiğinde ise bir mali müşavir vasıtası ile inceletilerek davacının davalıdan 17.448,42 TL cari hesap alacağı olup olmadığının belirlenmesi ve rapora ticari defter ve belgelerin ilgi kısmının eklenmesi hususunda rapor aldırılmasına, " karar verilmiştir.
Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... talimat sayılı dosyasından " davalı tarafın her iki adresine ve davalı vekiline ticari defterlerin sunulması için tebligat çıkartıldığı, iki haftalık kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtların mahkememize sunulmadığı anlaşıldığından talimat evrakının işlemsiz olarak yerel mahkemesine iadesine " şeklinde karar verilerek talimat mahkememize iade edilmiştir.
Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere davacının ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun olarak tutulmasına rağmen davalı taraf 6100 sayılı Kanunun 222.maddesi gereğince kendi ticari defter ve belgelerini sunmadığından , davacının ticari defter ve belgelerindeki kayıtlar esas alınarak 17.448,42TL cari hesap alacağının temerrüd tarihi olan (... Noterliğine ait 09 Ekim 2012 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname gereğince ) 13/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline ayrıca daha önceki bozma dışında kalarak subut bulan 405.615,44TL kullanılmayan döneme ait kira bedelinin de davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, kullanılmayan döneme ait kira bedeli olan 405.615,44 TL'nin 15/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
17.448,42 TL cari hesap alacağının 13/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının diğer taleplerinin ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,
3-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden 67.459,58 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin yatırılan 13.504,40TL nisbi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından bozmadan önce yapılan 5.689,80TL , bozmadan sonra yapılan 1.367,40TL yargılama gideri olmak üzere toplam 7.057,20TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürlüğünce ilgilisine iadesine,
8-Bu dava sebebiyle 28.899,50TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 13.504,40TL ile , 15/04/2021 tarihli kararımız gereğince davalıdan tahsil edildiği bildirilen ( ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 22/04/2022 tarihli yazı cevabı ) 12.939,89TL harcın mahsubu ile kalan 2.455,21TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay Temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/02/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.