Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/688

Karar No

2024/788

Karar Tarihi

12 Kasım 2024

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/688 Esas
KARAR NO : 2024/788
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/10/2023
KARAR TARİHİ : 12/11/2024

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... Mah., ... Sok. No: ... / İstanbul adresinde, davalı ... tarafından atık su ve yağmur suyu altyapı yenileme çalışması esnasında müvekkili şirketin kabloları hasara uğratıldığını, hasarın ardından, müvekkili şirketin teknik elemanlarınca durum tutanakla tespit edilerek, akabinde hasarın giderilmesi için gerekli çalışmaların yapıldığını, müvekkili şirketin malzeme gideri, işçilik gideri ve işletme zararı olmak üzere toplam 5.975,01 TL zarara uğratıldığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, alacağın, hasar tarihinden itibaren başlayan T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için öngördüğü avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu iddia haksız fiil iddiası ve tarih itibariyle ihtilaf söz konusu olduğundan, hak kaybı oluşmaması açısından esasa ilişkin itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazını bildirdiklerini, ... genel müdürlüğü aleyhine açılan davanın idari yargı yerinde görülmesi zorunlu olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, zira söz konusu adreste idaremiz personellerinin herhangi bir çalışması bulunmadığını, tazminat bedeline hasar tarihinden itibaren faiz istenilmesi hukuka aykırı olduğunu, idarenin dava dışı üçüncü kişilerce verilen zararlardan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davaya konu tazminat iddiasındaki faiz istemi hukuka aykırı olduğunu, davanın yüklenici firmaya ihbarını, öncelikle yargı yolu ve görev itirazının kabulü ile görevsizlik kararı verilmesini, dava şartı yokluğundan davanın reddini, davanın öncelikle usule ayıkırılık itirazlar nedeniyle reddini, Davacının davasının esastan ve tümüyle reddini talep etmiştir.

Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; Dava, davacıya ait telefon kablolarına ve altyapıya davalı tarafından yapılan kazı sırasında zarar verildiğinden bahisle meydana gelen hasar bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda ... Mah., ... Sok. No: ... / İstanbul adresinde 08.09.2021 tarihinde ... ekipleri tarafından yapılan altyapı kazı çalışmaları esnasında davacıya ait tesislerin hasara uğradığını, onarımının 5.975,01 TL tuttuğunu beyanla işbu tutarın - fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla- hasar tarihi olan 08.09.2021 tarihinden itibaren T.C Merkez Bankasının kısa vadeli avanslara uygulanan değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talebiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri ... Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Eldeki dava bakımından davacının ... Mah., ... Sok. No: ... / İstanbul adresinde bulunan altyapısına, kablolarına, davalının yapmış olduğu çalışma esnasında zarar verildiğinin iddia edilmesi sebebiyle yargılama esnasında taraflardan davacının tanık bildirmiş olması sebebiyle işbu tanık dinlenilmiş ve akabinde dosya kablolar alanında uzman elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanan raporda özetle;
Olay; 06.09.2021 günü saat 09.00 sularında davaya konu yerde ... A. Ş. / ... Ltd. Şti. İş Ortaklığı tarafından 2018 yılı ... İşi kapsamında, rabıt yenileme çalışması sürecinde ... A. Ş.'ye ait yer altı kablolarının, ...'ye ait kazı çalışması yapılırken hasar görmesi biçiminde meydana gelmiştir. Hasar mahali, ... Mahallesi, ... Sokak, No: - ... / İstanbul adresidir.
... A. Ş. ... Bölge Yeraltı Şebekesi İnşaatı Günlük Şantiye Defterinde (08.09.2021 tarihli) parke işlerinin yapıldığı dolgu maddesi olarak kumun kullanıldığı, adaptör sayısının -9- olduğu, Kazı Hesaplama Tablosunda da başlangıç ve bitiş derinliğinin 2,2 metre, genişliğin 1,5 metre, uzunluğun -02- metre ve boru sayısının -9- olarak belirtildiği,
... A. Ş. ... Bölge Yeraltı Şebekesi İnşaatı Günlük Şantiye Defterinde (11.09.2021 tarihli) parke işlerinin yapıldığı dolgu maddesi olarak kumun kullanıldığı, adaptör sayısının -2- olduğu, Kazı Hesaplama Tablosunda da başlangıç ve bitiş derinliğinin 0,8 metre, genişliğin -01- metre, uzunluğun -03- metre ve boru sayısının -2- olarak belirtildiği,
Alt yapı tesisleri için yapılacak kazıların derinliğinin, kaplamalı ana / tali yollar için 50 cm, kaldırım - tretuvar için 50 cm, dikey yol geçişleri için 120 cm, orman, köy vb. Gibi diğer yollar ile normal arazi, eğimli erozyonlu araziler için 90 cm olmalıdır. İşletmeci alt yapı çalışmaları sırasında her türlü güvenlik önlemlerini alacaktır (Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmelik Madde 12, Elektronik Haberleşme Yer Altı Tesisleri Referans Dokümanı Madde 5.1).
Dosya kapsamındaki mevcut verilerden, davacı firmaya böyle bir çalışma öncesi bilgi verilmediği anlaşılmaktadır. Davalı ... Genel Müdürlüğünün 23.11.2023 tarihli ve ... - 622.03 - ... sayılı Yazısında; “...'a bilgi verilip verilmediğine dair elimizde somut bir veri bulunmamaktadır” açıklaması yapılmaktadır. Bu sebeplerle, rabıt yenileme çalışması esnasında davacı ... A. Ş.'nin bilgilendirilmemiş olduğu kanaatine varılmıştır.
Mevcut bu verilerle, davacının olayda kusurunun olmadığı kanaatine varılmıştır. Bir deyişle davacı ... A. Ş.'nin Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmelik Madde 12, Elektronik Haberleşme Yer Altı Tesisleri Referans Dokümanı Madde 5.1”e aykırı bir tasarrufunun bulunmadığı kanaati oluşmuştur.
Yapılan iş ve zarar gören kablo miktarı ve cinsi göz önünde tutulduğunda, olay tarihi itibarıyla davacı firmanın toplam zararının 5 975,01 TL olarak alınmasının yerinde ve piyasa koşullarına uygun olduğu
kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2019/... Esas, 2021/... Karar Sayılı, 01/11/2021 Tarihli "... Uyuşmazlık, davacıya ait telefon kablosuna davalı tarafından yapılan kazı sırasında zarar verildiğinden bahisle zarar vermek eyleminden kaynaklanan maddi tazminat isteğine ilişkindir.
... Somut olayda, olay tarihinde davalı tarafın kanal arızası ihbarı üzerine olay yerinde kazı yaptıkları bu sırada içme suyu borusunun patladığı boruya tapa takıldığı,tekrar tapanın atmaması için demir bir boruyu kepçenin arka tarafı ile çaktıkları sırada davacı şirkete ait kablolara zarar verildiği, dinlenen tanık beyanları, mahallinde düzenlenen tutanak içeriği ile sabit olduğuna göre; davacının bu zararı önlemek için alabileceği bir tedbir olmadığından davacının maddi zararından davalının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin anılan hususlara yönelik istinaf başvurusu yerinde değildir." şeklindeki gerekçeli ilamı ve ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2021/... Esas, 2022/... Karar Sayılı, 20/06/2022 Tarihli "Dava; Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Davalılar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca davalı ... kendi görev kapsamı içinde kalan işi diğer davalıya ihale etmiş olup işin sözleşme ve mevzuata uygun yapılıp yapılmadığının denetim, hakkı, yetkisi ve sorumluluğu iş sahibi olan ...'dedir. Meydana gelen zarardan davalı ...'nin işin denetim sorumluluğu kapsamında sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Davalılar arasında akdedilen sözleşmeye göre tüm sorumluluğun yükleniciye bırakılması sözleşmenin nispiliği uyarınca sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişi konumundaki davacıya karşı ileri sürülemez. TBK m 61 uyarınca birden çok kişi aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Bu çerçevede davalı ...'nin husumet itirazı yerinde değildir.
Dosya kapsamından; dava konusu yerde davalı ...'nin sözleşme kapsamında inşaat işi yaptırdığı, davaya konu hasarların meydana geldiği tarihler, hasarların mahiyeti, ve yeri dikkate alındığında davalılar arasında akdedilen sözleşme tarihi ve sözleşmeye göre yapılacak kazı sahası içerisinde kaldığı, hasarın ancak kazı ile meydana gelebileceği , söz konusu tarih aralığında davalıların hasar meydana gelen sahada kazı çalışması yaptıkları, davalılar dışında başkaları tarafından kazı çalışması yapıldığının ileri sürülmediği anlaşılmakla dava konusu edilen hasarın davalılar tarafından meydana getirildiği anlaşılmıştır. Yer altından geçen boru hattının zarar görmemesi için dosya kapsamına göre davacıya atfı kabil kusur bulunmadığı anlaşılmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunun usulüne uygun ve denetime elverişli olduğu, davacı kurumun özel hukuk tüzel kişisi olduğu, zararın davacı telekom işçileri tarafından giderilmediği, hasarın başka firmaya bedeli mukabilinde yaptırıldığı anlaşılmakla hasar bedelinin gerçek zarar dikkate alınarak yapılan hesaplamanın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
TBK M. 90 uyarınca ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur. Haksız fiile dayalı zararlarda borç haksız fiil tarihinde muaccel olup haksız fiil tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Davalı ... TTK m 16/1 uyarınca tacir olup, davacı tacirin ticari faaliyetine konu zararına avans faizi uygulanmasında kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır." şeklindeki gerekçeli ilamı bir bütün olarak incelendiğinde bilirkişi tarafından her ne kadar ... ve alt işverenleri bakımından oransal kusur hesaplaması yapılmış ise de davacının altyapısına zarar veren firma ile asıl işveren konumunda olan davalı ...'nin davacıya karşı müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunmakta olup oranlar kusur aralarındaki iç ilişki bakımından önem arz etmektedir. Bu sebeple tarafların tacir olmaları ve meydana gelen zararın ticari işletmeleri sebebiyle doğmuş olduğu göz önünde bulundurulduğunda davacının altyapısında meydana gelen zararın onarım bedeli olan 5.975,01 TL'nin hasar tarihi olan 08.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile 5.975,01 TL maddi zararın, hasar tarihi olan 08.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
2-Alınması gerekli olan 427,60-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 157,75-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 578,10-TL (başvurma, vekalet harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 860,50-TL, bilirkişi ücreti: 2.750,00TL olmak üzere toplam: 4.188,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 5.975,01-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/11/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

  • İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim