mahkeme 2023/402 E. 2025/558 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/402
2025/558
16 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/402 Esas
KARAR NO :2025/558
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:13/06/2023
KARAR TARİHİ:16/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı yol süpürme aracıyla Doğu Çevre Yolu Kayseri istikametine Emniyet Müdürlüğü yanyoldan katılım yaptığı esnada; aynı istikamette Battı-Çıktıdan gelerek seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobiliyle sol yan ve arka kısımlarına çarpması neticesinde yaralanmalı ve ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın sonucunda ... plakalı aracın sürücüsü, ... ve ...’nin oğlu ... vefat ettiğini, desteğinin ölümü nedeniyle müvekkillerinin maddi açıdan mağdur olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere; müvekkillerinin çocukları ...'ün desteğinden yoksun kalmış olmaları sebebiyle şimdilik 200.000,00-TL (Anne ... için 100.000,00-TL, Baba ... için 100.000,00-TL) maddi tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 07.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere (Varsa müteveffa ...'nin kusuruna düşen kısım talep edilmemiştir.) limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61. Ve 163. Maddeleri ile 2918 sayılı KTK’nın 88/1. maddesi gereği teselsül hükümleri uyarınca davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf işbu dava öncesinde Müvekkili Şirkete sunmuş olduğu 27.03.2023 tarihli e-mail ile başvuru dilekçesine istinaden yapılan başvuruda eksik evrak bulunduğundan Müvekkili Şirket tarafından dosya inceleme süreci tamamlanamadığını, müvekkili şirket kazaya karışan aracın ZMMS Poliçesini düzenleyen şirket olup, müvekkili şirketin sorumluluğu poliçe limitleri dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, müvekkil şirkete sigorta poliçesi ile bağlı aracın kusurlu olduğunun tespiti halinde tazminat hesabı için davacı gerçek gelirinin tespiti gerektiğini, davacıların desteğinin dava konusu kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında emniyet kemeri durumu belirsiz olarak işaretlendiğini, davacıların desteğinden yoksun kaldığı ...'nin dava konusu kaza sırasında 1,37 promil alkollü olduğu belirtildiğini, bu nedenle, Müteveffa zararın oluşmasında müterafik kusur sahibi olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin sorumluluğu kabul edilse dahi tazminat hesabı yapıldığı takdirde en az %40 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığını, bu sebeple müvekkili şirket yargılama masrafları ve vekâlet ücretinden sorumlu olmadığını, davacı tarafın, hukuki dayanaktan yoksun olan davasının reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, meydana gelen kaza neticesinde desteğin ölümü nedeniyle davacıların maddi tazminat bedelinin temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin sorumluluğuna düşen sorumluluk dahil olmak üzere teminat limitleri ile sorumlu olmak kaydıyla davalı sigorta şirketinden tazminine ilişkin tazminat davasıdır.
Somut olay bakımından yapılan kontrolde davacılar vekili tarafından davadan feragat edildiğine dair 13/06/2025 tarihinde davalı ile sulh olduklarını, iş bu davadan feragat ettiklerine ilişkin beyan dilekçesi doğrultusunda karar verilmesini, karşılıklı olarak masraf ve vekalet ücreti talebinin olmadığını, davalı vekili 03/07/2025 tarihli dilekçesinde, davacı yanın feragat beyanı ve davada sulh sağlanmış olması nedeniyle, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını, feragat doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacı vekilinin feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş, davanın davalı tarafından yapılan ödeme davacının feragatiyle karara çıkmış olması sebebiyle arabuluculuk ücreti davalı üzerine bırakılmış, Harçlar Kanununun "Davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlıklı 22. Maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.
" şeklindeki düzenlemesi uyarınca hesaplama yapılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1- Davacının davasının FERAGAT nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu 22. Madde hükmü uyarınca alınması gereken 2/3 oranındaki 410,26-TL red karar harcının başlangıçta peşin olarak alınan 821,08-TL'den mahsubu ile bakiye artan 410,26-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya ödenmesine,
5-Tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-Tarafların zorunlu arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL'nin davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.