Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/30
2025/94
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/30 Esas
KARAR NO : 2025/94
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/01/2023
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
DAVA : Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, davalı tarafça .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak olarak 07.01.2020 vade 03.01.2020 keşide tarihli 50.000,00-TL bedelli senet ve 30.01.2020 vade 03.01.2020 keşide tarihli 288.661,03-TL bedelli senetlerin gösterildiğini, müvekkiline tebliğ edilen ödeme emri ve dayanak suret olan takibe konu senetler incelendiğinde, takibe konu senetler üzerindeki imzanın ve yazıların müvekkiline ait olmadığının görüldüğünü, takibe konu senetler üzerindeki imzaların, müvekkilinin eli ürünü olmadığını, müvekkilini borçlandırmak maksadı ile başlatılan işbu icra takibinde alacaklı tarafın kötü niyetli olduğunu, senetler altındaki imzanın müvekkiline ait olduğu kabul edilse bile söz konusu senetlerin teminat senetleri olduğunu ve kambiyo vasfına haiz olmadığını, davalı tarafından icra takibine konu edilen senetlerin davalı tarafından müvekkili şirket ile aralarında yer alan sözleşmeye istinaden ek olarak davalı tarafından düzenlenmiş olan teminat senetleri olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında daha önce araç kiralamasına ilişkin olarak sözleşme akdedilmiş olduğunu, davalı yan tarafından sözleşmeye ek olarak alacağını garantiye almak amacı ile teminat senedi olarak icra takibine konu senetlerin düzenlendiğini, teminat senetlerinin bedelleri incelendiğinde ise sözleşmede yer alan rakamlar üzerinden senetlerin doldurulduğunun görüleceğini, teminat senedi vasfını taşıyan bir senedin ancak genel haciz yolu ile takip edilmesi ya da bir alacak davasına konu edilmesinin söz konusu olacağını, davaya konu icra takibinde yer alan senetlerin sadece ilamsız takip ya da alacak davasına konu yapılabileceğini, doğrudan kambiyo senedine özgü haciz yolu ile takibe konulmuş olduğunu ve yapılan takibin usulsüz olduğunu, takibe konu senetler incelendiğinde ise ... adına imza ve kaşe yer aldığını, ... ...'nun şahsi imzasının yer almadığını ve bu sebeple ... ...'nun borcun tarafı olduğundan bahsedilemeyeceğini, müvekkili şirket ile davalı arasında temel borç ilişkisine bakıldığında ise ... ...'nun şahsi olarak borçlu olduğunu gösteren herhangi bir delilin bulunmadığını, müvekkili şirketin de senette yazılı rakamlar kadar davalıya borcunun bulunmadığını, söz konusu senetlerin sözleşmeye teminat olarak alındığını fakat borçlu tarafından ticari defterlere kayıt edilmediğini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında yer alan sözleşmeye istinaden araç kiralama sözleşmesinde yer alan rakamların o zamanki muadillerine göre çok fahiş olduğunu, müvekkilinin Arap asıllı olmasından kaynaklı olarak müvekkilinin aldatıldığını ve çok fahiş fiyatlardan kiralama hizmeti sunulduğunu ve müvekkilnin maddi olarak zor duruma düşürüldüğünü, sözleşmeden sonra aylık olarak fatura bedellerini müvekkili şirketin ödemeye devam ettiğini ve bu durumu müvekkilinin fark etmesi üzerine sözlü olarak fiyatların piyasa şartlarına uygun bir şekilde revize edilmesi için davalı ile görüştüğünü ancak davalı tarafından müvekkiline fahiş fiyatlardan fatura kesilmeye devam edildiğini beyan ederek müvekkilinin söz konusu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, kötüniyetli bir şekilde işbu davanın ikame edilmesine sebebiyet veren davalı yan aleyhine takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde, takibe dayanak bono üzerinde imzanın davacı yanın eli ürünü olduğunu, davacı tarafın kötü niyetli olarak imzaya itiraz ettiğini, dava içerisinde bulunan avukatlık vekaletnamesinde dahi çıplak gözle vekaletname de bulunan imzanın bono da bulunan imza ile aynı olduğunun görüldüğünü, icra takibi kapsamında borçluya ödeme emri tebliğ edilmesi aşamasında imzaya ilişkin olarak herhangi bir itirazda bulunmadığını, bono üzerinde teminat senedi olduğuna ilişkin bir ibarenin yer almadığını ve kayıtsız şartsız borç niteliğine haiz geçerli bir senet olduğunu, senedin sözleşmeye istinaden verildiğinin yazılı olarak kanıtlanması gerektiğini ve teminat seneti olarak senedin üzerine açıkça teminat olarak verildiğinin yazılması gerektiğini, dava dilekçesi ve davaya konu bono incelendiğinde ise bu hususlara ilişkin herhangi bir emarenin bulunmadığını, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 08.05.2014 gün ve 2014/11364 E., 2014/13598 K. ve Yargıtay kararı 2001/12-496 E. 2001/534 Kararlarına atıf yaparak dilekçesinin devamında, senedin usulüne uygun hazırlandığını, kambiyo senetlerinin muhtevası gereği mücerret bir borç ilişkisi doğurduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/19-821 E., 2019/58 K. ve 05/02/2019 tarihli kararı ile kambiyo senetlerinin mücerretlik ilkesine dikkat çekildiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/19-473 E., 2011/607 K. numaralı kararında ise özetle senetin sebepten mücerretliğine vurgu yapıldığını, davacı yanın icra takibi kapsamında borcunun olmadığını iddia ettiğini ve 16.01.2020 tarihinde .... İcra Hukuk Mahkemesi 2020/67 E. Sayılı dosyası ile dava ikame ettiğini, dava da "dava dilekçesine paralel olarak" beyanlarda bulunduğunu ve borca itiraz ettiğini, yargılama neticesinde İcra Hukuk Mahkemesinin "Bunun dışında takibe konud edilen senetlerin üzerinde açık ve şüpheye mahal bırakmayacak şekilde teminat senedi olduklarına dair bir delil de bulunmadığından araç kiralama sözleşmesinde yer alan teminat senedine ilişkin düzenlemede bu senetlerin teminat senedi olduğunu kabul için yeterli bulunmamıştır." gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini, davacı tarafın kararı istinaf ettiğini ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. HD. 2020/2721 E. 2021/2295 K. Sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini devamında ise borçlu tarafın karşı temyiz kanun yoluna başvurduğunu, Yargıtay 12. HD. 2021/13347 E. 2022/6400 K. Sayılı ilamıyla BAM kararının onanmasına karar verildiğini, davacı tarafın müvekkili ile arasında araç kiralama ve satış ilişkisinin mevcut olduğunu, ticari ilişki kapsamında borçlu şirketin, müvekkili şirketten hizmet aldığını, borçlu şirket tarafından da hizmet bedelinin bir süre ödendiğini, müvekkili tarafından işbu ilişki kapsamında borçluya faturalar düzenlendiğini ve işbu faturalardan doğan alacakların ticari defterlere işlendiğini, takip borçlularının müvekkili şirkete olan borçlarına istinaden bono ile ödeme yapmak istediklerini beyan etmeleri üzerine çeşitli tutar ve vadelerde bono tanzim edilerek müvekkiline teslim edildiğini, davayı ispat yükünün davacıya ait olduğunu belirterek haksız ve kötü niyetli davacı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine ve davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, kambiyo senedi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Deliler ; ... İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyası, davaya konu 07/01/2020 vade 03/01/2020 keşide tarihli 50.000,00TL bedelli ve 30/02/2020 vade tarihli 03/01/2020 keşide tarihli 288.661,03 TL bedelli senetler, senet üzerinde imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporu, ... İcra Hukuk Mahkemesine ait 2020/67 esas 2020/694 karar sayılı dosya, ... icra müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyası.
Davaya konu senet asılları temin edilerek 08/02/2024 tarihli duruşmada hazır olan ... ...'na gösterilerek senetler üzerindeki imzanın ayrıca 03/0/2022 tarihli protokoldeki imzanın kendisine ait olup olmadığı sorulmuş, ... ... beyanında hem protokoldeki hemde iki adet senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, kambiyo senetlerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, hemde imzanın müvekkiline ait çıkması halinde de söz konusu senetlerin teminat senedi olduğu yönünde beyanda bulunmuş olup bu iki dava sebebinin birbiri ile çeliştiği bu durumun çelişkili davranış yasağına girdiği belirtilerek talebinin teke indirmesi gerektiği belirtilerek davacı vekilinden bu yönde beyanda bulunması istenilmiş davacı vekili, 06/06/2024 tarihli duruşmadaki beyanında bonolar ve protokoldeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, taleplerinin bu yönde teke indirdiklerini , imza inkarında bulunduklarını bildirmiştir.
... İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyası alınıp incelendiğinde, ...... Ltd Şti tarafından ... ... Ltd Şti, ... ... hakkında 50.000,00TL bedelli ve 288,661,03TL bedelli senetler nedeniyle 37,67TL işlemiş faiz ekleyerek toplamda 338.698,70TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine dayalı takip başlattığı görülmüştür.
... icra hukuk mahkemesinin 2020/... esas 2020/... karar sayılı ilam incelendiğinde, ... ... ve ...... Ltd Şti tarafından ....... Ltd Şti hakkında ... icra müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyasından dolayı takibin taliki veya iptali talepli dava açtıkları, dava dilekçesinde "....düzenlenen prtokole istinaden verilen senetlerden 50.000,00TL bedelli olanın müvekkilince ödendiğini, senetler üzerine sonradan eklenen bir ibare ile birisinin ödenmemesi halinde tüm senetlerin muaccel olacağının yazıldığı ve davalı tarafça evrakta sahtecilik yapıldığını, senedin teminat niteliğinde olduğu" iddia ettikleri mahkemece davanın reddine karar verildiğini, iş bu kararın istinafa götürüldüğü, ... BAM ... HD'nin 2020/... esas 2021/... karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
Yukarıdaki icra takibine ve davamıza konu edilen senetlerin asılları alınarak kasamıza bırakılmış , incelendiğinde her iki senedinde 03/01/2020 keşide tarihli olduğu, lehtarının ... ... Ltd Şti olduğu, birinin bedelinin 50.000,00TL diğerinin 288.661,03TL olduğu, 50.000,00TL bedelli senedin ödeyecek kısmında davacı şirket kaşesi üzerinde imza ayrıca ödeyecek kısmında ... ... isminin yer aldığı, düzenleme tarihinin altında da iki adet imza bulunduğu, 288.661,03TL bedelli senedin ödeyecek kısmında davacı şirketin kaşesi ve üzerinde imza bulunduğu, düzenleme tarihinin altında da iki adet imza bulunduğu görülmüştür.
... icra müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyası içerisinde bulunan 03/01/2020 tarihli prtokol başlıklı belge incelendiğinde "iş bu protokol ... icra müdürülüğünün 2019/... esas sayılı dosyasına istinaden yapılmış olup, 07/01/2020 vadeli 50.000,00TL bedelli ve 30/01/2020 vadeli 288.661,03TL bedelli ... ...'nun düzenlediği senetler iş bu dosyaya alınmış olup alınan senetlerin gününde ödemediği takdirde tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takibe konulacağı....." şeklinde yazılı olduğu, alt tarafında borçlu ve alacaklı vekili denerek imza atıldığı tespit edilmiştir.
Davacı şirketin sicil kaydı alınıp incelendiğinde yetkilisinin ... ... olduğu tespit edilmiştir.
Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi üzerine mahkememizce icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmiş bunun üzerine davacı tarafça icra takibinin durdurulması amacıyla takibe konu miktarı icra dosyasına yatırmıştır.
Takip miktarı 338.698,70TL olmasına rağmen , davanın açıldığı tarihe kadar işleyen faiz, vekalet ücreti vs gibi icra masrafları da eklenerek kapak hesabı yapılması nedeniyle davacı taraf dava değerini kapak hesabı miktarına göre belirleyerek 570.470,73TL dava değeri üzerinden açmıştır.
Yukarıda özetlenen protokolde ... icra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyasından bahsedilmesi nedeniyle söz konusu dosya UYAP üzerinden alınarak incelendiğinde, ... tarafından ... ... ve ... Aş hakkında 275.000,00TL bedelli senede dayılı olarak kambiyo senetlerine dayalı takip başlatıldığı görülmüştür. Bu takip ile ilgili olarak ... icra hukuk mahkemesinin 2020/46 esas sayılı dosyası ile takibin taliki veya iptali / şikayet istemi .......AŞ ve ... ... tarafından dava açıldığı, mahkemece 2020/... karar numarası ile karar verildiği verilen kararın istinaf edildiği , ... BAM ... HD'nin 2020/... esas 2020/ ... karar sayılı ilamı ile takibe konu 275.000,00TL bedelli bonoda keşideci olarak ... ...'nun adının yazılı olduğu ancak imzasının bulunmadığı, şikayetçi borçlu şirketin adının ise kefil olarak yazılı olduğu, kefil kısmında şirket kaşesi üzerinde tek imzanın bulunduğu, bu durumda takibe konu senet üzerinde düzenleyen olarak yer alan ... ...'nun imzasının bulunmadığı açık olduğundan, keşideci imzasını taşımayan takip konusu belgenin kambiyo senedi vasfının bulunmaması nedeniyle İİK 170/a maddesi gereğince mahkemece resen takibin iptaline hükmedilmesi gerekiği belirtilerek , mahkeme kararın kaldırıldığı devamında da "davanın kabulü ile ... icra müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyasında davacılar aleyhine yapılan takibin iptaline " şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Davacılar vekili iş bu dosyaya konu olan kambiyo senetlerinde ki imzanın müvekkiline yani ... ...'na ait olmadığını iddia etmesi nedeniyle, ... 'nun mahkememiz huzurunda imza örnekleri alınmış ayrıca davaya konu senetlerin tanzim tarihlerine yakın - önceki tarihli resmi kurumlardan imzalı evrak asılları toplanarak senetlerdeki imzanın ... 'nun eli ürünü olup olmadığının tespiti için dosya 3 adet grafolog bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmıştır.
08/01/2025 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde, davaya konu olan 50.000,00TL bedelli ve 288.661,03TL bedelli iki adet senetteki şirket kaşesi üzerinde bulunan imza ile kefil hanesinde bulunan 2 adet imzanın ... ...'nun eli ürünü olduğu yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Toplanan tüm deliller ve yapılan imza incelemesi birlikte değerlendirildiğinde ; davacı taraf dava dilekçesinde, senetler üzerindeki imzayı inkar etmiş hemde imzanın müvekkiline ait çıkması ihtimalinde de senetlerin teminat amacıyla verildiği iddiasında bulunmuştur. Bu iki iddianın birbiri çelişmesi nedeniyle davacıdan bu konuda açıklama istenilmiş , davacılar vekili ise senetler üzerindeki imzaları inkar ettiklerini belirterek dava sebebini imza inkarına indirgemiştir. Alınan bilirkişi heyet raporunda senet üzerindeki tüm imzaların ... ...'na ait olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davacılar tarafından açılan menfi tespit isteminin reddine karar vermek gerekmektedir. Yargılamanın devamı sırasında davacıların talebi üzerine icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş , davacılarda takip konusu icra alacağını tedbir talebinde bulunma amacıyla icra dosyasına yatırmışlardır. Davalı vekili cevap dilekçesinde kötü niyet tazminat isteminde de bulunmuştur. İİK 72/4 maddesinde ; "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.
" denildiğinden , mahkememizce verilen tedbir kararı nedeniyle davalı taraf icra dosyasına yatırılan bedeli alamadığından icra inkar tazminat talebinin kabulü gerekmektedir. Dava değerinin 338.698,70TL olmasına rağmen , davacılar icra müdürlüğünce yapılan kapak hesabını esas alarak takip tarihinden sonra işlemiş faiz, tahsil harcı, icra başvuru harcı, icra vekalet ücreti ve icra dosyasına yapılan masrafları da katarak 570.470,73TL üzerinden dava açmıştır. Dava değerinin saptanmasında takip tarihinden sonraki bu miktarların dikkate alınması mümkün değildir. Dava değeri 338.698,70TL olduğundan kötü niyet tazminatının bu miktar üzerinden hesaplanması gerekmiştir. Bu kapsamda bu miktarın %20'si oranında hesaplanan 67.739,74TL kötü niyet tazminatının davacılar tarafından yatırılan teminattan alınarak davalıya verilmesi gerekmektedir, yine karar ve ilam harcı , vekalet ücreti hesabında da dava değeri olarak kabul edilen 388.698,70TL esas alınmış ve aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Davacıların davasının reddine,
İİK 72/4. Maddesi gereğince icra takibine konu alacağın %20'si oranında hesaplanan 67.739,74 TL kötü niyet tazminatının davacılar tarafından yatırılan teminattan alınarak davalıya verilmesine,
2-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 62.191,79 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürlüğünce ilgilisine iadesine,
5-Bu dava sebebiyle 615,40TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 9.742,22TL 'den mahsubu ile fazla alınan 9.126,82TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde istek halinde davacılara iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/02/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.