mahkeme 2022/80 E. 2025/557 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/80
2025/557
16 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/80 Esas
KARAR NO :2025/557
DAVA:Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:03/02/2022
KARAR TARİHİ:16/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin çalışanı... tarafından 27/07/2021 tarihinde davalının ... şubesine,... keşide tarihli, ... seri numaralı çek, ... keşide tarihli, ... ve ... seri numaralı çekler, ... keşide tarihli, ... ve ... seri numaralı çekler ve ... keşide tarihli, ... seri numaralı çeklerin teslim edildiğini, çeklerin müvekkilinin İstanbul'da yer alan genel merkezlerine gönderilmesi amacıyla ödeme yapıldığını, ancak çeklerin müvekkilinin İstanbul şubesine ulaşmadığını, davalının internet sitesinden kargonun takibine ilişkin bilgiler sorgulandığında kargonun teslim edildiğini gördüklerini, davalı firmadan alınan bilgiye göre kargoyu taşıyan aracın çalındığını kargoların bu sebeple teslim edilemediğini, kaybolan çekler hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyaları ile çek iptali davaları açıldığını, çekler müvekkilinin sahte kaşe ve sahte imzaları kullanılarak ciroladığını, ödemelere ve takiplere konu edildiğinden gerekli suç duyularında bulunulduğunu, ilgili itiraz ve iptal davaları açıldığını, taşıma ilişkisi kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve müvekkilinin zararına neden olan davalıdan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000 TL olan zararının tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerini kabul anlamına gelmemekle beraber taşıyıcıya karşı yöneltilebilecek talepler, hak düşürücü sürede ihbar edilmediğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği zarardan, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, gönderiler alıcısına teslim edildiğini, göndericinin hiçbir tazminat talep etme hakkı olmadığını, Türk Ticaret Kanunu (TTK”) 898/1-a maddesi gereğince de, özel ... şirketleri/taşıma firmalarının kambiyo senetlerinin kaybolması gibi durumlarda kanunen sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle, özel ... şirketleri vasıtası ile herhangi bir çek veya senet gönderiminde, bunların taşınması esnasında kaybolması veya başkaları tarafından ele geçirilmesi vb. durumlarda meydana gelebilecek tüm kayıp ve zararlardan gönderen sorumlu olduğunu, haksız davanın külliyen reddini, aksi halde dosyanın kusur ve zarar hesaplaması için konusunda uzman bilirkişilere tevdini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacılara ait çeklerin davalı ... firması tarafından taşınması esnasında çalınmasından kaynaklı olarak davacının uğramış olduğu zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda davacılar vekili tarafından ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde davacılara ait birden fazla çekin davalı tarafından taşınması esnasında kaybolması sebebiyle zarara uğranıldığından bahisle maddi ve manevi tazminat istemi ile dava açılmış ise de mahkememizce davacıların uğradığını iddia ettiği zararların dayanaklarının araştırılması, zarar iddiasına yönelik olarak yargılama yapılması gerektiğinden öncelikle davacılar vekiline talep sonucunu açıklaması için verilen sürede sunulan beyan dilekçesi akabinde dava değeri açıklanarak davacıların toplam zararının 105.592,24 TL olduğu beyan edilmiş ve bu kapsamda eksik harç ikmal edilmiştir.
Yargılama esnasında davalı şirket nezdinde taşımaya ilişkin tutulmuş olan kayıtlar, eksik evraklar celp edilerek dosyanın 1 taşıma hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanan kök ve ek raporda özetle;
Davalı ... ... cevap dilekçesinde ... taşımasına konu edilen çeklerin taşınması yasak ve sakıncalı olan gönderi statüsünde olduğunu belirtmektedir. Davalı ... ... bu iddiasını TTK Madde 898 Fıkra (1) hükümlerine dayandırmaktadır. Buna karşın davacı ...... firmasının cevaba cevap dilekçesinde belirttiği üzere ilgili madde taşınma eşyalarına ilişkin olup dava konusu olay için geçerli olmayacağı kanaati bilirkişi nezdinde açıktır. Bununla birlikte davalı ... ... firmasının internet sitesi incelendiğindeyse firmanın çekleri operasyonel açıdan kabul edilmeyen taşınması yasak kargolar olarak kabul ve beyan ettiği tespit edilmektedir.
Davacı ...... firmasının kargoyu davalı ... ... firmasına teslim ederken dosya ibaresine dayandığı tespit edildiğinden TTK Madde 875 Fıkra (2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır. Hükmünün davalı ... ... açısından uygulama alanı bulacağı kanaati bilirkişi nezdinde oluşmaktadır. Böylece davalı ... ... tarafından normalde taşınmaya kabul edilmeyecek bir kargoyu yanlış şekilde beyan ederek taşınmasını sağlayan davacı ... firmasının ... kaybı nedeniyle oluşacak masrafları tazminat talebinin taşımacılık hukuku yönünden bir karşılığı olamayacağı kanaati bilirkişi nezdinde oluşmaktadır.
Alınan işbu bilirkişi raporuna karşı taraflarca beyan ve itiraz dilekçeleri sunularak yeniden rapor alınması talep edilmiş ise de somut olayda celp edilen evraklar ve bilirkişi incelemesi neticesinde davacının taşımaya konu evrakın çek olduğunu davalıya belirtmemiş olduğu, teslim edilen evrakın türünde dosya ibaresinin yer aldığı, bu kapsamda gönderilenin mahiyetine ilişkin ve davalının bu gönderinin içeriği hakkında bilgisi olduğuna dair dosyada herhangi bir delilin mevcut olmadığı anlaşılmakla güncel TTK m.864/1-b ve 875 hükümleri uyarınca davacının taşımaya konu evrakın içeriğinde çek bulunduğu ve bu sebeple zarara uğradığını ispatlayamadığı, çeklerden kaynaklı olarak uğranıldığı beyan edilen zararlar ile davalının taşıması arasında illiyet bağının kurulamadığı kanaatine varılmış olup nitekim benzer mahiyette olan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2012/6025 Esas, 2013/5781 Karar Sayılı, 25.03.2013 Tarihli "... Mahkemece, davaya konu gönderi içeriğinin çek niteliğinde kıymetli evrak olduğu ve davacı tarafça bu içeriğin davalıya beyan edildiğini tevsik edici dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, TTK 786/2 (mülga TTK olup TTK'nın 786/1 maddesine göre; mahiyet ve değerleri beyan edilmeksizin taşıyıcıya teslim olunan eşyanın ziyaından doğacak tazminat, her hadisede halin icabına göre tayin olunur. 786/2 maddede ise '' taşıyıcı kendisine teslim olunurken beyan edilmemiş olan kıymetli eşya, para, kıymetli evrak ve diğer vesikaların hasar ve ziyaından mesul olmaz'' şeklinde düzenleme mevcuttur.) maddesindeki düzenleme karşısında, taşıyıcının kıymetli evrakın hasarı ve ziyanından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yer bulunmamasına ve her ne kadar mahkemece hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat talepleri için, davalı vekili lehine toplam miktar üzerinden değil, ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte ise de; maddi ve manevi tazminat kalemleri için hükmedilmesi gereken vekalet ücreti karar tarihinde yürürlükteki avukat asgari ücret tarifesi hükümleri uyarınca her bir kalem için ayrı ayrı 1.200,00 TL olduğundan, mahkemece neticeden 2.400,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir." şeklindeki gerekçeli ilamı ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2019/2267 Esas, 2021/1120 Karar Sayılı, 28/09/2021 Tarihli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda yukarıda açıklanan gerekler uyarınca davacıların davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacıların davasının reddine,
2-Alınması gerekli olan 615,40-TL karar ilam harcının başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 512,33-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 7.400,00-TL'nin toplamı olan 7.912,33 TL'den mahsubu artan 7.296,93-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,
4-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
6-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.