Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/692
2025/104
18 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/692 Esas
KARAR NO : 2025/104
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/10/2022
KARAR TARİHİ : 18/02/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 05.07.2021 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucunda ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 15.02.2022 tarihli rapor ile müvekkilinin en az % 13 oranında sürekli malul, 180 gün geçici iş göremez durumda kaldığı ve 120 gün bakıcı ihtiyacı ve 6.000 TL tedavi gideri ve manevi zararı oluştuğu, ... Bürosunun, motorlu araçların işletilmesi nedeniyle sigortalı aracın bulunduğu Yeşil Kart sistemi dahilindeki ülkelerin mali sorumluluk sigortası kapsamında olup; yurt dışında geçerli sigorta belgeleri düzenlemek ve bu kapsamda sebep olunan hasarları karşılamak, ülkemizde geçerli bulunan sigorta sözleşmeleri kapsamında Yeşil Kart sigortası bulunan yabancı plakalı araçların sebep olduğu hasarların çözümlenip giderimini sağlamak amacıyla, 28.06.2008 gün ve 26920 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ...'nun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde ve Sigortacılık Kanunu'nun 24. Maddesine dayanılarak kurulduğu, bu kaza sonucunda daimi malul kalan müvekkili için gerekli tüm bilgi ve belgelerle 02.03.2022 tarihinde yapılan başvuru sonucu davalı tarafça 45.793,35 TL ödeme yapıldığı, fakat yapılan bu ödemenin yetersiz olduğunu, taraflarınca büroya yeniden başvuru yapıldıysa da olumlu bir sonuç alınamadığını, fazlaya ilişkin hakları ve munzam zarardan kaynaklanan hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili için 5.000 TL sürekli iş göremezlik, 250 TL geçici iş göremezlik; 250 TL geçici bakıcı gideri; 6.000 TL tedavi gideri zararı olmak üzere şimdilik 11.500 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 61.500 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama masrafları ve avukatlık ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yabancı plakalı araçların ülkemizde sebebiyet verdikleri kazalarda ortaya çıkan hasarların tedvirinde bu araçların sahip veya sürücüleri adına hareket etmeyip kaza tarihini kapsayan geçerli Yeşil Kart sigortaları olması halinde bu sigorta şirketi adına hareket ettiği, Trafik Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümleri gereği, yabancı plakalı bir aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonrası ortaya çıkan hasarlar için kusur esasına göre ve yabancı sigorta şirketine izafeten Mali Sorumluluk Sigortası limit ve şartları çerçevesinde, limit üstü ve trafik sigortası şartları dışındaki talepler için ise ancak yabancı sigorta şirketinin ihtiyaren teminat vermesi halinde müvekkili büronun sorumluluğu doğacağını, kazadaki kusur oranlarının ve doğan zarara etkisinin ve illiyet bağının da tespiti ile yabancı plakalı araç sürücüsünün kusurunun ve kusur oranının Karayolları Fen Heyetinden seçilecek 3 kişilik bilirkişi heyetiyle tespit edilmesi gerektiğini, davacının bu kaza sonucunda herhangi bir maluliyetinin oluşup oluşmadığının ve maluliyet oranlarının ve 05.07.2021 tarihli kaza ile illiyet bağının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, tedavi giderleriyle ilgili olarak; Trafik Sigortası Genel şartları A.5/b uyarınca kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresi boyunca ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı altına alınmış olup, bu sorumluluğun da getirilen düzenleme ile Sosyal Güvenlik Kurumuna verildiğini, bu sebeple, davacının sürekli sakatlık raporu alana kadar ortaya çıkan bakıcı giderleri ile geçici iş göremezlik talepleri ve tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağından davacının Sosyal Güvenlik Kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti ile taleplerinin reddi gerektiğini, izah edilen nedenlerle, davacının tüm taleplerinin reddini, tüm yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda; 05.07.2021 tarihinde ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacı asilin sevk ve idaresindeki bisikletin karıştığı trafik kazası neticesinde davacının yaralanması sebebiyle fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla; 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 250,00 TL geçici iş göremezlik; 250,00 TL geçici bakıcı gideri; 6.000,00 TL tedavi gideri zararı olmak üzere şimdilik 11.500,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 61.500,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili talebiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa'nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup re'sen dikkate alınması gerekir ( Bknz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin... Esas, ... Karar Sayılı, 18/10/2021 Tarihli ilamı). İşbu yasal düzenleme uyarınca somut olayda yapılan kontrolde; kazaya karışan aracın yabancı plakalı olması sebebiyle davalı adına dava dışı Mapfre Sigorta tarafından davacıya 22.04.2022 tarihinde 41.020,18 TL sürekli iş göremezlik, 3.878,78 TL geçici iş göremezlik ve 894,38 TL kısa süreli- geçici bakıcı gideri olmak üzere toplamda 45.793,35 TL ödemenin yapılmış olduğu, davacının işbu ödeme almış olduğu ve bakiyesini istediği talepleri bakımından davanın ise 05.10.2022 tarihinde, 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmekle yargılama yapılmıştır.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
... Bürosunun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 5.maddesinde “Büro, 4477 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan Motorlu Taşıtlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi başta olmak üzere, motorlu araçların işletilmesi nedeniyle tabi olunan mali sorumluluğu karşılamak üzere yurtdışında geçerli sigorta belgelerinin basım, denetim ve düzenlenmesi ile bu sigorta belgeleri kapsamında motorlu araçların sebep olduğu hasarların ödenmesini ve motorlu araçların işletilmesi nedeniyle tabi olunan mali sorumluluğu karşılamak üzere yurtdışında düzenlenen ve ilgili mevzuat uyarınca ülkemizde geçerli bulunan sigorta sözleşmeleri kapsamında bu araçların sebep olduğu hasarların tedvir ve tasfiyesini temin eder.” hükmüne yer verilmiştir.
... gün ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan ...'nun Çalışma Usul Ve Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin "Büronun görev ve faaliyetleri" başlığını taşıyan 5. Maddesi uyarınca; Büro, 4477 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan Motorlu Taşıtlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi başta olmak üzere, motorlu araçların işletilmesi nedeniyle tabi olunan mali sorumluluğu karşılamak üzere yurtdışında geçerli sigorta belgelerinin basım, denetim ve düzenlenmesi ile bu sigorta belgeleri kapsamında motorlu araçların sebep olduğu hasarların ödenmesini ve motorlu araçların işletilmesi nedeniyle tabi olunan mali sorumluluğu karşılamak üzere yurtdışında düzenlenen ve ilgili mevzuat uyarınca ülkemizde geçerli bulunan sigorta sözleşmeleri kapsamında bu araçların sebep olduğu hasarların tedvir ve tasfiyesini temin eder. Bu nedenle yabancı plakalı araçların Türkiye'de karıştıkları kazalarda, şayet geçerli bir yeşil kart sigortaları varsa, bunların sigorta yaptırmalarına gerek olmaksızın araçlarının neden olacağı zararlar karşılanacaktır. Bir başka deyişle, yeşil kart poliçesi o ülkede düzenlenmiş zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi gibi kabul edilecektir. Buna göre yeşil kart sigortası, anlaşmaya dahil yabancı ülkelerin zorunlu mali sorumluluk sigortalarını biraraya getiren üniform ve beynelminel bir sigorta poliçesi olarak tanımlanmaktadır. Memleketimizin de üyesi bulunduğu Avrupa Konseyi mensuplarının 20 Nisan 1959 tarihinde imzaladıkları "Beynelminel Mecburi Mesuliyet Sigortasına dair Avrupa Sözleşmesi" gereğince ülkemizde de tüzel kişiliği haiz ... Şirketleri Birliği Motorlu Taşıt Bürosu kurulmuş olup, yeşil kart sistemi uygulanmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. Maddesindeki hükümler uyarınca işleten, sürücü ve sigorta şirketi kaza sonucu meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olup sigorta şirketinin sorumluluk miktarı poliçe limiti ile sınırlıdır.
Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ...E. - ...K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK'nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 03.12.2020 tarih ... E., ... K. sayılı kararı).
Yargılama esnasında davaya konu kaza sebebiyle tüm evraklar celp edilerek kazaya karışan tarafların kusur oranlarının tespiti için öncelikle ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından rapor alınmış olup bu kapsamda mahkememize ibraz edilen raporda özetle;
Sürücü ..., 05.07.2021 günü saat 11:25 sıralarında sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... istikametinden ... istikametine ...Yolunu takiben seyir halindeyken geldiği olay mahalli yaya geçidinde, seyrine göre sağ tarafından yola girip karşıya geçmekte olan sürücü ...'in kullandığı bisiklete çarpması sonucu yaralanmalı dava konusu kaza meydana gelmiştir.
Mevcut verilere göre;
-Sürücü ..., sevk ve idaresindeki bisiklet ile kurallara aykırı olarak, yayalara ayrılmış bölüm olan yaya geçidinden, yaklaşan araçların mesafesine dikkat etmeden, kontrolsüzce yola girerek karşıya geçtiği esnada, sol tarafından Bafra istikametinden gelen sürücü ...'nin kullandığı otomobil tarafından çarpılması sonucu meydana gelen kazada dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu, %75 (Yüzde Yetmişbeş) oranında kusurlu olduğuna,
-Sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti meskun mahaldeki yolu takiben seyir halindeyken, olay mahalli yaya geçidine gerekli dikkatini vererek ve hız azaltarak yaklaşmaya özen göstermediğinden, sağ tarafından yola girip seyrettiği şeride kadar gelen davacı idaresindeki bisiklete, zamanında etkin tedbir alamayıp çarpması sonucu meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle tali kusurlu %25 (Yüzde Yirmibeş) oranında kusurlu olduğuna
kanaat getirildiği mahkememize bildirilmiştir.
Yargılama esnasında davacı asilin celp edilen tedavi evrakları kapsamında maluliyet oranının, geçici iş göremezlik süresinin ve bu süre içerisinde bakıcı ihtiyacının olup olmadığının tespiti için ATK'dan rapor alınmış olup bu kapsamda mahkememize ibraz edilen raporda özetle;
Mevcut belgelere göre; ... kızı 15.01.2008 doğumlu ...’in 05.07.2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre yapılan değerlendirilmesinde; travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmekte mevcut olmadığı, dolayısıyla aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde; Kas İskelet Sistemi, Omurgaya ait Yaralanmalarda Özürlülük, Tablo 1.3 Kategori II’ye göre;
1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği,
3. Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği,
4. Söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ÇÖZGER’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, özel gereksinimi bulunmadığı
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Kusura ve maluliyete ilişkin alınan raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olması, dosya kapsamı itibari ile uyumlu olduğu görülmekle tarafların rapora karşı itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Davacının tedavi giderlerine ilişkin talebi bakımından beyanda bulunmak üzere davacı vekiline süre verilmiş olup bu kapsamda sunulan beyan dilekçesinde; tedavi gideri taleplerinin SGK sorumluluğu dışında, fatura edilemeyen tedavi giderlerine ilişkin olduğu, davacı asilin öğrenci olduğu beyan edilerek öğrenci belgesi ibraz edilmiş olup bu kapsamda mahkememizce 1 aktüerya uzmanı ve 1 doktor bilirkişisinden rapor alınmış olup mahkememize ibraz edilen raporda özetle;
Yabancı plakalı aracın yeşil kartının bulunduğu ve dava konusu zararın davalının sorumluluk kapsamında olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığından işbu raporda davalının %25 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre hesaplama yapılarak takdire sunulacaktır.
Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin ... E, ...K, 27.06.2022 T. kararına göre; kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan ve gelir getiren bir işte çalışmayan davacının iyileşme dönemi için %100 maluliyete dayalı olarak zarar hesabı hesap yapılması mümkün gözükmediğinden davacının geçici iş göremezlik dönemindeki efor kaybına dayalı zararı maluliyet oranı ile orantılı olarak hesaplanacaktır.
Yabancı aracı sigorta eden şirketin Türkiye temsilcisi ... Sigorta tarafından davacıya 22.04.2022 tarihinde toplam 45.793,35 TL ödeme yapılmıştır. Bu konudaki Yargıtay kararlarına göre öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre davacının maddi zararının belirlenmesi, ödemenin zararı karşılamaması halinde günümüze kadar bilinen verilere göre yeniden hesaplama yapılarak ödemenin güncel tutarının maddi zarardan tenzil edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle; öncelikle ödemenin yapıldığı 22.04.2022 tarihine kadar bilinen asgari ücretler esas alınarak davacının maddi zararı hesaplanarak ödeme ile zararın karşılanıp karşılanmadığı denetlenecektir. Buna göre:
-Davacının ödeme tarihindeki verilere göre belirlenen geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararı ile bakıcı gideri zararı ödeme ile karşılanmış sürekli iş göremezlik zararı ise ödeme ile karşılanmamıştır.
-Ödeme tarihindeki verilere göre davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı karşılanmamış gözüktüğünden aşağıda güncel verilere göre davacının maddi zararı yeniden hesaplanacak ve ödemenin güncel tutarı davacının maddi zararından tenzil edilerek bakiye alacak tutarı belirlenecektir.
-Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararı ile bakıcı gideri zararı ödeme ile karşılanmış olduğundan bu hususlarda hesaplama yoluna gidilmeyecektir.
Sürekli iş göremezlik dönemine ait %8 maluliyet oranı ile ilgili bakiye maddi zararı = (tenzil sonrası davalının kusur oranına göre hesaplama yapıldığında ) 284.436,31 TL'dir.
Davacı ...'in 05.07.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonrası ilk müdahalesinin yapıldığı ve tedavi gördüğü ...Hastanesi ile... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde yapılan tüm işlemleri mevzuat hükümlerinde belirtildiği şekilde Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmıştır.
Davacının meydana gelen trafik kazasında vücudunda pansuman gerektiren nitelikte yaralanması olmuş ancak bu yaranın dikişleri 22.07.2021 tarihindeki kontrolünde ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde yapılmıştır.
Dikişlerinin alınmasının ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde yapıldığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılandığı kayıtlarda mevcuttur. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmamış olan; dikişlerin alınmasına kadar gerekli olan gün aşırı 5 pansumanı, müdavi hekimi tarafından önerilen korse, bakıcı gideri ve yol harcamaları mevcuttur. Bu miktar 2021 yılı dikkate alındığında 350,00 TL'dir.
Davacı, kaza yerinden 19 Mayıs Devlet Hastanesine 112 ambulansı ile nakledilmiştir. Ancak, bu hastanedeki tedavisi sonrası ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezine gidişi, 07.07.2021 tarihinde taburcu olup ikametine dönüşü ile 22.07.2021, 15.09.2021, 01.10.2021, 12.11.2021 ve 17.11.2021 tarihindeki kontrollerine gidiş dönüşleri yol harcamaları oluşmuştur. Buna göre toplam yol gideri 98,40 TL + 400,40 TL + 260,40 TL = 759,20-TL tutarındadır.
Gelinen noktada Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda bulunmayan toplam giderler: 350,00 TL + 759,20TL =1.109,20 TL'dir. Davalının %25 kusur oranına isabet eden tutarının ise (1.109,20 x %25)= 277,30 TL olduğu,
Motorlu Taşıtlar Bürosunun sorumluluğu ülkemizde geçerli olan zorunlu trafik poliçesi limitleri ile sınırlıdır. Bu durumda; 05.07.2021 kaza tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre davalının zorunlu trafik sigorta poliçesine istinaden sorumluluk limiti ölüm/sakatlık ve sağlık giderleri bakımından ayrı ayrı 430.000,00 TL'dir.
Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin ... ile .... E sayılı kararlarında açıkça geçici iş göremezlik zararının zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında ve sakatlık teminatı limitine dahil olduğu belirtilmektedir.
Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin ... E. sayılı kararında özetle “..hastanelerce sunulan sağlık hizmet bedelleri yönünden sigorta şirketlerinin ve ... Hesabının yükümlülükleri sona erecektir.
Kazazedelerin, bunun dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair harcamaları, sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının tedavi teminatları kapsamında, yine sigorta şirketleri ve ... Hesabı tarafından karşılanmaya devam edecektir..” demektedir. Bu durumda;
-Davalı tarafından davacıya sakatlık teminat limiti kapsamında toplam (3.878,78 + 41.202,18)= 44.898,96 TL ödeme yapılmış olup, söz konusu tutarın sakatlık teminat limitinden tenzili sonucu davalının bakiye sorumluluk limiti (430.000,00 - 44.898,96)= 385.101,04 TL üzerinden devam etmektedir.
-Tedavi gideri teminatı kapsamında ödenen 894,38 TL'nın tedavi gideri teminat limitinden tenzili sonucu davalının bakiye sorumluluk limiti (430.000,00 - 894,38)= 429.105,62 TL üzerinden devam etmektedir.
-Buna göre davacının maddi zararları, Tedavi gideri zararı bakiye poliçe limitleri içinde kalmaktadır.
Davacı tarafından davalıya 02.03.2022 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup, başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası 14.03.2022 tarihinde mesai saati bitimi sona ermektedir. Bu durumda davalı bakımından temerrüt bir sonraki iş günü olan 15.03.2022 tarihinde gerçekleşmiş olacaktır.
Sigortalı araç hususi nitelikte otomobil olup, avans faizi talebine ilişkin takdir Sayın Mahkemeye aittir.
Her ne kadar ülkemizde geçerli olan zorunlu trafik sigorta poliçeleri manevi tazminat taleplerini kapsamamakta ise de; Davalı tarafından verilen cevap dilekçesinde poliçe kapsamında olmayan taleplerden sorumluluğun ancak yabancı sigorta şirketinin ihtiyaren teminat vermesi halinde söz konusu olduğu, yabancı sigorta şirketiyle yapılan yazışmalar ile manevi tazminat teminatı için onay alındığının kabul ve beyan edildiği buna göre; sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminattan davalının sorumluluğunun söz konusu olacağı,
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Alınan işbu raporun taraflara tebliği akabinde davacı tarafça rapora karşı itiraz edilmeksizin sunulan beyan dilekçesi ile birlikte dava değerinin ıslah edilmiş olduğu, bu kapsamda; "teminatı aşan zarar yönünden diğer sorumlulara karşı dava/talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla neticede davacı için 284.436,31-TL sürekli maluliyet, 250 TL geçici iş göremezlik, 250-TL geçici bakıcı ve 6.000 TL tedavi gideri, 50.000 TL manevi tazminat olmak üzere genel toplamda 340.936,31 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalıdan alınarak başvuru sahibi müvekkile verilmesi" talebinde bulunmuş olduğu, bu kapsamda eksik harcın yatırılmış olduğu görülmüştür.
Aktüerya uzmanı ve doktor bilirkişisi tarafından hazırlanılarak mahkememize ibraz edilen raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, güncel mevzuat ve asgari ücret, yerleşik içtihatlar göz önünde bulundurularak hesaplama yapılmış olduğu görülmekle hükme esas alınmış, bu kapsamda davacının sürekli iş göremezlik talebinin 284.436,31-TL üzerinden, tedavi giderinin ise 277,30 TL üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiş, sair maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davacının manevi tazminat talepleri bakımından yapılan incelemede;
Anayasanın 5 12, 17, 20 ve 26 maddelerinde kişilik değerlerinin önemini esas alarak bunları ihlal edenlere karşı kişinin korunmasını garanti altına almıştır. Kanun koyucu manevi tazminat davası açılacak halleri MK 240/11, 25, 85 ve devamı maddeleri ile TBK 56 ve 58 maddelerinde düzenlenmiştir. TBK 56 md.si maddesi ise özel nitelikte bir hüküm olup Fiziki (maddi) kişilik değerlerinin yani yaşama hakkı ile vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan hallerde manevi zararların tazminini düzenlemiş, anılan maddenin 2.fıkrasında ,ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
TBK'nın " Manevi Tazminat" başlığını taşıyan 56. Maddesine göre " (1) Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
(2) Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir."
Haksız bir eylem yüzünden çekilen ruhsal eylem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulacağının varlığı kabul edilen olgulardır. TBK'nın 56. Maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasına da amaç edinmemiştir. Tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olacak kadar olmalıdır. 22/6/1966 günlü 7/7 sayılı İBK'nın gerekçesinde takdir olunacak tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Somut olayda dosya kapsamında alınan raporlar, davacının öğrenci olması, geçirmiş olduğu kaza sebebiyle yaralanmasının boyutu da göz önünde bulundurulduğunda davalıyı ekonomik olarak zarar uğratmayacak, davacının da zenginleşmesine sebebiyet vermeyecek şekilde yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda tarafların kazadaki kusur oranı da göz önünde bulundurulduğunda manevi tazminatın asıl amacının davacıda kaza neticesindeki yaralanması sebebiyle meydana gelen ızdırabın bir nebze olsun karşılanmasına yönelik olması sebebiyle kaza tarihindeki ekonomik veriler dikkate alınarak davacının manevi tazminat isteminin 23.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ...Esas,... Karar Sayılı, 04/02/2020 Tarihli "... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda Yabancı aracı sigorta eden şirketin Türkiye temsilcisi Mapfre Sigorta tarafından davacıya 22.04.2022 tarihinde ödeme yapılmış olması sebebiyle davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebi bakımından temerrüt tarihi ödeme tarihi kabul edilmiş, tedavi gideri ve manevi tazminat talebi bakımından ise daha önce herhangi bir ödemenin yapılmamış olması sebebiyle davalıya başvuru akabinde oluşan temerrüt tarihi olan 15.03.2022 tarihi kabul edilmiş ve kazaya karışan aracın hususi araç olması sebebiyle yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile;
1-Davacının 284.436,31-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 22.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacının 277,30 TL tedavi gideri tazminatının 15.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının işbu zarar kalemi bakımından fazlaya ilişkin isteminin reddine,
3-Davacının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderine yönelik tazminat taleplerinin reddine,
4-Davacının 23.000,00 TL manevi tazminatının 15.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının işbu zarar kalemi bakımından fazlaya ilişkin isteminin reddine,
5-Alınması gerekli olan 21.019,92-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 210,06-TL ile ıslah harcı olarak alınan 955,00-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 19.854,86-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 1.165,06-TL harcın (peşin harç ve ıslah harcı toplamının) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 92,20-TL (başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 640,75TL, bilirkişi ücreti: 9.000,00-TL, ATK Fatura bedeli (kusur + maluliyet raporu): 7.870,00-TL olmak üzere toplam: 17.602,95-TL yargılama giderinin %90,3 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 15.895,46-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerine bırakılmasına,
8-Maddi tazminat talepleri bakımından davacı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.554,18-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Manevi tazminat talepleri bakımından davacı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 23.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacının reddedilen maddi tazminat talepleri bakımından davalı yargılama esnasında kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 6.222,70 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Davacının reddedilen manevi tazminat talepleri bakımından davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 23.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
12-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00TL nin %90,3 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 1.408,68-TL'sinin davalıdan, 151,32-TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
13-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
- İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.