mahkeme 2022/63 E. 2023/950 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/63
2023/950
27 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/63 Esas
KARAR NO : 2023/950
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/01/2022
KARAR TARİHİ : 27/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin alacağının tahsili amacıyla ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası üzerinden ... Şirketi hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun, borcu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, bu itiraz sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılmış olduğunu, haksız ve mesnetsiz olduğunu, işbu davaya ve icra takibine konu alacak likit olup davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin ..., öncelikle sayın mahkememiz tarafından tensip zaptı ile birlikte davalı borçluya ait BA BS formlarının ilgili Beyoğlu vergi dairesinden celbine ilişkin ara karar tesis edilmesini ve işbu ara kararın yerine getirilmesi akabinde ön inceleme duruşma günü beklenmeksizin celse arasında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için inceleme günü verilmesini talep ettiğini, 19.12.2019 vade tarihi olan 2.171,94-TL ; 09.01.2020 vade tarihli 2.908,50-TL; 23.01.2020 vade tarihli 1.661,77-TL; 14.02.2020 vade tarihli 3.281,80-TL borç bulunduğunu, davalının toplamda 10.024,01-TL borcu mevcut olduğunu, cari hesap ekstresinde açıkça yazılı olup üzerinde fiş tarihleri ile numaraları da mevcut olduğunu, her ne kadar ilgili icra dosyasında faturalara dayanılmadığı iddia edilse de alacak tutarları net bir şekilde cari hesap ekstresinde fatura numaraları ile belirtili olduğunu, alacağın likit olduğunu, Alacağın likit olması nedeniyle, borçlu, borcun olmadığını ispatla yüküm olduğunu, ancak davalı ispatı mümkün olmayan iddialar ile sayın mahkemeniz huzurunda davayı sürüncemede bırakma niyetinin olduğunu, her iki tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde haklılıklarının ortaya çıkacağını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili şirket hakkında taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle kurulan cari hesap sözleşmesinde bakiye borç olarak görünen 10.024,01 TL alacağın ödemediğinden bahisle ... 5. İcra Dairesi ...Esasa kayıtlı dosyasıyla başlatılan icra takibinin haksız olduğunu, davacı vekilinin iddia ettiği hususların gerçek dışı olması nedeniyle, iş bu davanın reddi gerektiğini, davacı yan ile davalı müvekkil arasında iddia edilen borcu doğuran bir alım satım, hizmet görüm ve dahi herhangi bir surette borç doğuran ve müvekkil şirketi borçlu kılan bir ilişki mevcut olmadığını, her ne kadar davacı yanca davaya konu takip talebi ekinde cari hesap ekstresi olduğu ve davalı müvekkilin davacı şirkete bakiye 10.024,01 TL borcu olduğu iddia edilmişse de tek başına cari hesap ekstresi adı altında düzenlenen iddia olunan borcun varlığına ilişkin belgenin varlığı borcun mevcudiyetine delalet etmediğini, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi de kurulmadığını, bu sebeple, yazılı şekilde kurulması gereken bir cari hesap sözleşmesine dayanmayan cari hesap ekstresinin (rapor) borcun varlığını tek başına kanıtladığı iddia olunamayacağını, davacı şirket, iddia olunan borca dayanak alım satım ilişkisini kanıtlar nitelikte sözleşme, ticari satımda düzenlenmesi ttk’ya göre zorunlu olan fatura ya da herhangi bir surette borcun dayanağı yazılı belge ya da senede davaya konu icra takibinde dayanmadığını iddia ettiğini belirterek davanın reddini, davacının haksız olarak başlattığı icra takibine ilişkin %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri vekalet ücretinin davacı tarafa hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava; faturaya dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olup uyuşmazlık faturaya konu mal veya hizmetin verilip verilmediği, dava ve takip tarihi itibariyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı ve varsa miktarı noktasındadır.
Dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdii ile davacının 4 adet faturadan dolayı takip ve dava tarihi itibariyle alacağının bulunup bulunmadığı faturaya konu mal veya hizmetlerin verilmiş olup olmadığının tespiti hususunda rapor alınmasına karar verilmiş olup, 03/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" 6102 sayılı TTK 64. Md ve 213 sayılı VUK 182. Maddeleri gereğince taraflara ait ve mecburi olan 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin tutulduğu, işbu defterlerden 2019 ve 2020 yılı Yevmiye ve Kebir defterlerinin noter tasdiklerinin veya Gelir İdaresi Başkanlığının 1 sıra nolu Elektronik Defter Tebliği Uyarınca Elektronik ortamda E defter olarak tutulduğu, 1 sıra nolu E defter Tebliği gereğince Ocak ayı beratlarının açılış tasdiki, Aralık ayı beratlarının kapanış tasdiki yerine geçtiği, Ocak ve Aralık ayı beratlarının süresinde alındığı, yevmiye ve kebir defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, Takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere ticari defterler ve kayıtların davacı ve davalı şirket lehine delil niteliğine haiz olduğu kanaatine varıldığı, davacı tarafın, davalı tarafa ihtilaf konusu olan ve toplamı 10.695,37 TL tutarlı 4 adet emtia faturası düzenlediği, İhtilafa konu 4 adet faturanın, 3 adeti E arşiv fatura olduğu, 1 adeti (2019 yılında düzenlenen) kağıt fatura olduğu, Vergi dairesinden gelen cevap yazısında 2019 yılında davalı ve davacı tarafların mutabakatlarının tam olarak yer aldığı, ancak 2020 yılında davalı firmanın BA-BS formlarında, davacı firmadan mal veya hizmet satın aldığına yönelik olarak bir bildirimde bulunulmadığı, dava konusu olan ve 2019 yılında düzenlenen 1 adet faturanın teslim alan bölümünde 1 adet kaşe ve imza olduğu, bu kaşede davalı firmanın unvanının yer aldığı, imza bölümünde yer alan imzanın kime ait olduğuna yönelik olarak tarafımızca bir tespit yapılamadığı, bu haliyle bu faturanın üstünde yer alan kaşe ve imzanın davalı firmaya ait olduğu varsayımıyla ve 2020 yılında E-arşiv olarak düzenlenen 3 adet faturanın davalı firmaya ulaştırıldığı, mail ile bilgilendirildiği ve ıttılaına girdiği varsayımlarıyla cari hesap alacağı davacı firmanın defter ve belgelerine göre (10.024,01 TL) olduğu, dava konusu söz konusu faturaların davalı tarafın ticari defter kayıtlarında yer almadığı, karşı tarafa (davacı tarafa) bu faturalar kapsamında bir iade faturası düzenlenmediği, davalı firmanın ticari defterlerine göre davacı tarafa herhangi borcu olmadığı, ancak daha önce de söylendiği üzere davacı firma tarafından 2019 yılında düzenlenmiş olan kağıt faturanın üstünde yer alan kaşe ve imzanın davalı firmaya ait olduğu varsayımıyla ve 2020 yılında E-arşiv fatura olarak düzenlenen 3 adet faturanın davalı firmaya ulaştırıldığı, mail ile bilgilendirildiği ve ıttılaına girdiği varsayımlarıyla borcunun (10.024,01 TL) olacağı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasında Davacı vekiline verilen sürenin sonunda bilirkişi kök raporunda davacı tarafça 2019 yılında düzenlenen faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların 2019 yılı vergi dairesi kayıtlarından mutabakatlarının tam olduğu tespit edildikten sonra 2019 ve 2020 yılında düzenlenen faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiş olmakla davacı tarafça düzenlenen 19/12/2019 tarihli faturanın davalı kayıtlarında yer alıp almadığı tespit edilerek tarafların rapora karşı beyan ve itirazları da değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup, 20/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Davacı firmanın takip talebinde 4 adet fatura olduğu, bu faturaların tarihlerinin 19.12.2019, 09.01.2020, 23.01.2020 ve 14.02.2020 olup, bu talebin ise toplam 10.024,01 TL olduğu, davacı tarafın 2019 yılında düzenlediği tüm faturaların davalı tarafa ait defter ve belgelerinde eksiksiz yer aldığının görüldüğü (19.12.2019 tarih ve 8830666 nolu fatura da dahil), toplam 24.261,98 TL KDV dahil faturaların hepsinin kayıtlarının yer aldığı, defter kayıtlarına ait görüntülerin rapor ekinde yer aldığı, toplam 6.240 TL ödeme yapıldığı tespit edildiği, davacı tarafın 2020 yılında düzenlediği tüm faturaların davalı tarafa ait defter ve belgelerinde eksiksiz yer aldığının görüldüğü toplam 7.852,07 TL KDV dahil faturaların hepsinin kayıtlarının yer aldığı, defter kayıtlarına ait görüntülerin rapor ekinde yer aldığı, toplam 15.850 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiş olup, bakiye alacak 2019 ve 2020 yılı için 10.024,05 TL olarak tespit edildiği, davacı şirket dava dilekçesinde davaya konu faturaların 19.12.2019, 09.01.2020, 23.01.2020 ve 14.02.2020 tarihli faturaların olduğunun beyan edildiği, bu süre zarfında da 19.12.2019 ve 23.01.2020 tarihli faturaların ibraz edilmediği, ancak sonrasında verilen dilekçe ekinde 23.01.2020 tarihli fatura ile 06.12.2019 tarihli faturanın ibrazının yapıldığı, yukarıda yapılan defter ve belge incelemelerinden de tespit edildiği üzere, her ne kadar takip talebine konulmayan 19.12.2019 tarihli fatura dava dosyasında olmasa da anılan faturanın görüntüsü ve kayıtları rapor ekinde yer aldığı gibi, davalı taraf ticari defter kayıtlarında da mevcut olduğu, kÖK raporda da belirtildiği üzere, davacı tarafın 2020 yılında düzenlediği E-arşiv faturaların davalı yana teslim edilip edilmediği hususunda muğlaklık söz konusu olduğu belirtilmiş olup, defter ve belge incelemesinin neticesinde faturaların teslim noktasında herhangi bir muğlaklık olmadığı, hepsinin davalı firma kayıtlarında yer aldığı tespit edilmiş,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasının 20/12/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca davacı vekiline alacağın ödenmesine ilişkin icra takibinden önce davalı tarafa gönderilmiş bir ihtar bulunup bulunmadığı hususunda beyanda bulunmak, varsa tebliğ şerhiyle beraber dosyaya sunmak üzere gelecek celseye kadar süre verilmiş olup, davacı vekilinin 25/12/2023 tarihli beyan dilekçesinde, icra takibine yapılan itirazın hiçbir belge sunulmayarak itiraz edildiğini, icra takibinden önce davalıya gönderilen herhangi bir ihtarnamenin bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtildiği gibi herhangi bir faiz taleplerinin bulunmadığını, yalnızca takip sonrası faiz talep edildiğini, bu yüzden borçlu tarafa ihtarname gönderme zorunluluklarının bulunmadığını beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava, cari hesap alacağından kaynaklı ödenmeyen bakiye bedellerinin tahsili istemi ile davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacının dava dilekçesinde; davacının cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine ... 5. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının takibe haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı taraf davaya cevabında taraflar arasında borç doğuran bir ilişkinin bulunmadığını ve davalının davacıya borcu bulunmadığını ileri sürmüş, davanın reddine davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Tarafların karşılıklı tacir olmaları sebebi ile öncelikle defterlerinin incelenmesi gerektiğinden mahkememizce taraf vekillerine usulüne uygun ihtaratı içerir şekilde uyuşmazlık konusu alacağın incelenebilmesi amacıyla tarafların 2019- 2022 yıllarına ait ticari defterlerini sunmak üzere verilen kesin süre verildiği, akabinde dosya kapsamında sunulan ticari defterler ve taraflara ait celp edilen BA formları karşılaştırmalı olarak incelenmek sureti ile mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış olup mahkememize ibraz edilen raporda özetle; " Dava konusu olan ve 2019 yılında düzenlenen 1 adet faturanın teslim alan bölümünde 1 adet kaşe ve imza olduğu, bu kaşede davalı firmanın unvanının yer aldığı, imza bölümünde yer alan imzanın kime ait olduğuna yönelik olarak tarafımızca bir tespit yapılamadığı, bu haliyle bu faturanın üstünde yer alan kaşe ve imzanın davalı firmaya ait olduğu varsayımıyla ve 2020 yılında E-arşiv olarak düzenlenen 3 adet faturanın davalı firmaya ulaştırıldığı, mail ile bilgilendirildiği ve ıttılaına girdiği varsayımlarıyla cari hesap alacağı davacı firmanın defter ve belgelerine göre (10.024,01 TL) olduğu,
Dava konusu söz konusu faturaların davalı tarafın ticari defter kayıtlarında yer almadığı, karşı tarafa (davacı tarafa) bu faturalar kapsamında bir iade faturası düzenlenmediği, davalı firmanın ticari defterlerine göre davacı tarafa herhangi borcu olmadığı, ancak daha önce de söylendiği üzere davacı firma tarafından 2019 yılında düzenlenmiş olan kağıt faturanın üstünde yer alan kaşe ve imzanın davalı firmaya ait olduğu varsayımıyla ve 2020 yılında E-arşiv fatura olarak düzenlenen 3 adet faturanın davalı firmaya ulaştırıldığı, mail ile bilgilendirildiği ve ıttılaına girdiği varsayımlarıyla borcunun (10.024,01 TL) olacağı, " kanatine varıldığı bildirilmiştir.
Akabinde tarafların kök rapora itirazlarının değerlendirilmesi ve davacı tarafça tanzim edilen 19/12/2019 tarihli faturanın davalı kayıtlarında yer alıp almadığı tespit edilerek ek rapor tanzim edilmesi için dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 20/03/2023 tarihli ek rapor ile; " -Davacı tarafın 2019 yılında düzenlediği tüm faturaların davalı tarafa ait defter ve belgelerinde eksiksiz yer aldığının görüldüğü (19.12.2019 tarih ve ... nolu fatura da dahil), toplam 24.261,98 TL KDV dahil faturaların hepsinin kayıtlarının yer aldığı, defter kayıtlarına ait görüntülerin rapor ekinde yer aldığı, toplam 6.240 TL ödeme yapıldığı tespit edildiği,
3-Davacı tarafın 2020 yılında düzenlediği tüm faturaların davalı tarafa ait defter ve belgelerinde eksiksiz yer aldığının görüldüğü toplam 7.852,07 TL KDV dahil faturaların hepsinin kayıtlarının yer aldığı, defter kayıtlarına ait görüntülerin rapor ekinde yer aldığı, toplam 15.850 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiş olup, bakiye alacak 2019 ve 2020 yılı için 10.024,05 TL olarak tespit edildiği,
...5- KÖK raporda da belirtildiği üzere, davacı tarafın 2020 yılında düzenlediği E-arşiv faturaların davalı yana teslim edilip edilmediği hususunda muğlaklık söz konusu olduğu belirtilmiş olup, defter ve belge incelemesinin neticesinde faturaların teslim noktasında herhangi bir muğlaklık olmadığı, hepsinin davalı firma kayıtlarında yer aldığı tespit edilmiş," şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir (Bknz. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2020/297 Esas, 2020/327 Karar Sayılı, 04/06/2020 Tarihli İlamı).
Yapılan yargılama esnasında toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; hüküm kurmaya ve denetime elverişli olan bilirkişi raporu uyarınca davalı ile davacı arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacının düzenlemiş olduğu faturaları davalının da defterlerine kaydetmiş olduğu, işbu hali ile davalının fatura içeriklerine itiraz etmeyerek kabul etmiş olduğu kanaatine varıldığında ispat yükünün davalıya geçtiği ve dosya kapsamında alınan hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile de davalının itirazının haksız olduğu görülmekle, ayrıca mahkememiz 27/12/2023 tarihli son celsesinde taraf vekillerinden dosyadaki mevcut deliller dışında toplanmasını istedikleri başka bir delillerinin bulunup bulunmadığı sorulup, taraf vekilleri toplanmasını istedikleri başka bir delillerinin bulunmadığını da bildirmiş olduğundan açıklanan gerekçelerle davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. (Benzer mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2020/188 E., 2021/211 K.)
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında asıl alacak tutarının %20'si oranında olan 2.004,80-TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının Davasının KABULÜ İLE, Davalının ... 5. İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı takip dosyasında asıl alacağa ilişkin yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 10.024,01-TL asıl alacak üzerinden devamına,
Asıl alacak miktarı tamamen ödeninceye kadar asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,
2- Asıl alacağın % 20 si olan 2.004,80-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Davalının kötüniyet tazminatı talebinin Reddine,
4- Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 684,74-TL harçtan, peşin alınan 112,79-TL harcın mahsubu ile bakiye 571,95-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
5- Davacı tarafından yatırılan 112,79 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 10.024,01-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafça yapılan 92,20 TL ilk masraf (başvuru+vekalet harcı), 81,50 TL müzekkere ve tebligat gideri, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.173,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine,
9- Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/12/2023
Katip
(e-imza)
Hakim
(e-imza)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.