mahkeme 2022/297 E. 2023/755 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/297
2023/755
24 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/297 Esas
KARAR NO : 2023/755
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/04/2022
KARAR TARİHİ : 24/10/2023
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... markasıyla ve www.....com alan adlı internet sitesi üzerinden e-ticaret sektöründe faaliyetlerini sürdüren müvekkili şirketin, akdedilen sözleşmelere istinaden ülke genelindeki birçok gerçek ve/veya tüzel kişi tacirin ürünlerinin satışına da aracılık ettiğini, davalı tarafla da 19.08.2019 tarihinde Satıcı İş Ortaklığı ve İlan Sözleşmesi akdedildiğini, satıcıların platform üzerinden işlem yapabilmelerinin öncelikli koşulunun, bu sözleşmeyi elektronik ortamda da onaylamış olmaları gerektiğini, sözleşme uyarınca davalıya ait ürünlerin www.....com alan adlı internet sitesi üzerinden tüketicilere satışa sunulduğunu, her bir satış işlemiyle ilgili olarak da müvekkilinin kararlaştırılan oranlardaki komisyonlar başta olmak üzere cezai şart, hediye çeki, kargo ve iade bedellerinden kaynaklı sair hakkediş bakiyelerinin doğduğunu, müvekkile ait platform üzerinden yapılan işlemler neticesinde her bir taraf nezdinde doğan hakkedişlerin faturalandırılarak cari hesaba kaydedildiğini, müvekkili şirketin, sözleşmenin diğer tarafı olan satıcıların cari hesapta alacak bakiyeleri doğduğunda ödeme işlemlerini gecikme olmaksızın yerine getirdiğini, buna karşın davalı gibi birçok satıcı tarafından borç bakiyelerinin ödenmediğini, ödeme konusunda yapılan sözlü görüşmeler ile iadeli taahhütlü olarak gönderilen ihtar mahiyetindeki ödeme mektuplarına da olumlu yanıt alınamadığını, davalı tarafın cari hesabının da 23.415,83 TL tutarında borç bakiyesi vermesine rağmen ilgili tutarın, kararlaştırılan vade tarihinde ödenmediğini, yapılan sözlü görüşmeler ile davalının sözleşmede yazılı adresine tebliğ edilen ödeme mektubundan da olumlu bir netice elde edilemediğini, bu bakımdan borçlu davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün 2021/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca işbu davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında ödenmeyen bakiye cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasında "SATICI İŞ ORTAKLIĞI VE İLAN SÖZLEŞMESİ" akdedilmiş olduğu, davacının ... ismi ile elektronik ticaret alanında faaliyet gösterdiği, davalının davacıya ait internet sitesi üzerinden satışını yapmış olduğu ürünler sebebi ile taraflar arasında akdedilmiş sözleşme hükümleri uyarınca cari hesaba kaydedilmiş olan toplam 23.415,83 TL alacak istemi ile .... İcra Dairesinin 2021/... Esas sayılı icra takip dosyasından girişmiş olduğu icra takibinin davalının itirazı üzerine durması sebebi ile işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.
Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar" ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması; ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması ya da açılan davanın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.
İşbu davanın taraflarından olan davalının gerçek kişi olması sebebi ile davalının tacir olup olmadığının, mahkememizin görevli olup olmadığının tespiti için yazılan müzekkere cevapları uyarınca her ne kadar davalı asilin ... Ticaret Odası nezdinde kayıtlı bir ticari işletme kaydı bulunmasa bile vergi dairesinden gelen müzekkere cevabında işletme hesabına göre defter tuttuğunun beyan edilmiş olması sebebi ile mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılarak yargılama yapılmıştır.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Yargılama esnasında öncelikle davalının ticari defter ve belgeleri üzerinden inceleme yapılması için ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup bilirkişi tarafından hazırlanan ön raporda davalıya ait ticari defter ve belgelere ulaşılamaması sebebi ile incelemenin yapılamadığının mahkememize bildirilmiş olduğu görülmekle mahkememizin 4 nolu celsesinde taraflara usulüne uygun ihtaratı içerir şekilde uyuşmazlık konusu alacağın incelenebilmesi amacıyla tarafların 2019 ve 2022 yıllarına ticari defterlerini sunmak üzere verilen kesin süre içerisinde davalı tarafın mahkememize herhangi bir ticari defter, belge ibraz etmediği gibi mahkememizce verilmiş olan kesin süre içerisinde defterlerin yerinde incelenmesi talebinde de bulunmamış olduğu görülmekle işbu hali ile HMK m.222 hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olduğu kanaatine varılmakla yargılama esnasında davacı tarafın ibraz etmiş olduğu ticari defterler ve taraflara ait celp edilen BA- BS formları karşılaştırmalı olarak incelenmek sureti ile bilirkişiden rapor alınmış olup Mali müşavir bilirkişisi tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 20.09.2023 tarihli raporda özetle;
Davacı şirketin 2019-2020 ve 2021 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,
Davalı şirketin, davacı şirket tarafından bildirilen Bs formlarına karşılık herhangi bir Ba bildiriminde bulunmadığı, ayrıca analiz formunda dava dışı şirketler tarafından da bildirilen bs formlarına karşılık davacının Ba bildiriminde bulunmadığı
Takip konusu alacakları oluşturan faturaların (Kargo Faturası, Eksik, Yanlış, Kusurlu Ürün Faturası, Tedarik Edememe Faturası, Komisyon Faturası, Gecikme Faturası, Satıcı Erken Ödeme Gelirleri, Tedarikçi Finansmanı Gelirleri, ... Partner Programı Komisyonu, Termin Gecikme Bedeli açıklamalı faturalar) taraflar arasında imzalanan sözleşme doğrultusunda, davalı şirket adına düzenlendiği ve davacı şirketin defterlerinde kayıtlı olduğu, 28.01.2021 takip tarihi itibariyle, davacı şirketin kendi defterlerinde 23.885,69 TL alacaklı gözüktüğü, işbu alacağın 23.415,83 TL'sinin icra takibinde talep edilmiş olduğu,
Faiz: davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirme yapılmayacaktır.
Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinde bulunabileceği, ancak taleple bağlılık gereği 3095 s.k m.1/1 kapsamında yasal faiz talebinin yerinde olduğu,
Mahkememize bildirilmiştir.
Dosya kapsamı itibari ile hazırlanılmış olan bilirkişi raporları, taraflarca ibraz edilmiş olan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde taraflar arasında devam eden bir ticari ilişkinin bulunduğu, davalı tarafın mahkememizce verilen kesin süre içerisinde belgelerini ibraz etmemesi sebebiyle HMK m.222 hükmü uyarınca ibrazdan kaçınmış sayıldığı, işbu hali ile davacı tarafından davalıya düzenlenilmiş olan faturalardan kaynaklı olarak davacının alacak talebinde bulunabileceği kanaatine varılmakla denetime ve hüküm kurmaya elverişli olan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalıdan takip tarihi itibari ile taleple bağlı kalınarak 23.415,83 TL talep edebileceğine karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında asıl alacak tutarı olan 23.415,83 TL 'nin %20'si oranında olan 4.683,17 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının .... İcra Dairesinin 2021/... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki İTİRAZININ İPTALİ ile; takibin kaldığı yerden devamına,
2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 23.415,83 TL 'nin %20'si oranında olan 4.683,17 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli olan 1.599,54-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 282,81-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 1.316,73-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 375,01-TL ( başvurma, vekalet harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 349,00-TL, bilirkişi ücreti: 2.000,00TL olmak üzere toplam: 2.724,01-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00TL nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
- İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.