mahkeme 2022/267 E. 2023/724 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/267
2023/724
17 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/267 Esas
KARAR NO : 2023/724
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/04/2022
KARAR TARİHİ : 17/10/2023
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalının başlatılan icra takibine itiraz dilekçesinde takibin dayanağı olan ve taraflarca 07.12.2016 tarihinde imzalanmış ve imzası davalı tarafça inkar edilmemiş Limited Şirket Hisse Devri Vaadi Sözleşmesinin kendisine gönderilmediğini iddia ettiğini, müvekkili tarafından gönderilen ... Noterliği ... yev.no'lu ihtarname ile sözleşme gereğince vadedilen yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiğini ihtar edildiğini, davalı tarafça bu ihtarnameye karşılık olarak ... Noterlüği ... yev. No'lu ihtarname ile cevap verildiğini, verilen cevap niteliğindeki ihtarnamede davalının taraflar arasında imzalanmış olan bu sözleşmeyi kabul ettiğini, borcun iş bu sözleşmeden kaynaklandığını, müvekkili tarafından, davalıdan alacaklarının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nde 2021/... E. sayılı dosya ile birlikte icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibne itiraz edilmiş olması nedeni ile bu defa yapılan itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'sinden az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya konu Limited Şirket Hisse Devri Vaadi Sözleşmesinin yasada aranan noter şekil şartının yerine getirilmediğini, hukuken geçersiz olduğunu, TTK'nın ilgili hükmü uyarınca Limited şirketlerde hisse devrinin gerçekleşebilmesi için noter onaylı Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesi'nin, Limited şirket Genel Kurulunca genel kurul toplantısında temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile onaylanması gerektiğini, hisse devri sözleşmesinin noter onaylı olamaması ile birlikte devir için hem TTK'da hem de taraflar arasındaki sözleşmede aranan genel kurul onayı da bulunmadığını, davacının icra takibi ile talep ettikleri miktarların, dava dilekçesinin ekinde sunulan ve takibe dayanak edilen hisse devir vaadi sözleşmesinde hiçbir karşılığı olmadığını, bu miktarların nereden çıktığı, nereden kaynaklandığı takip talebi/ödeme emrinden anlaşılamadığını, sözleşmenin geçerliliğini kabul anlamına gelmemekle birlikte sözleşmede bu miktarların ödeneceğine ilişkin bir anlaşma yapılmadığını, davacının takip ve dava konusu edilen böyle bir alacağı bulunmadığını, davacının hiçbir alacağı olmamakla birlikte tam aksine müvekkiline, sözleşmenin imzalanmasıyla davacıya 35.000TL peşin ödediğinden sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davacıdan alacağı bulunduğunu, davaya konu icra takibinde dayanak belge sunulmadığından yaptığımız itirazdan dolayı aleyhimize kötü niyet tazminatı hükmedilemeyeceğinden iş bu talebin reddini, borçlu olmadığımız ve sözleşmeye dayalı şirketin hisse devri onay şartı gerçekleşmediği halde aleyhimize icra takibi ve akabinde huzurdaki dava açıldığından dava değerinin %20'inden az olmamak kaydı ile tarafımıza kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan kontrolde davalı vekili tarafından ibraz edilmiş olan cevap dilekçesi ile birlikte geçersiz sözleşme nedeniyle ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesi istemi ile karşı dava ikame etmiş olduğu, mahkememizin 14/06/2022 tarihli 1 nolu celsesinde "karşı davanın mahkememizce asıl dosyada tefrik edilmesine ve mahkememizce yeni bir esasa kaydedilmesine" karar verilmesi üzerine dosyanın mahkememizin 2022/... Esasına kaydının yapılmış olduğu ve yapılan yargılama akabinde davanın arabuluculuk kanun yoluna başvurulmadan açılmış olması sebebiyle usulden reddine karar verilmiş olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan dava dışı limited şirketin hisse devri sözleşmesi nedeniyle nedeniyle cezai şartın tahsili istemi ile davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda dosyanın tarafları arasında 07.12.2016 tarihinde "Limited Şirket Hisse Devri Vaadi Sözleşmesi" akdedilmiş olduğu, işbu sözleşme içeriği incelendiğinde Tarafların Yükümlülükleri başlığı altında
"-İşbu Sözleşme ile ... İSTANBUL da bulunan ve ... nün ... sicil numarasında kayıtlı bulunan ... ŞİRKETİ ünvanlı şirketin ortaklarından ... şirkette bulunan 250.000 TL bedelli 200 hissesinin tamamını şirket hissedarlarından ... 'e devretmeyi taahhüt etmektedir.
- ... bu devir vaadi karşılığı ,...'ın 200 Hissesine tekabül eden 250.000 TL Sermaye bedelinin; 35.000 TI sini bu sözleşmenin imzalanmasıyla peşin olarak,15.000 TL sini hisse devri resmi olarak gerçekleştiğinde (şirket genel kurulun devir kararını onaylayıp ticaret sicilde ilan edildiğinde) nakit olarak ödeyecektir. Kalan 200.000 TL şirketin mevcut borçları sebebiyle hissesine düşen kısım olduğundan ... tarafından talep edilmeyecektir. ..." şeklinde düzenlemesinin bulunduğu, nitekim aynı sözleşmenin Cezai Şart başlığını taşıyan "Taraflar yükümlü oldukları yukarıda yazılan şartlara uymazlar ise sözleşme yükümlülüğünü ihlal eden taraf 150.000,00 TL cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder" şeklindeki düzenlemesinin bulunduğu, davacının işbu düzenlemeler uyarınca davalı tarafından ödenmiş olan 35.000,00 TL nakti ödemeyi 150.000,00 TL cezai şarttan mahsup ederek 115.000,00 TL asıl alacak, 06.11.2020 tarihinden itibaren takip tarihine kadar işlemiş 6.039,86 TL faiz olmak üzere toplam 121.039,86 TL alacak istemi ile .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden takibe girişmiş olduğu, davalının itirazı üzerine takibin durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu, davalı tarafça sözleşmenin geçersiz olduğunun ileri sürülmüş olduğu görülmüştür.
Limited şirketlerde pay ve pay devrine ilişkin hükümler TTK'da düzenlendiğinden, eldeki dava TTK'nın 4/1.a maddesi uyarınca mutlak ticari dava mahiyetindedir. Bu sebeple davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğundan mahkememizin görevli olması sebebiyle yargılama yapılmıştır.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Limited şirket hisse devir sözleşmeleri 6102 sayılı TTK'nın 595. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onaylanması şart olduğu gibi, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun da onayı şarttır. 6098 sayılı TBK’nın 13. maddesinde sözleşmelerde yasal şekil “Kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen bir sözleşmenin değiştirilmesinde de yazılı şekle uyulması zorunludur. Ancak sözleşme metniyle çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümler bu kuralın dışındadır.” şeklinde düzenlenmiştir.
6098 Sayılı TBK'nın Önsözleşme başlığını taşıyan 29. Maddesinin "(1) Bir sözleşmenin ileride kurulmasına ilişkin sözleşmeler geçerlidir.
(2)Kanunlarda öngörülen istisnalar dışında, önsözleşmenin geçerliliği, ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlıdır." şeklindeki düzenlemesi uyarınca somut olayda olduğu gibi Limited şirket hisse devir vaadi sözleşmeleri de hisse devir sözleşmesinin geçerlilik şekline yani yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onaylanması geçerlilik şartına tabi olduğu, bu şekilde yapılmayan bir sözleşmenin geçerli olmayacağı sabittir.
Sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın geçerliliği sözleşmenin bağlı olduğu şekle bağlıdır. Taraflar arasında 6102 sayılı TTK'nın 595. maddesindeki şartlara uygun olarak yapılan ve noterde düzenlenen bir hisse devir sözleşmesi bulunmamaktadır. Sözleşme adi yazılı belge niteliğinde olup geçersizdir. Sözleşme geçersiz olduğundan, geçersiz sözleşmeye istinaden cezai şart da talep edilemez ( Yargıtay 11. HD'nin 09.12.2019 tarih ve 2019/1321 E. - 2019/8002 K., 19.07.2017 tarih ve 2016/10075 E. - 2017/4478 K. Sayılı ilamı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesin 2020/686 Esas, 2022/1952 Karar Sayılı, 29.12.2022 Tarihli ilamı) .
Anılan yasal düzenlemeler uyarınca somut olaydaki taraflar arasında akdedilmiş olan "Limited Şirket Hisse Devri Vaadi Sözleşmesi" kanunen belirlenen geçerlilik şartlarını taşımadığından geçerli olmadığı, dava dışı şirketin hisselerinin devrinin yapılmamış olduğu, davacının geçerli olmayan bir sözleşmeye dayanarak cezai şart isteminde bulunamayacağı kanaatine varılmakla davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalının kötüniyet tazminatı talebinin değerlendirilmesinde ise ; İİK m. 67/2 hükmü uyarınca kötüniyet tazminatı, itirazın iptali davası reddedilince alacaklının takibinde haksız ve kötüniyetli görülmesi durumunda borçlunun istemi üzerine alacaklı aleyhine hükmedilen tazminattır. Kötüniyeti ispat yükü borçludadır, zira TMK m.2 hükmü uyarınca iyiniyetin varlığı asıldır. Yapılan kontrolde davacının davasının reddine karar verilmiş olup taraflar arasında akdedilmiş olan geçerli bir sözleşme bulunmadığının taraflarca bilinmekte olduğu, her iki tarafın kanunen geçersiz bir sözleşme meydana getirmiş olduğu bu kapsamda davacının icra takibine girişmesi her ne kadar kötü niyetli ise de TMK'nın 2. Maddesinde düzenlenen "Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymaz zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." şeklindeki düzenlemesi uyarınca davalı tarafça kendi sebep olduğu şekle aykırılıktan kendi lehine sonuç çıkarma çabalarının TMK'nın 2. Maddesinde yer alan dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil ettiği sonuç ve kanaatine varılması sebebiyle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Davalının davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli olan 269,85-TL karar ilam harcından başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 1.461,86-TL harçtan mahsubu ile artan 1.192,01-TL harcın karar kesinleştiğinden davacıya iadesine,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,
5-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 19.366,38-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00TL nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
7-Taraflar tarafından yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/10/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
- İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.