mahkeme 2022/215 E. 2024/139 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/215
2024/139
27 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/215 Esas
KARAR NO : 2024/139
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/03/2022
KARAR TARİHİ : 27/02/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında “...” akdedildiğini, işbu sözleşme kapsamında müvekkili şirketin endüstriyel gaz tedariki sağlamayı, davalı şirket ise bu hizmetin karşılığı olarak düzenlenen faturaları ödemeyi taahhüt ettiğini, taraflar arasında kurulan ticari ilişki uyarınca müvekkili şirketin tarafından gaz tedariki sağladığını ve faturalar düzenlendiğini, davalı şirket cari hesaba konu fatura bedellerini ödemediğini, müvekkili şirket tarafından ... 11. İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek; itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında ... Tedarik Sözleşmeyi akdedildiğinin iddia edildiğini, ancak söz konusu sözleşme incelendiğinde sözleşmenin taraflarının davacı şirket ve dava dışı ... Ltd Şti arasında akdedildiğinin görüleceğini, davalı müvekkili şirket... Ltd Şti.nin bu sözleşme hiçbir ilgisi bulunmadığını, müvekkili şirketin haberi olmaksızın aleyhine faturalar keşide edildiğini, davacı şirket tarafından bahse konu fatura bedeli karşılığı iş yapılmadığını, müvekkili şirketin davacıdan böyle bir fayda sağlamadığını, iddia edildiği gibi müvekkili şirketin, davacı şirkete bahse konu fatura ya da başkaca bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin merkezi ... olduğunu, icra takibi Konya İcra dairesinde yapıldığını, yetkili icra dairesi ve mahkemeleri Kemalpaşa olduğunu, davanın dava şartı noksanlığından usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise yetki itirazımızın kabulünü ve davacının itirazın iptali talebinin ve icra-inkâr tazminatı talebinin reddini, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, ödenmeyen fatura alacaklarının tahsili istemiyle davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda davalı aleyhine ... 11. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden 10.446,97 TL üzerinden takibe girişilmiş olduğu, davalının itirazı üzerine takibin durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Davalı tarafça öncelikle icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması sebebiyle mahkememizce bu husus öncelikli olarak incelenmiş olup; İcra takiplerinde yetki hususu, 2004 sayılı İİK’nın 50. maddesi yollaması ile usul Kanunu hükümlerine göre yapılmaktadır.
İİK’nın 50. maddesi; "(Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir.
Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur.
İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur." düzenlemesini içermektedir.
HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Aynı Kanunun 10.maddesine göre ise sözleşmeden doğan takiplerde, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkilidir. Bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Takip davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesinde tacirler ve kamu tüzel kişilerinin aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşme ile belirlenen bu mahkemelerde görülebileceği şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yetki sözleşmesi de ancak kesin yetki bulunmayan hallerde ve tarafların tacir veya kamu tüzel kişisi olmaları halinde geçerli olarak yapılabilir.
6098 sayılı TBK'nın 89. maddesine göre, borcun ifa yeri konusunda aksine bir anlaşma yoksa, para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde; parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde; bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir.
Somut olayda yapılan incelemede davacı tarafça dosyaya ibraz edilmiş olan sözleşme incelendiğinde sözleşmenin davacı ile dava dışı ... Ltd. Şti. Arasında akdedilmiş olduğu, işbu hali ile her ne kadar dava dışı firma ile davalı arasında organik bağ olması sebebiyle sözleşmenin yetki maddesinin geçerli olduğu beyan edilmiş ise de yapılan kontrolde TBK m.89 hükmü uyarınca davacı şirket merkezinin bulunduğu yerin yargı çevremiz içerisinde olması sebebiyle icra dairesinin yetkisine yönelik yapılan itirazın reddine karar verilmekle yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı tarafça cevap dilekçesi ile birlikte husumet itirazında bulunulmuş olduğu, davacı tarafça ise dava dışı ...Tic. Ltd. Şti. Çalışanı tarafından taraflarına gönderilen mailde açıkça sonraki faturaların davalı adına düzenlenmesi talebinde bulunulması, davalı ile dava dışı şirket arasında organik bağ olması sebebiyle davalıya hizmet verildiğinden bahisle husumetin doğru kişiye yöneltildiğinin beyan edilmesi karşısında taraflar arasında ticari ilişkinin bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerektiğinden öncelikle tarafların ticari defterleri üzerinden inceleme yapılabilmesi için davalının defterlerinin bulunduğu ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak bilirkişi görevlendirmesi yapılmış, davalı tarafça açıkça ticari defterlerin ibraz edilmeyeceğinin bilirkişiye bildirilmesi üzerine rapor hazırlanılmaksızın dosya mahkememize iade edilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlığını taşıyan 222. Maddesinin "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindeki düzenlemesi uyarınca davalı tarafça ticari defterler ibraz edilmediğinden davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olması halinde esas alınması gerektiği kanaatine varılmakla yargı çevremiz içerisinde bir mali müşavir bilirkişisinden rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle;
Davacı yanın 2020 ve 2021 yılları Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,
Davalı yana ait ticari defterler incelenmesi için ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat gönderilmiş olduğu, ancak, davalı tarafından ticari defterler inceleme için sunulmadığından Bilirkişi tarafından dosyanın iade edilmiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 10.11.2021 tarihi itibariyle, davacı yanın davalı yandan 10.446,97 TL Alacaklı olduğu,
Davacı alacağının ilk fatura ilk ödemeye sayılmış olduğunda, Toplam Tutarı 10.446,97 TL olan 15 Adet Faturanın ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu, dosyaya davacı tarafından sunulmuş E-Arşiv Faturaları ve E-İrsaliyeleri incelendiğinde, TABLO.3'te görüldüğü üzere sadece 3 Adet E-Arşiv faturasına ait E-İrsaliyenin dosyaya sunulmuş olduğu, diğer E-Arşiv Faturaları üzerinde hem irsaliye numarası olmadığı ve varsa da irsaliyelerinin dosyaya sunulmamış olduğu, E-Arşiv Faturalarının Elektronik ortamda davalı ... adresine iletilmiş olduğu,
Davacı ile dava dışı...Şti. arasında 29.07.2016 tarihinde Endüstriyel Gazlar Tüplü Ürünler Tedarik Sözleşmesi imzalanmış olduğu, dosyaya sunulu belgelere göre, dava dışı ... şirketinin 20.02.2017 genel kurul kararı ile şirketin tek ortağı ve yetkilisi olan ...'ın hissesini Kerim Karakulak'a devretmiş olduğu, bu kararın 22.08.2017 tarihinde Ticaret Sicil gazetesinde yayımlanmış olduğu,
Davacı yan ticari defterleri incelendiğinde dava dışı ...Tic.Ltd.Şti.ile de 25.07.2016 tarihi ile 15.01.2019 tarihleri arasında cari hesap hareketleri olduğu, hesabın 15.01.2019 tarihinde kapanmış olduğu,
Tarafların bağlı olduğu Vergi Daireleri Müdürlükleri tarafından Sayın Mahkemeye gönderilmiş cevap yazışı ekleri olan BA BS Bildirimlerine göre, tarafların birbiri ile ilgili BA BS Bildiriminin olmadığı, aylık fatura bedelleri BA BS Bildirim limiti olan 5.000,-TL altında olduğu için tarafların BA BS Bildirim yükümlülüğü bulunmamakta olduğu,
Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan, icra takip tarihi olan 10.11.2021 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık 9016,75 ve değişen oranlarda Reeskont Avans Faizi talep edebileceği,
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir (Bknz. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2020/297 Esas, 2020/327 Karar Sayılı, 04/06/2020 Tarihli İlamı).
Benzer mahiyette bulunan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli 2019/3926 E. 2020/2954 K. sayılı ilamında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.
... Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. ... bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." şeklindeki ilamı bir bütün olarak incelendiğinde somut olayda her ne kadar cevap dilekçesi ile birlikte davalı tarafça akdi ilişki inkar edilmiş ise de dava dışı... çalışanı .... tarafından davacıya gönderilen mail içeriğinde "Fatura bilgilerimiz değişmiştir. Aralık ayından sonraki faturalarımızı aşağıdaki bilgilere göre kesilmesini rica ederim. ... DIŞ.TİC.LTD.ŞTİ. ... ...- muhasebe sorumlusu" açıkça davacıya bildirimde bulunulduğu, SGK kayıtları celp edilip incelendiğinde ...'ın hem davalı hem de dava dışı ... şirketinin çalışanı olduğu, davacı tarafça dosyaya sunulan deliler incelendiğinde bir kısım sevk irsaliyelerinde teslim alan kısmında yer alan isimlerin davalı şirket yetkilisi ve çalışanı olduğu, davacı tarafça düzenlenen faturaların davalıya tebliğ edildiğine dair evrakların bulunması sebebiyle taraflar arasında akdi ilişkinin bulunduğu kabul edilmiş olup davalı tarafça açıkça ticari defterlerin ibraz edilmemesi sebebiyle davacının defterleri esas alınmakla davalının davacıya takip talebindeki tutar kadar borcu olduğu kanaatine varılarak davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında asıl alacak tutarı olan 10.446,97 TL 'nin %20'si oranında olan 2.089,39 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının ... 11. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki İTİRAZININ İPTALİ ile; takibin kaldığı yerden devamına,
2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 10.446,97 TL 'nin %20'si oranında olan 2.089,39 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli olan 713,63-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 178,41-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 535,22-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 270,61-TL ( başvurma, vekalet harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 157,50-TL, bilirkişi ücreti: 1.800,00TL olmak üzere toplam: 2.228,11-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 10.446,97 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
- İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.