mahkeme 2021/188 E. 2023/756 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/188

Karar No

2023/756

Karar Tarihi

24 Ekim 2023

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/188 Esas
KARAR NO : 2023/756
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/03/2021
KARAR TARİHİ : 24/10/2023

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı taraf arasında “... Mah. ... Mevkii ... Cad. No:16 .../Kocaeli” adresinde bulunan ... Makine binasında mevcut 2 adet asansörün bakımı hususunda 01.02.2016 yürürlük tarihli Temel Bakım Sözleşmesi ve Temel Arıza Hizmet Protokolü imzalandığını, müvekkili şirket 01.02.2016 yürürlük tarihli Temel Bakım Sözleşmesi ve Temel Arıza Hizmet Protokolü ile üstlendiği tüm yükümlülüklerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiğini, davalı taraf, sözleşmeden doğan bedelleri ödemediğini, müvekkil şirketin alacağı, ticari defterlerinde de kayıtlı olduğunu, davalı tarafın, müvekkili şirketçe yapılan tüm uyarılara rağmen bakiye borç bedelini ödememesi üzerine davalı tarafa, borcun 5 gün içerisinde ödenmesi hususunda ... Noterliği’nin 23.12.2019 tarihli, ... yevmiye no’lu ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarname 25.12.2019 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı borçlu, borcunu ödemeyerek 30.12.2019 tarihinde temerrüde düştüğünü, gönderilmiş olan ihtarnameye rağmen davalı tarafın borcunu halen ödememesi sebebi ile müvekkili şirket tarafından ... İcra Müdürlüğü’ nün 2020/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu beyanla icra takibine yapılan itirazın iptalini, davalı aleyhine yüzde %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı , dava konusu icra takibini İstanbul İcra Müdürlükleri'nde başlattığını ve hali hazırda görülmekte olan davayı İstanbul Mahkemeleri'nde açtığını, müvekkili şirketin mersis adresi ... olup İcra ve İflas Kanunlarına göre icra takibinde yetkili icra müdürlükleri borçlunun yerleşim adresi olduğunu, itirazımızda her ne kadar borca ve yetkiye itiraz edilmiş ise de ; davacı tarafından ... İcra Müdürlüklerinde tekrardan ödeme emri tebliğ ettirmek yerine yetkili ... İcra Dairelerine gönderilmeyerek yetkisiz İstanbul Mahkemelerinde işbu dava ikame edildiğini, müvekkilinin, davacı ile olan alışverişine istinaden çıkan bedellerin tümünün ödemesini davacı tarafa yapmış olmasına rağmen, davacı yan tekrardan, kötü niyetle, bu bedeli müvekkilinden tahsil etmeye çalışmış olup müvekkili zarara uğratma amacıyla, müvekkili tarafından ödenmiş olan tutarı icra takip konusu yaptığını, yapılan takibin alacak kalemlerinin neye dayandığı anlaşılmamış olup hukuka aykırı olarak başlatılmış olan icra takibinin tarafımızca kabulü mümkün olmadığını, icra takibinin bu yönüyle haksız ve hukuka aykırı olması sebebiyle; dava dilekçesindeki iddiaların kabulü mümkün olmayıp takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, davacının itirazın iptali talebinin ve icra-inkar tazminatı talebinin reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, itirazın iptali istemi ile açılmakta iken davalının yargılama esnasında davalının iflası sebebiyle alacağın, iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasında akdedilmiş olan temel bakım sözleşmesi kapsamında davacının, davalıya ait işyerinde bulunan asansörlerin bakımını üstlenmiş olduğu, edimini gereği gibi yerine getirmesine rağmen davalının sözleşme kapsamında belirlenen bedelleri kendisine ödemediği iddiası ile .... İcra Dairesinin 2020/... Esas sayılı dosyasından 12.812,00 TL asıl alacak, takip öncesi işlemiş 2.249,30 TL akdi faiz (%24) olmak üzere toplam 15.061,30 TL alacak istemi ile davalı aleyhine icra takibine girişmiş olduğu, davalının itirazı üzerine icra takibinin durması sebebi ile işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce itirazın iptali davası olarak yargılama yapılmaya başlanmış olup öncelikle itirazın iptali davasının şartlarının olup oluşmadığı incelenmiş olup bu kapsamda davalının icra takibinde borca itirazı ile birlikte icra dairesinin yetkisine de itiraz etmiş olması sebebiyle yapılan incelemede; İcra takiplerinde yetki hususu, 2004 sayılı İİK’nın 50. maddesi yollaması ile usul Kanunu hükümlerine göre yapılmaktadır.
İİK’nın 50. maddesi; "(Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir.
Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur.
İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur." düzenlemesini içermektedir.
HMK 17.maddesi “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmünü haizdir. Somut olayda tarafların basiretli tacir olarak aralarında akdetmiş oldukları sözleşmede Çağlayan Mahkemeleri ve İcra dairelerini yetkili kılmış olmaları sebebiyle davalının icra dairesinin yetkisine yapmış olduğu itirazın reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Yargılama esnasında davalının ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... Esas sayılı dosyası üzerinden iflasına karar verilmiş olması sebebi ile İcra ve İflas Kanunun 194. Maddesinin "(1) Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir.Bu hüküm şeref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka işlerine müteallik ihtilaflara, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili olarak açılmış olan hukuk davalarına tatbik olunmaz. (2) Dava durduğu müddetçe zamanaşımı ve hakkı düşüren müddetler işlemez." şeklindeki düzenlemesi de göz önünde bulundurulduğunda işbu davaya kayıt kabul davası olarak devam olunmuş olup davalının iflasının açıldığı ... İcra Dairesi 2021/... Esas sayılı İflas Dosyasından yapılacak olan 2. Alacaklılar toplantısının yapılması ve iflas kararının kesinleşmesinin beklenilmesine karar verilmiştir.
İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları, (maddede yazılı istisnalar dışında) iflâsın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından (md. 237) on gün sonraya kadar devam eder; ancak bundan sonra, duran hukuk davalarına devam edilebilir. (md. 194/1). Bu hüküm, somut olayda olduğu gibi temyiz aşamasında gerçekleşen iflas halinde de uygulanır.
İflâsın açılması ile duracak olan davalar, iflâstan önce açılmış olup da halen derdest bulunan (görülmekte olan) ve iflâs masasına giren mal, alacak ve haklara ilişkin hukuk davalarıdır. Bunlar, (davacı olarak) müflisin açmış olduğu davalar ile müflise karşı (davalı olarak) açılmış olan davalardır. Mesela alacak, taşınır mal veya taşınmaz mal davaları gibi.
Yukarıda görüldüğü gibi, iflâs kararının kesinleşmesi ile düşen icra takipleri (md. 193/1 ve 3) ile ilgili itirazın kaldırılması, icra takibinin iptal ve taliki, itirazın incelenmesi ve icranın geri bırakılması talepleri de düşer. Yani, bu talepler, 194. madde hükmüne tabi değildir. İcra mahkemesi, artık bu talepler hakkında inceleme yapıp karar veremez.
Buna karşılık, iflâs kararının kesinleşmesi ile düşen icra takipleri (md. 193/1 ve 3) ile ilgili hukuk davaları, iflâs kararının kesinleşmesi ile düşmez; bu davalar, iflâsın açılması ile sadece durur. Buna göre, itirazın iptali davası, borçlunun iflâsı ile durur (md. 194). Buna göre itirazın iptali davası (md. 67), borçtan kurtulma davası (md. 69), menfi tespit davası veya istirdat davası (md. 72) borçlunun iflâsı ile sadece durur; fakat, iflâs kararının kesinleşmesi ile düşmez. Bilâkis, bu davalara da, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra devam edilir. (md. 194)
Müflisin davalı olduğu hallerde Yargıtay 19. HD'nin 25.11.1999 tarih ve 7032 E, 7129 K; 11. HD'nin 22.08.2007 tarih ve 2005/13761 E, 2007/624 K; 02.11.2007 tarih ve 8826 E, 11712 K sayılı ilamlarında açıklandığı üzere; bir hukuk davasının kayıt-kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. Davalı tarafı dava sırasında iflas eden aleyhine iflastan önce açılan ve İİK'nın 194. madde hükmünde sayılan istisnalardan olmayan bir davaya bakan Mahkemece asıl dava konusu alacağın, ikinci alacaklılar toplanmasında, iflas masasına kaydedilip, alacağın masaca kesin olarak kabul edilip edilmediğinin araştırılması ve şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise, konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına kararı verilmesi; masaya kayıt edilmek istenip de alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise ve kayıt-kabul davası ayrıca açılmamışsa, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilerek, varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekir (Yargıtay 23 H.D 2015/7698 Esas, 2016/1883 Karar Sayılı İlamı, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2022/2278 Esas, 2022/2232 Karar Sayılı, 26/10/2022 Tarihli ilamı).
Yargılama esnasında davacının ve davalının ticari defterlerinin farklı yargılama çevrelerinde olması sebebi ile öncelikle yargı çevremiz içerisinde bulunun davacıya ait ticari defterlerin mali müşavir bilirkişisi ile incelenmesine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle;
Davacı tarafından ;... İcra Müdürlüğünde 2020/... E ;06/10/2020 tarihinde davalı aleyhine 12.812 TL asıl alacak ve 2.249,30 TL işlemiş faiz(akdi faiz %24 ) 15.061,30 TL olarak takip başlatılmış olduğu,
Davacı firma özel hesap dönemine ait mükellefiyeti oldugu ve 2016-2017-2017-2019-2020 defter bilgileri TTK ve VUK hükümlerine uygun olarak yasal süresi için de verilmiş olduğu ve kesin delil olma vasfı taşıdığı,
Davalıya keşide edilen hizmet faturaları davacı firma tarafından 120 100 01 hesapta takip edilmiş oldugu ve ticari defter kayıtlarında 12.812 TL DİP bakiye borç bakiyesi vermiş olduğu,
Asıl alacağa ;Sözleşme gereği Akdi faiz talep edilmiş oldugundan gereği “Md 5” taleple bağlılık ilkesi gereği %24 akdi faiz talep edilmiş olup 2.249,3 TL olarak hesap edilmiş olduğu,
Davacı tarafından, davalı firmaya keşide edilen (sözleşme gereği) hizmet faturalarının ticari defter kayıtlarının birbirini desteklediği ve ASIL ALACAK bakiyesinin 12.812 TL olduğu ve sözleşme gereği akdi faiz talep edilmiş olduğundan (md 5 ) ile hesaplama sonucu 2.249,30 TL olduğu ; asıl alacak ve işlemiş faiz toplamının 15.061,30 TL olduğu ,
Mahkememize bildirilmiştir.
Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi akabinde davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla ... Asliye ticaret Mahkemesi aracılığı ile mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış olup bu kapsamda mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle;
Davalı şirket 2016-2017-2018-2019-2020-2021 yıllarında E-Defter uygulaması çerçevesinde Yevmiye ve Büyük defterlerini elektronik ortamda tutmaktadır. 2017-2018-2020-2021 defterlerin açılış beratları 2017-2019-2020 kapanış beratları gelir idaresi başkanlığı tarafından yayınlanan tebliğlerdeki sürelere uygun şekilde alındığı ve 2016-2019 açılış defter beratları 2016-2018- defterlerin kapanış beratlarının hard diskten kaynaklı sorundan dolayı sunulamadığından uygun şekilde tutulduğunun tespitinin yapılamadığı, 2021 Yılı kapanış beratı süresi içinde olduğundan tarafıma sunulmamıştır, 2016-2017-2018-2019-2021 yıllarına ait Envanter defterinin açılış tasdikleri süresi içinde yapıldığı ,2020 yılı Envanter Defteri sunulmadığından açılış tasdiği tespiti yapılamamıştır. Davalı şirketin ticari defterleri delil kudretine haiz olup, olmadığının takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğu,
Davalı şirketin 2016-2017-2018-2019-2020-2021 yıllarına ait yasal ticari defterlerin elektronik ortam tutulduğunda hard diskten kaynaklı teknik sıkıntıdan dolayı eksik sunulmuş olup , Davalı firmanın Muavin dökümünde yer alan fatura ve tutarlarının e-defter olarak sunulan yevmiye kayıtlarının 2018-Ocak -2018-Şubat 2019-Aralık -2020 yılları sunulduğundan faturaların yevmiye kayıtlarında yer alıp almadığı kontrolü yapılmamış olup ,Ticari Defterlerin delil küdretine haiz görülmesi Takdirin Sayın Mahkeme'nin olduğu,
Davalı firmanın muavin kayıtlarında yer alan faturalara ait , 2017-2018-2019-2020-2021 yıllarında Ba-Bs bildirim formunda 5000.00- TL sınırının altına kaldığından beyan edilen bilgi yer almadığı görülmüştür.
Davalı firma muavin dökümünde Davacı firmaya 12.812,00-TL borçlu olduğu görülmüştür.
Şeklinde hazırlanan rapor mahkememize ibraz edilmiştir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir (Bknz. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2020/297 Esas, 2020/327 Karar Sayılı, 04/06/2020 Tarihli İlamı).
Dosya kapsamı itibari ile hazırlanılmış olan bilirkişi raporları, taraflarca ibraz edilmiş olan deliller değerlendirildiğinde taraflar arasında devam eden bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacı ile davalının defter kayıtlarının örtüştüğü, davalının davacıya icra takip tarihi itibari ile 12.812,00 TL asıl alacak üzerinden borcunun bulunduğu, işbu asıl alacağa takip tarihine kadar davacının sözleşme kapsamında 2.249,30 TL akdi faiz talebinde bulunabileceği, neticeten davacının davalıdan icra takip tarihi itibari ile toplam 15.061,30 TL alacağının bulunduğu kanaatine varılmış olup yargılama esnasında davanın kayıt kabul davasına dönüşmesi, davacının iflas idaresine yapmış olduğu başvuru akabinde alacağının çekişmesiz olarak kaydının yapılmaması, çekişmeli olarak kaydının yapılması sebebi ile davasının konusuz kalmamış olduğu görülmekle kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın ödenmesine yönelik bulunmadığından bu tür davalarda vekalet ücreti ve harcın maktu olarak belirlenmesi gerekir. Buna göre yargılama gideri ve vekalet ücreti (dava değerinin maktu vekalet ücretinin altında kaldığı göz önünde bulundurularak) hesaplanılmış olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile; davacının .... İcra Dairesinin 2020/... Esas sayılı dosyasından 12.812,00 TL asıl alacak, takip öncesi işlemiş 2.249,30 TL akdi faiz (%24) olmak üzere toplam 15.061,30 TL alacağının, davalı- müflis ... Ve Tic. A.Ş.'nin iflas tasfiyesinin yürütüldüğü (... İcra Dairesi 2021/... Esas sayılı İflas Dosyası) iflas masasına kayıt ve kabulüne,
3-Alınması gerekli olan 269,85-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 181,90-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 87,95-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 249,70-TL ( başvurma, vekalet harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 300,50-TL, bilirkişi ücreti: 750,00TL olmak üzere toplam: 1.300,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 15.061,30TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerine bırakılmasına,
7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00TL nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2023

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

  • İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim