Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2019/432
2025/83
11 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/432 Esas
KARAR NO : 2025/83
BİRLEŞEN VAN ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN (ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATI İLE) ... ESAS SAYILI DOSYASI BAKIMINDAN
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 04/11/2020
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin karşı tarafla 23/09/2016 tarihinde kilit parke taşı üretimi ile ilgili 110.000-Euro bedelle makine aldığını ve söz konusu makina için davalı tarafın hesabına 110.000 TL ödeme yapıldığını, makinenin kurulumu geç yapılarak kasım ayı gibi yapıldığını, Van'da olan kış şartları dikkate alındığında söz konusu makinadan tam olarak randıman mayıs ayi itibariyle alınmış ve 3 ay geçmeden makine sürekli arıza vermiş olduğunu, bu açıklanan sebeplerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile söz konusu makinanın ayıplı olduğunun tespiti ile malın ayıplı olması nedeniyle geri verilmesi ve ödedikleri 110.000 Euro bedel için fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 29/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle şimdilik 100 Euro için 414 TL taraflarına verilmesi, makine için yaptıkları masraflar içinde şimdilik 100 TL, oluşan zararları için de şimdilik 100 TL olmak üzere toplam 614 TL bedelin taraflarına verilmesini, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, ayrıca Van ... Hukuk Mahkemesi'nin ...D.iş nolu dosyasında yaptıkları yargılama giderlerinin tespiti ile söz konusu yargılama giderlerinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde özetle; davacı kendi ikametgahında dava açtığını davacı ticari bir alım satım ilişkisinden kaynaklanan malın iadesi talebi ile dava ikame ettiğini ancak adı geçen malın alıcısı ve dolayısı ile mülkiyet sahibi olan kişinin kullanacağı ayıplı malın iadesini kullanmaya yetkili olmadığını, davacı ile davalı arasında alım satım ilişkisi bulunmadığını, adı geçen makinenin ...Kiralama A.Ş.'ye satıldığını, davacının kiracı sıfatı ile ürünü elinde bulundurduğunu, sözleşme kapsamında mahkemenin yetkili olmadığını, HMK m.6 hükmü uyarınca Çağlayan Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının kiracı sıfatının bulunması sebebiyle davayı açmaya husumetinin bulunmadığını, müvekkili tarafından imal edilmiş olan davaya konu makine davacının adresine çalışır durumda teslim edildiğini, müvekkili tarafından yapılan incelemede makinenin bakımlarının yapılmadığı ve hatalı kullanıldığının tespit edildiğini beyanla öncelikle yetki ve husumete yönelik itirazlarının değerlendirilmesini, HMK 109/1 gereğince Davacı tarafından eksik yatırılan harcın tamamlatılmasını, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafından ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan incelemede işbu dava 22.09.2017 tarihinde Van ... Hukuk Mahkemesine (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatı ile) hitaben sunulan dava dilekçesi ile açılmakla Van ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esasına kaydının yapıldığı, mahkemesince dilekçeler teatisinin tamamlanması akabinde 03.04.2019 tarihli 1 nolu celsede "Tüm dosya kapsamı incelenmekle; dosya Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasıdır 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesinde genel yetki kuralı düzenlenmiş olup, buna göre genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Davalı şirketin adresi İstanbul'dur. Dosya içersinde yer alan 23/09/2016 tarihli sözleşmeye göre makinenin teslim yeri davalının adresi olan İstanbul'dur. Buna göre davalının adresinin ve sözleşmenin ifa yerinin İstanbul olması nedeniyle davalının yetki itirazının yerinde olduğu anlaşılmakla yetki itirazının kabulüne" gerekçesi ile verilen yetkisizlik kararı üzerine dosyanın mahkememizin işbu esasına kaydının yapılmış olduğu anlaşılmakla yargılamaya kaldığı yerden devam olunmuştur.
Yargılama esnasında mahkememizin asıl dosyasının davalısı ...Ltd. Şti. Tarafından mahkememizin asıl dosyasının davacısı ... Ltd. Şti. aleyhine Van ... Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatı ile)... Esas Sayılı dosyasından açmış oldukları alacak istemli davada mahkemesince ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra 2. Celse dosyanın mahkememizin işbu dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek mahkememize gönderilmiş olduğu görülmüştür.
Birleşen Van ... Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatı ile) 2020/554 Esas Sayılı Dosyası Bakımından;
Davacı vekili tarafından ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ...Ltd. Şti ile davalı şirket arasında müvekkili şirket tarafından satılan ürünlerin alımı konusunda anlaşıldığını, davalı şirkete satılan malzemelere ilişkin olarak müvekkili tarafından kdv dahil toplam 78.447,58 TL bedelli fatura tanzim edildiğini, fatura bedellerinin davalı tarafça ödenmemesi üzeri 21/08/2017 tarihinde Beşiktaş ... Noterliğinin...ye numaralı ihtarnamesi ile davalı taraftan ödeme yapılması istendiğini ve davalı temerrüde düşürüldüğünü, bu nedenlerle davanın kabulünü, fazlaya ilişkin talep hakının saklı kalmak kaydıyla davalı şirketin ödemesini yapmadığı 79.872,52 TL'nin davalının ihtarnameyi tebliğ alarak temerrüde düştüğü tarih olan 23/08/2017 yılından itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı tarafla 23/09/2016 kilit parke taşı üretimi için 110.000,00-Euro bedelle makine almış olup söz konusu makine için davacı tarafa 110.000,00-Euro ödeme yaptığını, makinenin kurulumunun geç yapıldığını, söz konusu makineden tam olarak randıman alınamadığını, garanti kapsamında parçaların sürekli kırıldığını ve arıza verildiğini, garanti verilen ve garanti kapsamında olan yedek parçaların değiştirilmesi sonrası müvekkili şirketten para talep edildiğini, makinenin ayıplı olması nedeniyle garanti kapsamında yeni makine ile değiştirilmediğini, söz konusu sözleşme gereğince müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, müvekkilinin davacı tarafa bir borcunun olmadığını, davacı taraftan zararları nedeniyle alacağının olduğunu, davacı tarafın kötüniyetli olduğunu, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkının saklı kalmak kaydıyla tüm dosya kapsamı dikkate alınarak hukuki dayanaktan yoksun söz konusu davanın esastan ve zamanaşımına itiraz nedeniyle reddine karar verilmesini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasından alacak taleplerine ilişkin yargılama yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin Van 6. Noterliği aracılığı ile çekilen ihtarname kapsamında feshedildiğinden ödemezlik ve takas defi kapsamında alacaklarının mahsup edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Asıl dava, satım sözleşmesi uyarınca ayıplı olduğu iddia edilen malın ve ödedikleri bedelin iadesi ile zararın tahsili istemine; Birleşen dava ise satım sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya satımı yapılan malzeme bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamında yapılan kontrolde; Asıl dosya davalısı - birleşen dosya davacısı satıcı... Ltd. Şti. İle Asıl dosya davacısı- birleşen dosya davalısı... Kardeşler ... Ltd. Şti. Arasında "ANLAŞMADIR" başlığını taşıyan...sözleşme numaralı, 23.09.2016 tarihli satım sözleşmesi uyarınca parke makinesinin 110.000 EURO bedel ile satımı konusunda anlaşmaya varılmış olduğu, sözleşme bedelinin ise "Leasing ile peşin ödeme" şeklinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu kapsamda...ile dava dışı ... A.Ş. Arasında akdedilmiş olan finansal kiralama sözleşmesi uyarınca resmiyette satın alan kişinin ... A.Ş. Olduğu ve sözleşme uyarınca ...'in kiracı sıfatını haiz olduğu, bu kapsamda davaya konu makinenin ödemesinin ...A.Ş. Tarafından ...Kalıp'a peşin olarak yapılmış olduğu görülmüştür.
Asıl dosya bakımından davalının, davacının işbu davaya açmakta aktif husumet ehliyetinin bulunmadığına yönelik itirazları sebebiyle öncelikle bu hususun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Finansal kiralama konusu malın mülkiyeti kiralayana aittir. (Finansal Kiralama Kanunu 23/1). Buna mukabil kiracı ise, sözleşme süresince finansal kiralama konusu malın zilyedi olup, sözleşmenin amacına uygun olarak her türlü faydayı elde etme hakkına sahiptir (Finansal Kiralama Kanunu 24/1). Yargılama esnasında dava dışı ... A.Ş.'ye yazılan müzekkere uyarınca mahkememize ibraz edilmiş olan 21.10.2020 tarihli beyan dilekçesinde finansal kiralama sözleşmesi kapsamında makinenin ... Ltd. Şti.'ye satıldığının ve alıcı tarafından bedel ödeme borcunun yerine getirilmesi sebebiyle davaya konu makinenin mülkiyet devrinin 20.10.2020 tarihinde...,... Ltd. Şti.'ne gerçekleştirildiğinin, bu kapsamda davaya konu mal üzerinde herhangi bir mülkiyet haklarının kalmadığının mahkememize bildirilmiş olduğu görülmekle asıl dosyada davacının davayı açmakta aktif husumetinin bulunduğu, yargılama esnasında bu eksikliğin tamamlanmış olduğu görülmüştür.
Birleşen dosyada bakımından yapılan usule yönelik itirazlar incelendiğinde; Davalı tarafça öncelikle davadan önceki başvurulan arabuluculuk yolunun icra takibi sebebiyle olduğu, alacak istemine ilişkin olmadığı iddia edilmekle yapılan kontrolde birleşen davadan önce davacı tarafından davalı aleyhine icra takibine girişilmiş olduğu, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, bu sebeple arabuluculuk yoluna başvurulduğu görülmüş ise de icra takibine dayanak yapılan asıl alacaklar yönünden eldeki davanın açılmış olduğu anlaşılmakla mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2021/393 Esas, 2021/361 Karar Sayılı, 11/03/2021 Tarihli "... 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır.
Arabuluculuk tutanağında; uyuşmazlığın İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından kaynaklı itirazın iptali olduğu belirtilmişse de, aynı alacağa ilişkin olarak alacak davası açıldığı anlaşılmaktadır. İİK 67.maddesi uyarınca icra takibinde alacağı itiraza uğrayan alacaklının dilerse genel hükümlere dayalı olarak alacak davası açması ,dilerse itirazın iptalini istemesi mümkündür. Ödeme emrinin incelenmesinde 17.7987,69-TL faiz alacağının tahsilinin talep edildiği (kredi erken kapamadan kaynaklanan) ve icra takibine konu olan alacak nedeniyle arabulucuya başvurulduğu anlaşılmakla şekli inceleme yapılmak suretiyle arabulucuya başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır." şeklindeki ilamı göz önünde bulundurulduğunda eldeki davada arabuluculuk dava şartının gerçekleşmiş olduğu kanaatine varılmıştır.
Somut olayda taraflar tacir olup uyuşmazlığın ise ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya 6098 sayılı Borçlar Kanunu (TBK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satım sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Türk Ticaret Kanunu'nu 23. maddesinde tacirler arasında yapılan ticari satışlarda esas itibariyle Türk Borçlar Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtildikten sonra bu tür satışlar hakkında özel bazı hükümlere yer verilmiştir. Buna göre, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 223/2 maddesinde ise alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; Ayıp ihbarının yapıldığını ispat yükü de alıcıdadır. Ancak taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmede garanti şartı bulunması halinde satıcı, garanti süresi içerisinde ihbara gerek olmaksızın çıkacak ayıpları onarmak zorundadır. İşbu sebeple somut olayda dosyanın tarafları arasında akdedilmiş olan sözleşme uyarınca 1 yıllık garanti süresi içerisinde gizli ayıpların çıkması sebebiyle davacının ayıp ihbarını süresi içerisinde yerine getirip getirmediği hususu önem arz etmemekte olup aksi halde dahi süresi içerisinde ihbar külfetini yerine getirdiğinin kabulü gerekmektedir.
Yargılama esnasında öncelikle 1 mali müşavir ve 1 makine mühendisi bilirkişinden talimat yolu ile rapor alınmış olduğu, bu esnada Van ... Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatı ile) ... Esas Sayılı dosyasının mahkememizin işbu dosyası ile birleştirilmesi üzerine bilirkişilerden ek rapor tanzim edilmesi istenilmiş ise de alınan raporların hüküm kurmaya elverişli, tarafların talep ve itirazlarını karşılar mahiyette olmaması sebebiyle işbu kez yeniden 1 mali müşavir ve 1 makine mühendisi bilirkişinden talimat yolu ile rapor alınmış olduğu, hazırlanan raporların talimat yolu aldırılmış olması, bilirkişiler tarafından mahkememizin ara kararının gereklerinin yerine getirilmemiş olması, yargılama esnasında davacı tarafça davaya konu edilmiş olan makinenin 19.03.2021 tarihinde dava dışı firmaya satılmış olması sebebiyle yargı çevremiz içerisinde yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak önceki raporlara karşı yapılan itirazları, mahkememizin ara kararlarını da karşılar mahiyette asıl ve birleşen dosya bakımından ayrı ayrı inceleme yapılarak rapor tanzim edilmesi istenilmiştir.
Alınan bilirkişi raporlarında davacının işbu davaya konu etmiş olduğu taleplerinin bilirkişiler tarafından hesaplanmadığı yönündeki iddiaları sebebiyle öncelikle mahkememizin 10.08.2023 tarihli ara kararı ile "1-ASIL DOSYA DAVACISI- BİRLEŞEN DOSYA DAVALISI VEKİLİNE, -Yargılama esnasında davaya konu makinenin dava dışı 3. Kişiye satılmış olması sebebiyle dava dilekçesinde talep sonuçlarına ilişkin beyanda bulunmak, gelinen aşama itibariyle istenilen talebin ne olduğunu açıklamak, -Bilirkişinin zarar kalemi bakımından yapmış olduğu hesaplamaya itiraz edilmiş olması sebebiyle dava dilekçesinde uğranılan zararlar bakımından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL istenilmiş olmasına rağmen uğranıldığı iddia edilen zararların neler olduğunun somutlaştırılmamış ve kalem kalem belirtilmemiş olması sebebiyle raporun ve itirazların denetlenebilmesi amacıyla zarar talepleri bakımından talep sonuçlarını somutlaştırmak ve uğranılan zararın türünü açıklamak," üzere ara kararın tebliği tarihinden itibaren HMK m.31 hükmü kapsamında beyanda bulunmak üzere süre verilmiş olup dava açıldığı tarihte talep edilmiş olan makinenin davalıya iadesi ile makine bedeli için ödenen 110.000 Euro karşılığı için 414 ,00 TL, ayıplı makineden kaynaklı masraflar için 100,00 TL ve oluşan zararlar için 100,00 TL olmak üzere toplam 614,00 TL üzerinden davanın açılmış olduğu ancak asıl dosya davacısı- birleşen dosya davalısı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 21.09.2023 tarihli talep sonucuna ilişkin beyan dilekçesinde;
"1-Makinenin çalışmamış olması, üretim ve müşteri kaybı ve boşta geçen süredeki zararlarımız nedeniyle 25-TL, (21.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle,)
2-Makinenin ayıplı olmasından dolayı yoksun kalınan kar yönünden zararlarımız için 25-TL, (21.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle,)
3-İşçilik kaybı için 25-TL(21.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle,)
4-Makinenin daha sonra satılmış olması nedeniyle zararlarımız bakımından 25-TL(21.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle,) olmak üzere toplamda 100-TL bedelin (21.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle,) tarafımıza verilmesi" talebinde bulunmuş oldukları ve bu kapsamda bilirkişilerce hesaplama yapılmasının talep edildiği görülmüştür.
Yargılama esnasında davacının davaya konu etmiş olduğu makinenin dava dışı 3. Kişiye satılmış olması sebebiyle TBK'nın "Satılanın yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması" başlığını taşıyan 228. Maddesinin 2. Fıkrasının "Satılan alıcıya yüklenebilen bir sebep yüzünden yok olmuşsa veya alıcı onu başkasına devretmişse ya da biçimini değiştirmişse alıcı, ancak değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebilir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca davaya konu makinenin ayıbının üretimden kaynaklı olması, gizli ayıplı olması ve davalının kusurunun bulunması ihtimalinde davacının davalıdan tazminat isteminde bulunabileceği kanaatine varılmıştır.
Öncelikle bilirkişi raporunun incelenmesine geçilmeden davacının sunmuş olduğu birden fazla açıklama- beyan dilekçesi kapsamında bu davadaki taleplerinin aşağıdaki şekilde başlıklar halinde belirtilmesi gerekmekmiştir. Buna göre asıl davada davacının talepleri;
1-)Makinenin davalıya teslimi ile ödenen 110.000,00 Euro'nun davacıya iadesi için şimdilik 414,00 TL
2-)Ayıplı Makineden kaynaklı yapılan onarım masrafları için şimdilik 100,00 TL (yargılama esnasında sadece bu alacak kalemi bakımından ıslah yapılarak dava değeri 39.288,80-TL'ye yükseltilmiştir.)
3-)Oluşan zararlar için şimdilik 100,00 TL (zarar talebi aşağıdaki alt başlıklar halinde yargılama esnasında ayrıştırılmıştır)
-makinenin çalışmamış olması, üretim ve müşteri kaybı ve boşta geçen süredeki zararları için şimdilik 25,00 TL,
-makinenin ayıplı olması sebebiyle yoksun kalınan kar için şimdilik 25,00 TL
-işçilik kaybı için şimdilik 25,00 TL,
-makinenin daha sonra satılmış olması sebebiyle oluşan zarar için şimdilik 25,00 TL
Olmak üzere talepleri 3 ana başlık altında toplanmıştır.
Yargılama esnasında yargı çevremiz içerisinden alınan bilirkişi heyet kök ve ek raporlarında özetle;
Davacı yana (...) ait ticari defterler Van ...Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak bilirkişi tarafından incelenmiştir. 02.03.2022 tarihli işbu bilirkişi raporuna göre, Davacı yan tarafından incelemeye sunulan 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterlerinin, 6102 sayılı yeni TTK. Mad. 64 hükmü uyarınca usulüne uygun tutulmuş olduğu tespit edilmiştir.
Davalı yan (...Kalıp) tarafından incelemeye sunulan 2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defterlerinin, 6102 sayılı yeni TTK. Mad. 64 hükmü uyarınca usulüne uygun tutulmuş olduğu tespit edilmiştir.
Van...Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak bilirkişi tarafından davacı yan ticari defterleri incelenerek dosyaya sunulmuş 02.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda sunulmuş cari hesap ekstresine göre, davacı...şirketinin, davalı ... şirketine, 17.03.2018 tarihi itibariyle 35.991,18 TL borçlu olduğu görülmekte olup, ancak raporda, bu bakiyenin yılsonunda belli olmayan bir hesaba aktarılmış olduğu ve 31.12.2018 tarihi itibariyle bakiyenin sıfırlandığının belirtilmiş olduğu görülmektedir.
Davacı yan kayıtlarına göre, 2017 ve 2018 yılı cari hesap ekstresi aşağıdaki gibidir. Davacı yan'ın muhasebe kayıtlarına göre, asıl dava tarihi olan 22/09/2017 tarihi itibariyle, Davacının, davalı yana 21.241,18 TL borçlu oldukları tespit edilmiştir. Davacı yan tarafından 2018 yılında ...Tic.A.Ş. tarafından davacı yana düzenlenmiş 27.03.2018 tarihli 278179 numaralı faturanın sehven davalı yan cari hesabına kayıt edilmiş olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davacı yanın, 2018 yılı sonu itibariyle de davalı yana 21.241,18 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Davalı (... Kalıp) yanın incelenen ticari defterlerinde, asıl dava tarihi olan 22/09/2017 tarihi itibariyle, Davalının, davacı yandan 78.447,58 TL alacaklı oldukları tespit edilmiştir.
Dava konusu makine üzerindeki çelik aksamın malzeme özellikleri ve üretim aşamasında ısıl işlem görüp görmediğine dair dava dosyasına sunulmuş olan ölçüme dayalı teknik analiz bulunmaması nedeniyle tabla rayları, harç alma sacları, kilit taşı kalıpları gibi aksamalarda üretim kaynaklı ayıp olduğuna kanaat edilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte gerçekleştirilen incelemeler neticesinde dava konusu makinede garanti süresi içinde oluşmuş olan ve makine elemanlarını kapsar diğer arızaların kullanım kaynaklı olmadığı, üretim kaynaklı olduğu, makine elemanlarında mevcut ayıpların satın alma esnasında makul gözlem ile anlaşılmasının mümkün olmadığı, zaman içinde açığa çıktığı bu sebeple dava konusu makinenin GİZLİ AYIPLI MAL olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Ayıba sebep olan makine elemanlarının onarılarak makinenin tekrardan çalışır hale getirildiği göz önünde bulundurulduğunda ayıbın onarılarak giderilebilir mahiyette olduğu görüşüne varılmıştır. Onarımı gerçekleştirilen ayıplı makine elemanı parçalarının maliyetlerinin, makinenin bütününün maliyetine kıyasla oldukça düşük mertebede olduğu takdir edilmiştir. Gerçekleştirilen onarım işlemlerinin bedellerinin serbest piyasa koşullarını yansıttığı değerlendirilmiştir.
... Makine tarafından düzenlenmiş 20/09/2016 tarihli ...Makinesi Proforma faturası ekinde mevcut teknik şartnamede Makine ve ekipmanlarının imalat ve işçilik hatalarına karşı bir yıl garantili olduğu belirtilmektedir. Bu bağlamda kullanıma bağlı olarak olağan aşınmaya uğrayan parçalar haricinde, garanti süresi içinde kalmak koşulu ile makine elemanlarında meydana gelen arızaların sorumluluğunun davalı yanda olması gerektiği kanaatine varılmıştır. Ek Tablo-l'de dava dosyasına sunulmuş onarım, sarf ve yedek parça faturalarının dökümü, bedel mükellefiyetleri ve makul onarım süreleri heyetimizce düzenlenmiştir.
Gerçekleştirilen inceleme neticesinde bahse konu tablodan da anlaşılacağı üzere garanti süresi içinde onarım mükellefiyeti davalı yanda olan kalemlerin toplam tutarının KDV dahil 39.288,80- TL olduğu ve iş bu işlemler nedeniyle makinenin 27 gün faaliyet dışı kaldığı tespit edilmiştir.
Davacı yan makinenin faaliyet dışı kaldığı sürece oluşan kazanç kaybını iş gücü kaybı olarak değerlendirmiş ve 9 kişi x 1.400 TL ( Asgari ücret) X 3 ( vardiya) x 6 ay = 226.800-TL olarak hesap ederek dava dosyasına sunmuştur. Heyetimizce bahse konu kazanç kaybı hesaplama yönteminin uygun olduğu değerlendirilmiş, aynı yöntem ile 27 günlük iş kaybının 34.020,00-TL olacağı görüşüne varılmıştır.
Heyetimizce serbest piyasa koşullarında gerçekleştirilen inceleme neticesinde birleşen dosya davacısının dava tarihi itibariyle konu makinenin ikinci el değerinin 400.000,00-TL mertebesinde olacağı tespit edilmiştir.
... Somut olayda davacı taraf, noter ihtarında bozulan makinenin geri alınmasını ve bu makine için yapılan masrafların iadesini talep etmiş, davalı taraf ise söz konusu ihtarın kabul edilmediğini cevaben davalıya bildirmiştir. Görüldüğü üzere davacı taraf ilk aşamada sözleşmeden dönme ve zarar tazmin hakkını kullanmış olmasına rağmen, huzurdaki davada uğradığı zararların tazmin edilmesini talep etmektedir. Zira devam eden süreçte davacı taraf 19/3/2021 tarihinde ayıplı malı kişiye satmıştır. Davacının kullanmış olduğu ve yenilik doğuran hak niteliğindeki sözleşmeden dönme hakkını kullanmaktan vazgeçip, zarar tazmin hakkını kullanmasının mümkün olup olmadığını takdir Sayın Mahkemenindir. Keza TBK m. 228/son fıkra uyarınca satılanın alıcı tarafından başkasına devredilmiş olması halinde, alıcının ancak değerindeki eksiklik karşılığında satış bedelinden indirim talep edebileceği düzenlenmiştir.
... Davaya konu makinede garanti süresi içinde ortaya çıkmış olan üretim kaynaklı ayıplardan davalı yanın sorumlu olması gerektiği ve sorumluluk tutarı kök raporda hesap edilmiştir. Davacı yan makinenin satış bedeli üzerinden yaptığı itirazda döviz kurlarını kullanarak makinenin değerinin artması gerektiğini iddia etmiş ise de uzun süre kullanıldığı mevcut belgeler ile sabit olan bir makinenin değerinin artışı beklenen bir durum değildir. Davaya konu makinedeki ayıplar onarım ile giderilmiş ve makine kullanılmaya devam edilmiştir. Davacının iddiasında belirtmiş olduğu üretim ve müşteri kaybı kalemi kazanç kaybı erinden kök raporda hesap edilmiştir. Makinenin onarılarak ayıbının giderilmiş olması nedeniyle satış zararından bahsedilmesi mümkün değildir.
Teknik incelemede garanti süresi içinde onarım mükellefiyeti davalı yanda olan kalemlerin toplam tutarının KDV dahil 39.288,80-TL olduğu ve iş bu işlemler nedeniyle makinenin 27 gün faaliyet dışı kaldığı, 27 günlük iş kaybının 34.020,00-TL olduğu tespit edilmiştir. Yine teknik incelemede sözleşme konusu malın ikinci el değerinin 400.000,00-TL mertebesinde olacağı tespit edilmiştir.
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Davacı vekili tarafından 07.01.2025 tarihinde sunulmuş olan ıslah dilekçesinde özetle; "Makinenin ayıplı ve sürekli bozulmasından dolayı yeni alınan yedek parça, tamir masrafı ve yedek parça bedeli için için yaptığımız masraflar için dava dilekçesinde de görüleceği üzere şimdilik 100-TL, (21.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle,) talep etmiş olup bilirkişi raporuna göre teknik incelemeye göre garanti süresi içinde onarım mükellefiyeti davalı yanda olan kalemlerin toplam tutarının söz konusu alacak kalemi yönünden talep miktarını 100-TL' den bilirkişi raporuna göre 39.188,80-TL arttırarak toplamda 39.288,80 -TL talep ediyoruz" şeklinde talepte bulunarak sadece 1 alacak kalemi bakımından dava değerinin ıslah edilmiş olduğu, diğer alacak kalemleri bakımından yapılan bir ıslahın olmadığı görülmüştür.
Somut olayda yargılama esnasında öncelikle Makinenin davalıya teslimi ile ödenen 110.000,00 Euro'nun davacıya iadesi talebinde bulunulmuş ise de davacı tarafın uhdesinde bulunan makinenin dava dışı 3. Kişiye satılmış olduğu, işbu hali ile makinenin davalıya teslimi ile bedel iadesi talebinin uygulanmasının mümkün hale gelmediği, davacının koşulların varlığı halinde ancak TBK m.228/2 hükmü uyarınca zararlarını talep edebileceği, buna yönelik olarak alınan bilirkişi raporlarında Makinenin onarılarak ayıbının giderilmiş olması nedeniyle satış zararından bahsedilmesi mümkün olmadığının belirtilmiş olması; davacının basiretli tacir olarak sözleşme serbestisi kapsamında istediği bedel ile makineyi dava dışı 3. Kişiye satmış olduğu, aradaki farkın davalıdan tahsili isteminde bulunmayacağı; davacının ancak makinenin gizli ayıplı olması sebebiyle uğramış olduğu zarar kalemlerini davalıdan talep edebileceği, bu kapsamda bilirkişiler tarafından yapılan toplam zarar hesabının 34.020,00-TL olduğu, davacı vekilinin sunmuş olduğu beyan dilekçeleri ve birleşen dava dilekçesi göz önünde bulundurulduğunda davacının "Ayıplı Makineden kaynaklı yapılan onarım masrafları için şimdilik 100,00 TL" talebi bakımından davalıya herhangi bir onarım bedeli ödememiş olduğu bu kapsamda davalıya karşı iade faturalarının düzenlendiği, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine birleşen davanın ikame edilmiş olduğu hususu da göz önünde bulundurulduğunda yargılama esnasında arttırılmış olan değer ile birlikte toplam 39.288,80 -TL Ayıplı Makineden kaynaklı yapılan onarım masraflarına ilişkin alacak kalemi bakımından talepte bulunmasında hukuki yararının bulunmadığı, bu hali ile talep sonucunun açıklanmasına yönelik beyan dilekçeleri uyarınca davacının zarar olarak talep etmiş olduğu 100,00 TL'sinin 25 TL'sini "makinenin daha sonra satılmış olması sebebiyle oluşan zarar" olarak özgülemiş olduğu, bakiye 75,00 TL'lik zararı bakımından bilirkişilerce yapılan hesaplama uyarınca 34.020,00-TL'lik talepte bulunabileceği, ancak bu alacak kalemi bakımından dava değerinin arttırılmamış olması; davanın kısmi olarak açılmış olması ve mahkememizce sair alacak kalemleri bakımından ıslah hakkının hatırlatılamayacak olması sebebiyle taleple bağlı kalınarak asıl dava bakımından davacının davasının 75,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2021/(22)9-485 Esas, 2021/971 Karar Sayılı, 07.07.2021 Tarihli " ... Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise, bu husus, davanın kısmi dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2003 tarihli ve 2003/4-260 E., 2003/271 K. sayılı kararı; ayrıca bkz., Pekcanıtez, H.: Medeni Usul Hukuku, C.II, 15. baskı, İstanbul 2017, s.1000). ... Belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişi bunu açıkça dilekçesinde belirtmelidir." şeklindeki gerekçeli ilamı uyarınca mahkememizce dava dilekçesi üzerinden yapılan kontrolde asıl dosya bakımından davacının davasını kısmi dava olarak açmış olduğu anlaşılmakla asıl dava bakımından toplam dava değerinin 39.802,80 TL olduğu, miktar itibari ile istinaf sınırının altında kaldığı görülmüştür.
Birleşen dava bakımından ; asıl dosyanın davalısı- birleşen dosyanın davacısının asıl dosyanın davacısı birleşen dosyanın davalısından onarımdan kaynaklı fatura bedellerinin tahsili talebinde bulunmuş olduğu; yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde toplam 73.019,58 TL'lik fatura bedelinin 39.288,80 TL'lik kısmının 1 yıllık garanti süresi içerisinde olması sebebiyle talep edilemeyeceği, bakiye 33.730,78 TL bakımından talepte bulunabileceği; davacının ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 23.08.2017 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi talebinde bulunmuş olduğu, ihtarname ile birlikte 7 günlük ödeme süresi verildiği, bu hali ile tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük süre hesaplanıldığında verilen sürenin son gününün 30.08.2017 tarihine resmi tatile tekabül ettiği, bu sebeple 31.08.2017 tarihinin son gün olduğu; temerrüdün 01.09.2017 tarihi itibari ile oluştuğu kanaatine varılmakla davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Birleşen davada davalının takas ve mahsup talebi bakımından inceleme yapıldığında;
Takas, bir miktar para ya da konuları itibariyle aynı türden malı birbirine borçlu olan tarafların, borçların muaccel olması ve takas itirazının dermeyan edilmesi kaydıyla, az olan borcun çok olana nazaran sona erdirilmesi olarak tanımlanabilir. Takas, hukuki niteliği itibariyle bozucu yenilik doğuran bir hak olup, sözleşme niteliğinde bulunmadığından, takas iradesinin muhatabına ulaşmasıyla birlikte sonuç doğurmaya başlayacağı kabul edilir. Bu nedenle, takas iradesinin açıklanmamış olması ya da açıklansa bile karşı tarafa varmaması halinde borçların takasından söz edilemez. Tanımdan da anlaşılacağı üzere, takas, borcu sona erdiren nedenlerden biridir. Nitekim; uyuşmazlık tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun "Borçların Sükutu" başlığı altında, 118 vd maddelerinde aynı nitelikte düzenlemelere yer verilerek, takasın borcu sona erdiren nedenlerden biri olduğu açıkça kabul edilmiştir. Diğer taraftan; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 139 vd maddelerinde de, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun takasa ilişkin hükümleri dili sadeleştirilmek suretiyle aynen korunmuştur.
Mahsup ise, bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak, alacaklının elde ettiği bazı menfaatlerin ya da borçlunun katlandığı bazı yükümlülüklerin alacaktan indirilmesidir. Mahsuplaşmada, takastan farklı olarak iki ayrı alacak bulunmamaktadır. Buna göre, alacak miktarından tenzil edilecek değer, karşı alacak olmayıp, gerçek alacağı bulmak üzere hesaplanan alacaktan indirilmesi gereken bir bedeldir. Bu nedenle, mahsupta hukuken karşılıklı alacaklılık ilişkisinden öte, alacağın gerçek miktarının tespiti için yapılan bir işlemin varlığı kabul edilmelidir. Mahsupta, doğmuş bir alacaktan söz edilemeyeceği için, mahsubun borcu sona erdiren bir neden olduğu da düşünülemez. Ayrıca, mahsup talebi hukuki niteliği itibariyle def'i olmayıp; itiraz niteliğinde olduğundan, savunmanın genişletilmesi yasağına tabi kabul edilmez. Bu yönüyle, mahsubun yargılama devam ettiği sürece karşı tarafın muvafakatı olmaksızın ileri sürülmesi mümkündür (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2015/2802 Esas, 2015/5758 Karar).
Somut olayda; birleşen dosyanın davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde mahkememizin asıl dosyasındaki alacaklarının işbu birleşen davada mahsup edilmesi talebinde bulunulmuş olup alacağın varlığı ve miktarına ilişkin olarak asıl dosyadan yargılama yapılarak ayrı bir hüküm tesis edilmiş olması sebebiyle infazda tereddüt yaratmaması ve mükerrerliğe sebebiyet vermemesi adına asıl dosyada kabul edilen miktar birleşen dosyada yeniden mahsup edilmemiş olup bu sebeple davalının takas mahsup talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
A- Mahkememizin Asıl Dosyası Bakımından;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 75,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davacının fazlaya dair isteminin reddine,
2-Alınması gerekli olan 615,40-TL karar ilam harcının dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 31,40-TL harç ile ıslah harcı olarak alınan 669,26-TL harcından mahsubu ile artan 85,26-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 36,00-TL (başvuru ve vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 624,55-TL, keşif harcı: 221,80-TL bilirkişi ücreti: 11.932,35-TL olmak üzere toplam: 11.710,55-TL yargılama giderinin davanın %1,9 kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 22,67-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 75,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
B- Mahkememizin İşbu Dosyası İle Birleşen Van... Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatı ile) ... Esas Sayılı Dosyası Bakımından;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 33.730,78 TL'nin 01.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davacının fazlaya dair isteminin reddine,
2-Davalının takas mahsup talebinin REDDİ ile,
3-Alınması gerekli olan 2.304,15-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 1.364,03-TL harcın mahsubu ile artan 940,12-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına
4-Davacı tarafından yatırılan 1.364,03-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 62,20-TL (başvuru ve vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 221,25-TL, bilirkişi ücreti: 3.750,00-TL olmak üzere toplam: 4.033,45-TL yargılama giderinin davanın %42,2 kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 1.702,12-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00TL'nin %42,2 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 557,04-TL'sinin davalıdan, 762,96-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, asıl dava bakımından HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN, birleşen dava bakımından gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
- İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.