mahkeme 2018/55 E. 2024/356 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2018/55
2024/356
17 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/55 Esas
KARAR NO : 2024/356
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/01/2018
KARAR TARİHİ : 17/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yanın müvekkili şirket ile uzun zamandan bu yana, ticari bir ilişki içeresin de olduğunu, müvekkil şirketin davalı şirketin marketlerinde satılmak üzere balık tedarik ettiğini, davalıda belirlenen dönemlerde ödemeleri gerçekleştirdiğini, takip konusu faturalardaki malların davalıya teslim edildiğini, teslim alınan faturalara itiraz da edilmediğini, ancak bir süredir ödemelerde ihtilaf yaratan davalı yanın faturalarda belirtilen miktarda balığı teslim almasına karşın, ödemeleri yapmadığını, söz konusu balıkların bedelini alamayacaklarını müvekkiline bildirdiğini, bu yüzden .... İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini belirterek davanın kabulüne, ....İcra Müdürlüğü 2017/... esas sayılı dosyasına yapılan İtirazın iptalini, takibin devamını. davalı aleyhine %20” den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkkilinin icra takibine konu ettiği alacak iddiasını, ödeme emrinde belirtilen muhtelif tarih ve numaralı faturalara dayandırdığını, başka bir anlatımla davacı tarafın alacak iddiasının temelini, ödeme emrinde belirtilen davacı tarafın faturaları oluşturduğunu, oysa ki işbu davacı faturalarının tamamı müvekkili davalı şirketin cari kayıtlarında işlendiğini, başka bir anlatımla, taraflar arasındaki karşılıklı cari kayıtların birbiri ile tutmamasının takibe konu davacı faturaları ile bir ilgisi bulunmadığını, takip konusu bu faturalar müvekkil davalı şirket tarafından zaten kabul edilerek kayıtlara alınan faturalar olduğunu, taraflar arasındaki cari mutabakatsızlığın önemli bir bölümünün müvekkili davalı tarafından sözleşmeye uygun kesilmiş olan ancak davacı tarafından işleme alınmayan bazı faturaların oluşturduğunu belirterek davanın reddine, alacağın %20' sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Mahkememiz dosyasında, davacının yasal ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak; defterlerde gözüken alacak ve borç kayıtları ile hesap bakiyeleri tespit edilip, iddia , savunma ve itirazlar ile dosyaya sunulan belgeler değerlendirilerek varsa takip tarihi itibariyle davacı alacağının saptanmasına ilişkin rapor alınmasına karar verilmiş olup, 05/09/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Davacı şirketin 2012-2013 yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu ancak ticari defterin kapanış tasdiklerinin mevcut olmadığı,
Davacı şirketin 2012-2013 yıllarına ait ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde; Davalı şirketten 83.212,35 TL alacaklı olduğu,
Davacı şirketin icra takibine koyduğu faturalara konu sevk irsaliyelerinde “... ... A.Ş. ... Mal Kabul” kaşesinin mevcut olduğu,
Davalı şirketin dosya kapsamında sunmuş olduğu dilekçe ekinde yer alan cari hesap ekstrelerinin incelenmesi sonucunda; Davalı şirket tarafından Davacı şirkete 08.11.2012, 29.11.2012 ve 06.12.2012 tarihinde yapılan ödemelerin Davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak ilgili ödemelerin bu faturalara karşılık yapılıp yapılamadığının tespitinin yapılamadığı, ayrıca Davalı şirketin sunduğu muavin dökümlerinin 03.01.2012-03.05.2012 tarih aralığını içerdiği, ancak Davacı şirketin defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda Davalı şirket ile cari hesap ilişkisinin 2012 yılından önce başladığı ve 31.12.2013 tarihine kadar devam ettiği görülmektedir.
Davacı şirketin 21.07.2017 icra takip tarihi itibariyle Davalı şirketten 83.212,35 TL alacaklı olduğu, ancak Davacı şirketin takibe konu asıl alacağının 54.002,06 TL olduğu ve takibe bağlı kalmak kaydı ile 54.002,06 TL talep edebileceği ve asıl alacağa 29.392,86 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasında, davalının ticari defterlerinin incelenmesi için ... Nöbetçi ATM ye talimat yazılmasına karar verilmiş olup, ... Asliye Ticaret Mahkemesince alınan 19/12/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda, taraflara ait ticari defterleri ve dayanağı belgeler üzerinde yapılan inceleme ve Raporun Ill nolu bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda;
Davalı şirkete ait 2012-2013-2014 yıltarı ticari defterlerin 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi ve V.U.K. 182, 220, 221 Maddesi uyarınca yapılması gereken noter açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, 2017 yılı ticari defterlerin 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği kapsamında e-defter olarak tutulduğu görülmüş olup e-defterlerin yasal süresinde e-defter beratının alındığı, Usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerin davacının lehine delil vasfına haiz olduğu,
Davalı şirket ticari defterlerinde; takibe dayanak aşağıdaki faturaların tamamının ticari defterlerde kayıt altına alındığı, tabloda belirtilen tarihlerde ... Bankası açıklaması ile ödeme kayıtlarının yapıldığı, sadece 05/10/2012 tarihli 80233 nolu 642,60 TL tutarlı faturanın ödemesinin yapılmamış olduğu,
Davalı taraf ticari defterlerinde icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin 15.826,01 TL alacaklı olduğu,
Davacı şirketin takip talebinde takip tarihine kadar faiz isteminde bulunduğu, takip tarihinden itibaren asıl alacak için %10,5 oranında faizi ile birlikte tahsili talebinde bulunduğu, davalı tacirin borcunun dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 19/1. maddesi uyarınca ticari nitelik gösterdiği, bu davanın aynı Kanun'un 4/1. madde hükmü uyarınca nispi ticari dava olduğu, tacirler arası bu sözleşmenin aynı Kanun'un 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliğinin de bulunduğu, dolayısıyla ticari işlerde 3095 sayılı Yasa'nın değişik 2/2. maddesi gereğince avans faiz oranı üzerinden faiz istenilebileceği,
Davacı takip talebinden sonra asıl alacağa %10,50 oranında faiz isteminde bulunmuş olup Merkez bankası verilerine göre bu oranın %10,50 olduğu..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasında, taraf vekillerinin gerek kök rapor, gerek talimat mahkemesince alınan rapora yönelik itirazlarının değerlendirilerek davacı ve davalı defterleri karşılaştırılarak aradaki farkın neyden kaynaklandığı, yapılan ödemeleri takibe dayanak yapılan fatura tarihlerinden önce mi sonra mı yapıldığı tespit edilerek davacının takibe dayanak yapılan faturalardan dolayı alacağı olup olmadığı belirlenmesi noktasında rapor alınmasına karar verilmiş olup, 22/10/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Davacı şirketin 2012-2013 yıllarına ait ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde; kök raporda maddi hata olduğu, Davalı şirketten 86.212,35 TL alacaklı olduğu, icra takibine koyduğu faturalara konu sevk irsaliyelerinde “... ... A.Ş. Derince Mal Kabul” kaşesinin mevcut olduğu,
Dosya kapsamında 19.12.2018 tarihli Bilirkişi Raporunda “Davalı şirket tarafından Davacı şirkete 08.11.2012, 29.11.2012 ve 06.12.2012 tarihinde yapılan birtakım ödemelerin olduğu, bu ödemelerin ... Bankası açıklaması ile yapıldığı” belirtilmiştir.
Talimat ile alınan 19.12.2018 tarihli Bilirkişi Raporunda belirtilen ödemelerin Davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bilirkişi raporu ekinde banka dekontu, ödemelerin varlığına ilişkin belge ibraz edilmediği,
Davacı vekilinin dosya kapsamına ibraz ettiği ... AŞ, banka ekstresinde 08.11.2012, 29.11.2012 ve 06.12.2012 tarihlerinde ... bankası açıklaması ile bir ödeme kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir.
İzah edilen nedenler ve Davalı şirketin cari hesabına konu ödemelerin ispatı bulunmadığından; Davacı şirketin 21.07.2017 icra takip tarihi itibariyle Davalı şirketten 86.212,35 TL alacaklı olduğu, ancak Davacı şirketin takibe konu asıl alacağının 54.002,06 TL olduğu ve takibe bağlı kalmak kaydı ile 54.002,06 TL talep edebileceği ve kök raporda ayrıntılı olarak hesaplandığı üzere 54.002,06 TL asıl alacağa 29.392,86 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememiz dosyasında, dosyanın daha önce rapor düzenleyen mali müşavir ... 'ye tevdii ile garanti bankasının yazı cevabı ekinde gönderilen dekontlar ve tarafların iddia ve savunmaları ve rapora karşı beyanları da değerlendirilmek ve talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporu gözönünde tutulmak sureti ile davacı ve davalı defterleri arasındaki farkın neyden kaynaklandığı, yapılan ödemelerin takibe dayanak yapılan fatura tarihlerinden önce ya da sonra olup olmadığı da belirlenmek suretiyle davacının takibe dayanak faturalardan dolayı alacaklı olup olmadığının tespiti hususunda ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, 21/03/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Yapılan incelemelerde, taraflar arasındaki cari hesap farklılığına ilişkin binlerce kayıt mevcut olduğu örülmüş olup uyuşmazlığa ilişkin kayıtlar dosya ekinde cd formatında sunulmuştur. İncelenmek üzere tarafımıza ibraz edilen evraklardan, cari hesap farklılığı yıllar itibariyle tabloda açıklanmış olup, cari hesap farklılığına ilişkin kayıtlarlar da tarafların karşılıklı düzenlemiş oldukları faturalar, ödemeler olduğu anlaşılmıştır. Ancak dosya kapsamında cd formatında sunulan fazla kayıtlara, faturalara ve ödemelere ilişkin bilgi, belge, dayanak evrak ibrazında bulunulmadığından, bu hususta inceleme yapılamadığı takdiri Sayın Mahkemenize aittir.
¸
Davalı şirketin unvan değişikliyle birlikte yeni unvanının Davalı ... Ticaret A.Ş. olduğu ve merkez adresinin değiştiği görülmüştür. Bu kapsamda yapılan incelemeler talimat, kök rapor aşamaları dikkate alınarak yapılmış olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin kayıtlara istinaden dosya kapsamında sunulan 81.820,74 TL, 111.837,16 TL ve 8.556,06 TL tutarlarında 3 adet ... Bankası ödeme dekontunun Davalı şirkete ait ticari defterlerinde görülmediği, ancak 81.820,74 TL ve 111.837,16 TL tutarındaki ödeme dekontlarının Davacı şirketin ticari defterlerinde bulunduğu, 8.556,06 TL tutarındaki ödemenin iki tarafında ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı,
6- Kök ve ek raporumuz kapsamında yaptığımız incelemelerde, Davacı ... San. ve
Tic. Ltd. Şti'nin ticari defterlerinde 86.212,35 TL alacaklı olduğu, Kısmi takip başlatmak suretiyle
Davacı şirketin 54.002,06 TL asıl alacak talebinde bulunduğu, incelememize ibraz edilen 8.556,06 TL tutarındaki dekontun dikkate alınması durumunda ise zaten 86.212,35 TL olan cari hesap alacağından bu ödeme dekontunun düşülmesi durumunda (86.212,35 TL-8.556,06 TL—)77.656,29 TL tutarında alacak bakiyesi mevcut olacağından, takip talebine bağlı kalmak kaydıyla 54.002,06 TL asıl alacak takibinin yerinde olduğu, 54.002,06 TL asıl alacağa 29.392,86 TL işlemiş talebinde bulunabileceği, bu kapsamda kök ve ek raporumuzda görüşümüzü değiştirecek bir hususun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz doyasında, dosyanın daha önce rapor düzenleyen bilirkişi haricinde seçilecek olan mali müşavir bilirkişiye tevdii ile yalnızca davacının icra takibine dayanak yaptığı faturalardan dolayı alacağının bulunup bulunmadığı ve varsa miktarının her iki tarafın ticari defter ve belgeleri incelenerek, farklılıklarının bulunması halinde farklılıkların sebebi ve davalı tarafça yapılan ödemelerin takibe dayanak yapılan faturalardan sonra yapılmış olup olmadığı da belirlenmek suretiyle rapor alınmasına karar verilmiş olup, 04/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Davacı” ya ait 2012 yılı yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olmadığı,
Davalı” ya ait 2012,2013,2014 yılları yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu,
Davacının icra takibine dayanak yaptığı faturaların tamamının hem davacı şirket yasal defterlerinde hem de davalıya ait yasal defterlerde kayıtlı olduğu, icra takibine dayanak yapılan faturalardan 05.10.2012 tarih ... nolu 642,60 TL tutarlı faturanın dışındaki tüm faturaların fatura bazında ödemelerinin yapıldığının tespit edildiği, dolayısıyla icra takibine dayanak yapılan faturalardan sadece 05.10.2012 tarih ... nolu 642,60 TL tutarlı faturanın (fatura davalı şirket yasal defterlerine 03.01.2013 tarihinde kayıt edilmesi nedeniyle ödemesinin yapılmadığının anlaşıldığı) ödemesi yapılmadığından davalı şirketin davacıya 642,60 TL borçlu olduğunun kabul edilmesinin gerektiği,
Davalı şirket tarafından fatura bazında yapılan ödemelerin tamamının davacı şirketin yasal defterlerinde kayıtlı olmadığından davacıya ait yasal defterlerin gerçeği yansıtmadığı,
İcra takibinin davalıya tebliğinin 21.08.2017 tarihli olduğu, davalı borçlunun ise 25.08.2017 inde itiraz dilekçesini verdiği, dolayısıyla davalı borçlu 7 günlük yasal sürede itiraz ettiği,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasında, davalı tarafça ödemelerin toplu olarak yapılmış olduğu sunulan dekontlardan anlaşılmakla alınan bilirkişi raporundan ödemelerin kısım kısım yapılmış gibi gösterildiğinden taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları değerlendirilerek davacının takibe dayanak faturalardan dolayı alacağının tespiti noktasında ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, 06/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özete;" Mahkemenin görevlendirmesi gereğince, davacı ve davalı tarafın rapora yönelik itirazları yukarıda tasnifli ve tafsilatlı olarak cevaplandırılmış olup,
Kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerde bir değişiklik olmadığına,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava , davacı tarafından fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde; davacının davalının marketlerinde satılmak üzere balık tedarik ettiğini, davalının fatura konusu ürünleri teslim almasına rağmen fatura bedelini ödemediğini, bu alacağın tahsili için başlatılan takibe de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürmekle itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde; takibin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığı, davacının davalıya borcu olmadığını beyan etmiş ve davanın reddi ile kötüniyet tazminatı talep etmiştir.
Dava dilekçesinde davalı olarak ... .. A.Ş. Davalı olarak gösterilmiş, sonrasında bu şirket ... Ticaret A.Ş. Olmuş, sonrasında ise davalı ... Tic. A.Ş, ... Tic. A.Ş ile birleştiğinden karar başlığında davalı olarak ... Tic. A.Ş. Nin gösterilmesi gerekmiştir.
Öncelikle davalının icra müdürlüğünün yetkisine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; davalı tarafça taraflar arasındaki akdi ilişkinin inkar edilmediği, TBK 89. Maddesi gereğince götürülecek borç niteliğinde olup ödeme zamanındaki alacaklının ikametgah mahkemesi de yetkili olduğundan davalının yetki ilk itirazının reddine karar verilmiş ve davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.
Mahkememizce tarafların gösterdiği deliller toplanmış, tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davalının ticari defterlerinin incelenmesi için ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazılmış, talimat yolu ile alınan bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır. Talimat yolu ile davalının defterlerinin incelenmesine ilişkin alınan 19/12/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı ve davalı lehine delil teşkil ettiği bildirilmiştir. Bilirkişi raporunun 3. Sayfasında takibe dayanak yapılan faturaların dökümü yapılmış ve faturaların tamamının davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, tabloda belirtilen tarihlerde ... Bankası açıklaması ile ödemelerin yapıldığı, sadece 05/10/2012 tarihli 642,60-TL lik faturanın ödemesinin yapılmamış olduğunun tespit edildiği, raporun devamında da takip tarihi itibari ile davacı şirketin 15.826,01-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Davacının ticari defterlerinin incelenmesi için alınan ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan ilk rapor ile davacının defterleri incelenmiş, davacının defterlerinin kapanış tasdikinin bulunmadığı, takibe konu edilen faturalara ilişkin sevk irsaliyelerinde mal kabul kaşesinin bulunduğu, davalı şirket tarafından 08/11/2012, 29/11/2012 ve 06/12/2012 tarihlerinde yapılan ödemelerin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ancak ödemelerin bu faturalara mahsuben yapılıp yapılmadığının tespitinin yapılamadığı, takip tarihi itibari ile davacının davalı şirketten 83.212,35-TL alacaklı olduğunun belirlendiği rapor edilmiştir.
Mahkememizce taraf vekillerinin gerek kök rapor, gerek talimat mahkemesince alınan rapora yönelik itirazlarının değerlendirilerek davacı ve davalı defterleri karşılaştırılarak aradaki farkın neyden kaynaklandığı, yapılan ödemeleri takibe dayanak yapılan fatura tarihlerinden önce mi sonra mı yapıldığı tespit edilerek davacının takibe dayanak yapılan faturalardan dolayı alacağı olup olmadığı belirlenmesi noktasında mali müşavir ... 'den ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan ek rapor ile; talimat ile alınan 19/12/2018 tarihli ödemelerin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, bilirkişi raporu ekinde ödeme dekontu ibraz edilmediği, davacı şirketin takip tarihi itibari ile 86.212,35-TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir.
Davalı tarafça ek rapor sonrasında sunulan beyan dilekçesi ile ekinde bulunan 3 adet dekont sunduğu, bu dekontların müzekkere ekine eklenmek suretiyle ... Bankasına müzekkere yazılarak dekontların onaylı suretinin gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği, banka yazı cevabının dosyaya kazandırılmasına müteakip dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi ile taraf vekillerinin beyan ve itirazları doğrultusunda ek rapor tanzim etmesinin istenilmesine karar verilmiş, bilirkişi, kök ve ek rapordaki kanaatin değişmediğini bildirmiştir.
Mahkememiz 9 no.lu celsesinde; alınan ek raporun 15/05/2019 tarihli ara kararı karşılamadığı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmekle, dosyanın daha önce rapor düzenleyen bilirkişi haricinde bir Mali Müşavir bilirkişiye tevdii ile tarafların iddia ve savunmaları ve rapora karşı beyanları da değerlendirilmek ve talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporu gözönünde tutulmak sureti ile davacı ve davalı defterleri arasındaki farkın neyden kaynaklandığı, yapılan ödemelerin takibe dayanak yapılan fatura tarihlerinden önce ya da sonra olup olmadığı da belirlenmek suretiyle davacının takibe dayanak faturalardan dolayı alacaklı olup olmadığının tespiti hususunda rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 04/01/2023 tarihli raporda özetle; davacı şirketin 2012 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine teşkil etmeyeceği, davalı defterlerinin sahibi lehine delil teşkil edeceği, takibe konu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 05/10/2012 tarihli fatura dışında kalan tüm faturaların fatura bazında ödemelerinin yapıldığının tespit edildiği, dolayısı ile takibe konu faturalardan sadece 05/10/2012 tarihli ... nolu 642,60-TL lik faturanın ödemesi yapılmadığından davalının bu tutarda borçlu olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için bu bilirkişiden ek rapor alınmış, bilirkişi tarafından hazırlanan 06/10/2023 tarihli ek rapor ile; " Öncelikle Sayın Mahkemenin sorduğu " Davalı tarafça ödemelerin toplu olarak yapılmış olduğu sunulan dekontlardan anlaşılmakla alınan bilirkişi raporundan ödemelerin kısım kısım yapılmış gibi gösterildiğinden" sorusunun cevabı: incelemede sadece dava konusu faturalar incelendiğinden ve bu faturaların ödemeleri 2018-57 Talimat ile davalı şirketin yasal defterlerini inceleyen ... tarafından oluşturulmuş liste ve rapor ekinde sunulan muavin defter dökümünde bu faturaların ödenip ödenmediği kontrol edildikten sonra faturalar ve yapılan ödemeler şeklinde tablo oluşturulduğu, ödeme tarihleri 2018- ... Talimat dosyasındaki tabloda var olduğundan tekrardan kaçınıldığı, davacı tarafından düzenlenip davalı şirket tarafından 08.11.2012 tarihinde ödeme yapılması gereken fatura toplamının 21.771,81 TL olduğu, buna karşılık davalı şirket tarafından 33.353,37 TL Ödeme yapıldığı üstelik bu yapılan ödemenin davacının muavin defterinde 33.353,37 TL ödeme olarak kayıtlı olduğu, davacı tarafından düzenlenip davalı şirket tarafından 29.11.2012 tarihinde ödeme yapılması gereken fatura toplamının 24.525,39 TL olduğu, buna karşılık davalı şirket tarafından 81.820,74 TL Ödeme yapıldığı üstelik bu yapılan ödemenin davacının muavin defterinde 81.820,74 TL ödeme olarak kayıtlı olduğu, davacı tarafından düzenlenip davalı şirket tarafından 06.12.2012 tarihinde ödeme yapılması gereken fatura toplamının 7.062,29 TL olduğu, buna karşılık davalı şirket tarafından 8.556,06 TL Ödeme yapıldığı, bu yapılan ödeme davalı cari hesabında hatalı olarak 9.094,98 TL olarak kayıtlı olduğu (dava dosyasında kök rapor hazırlanırken ödemenin hatalı olduğuna dair ilgili sayfanın yanına "hatalı işlenen dekont" şeklinde not yapıştırıldığı), 06.12.2012 tarihinde dava konusu faturaların dışında ... nl fatura 827,28 TL ve ... nl fatura 666,50 TL (827,28+666,50=1.493,78) 1.493,78+7.062,29=8.556,07 TL ödemeye denk geldiğinden davalının yasal defterleri ve ödeme kayıtlarının doğru ve gerçeği yansıttığı, " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre: mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2020/2589 E., 2023/767 K. Sayılı ilamı)
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, davacı defterlerinin yıl sonu kapanış tasdikinin bulunmadığı, bu nedenle HMK'nun 222/4.maddesi gereğince sahibi aleyhine değerlendirilmesi gerektiği, diğer yandan davalının usûlüne uygun tutulan ticari defterlerinin HMK'nun 222/2.maddesi gereğince sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi gerektiği, davalının usûlüne uygun defterlerine göre takibe dayanak yapılan faturalardan 05/10/2012 tarihli ... nolu 642,60-TL lik fatura dışındaki faturaların ödendiğinin davalı defter kayıtlarına ... Bankası ödeme şeklinde belirtme yapılarak kaydedildiğinin gerek talimat yolu ile alınan gerekse mahkememizce alınan 04/01/2023 tarihli bilirkişi raporları ile tespit edildiği, dosyaya davalı tarafça sunulan ödeme dekontlarının bilirkişi tarafından yapılan incelenmesi sonucu hazırlanan 06/10/2023 tarihli ek rapor ile; davacı tarafından düzenlenip davalı şirket tarafından 08.11.2012 tarihinde ödeme yapılması gereken fatura toplamının 21.771,81 TL olduğu, buna karşılık davalı şirket tarafından 33.353,37 TL Ödeme yapıldığı üstelik bu yapılan ödemenin davacının muavin defterinde 33.353,37 TL ödeme olarak kayıtlı olduğu, davacı tarafından düzenlenip davalı şirket tarafından 29.11.2012 tarihinde ödeme yapılması gereken fatura toplamının 24.525,39 TL olduğu, buna karşılık davalı şirket tarafından 81.820,74 TL Ödeme yapıldığı üstelik bu yapılan ödemenin davacının muavin defterinde 81.820,74 TL ödeme olarak kayıtlı olduğu, davacı tarafından düzenlenip davalı şirket tarafından 06.12.2012 tarihinde ödeme yapılması gereken fatura toplamının 7.062,29 TL olduğu, buna karşılık davalı şirket tarafından 8.556,06 TL Ödeme yapıldığı, bu yapılan ödeme davalı cari hesabında hatalı olarak 9.094,98 TL olarak kayıtlı olduğu (dava dosyasında kök rapor hazırlanırken ödemenin hatalı olduğuna dair ilgili sayfanın yanına "hatalı işlenen dekont" şeklinde not yapıştırıldığı), 06.12.2012 tarihinde dava konusu faturaların dışında ... nl fatura 827,28 TL ve ... nl fatura 666,50 TL (827,28+666,50=1.493,78) 1.493,78+7.062,29=8.556,07 TL ödemeye denk geldiğinden davalının yasal defterleri ve ödeme kayıtlarının doğru ve gerçeği yansıttığı şeklinde değerlendirme yapılarak incelendiği, raporun bu hali ile denetime ve hükme elverişli olduğu, her ne kadar dosya kapsamında rapor hazırlayan bilirkişi ... tarafından davacının defter kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 86.212,35-TL alacağı olduğu yönünde rapor tanzim edilmiş ve davacının takibe konu ettiği fatura alacağından daha yüksek bir miktarda alacaklı olduğu kanaatine varılmış ise de; davacının takibinin fatura alacağına ilişkin olduğu, dolayısı ile mahkememizce de takibe konu faturalar yönünden inceleme yapıldığı ve dosya kapsamında alınan 06/10/2023 tarihli ek bilirkişi raporu ile takibe konu faturalar ve ödeme dekontları birlikte incelenerek değerlendirme yapıldığında takibe konu faturalardan 05/10/2012 tarihli 80233 nolu 642,60-TL lik fatura dışında kalan faturaların ödendiği tespit edildiğinden, 6100 sayılı HMK'nun 222/4 maddesine göre, açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari kayıtlar sahibi aleyhine delil teşkil edeceğinden somut olayda da davacının ticari defterlerinin bu nitelikte olmaması sebebiyle lehine delil olma gücü bulunmadığından davalının ticari defterlerinde kendi aleyhinde olan kayıtlarda davacıya 642,60-TL borçlu olduğu dikkate alındığında davacının, davalıdan bu miktar kadar alacaklı olduğunu kabul etmek gerektiği kanaatine varılmış (emsal mahiyette ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi 2023/... Esas 2023/... K. Sayılı ilamında da benzer şekilde değerlendirme yapılmıştır.), usul ekonomisi gereğince asıl alacağa işlemiş faiz hesabı mahkememizce yapılmış ve açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede ise ; somut olayda davalı kendi defter kayıtlarına göre de davacı tarafa kabul edilen tutarda borçlu olduğunu bildiğinden kabul edilen alacak likit olup icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiştir.
Davalının kötüniyet tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede ise; kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için davacının takip başlatmakta yalnızca haksız olması değil kötüniyetli olması ve bu hususun da ispatlanması gerekip dosya kapsamında davacının takip başlatmakta kötüniyetli olduğuna ilişkin delil bulunmadığından davalının koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile;
1-Davalının ... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin, davalı yönünden 642,60-TL asıl alacak ve 358,67-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.001,27-TL üzerinden takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA, davacının fazlaya dair istemlerinin REDDİNE,
2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 642,60-TL'nin %20'si oranında olan 128,52-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davalının kötüniyet tazminatı isteminin REDDİNE,
4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın, peşin alınan 1.019,09 TL harçtan ( 466,19 TL dava açılırken + 552,90 TL tamamlama harcı olmak üzere ) mahsubu ile artan 591,49 TL harcın yatıran tarafa iadesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 1.001,27 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafça yapılan 41,10 TL ilk masraf (başvuru+vekalet harcı) ve 1.709,00 TL müzekkere ve tebligat gideri ile bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.750,10 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak 21,01 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
9- Davalı tarafça yapılan 2.141,35 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak 2.115,64 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasına,
10- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
Dair, davacı vekilinin (e duruşma ile) ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/05/2024
Katip ...
(e-imza)
Hakim ...
(e-imza)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.