Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2016/295

Karar No

2025/84

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/295 Esas
KARAR NO : 2025/84
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/12/2013
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
KARARIN YAZILIŞ TARİHİ : 13/02/2025

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; Davacının ... ilçesinde acentelik faaliyeti yapmakta olduğunu, davalı ... firması ile aralarında 30.06.2000 tarihinde acentelik sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşme kapsamında davacı tarafından acentelik faaliyetinin davalı tarafça sözleşmenin haksız olarak feshedildiği 28/11/2011 tarihine kadar devam ettirildiğini, sözleşme süresi içerisinde davacının, davalıya yeni müşteriler bulması neticesinde önemli menfaatler kazandırdığını ve davalının sözleşmenin feshi akabinde de söz konusu müşteriler ile çalışmaya devam ederek menfaat elde ettiğini beyanla hakkaniyet ilkesi gereği şimdilik 1.000,00-TL (belirsiz alacak olduğundan fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak) uygun tazminatın sözleşmenin fesih tarihi olan 28/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödenmesini, yargılama masrafı ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından ibraz edilmiş olan ek süre talepli dilekçesinde ve cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin ikametgahının İstanbul olması sebebiyle yetkili mahkemelerin İstanbul olduğu, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının husumetinin bulunmadığını, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin haklı sebeple feshedilmiş olduğunu, davacı acentenin kendisine tanımlanan poliçe üretim sistemini usulsüz olarak kullanarak düşük primli poliçeler üretmek, müşterilerine haksız indirimler yapmak suretiyle müvekkilini zarara uğrattığından bahisle ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/... Esas sayılı dosyasından davacı hakkında dava açıldığını, ayrıca müvekkilinin uğramış olduğu zarardan kaynaklı olarak davacı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2012/281 Esas sayılı icra takip dosyasından ilamsız icra takibi, başlatıldığını, davacının itirazı üzerine takibin durması sebebiyle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/... Esas sayılı dosyasından itirazın iptali davasının açılmış olduğunu, davacının denkleştirme tazminatı isteme hakkının öncelikle TTK m.122/4 hükmü uyarınca öncelikle süre yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın 1 yıllık süreden sonra açıldığını, sözleşme haklı sebeple feshedilmiş olduğundan davacının tazminat talep etme hakkının olmadığını, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/... Esas ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/... Esas sayılı dosyalarının sonucunun beklenilmesini beyanda davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkememize yapılan kontrolde; işbu dava ... Asliye Hukuk Mahkemesine (Ticaret Mahkemesi Sıfatı ile) sunulan dava dilekçesi akabinde 13.12.2013 tarihinde açılmakla ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/... Esasına kaydının yapılmış olduğu, mahkemesince dilekçeler teatisinin tamamlanmasının ardından 25.03.2015 tarihinde verilen yetkisizlik kararına karşı temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2015/... Esas Sayılı, 2016/... Karar Sayılı, 13/01/2016 Tarihli ilamı ile ilk derece mahkemesinin kararının onanmasına karar verilmesi akabinde dosyanın mahkememizin işbu esasına kaydının yapılmış olduğu görülmekle yargılamaya devam olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklı denkleştirme tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olay bakımından yapılan incelemede taraflar arasında acentelik sözleşmesinin akdedilmiş olduğu, sözleşmenin feshi akabinde davacının denkleştirme tazminatı istemi ile işbu davayı açmış olduğu, davalı tarafın ise davacının eylemleri sebebiyle sözleşmenin haklı olarak feshedilmiş olduğundan bahisle davacının tazminat isteyemeyeceği savunmasında bulunmuş olduğu anlaşılmakla uyuşmazlık bu hususlar üzerinde toplanmıştır.
Genel olarak portföy tazminatı, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığıdır. 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesinde açıkça "denkleştirme istemi" olarak tanımlanan, doktrinde de "müşteri tazminatı", "portföy tazminatı", "portföy akçesi" olarak da ifade edilen bu tür tazminatın talep edilebilmesi için kanunun 122. Maddesinin "(1) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra;
a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa,
b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve
c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa,
acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir.
(2) Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır.
(3) Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz.
(4) Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir.
(5) Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır." şeklindeki düzenlemesi ve 5684 Sayılı Sigortacılık Kanununun Sigorta acenteleri başlıklı 23. Maddesinin 16. Fıkrasının "(16) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir. Ancak, sigorta acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olması halinde tazminat hakkı düşer." şeklindeki düzenlemesinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
Kural olarak acentenin denkleştirme / portföy tazminatı talep edebilmesi için dört koşulun gerçekleşmesi gerekir:
1-Acentelik sözleşmesinin denkleştirme talep edecek şekilde sona ermiş olması,
2-Acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra müvekkilin, acentenin çabasıyla oluşturulan yeni müşteri çevresinden önemli menfaatler elde etmeye devam etmesi,
3-Sözleşmenin sona ermiş olması nedeniyle acentenin, müvekkiline devrettiği yeni müşteri çevresinden gelir elde etme imkanını kaybetmiş olması,
4-Acenteye denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun (hakkaniyetin bir gereği) olması ( Özge Ayan, Acentenin Denkleştirme Talep Hakkı, Seçkin Yayınları, Ankara 2008, s. 146 vd; Arslan Kaya, Ticaret Kanunu Şerhi- Birinci Kitap Ticari İşletme- Yedinci Kısım-Acentelik, 2. Basım, İstanbul 2016, s.247 vd).
Bu açıklamaya göre, mahkemece öncelikle bu dört koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmelidir. Bundan sonra, koşulları varsa, alacağın hesaplanmasına geçilmelidir. Denkleştirme alacağının hesaplanma şekli konusunda mevzuatta bir formül verilmemiştir. Bu durumda karşılaştırmalı hukuktan ve 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesindeki düzenlemeden ve Yargıtay uygulamasından hareketle bir hesaplama yöntemi uygulanmalıdır.
Denkleştirme talebinin temelinde, acentenin kendi çabasıyla oluşturduğu yeni müşteri çevresinin, sözleşme ilişkisi sona erdiğinde müvekkile devredilmiş olması ve bu yeni müşteri çevresinin ekonomik bir değerinin olması yatmaktadır. Bu nedenle, öncelikle oluşturulan yeni müşteri çevresinin tespiti yapılmalıdır. Acentenin göreve başladığı tarihte mevcut olan müşteri çevresi hariç, yeni oluşturulan müşteri çevresi belirlenmelidir. Bundan sonra hesaplama üç aşamada yapılır:
Birinci aşamada, acentenin kendi çabasıyla kazandırdığı yeni müşteri çevresinden müvekkilin elde ettiği/ elde etmesi muhtemel menfaatler/gelirler hesaplanır. Daha sonra, acentenin yeni müşteri çevresiyle işlem yapamayacak olması nedeniyle uğradığı gelir kaybı hesaplanır. Bu kayıp, acentelik sözleşmesi devam etseydi, acentenin temel edimleri karşılığında elde edeceği ücret (provizyon) gelirleridir. Burada temel bir kural vardır: Müvekkilin menfaati, acentenin ücret kaybı kadardır. Bu nedenle, müvekkilin elde edeceği menfaatin, acentenin gelir kaybı kadar olduğu ilkesinden hareketle, öncelikle acentenin gelir kaybının hesaplanması uygun olacaktır. Bu hesaplama yapılırken, acentenin temel ediminin karşılığı olan ücretler esas alınmalı ve maliyetler düşüldükten sonraki net gelir esas alınmalıdır. Acenteye arızi olarak ödenen ücretler bu hesaplamada dikkate alınmamalıdır. Acentenin bir yıllık gelir kaybı bulunmalıdır. Gerek müvekkilin elde edeceği menfaat miktarının gerekse acentenin yoksun kaldığı toplam gelir miktarının hesaplanabilmesi için, yeni müşteri çevresinin müvekkille ne kadar süreyle ticari ilişkide bulunacağının, somut olayın özelliklerine göre tahmin edilmesi gerekir. Daha sonra, işin niteliğine ve acentelik ilişkisinin devam ettiği süredeki veriler dikkate alınarak, yıllık müşteri kayıp oranı belirlenir. Yeni müşterilerle müvekkilin tahmini ilişki süresi esas alınarak her yıl için belirlenen miktarlardan, müşteri kayıp oranında indirim yapılır. Her yıl için bulunan zararlar toplanır. Bulunan bu ham alacak üzerinden, acentenin denkleştirme alacağını peşin olarak alacağı düşünülerek, faiz indirimi yapılır ve birinci aşamadaki ham alacak bulunur.
İkinci aşamada hakkaniyet denetimi yapılır. Bu aşamada üst sınır dikkate alınmaz. Somut olayın özelliklerine göre, hakkaniyet ilkesi gereğince alacak tutarında indirim veya artırım yapılabilir. Örneğin, müvekkilin markasının tanınmışlığı yeni müşteri çevresinin oluşumunda etkili olmuşsa, alacak miktarından uygun bir oranda indirim yapılmalıdır. Acente olağanüstü çaba göstermiş, önemli reklam ve tanıtım çalışmaları yapmışsa alacak miktarı hakkaniyet gereği artırılabilir. Hakkaniyet ölçüsü de uygulanarak, acentenin denkleştirme alacağı hesaplanmış olur.
Üçüncü aşamada, hesaplanan denkleştirme alacağının, yasal üst sınırı aşıp aşmadığı denetlenir. Eğer üst sınırın altındaysa hesaplanan alacağa aynen hükmedilir; üst sınırı aşıyorsa, alacak tutarı üst sınıra indirilerek hüküm altına alınır. Denkleştirme talebinin üst sınırı, 6102 sayılı TTK’nın 122/2. maddesinde şöyle tanımlanmıştır: “Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır”. Üst sınırın hesaplanmasında, ilk basamaktaki hesaplamadan farklı olarak, acentenin her türlü geliri hesaplamaya dahil edilmeli ve bürüt gelir esas alınmalıdır. Üst sınır acentenin alacak talebini sınırlayan bir düzenleme olduğundan, hesaplamanın bu şekilde yapılması hakkaniyete uygun olacaktır (Bknz: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2020/1452 Esas, 2021/454 Karar Sayılı, 08.04.2021 Tarihli ilamı).

Yargılama esnasında celp edilmiş olan tüm deliller bir bütün olarak incelenmek sureti ile bilirkişi heyetinden 22.12.2016 tarihinde kök ve 05.06.2017 tarihinde ek rapor alınmış olup bilirkişi heyeti tarafından hazırlanmış olan raporlarda özetle; Sayın mahkemede açılan dava denkleştirme istemli tazminat davası olup TTK 122. Md kapsamında düzenlenmiştir. Heyetimizce düzenlenen 22.12.2016 tarihli kök raporumuzda, TTK 122. Md. düzenlenen tazminatın koşulları dava konusu ihtilaf yönünden değerlendirilmiş olup, sonuç kısmında “TTK. 122/3 hükmü uyarınca davacının portföy tazminatına hak kazanabilmesi için kusuru ile sözleşmenin haklı sebeple feshine yol açmamış olması gerektiği, bu hususta yapılan hukuk ve özellikle ceza davalarının sonuçlarının bekletici mesele yapılabileceği,” hususu mahkemenin takdirine arz edilmiştir. Kök rapordan sonra, ... Ağır Ceza Mah. 2012/... E sayılı davası ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/... E. sayılı davasının henüz sonuçlanmadığı derdest oldukları görülmüştür. TTK 122. Md. düzenlenen denkleştirme tazminatı talep edilmesinin şartlarından biri de 122/3. Md. “Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz.” şeklinde belirtildiği üzere acentelik sözleşmesinin feshinde acenteye yüklenecek kusur olmamasıdır. Dava dosyasına bakıldığından gerek ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/... Esas Sayılı dosyasına konu acenteye isnat edilen suçlama, gerekse ... Asliye Hukuk mahkemesinde sigorta şirketi tarafından acente aleyhine açılan tazminat davası sonuçları itibarıyla, mahkemede görülmekte olan TTK 122. Md. Düzenlenen denkleştirme tazminatının talep edilebilirliği ile yakından ilgili olduğu bu sebeple davaların sonuçlanmadığı dikkate alındığında, tazminatın talep edilebilirliğini söylemenin bu aşamada mümkün olmadığı kanaatine varıldığı bilirkişiler tarafından mahkememize bildirilmiş olup işbu dosya bakımından ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/... Esas ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/... Esas sayılı dosyası bekletici mesele yapılmıştır.
Dosyamız arasına celp edilmiş olan ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; işbu dosyanın davalısı Sigorta Şirketinin müşteki / katılan olarak yer aldığı, işbu dosyanın davacısı ...'un ise sanık sıfatı ile yer aldığı; mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanığa isnat edilen "Tacir veya Şirket Yöneticileri ile Kooperatif Yöneticilerinin Dolandırıcılığı, Özel Belgede Sahtecilik" suçlarından dolayı ayrı ayrı beraat kararının verildiği, işbu karara karşı İstinaf yasa yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin 2018/... Esas, 2018/... Karar Sayılı, 20/03/2018 Tarihli "... İddia, savunma, katılan beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosyanın tetkiki sonucu; Sanıklar hakkında tacir veya kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı ve özel belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açılmış ise de, sanıkların acentalarında müşteki şirket tarafından kurulan programı kullandıkları, programın müşteki şirket tarafından acentalara kurulduğu tüm kurulum ve tasarım aşamalarını müşteki şirketin yaptığı, sanıklarca kesilen poliçelerin sigorta şirketi tarafından onayı yapıldıktan sonra geçerli hale geldiği, kullanılan programda açıkların bulunduğunun sabit olduğu, basit bir inceleme ile veya kesilen poliçelerde yapılacak denetimler ile ortaya çıkabilecek eylemlerin müşteki şirket açısından hile ve desise olarak kabul edilemeyeceği, yine kesilen poliçelerin yetkili kişilerce onaylanarak sisteme girildiği, dolayısı sanıkların eylemlerinin özel belgede sahtecilik veya dolandırıcılık suçunun unsurlarını taşımadığı, dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerektiği, sanıklar tarafından yapılan hileli davranışın belli oranda ağır, yoğun ve ustaca, ayrıca sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalısı gerektiği, dolayısı ile sanıkların eylemlerinin zaman ve nitelik olarak müşteki şirketin inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı eylemin taraflar arasında hukuki ihtilaf olarak kaldığı, benzer olaya ilişkin dosyada bulunan ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 2012/... sayılı dosyasından verilen takipsizlik kararının derecattan geçerek kesinleştiği dolayısı ile sanıklar üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanıkların özel belgede sahtecilik ve tacir veya kooperatif yöneticisinin dolandırıcılığı suçlarından ayrı ayrı beraatlerine dair İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir." şeklindeki gerekçeli ilam ile istinaf başvurusunun reddine dair kesin olarak karar verilmiş olduğu görülmüştür.
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/... Esas Sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde; davanın, davacısının ... Sigorta A.Ş., davalısının ise ... olduğu, davacı tarafından davalının 17/10/2011 tarihli iç denetim raporu ile haksız indirim uyguladığı tespit edilen poliçelere dayalı borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2012/281 sayılı dosyası ile icra başlatıldığından bahisle itirazın iptali davası olarak davanın açılmış olduğu; İşbu dosya ile Birleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/... E. 2014/... K. sayılı dosyasının davacısının ..., davalısının ise ... Sigorta A.Ş. Olduğu, davacı tarafından davalı ... şirketinin 17/08/2012 tarihli talep yazılarıyla protokolde geçen 100.000,00-TL. miktarlı teminat mektuplarının tümünü haksız, yersiz ve sebepsizce nakde çevrildiğini, bu sebeplerle haksız ve yersiz olarak kötü niyetle nakde çevrilen teminat mektupları ile elde edilen 100.000,00-TL'nin avans faiz oranı ile birlikte iadesi talebi için davalı aleyhine ... İcra Dairesi'nin 2012/577 sayılı dosyasından başlatılmış olan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "1-Asıl davanın REDDİNE, 2-Birleşen davanın KABULÜ İLE; ... İcra Müdürlüğü'nün 2012/... Esas sayılı icra takip dosyasında davalı borçlunun itirazının iptali ile, 100.000,00-TL asıl alacak, 222,22-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 100.222,22-TL üzerinden takibin devamına, -Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, -Alacağın %20'si oranında olan 20.044,44-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya tahsiline," dair 12/07/2021 tarihinde karar verilmiş olduğu, işbu karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2022/... Esas, 2022/... Karar Sayılı, 28/03/2022 Tarihli ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olduğu, işbu karara karşı temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2022/... Esas, 2023/... Karar Sayılı, 27.12.2023 Tarihli ilamı üzerine mahkeme kararlarının onanmasına karar verilmiş olmakla işbu kararın 27.12.2023 Tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Yargılama esnasında alınan kök ve ek bilirkişi raporunda özetle;
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen ... Noterliğinden 15 Ekim 2004 tarih ve ... yevmiye no. ile tasdikli Acentelik Sözleşmesinin 11/1maddesinin ”Sözleşme süresiz olarak akdedilmiştir. Sözleşme, taraflardan her birince üç(3)( ay önceden bildirilmek şartı ile dilediğinde feshedebilir. Taraflar bu fesih dolayısıyla birbirlerinden tazminat ve/veya portföy kaybı ve sair herhangi bir nam altında talepte bulunmayacağını kabul ve taahhüt etmiştir..) şeklinde düzenlendiği görülmektedir.
Nitekim acentenin portföy hakkına ilişkin olarak Yargıtay ... HD'in 20.04.1996 tarih ve 1996/ ... E, 1996/... K. sayılı acentenin portföy hakkının olduğunu kabul eden çok önemli ve ilkesel kararında; Sigorta acentesinin temyiz başvurusu neticesinde vermiş olduğu kararında; "Sözleşmesinin 25/son fıkrasında fıkrasındaki tazminat talep edilmeyeceğine ilişkin şart ise BK'un 99/2 inci maddesi hükmü gereğince mahkemece dikkate alınmaması gerekir” ifadesine yer vererek, sözleşme ile portföy hakkından feragati geçersiz kabul etmiştir.
Başka bir ifadeyle TTK 122/1 madüesinir (a) fıkrası kapsamında sözleşmenin sona ermesinden sonra davalı ... şirketinin yenilenen poliçelere ilişkin üretim bazında (davacı acentenin portföyü üzerinden) elde ettiği menfaat, oranının 0.27% (binde yirmi yedi) civarında olduğu anlaşılmaktadır. Bu sonuçlara göre, acentelik sözleşenin sona ermesinden sonra bir yılık süre içerisinde (28/11/2011-28/11/201) tarihleri arasında) yenilenen poliçelere ilişkin olarak TTK 122/1 maddesinin (a) fıkrası çerçevesinde davalı ... şirketinin oransal olarak kayda değer bir menfaat elde ettiğini söylemek güçtür. Fakat tabloda belirtilen sonuçlar rakamsal açısından değerlendirildiğinde; sözleşmenin sona ermesinden sonra bir yıllık süreç içerisinde yenilenen poliçeler bazında davalı ... şirketinin, acente portföyü üzerinden 1.820.845,17 TL tutarında bir menfaat sağladığı görülmektedir. Bu tutarın bir acente açısından küçümsenmeyecek bir seviyede olduğu, oransal olarak acente üretiminin düşük görülmesi(0,27%), sigorta şirketinin üretiminin yüksek olmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Acentelik Sözleşmesi 5 yıldan daha uzun sürmüş ise son beş yılın ortalaması, beş yıldan daha kısa sürmüş ise, bu süreler esas alınarak ortalama bir yıllık bir tazminatın acenteye ödenmesi gerekmektedir.
Taraflar arasında akdedilen ... Noterliği'inden 15 Ekim 2004 tarih ve ... yevmiye no. ile tasdikli acentelik sözleşmesinin, 28/11/2011 tarihinde davalı ... şirketi tarafından tek taraflı olarak sonlandırıldığı, Acentelik Sözleşmesinin 5 yıldan daha uzun sürdüğü görülmektedir.
Acentelik sözleşmesinin yürürlükte bulunduğu faaliyet dönemlerine ilişkin son 5 yıllık kayıtlar baz alınarak portföy tazminatı hesaplaması aşağıda yapılmıştır.
Bu veriler çerçevesinde basit aritmetik ortalama hesabı ile Portföy tazminatı (Denkleştirme talebi) yıllık ortalama: 875.538,03 / 5 = 175.107.650 TL olarak hesaplanmaktadır. Ancak davacı acentenin bu komisyorı gelirini elde edebilmesi için bir takım değişken faaliyet giderlerine katlarıması söz konusudur. Bu konuda bir belge sunulmadığından yaklaşık olarak giderler için %20 oranında bir gider payı dikkate alındığında davacı acentenin talep edebileceği nihai tutarın; 175.107.680 X %80= 140.086,08 TL olarak hesaplanmasının hakkaniyete daha uygun olacağı düşünülmektedir.
Dolayısıyla Sayın Mahkemenin takdiri doğrultusunda davacı acente lehine karar oluşması halinde, acentenin en fazla bu tutar (140.086,08 TL) kadar denkleştirme talebinde bulunabileceği
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 05.01.2025 tarihli belirli hale getirme dilekçesinde 140.086,08 TL denkleştirme (portföy) tazminatının sözleşmenin fesih tarihi olan 28/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi talebinde bulunmuş olduğu görülmüştür.
Alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor, ceza dosyası, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/... Esas Sayılı dosyası, tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davalı ... şirketinin davacının kazandırmış olduğu müşteriler ile ilişkilere fesih tarihinden sonra da devem etmiş olduğu, böylelikle davalı ... şirketinin, sözleşmesinin feshi sonrasında davacı acentenin müşterileri üzerinden poliçe düzenleyerek menfaat temin ettiği, davacının sözleşmenin feshi dolayısıyla bunlardan doğabilecek ücret kaybına uğradığı, hakkaniyet gereği davacı lehine portföy tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup işbu davadan önce davacının davalıyı temerrüde düşürmediği, ihtarname keşide ederek açıkça istediği miktarı da belirtmemiş olduğu görülmekle faizin başlangıcı dava tarihi kabul edilmekle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile; 140.086,08 TL portföy / denkleştirme tazminatının dava tarihi olan 13.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2Alınması gerekli olan 9.569,28-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 24,30-TL harç ile tamamlama harcı olarak alınan toplam 2.368,02-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 7.176,96-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 2.420,37-TL (başvurma, vekalet harcı, peşin harç ve tamamlama harcı) davetiye, posta gideri: 645,35-TL, bilirkişi ücreti: 1.950,00-TL olmak üzere toplam: 5.015,72-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerine bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2025

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

  • İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim