Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/41

Karar No

2024/359

Karar Tarihi

1 Ekim 2024

T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO :2024/41 Esas
KARAR NO :2024/359
DAVA :İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :26/01/2024
KARAR TARİHİ :01/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili nezdinde sigortalı dava dışı ... ... AŞ firması tarafından Avustralya'dan alınan emtianın Avustralya'dan Türkiye'ye kadar olan nakliyesinin müvekkili tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi tahtında teminat altına alındığını, Bahse konu emtianın ... ... isimli gemiye tam, sağlam ve hasarsız olarak yüklenerek Avustralya'dan Türkiye'ye deniz yoluyla sevk edildiğini, sefer sırasında yük ilgililerin rızası olmadan söz konusu emtiaların bir başka gemiye ve hatta bir başka konteynere aktarıldığını, emtiaların tahliye işlemleri esnasında yapılan inceleme neticesinde emtiaların ezilme hasarlı olduğunun tespit edildiğini, hasar ihbarında bulunulduğunu, hasarlı bir şekilde teslim edilen emtialarda dolayı zarara uğrayan dava dışı sigortalı şirket tarafından müvekkiline başvuruda bulunulduğunu ve 11.630,33TL tazminat tutarının sigortalıya ödendiğini, somut uyuşmazlıkta, ara ve ana konişmentolar tahtında davalı taraflar ... ... gemisi donatanın ve taşıyanı sıfatını haiz olup, sigorta şirketi ise yetkili konişmento hamili nihai alacağın halefi konumunda olduğunu, adı geçen donatana izafeten TTK madde 103 ve 105 tahtını dava edilmiş olan acente ise atfedilen taşıma sözleşmesini taşıyan adına yükleme ve boşaltma limanında ifasına yardım eden olup, ifanın tamamlanmasına ve fakat hasarlı teslimata aracı olarak asile izafeten dava edildiğini, somut olayda davalıların emtiaların taşıma koşullarına uygun ve elverişli şekilde taşınması ile tam ve hasarsız bir şekilde alıcısına tesliminden sorumlu olduğundan müvekkili tarafından sigortalısına haklarını halef olarak icra takibinin başlatıldığını, söz konusu icra takibine borçlu şirketlerce itirazda bulunulduğunu, taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını belirterek davalı borçluların icra takibine haksız itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı ... ... Gemisi Donatanı/taşıyanı ... ... (hong Kong) Limited'e İzafeten Gemi Acentesi ... ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Hak düşürücü süre yönünden itirazda bulunduklarını, dava konusu kazanın 25 Kasım 2021 tarihinde meydana geldiğini, davacı şirketin hasar ödemesini 29 Nisan 2022 tarihinde gerçekleştiği bu dönem ödeme sonrası yaklaşık 7 ay sonra 21 Kasım 2022 tarihinde icra takibi yaptığını ve takibe itiraz edilmesi sonrasında bir yılı aşkın zaman sessiz kalması sonrasında 27 Kasım 2023 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunduğu göz önünde bulundurularak hak düşürücü süre yönünden açılan davanın reddini talep ettiklerini, İcra Müdürlüğünün ve mahkemenin yetkisine itirazları bulunduğunu, müvekkil şirketin davayı konu taşıma işleminde sadece deniz taşımacılığı işlemini gerçekleştirmekte olduğunu, davaya konu ihtilafın ve malların zarar görmesine ilişkin bu anlamda sadece söz konusu taşıma faaliyetini gerçekleştirmiş olduğundan müvekkil şirkette bir kusur izafe esinin kabul edilemeyeceğini, davaya konu olayda emtiaların taşındığı konteyner içerisinde dış ambalajına hasar almış olduğunu saptandığını. Bu olayda müvekkil şirkete kusur izafe edilemeyeceğini belirterek müvekkili şirket hakkında açılmış bulunan davada hak düşürücü süre ve davanın esasına ilişkin yapmış oldukları itirazların gözetilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2 nolu davalı ... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Aktif husumet ehliyetinin araştırılması gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, müvekkil şirketin akdi taşıyıcı olduğunu fiili taşımayı ... lojistik servisinin gerçekleştirdiğini, hasar sebebinin ve meydana geldiği yerin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, dava konusu taşımaya yüklemede ambalaj ve istiflemenin doğru yapılıp yapılmadığının uzman bilirkişilerce araştırılması gerektiğini, deniz taşımalarında taşıyıcının hasardan sorumlu tutulabilmesi için gereken hasar bildirimine dair yasal mevzuatta öngörülmüş sürenin aşıldığını, davacı tarafından alınan ekspertiz raporunun tek taraflı olarak düzenlendiğini, işbu sebepten ekspertiz raporu niteliğine haiz olmadığını, talep edilen icra inkâr tazminatının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, belirterek davanın usulden reddini, usule ilişkin itirazlarının yerinde görülmez ise davanın esastan reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 21/05/2024 tarihli celsesinde verilen ara karar uyarınca dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, bilirkişi heyetinden aldırılan raporda özetle; Hasarlanan emtiaların Avusturalya'dan Türkiye'ye deniz yolu ile taşınmasına ilişkin akdedilen navlun sözleşmesinde 1 numaralı davalı ... ... (Hong Kong) Limited şirketinin fiili taşıyan, 2 numaralı davalı ... Limited Şirketi'nin ise, akdi taşıyan sıfatına sahip olduğu; ... ... A.Ş.'nin ise, 1 numaralı davalının Türkiye'deki acentesi olarak hareket ettiği, emtiada oluşan hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiği, emtiada oluşan hasarın, emtianın konteynır içerisine istifi esnasında yeterli özenin gösterilmemesinden kaynaklandığı, TTK m. 1178 hükmü kapsamında davalı taşıyanların emtialardaki hasardan sorumlu olduğu, dolayısıyla da davalı taşıyanların huzurdaki davada pasif husumet ehliyetine sahip olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta, TTK m. 1185/1 hükmü kapsamında bir hasar ihbarının yapıldığını gösteren bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı; ancak dosya içeriğinde yer alan 25.11.2021 tarihli "Rezerve Zaptı" başlıklı belgeden anlaşıldığı üzere eşya varma limanına ulaştıktan sonra 1 numaralı davalının Türkiye'deki acentesinin ve yetkili makamların katılımıyla, hasarlanan emtialara ilişkin inceleme yapıldığı; dolayısıyla dava konusu uyuşmazlıkta, dava dışı gönderilen sıfatına sahip ... şirketinin TTK m. 1185/2 hükmü uyarınca hasar bildirimi yapmasına gerek olmadığı, dosya içeriğinde hasarlanan emtiaların Avusturalya'dan Türkiye'ye taşınmasını himaye altına alan spesifik bir emtia nakliyat sigorta poliçesine rastlanmadığından davacı sigorta şirketi ile dava dışı ... şirketi arasında geçerli bir sigorta sözleşmesinin mevcut olduğu sonucuna ulaşılamadığı; bu nedenle davacı sigorta şirketinin dava konusu hasar bakımından "kanuni halef" sıfatıyla davalılara rücu edemeyeceği ve bu çerçevede aktif husumet ehliyetine sahip olmadığı; ancak dosyaya hasarlanan emtiaların taşınmasına ilişkin spesifik bir nakliyat emtia sigorta poliçesi sunulduğu takdirde yeniden inceleme ve değerlendirme yapılmasının mümkün olduğu, dosya içeriğinde hasarlanan emtiaların taşınmasına ilişkin spesifik bir emtia nakliyat sigorta sözleşmesine rastlanmadığından meydana gelen hasarın sigorta teminatı kapsamında olup olmadığı hakkında bir inceleme ve değerlendirme yapılamadığı; ancak sigortacının kanuni halefiyetinin diğer koşullarından olan zarardan sorumlu bir 3. kişinin mevcut olması ve sigorta tazminatının ödenmiş olması koşullarının dava konusu olayda gerçekleşmiş olduğu, S Dosyada yer alan "İbraname/Temlikname" başlıklı belge ile davacı sigortacının, dava dışı ... ... A.Ş.'nin davaya konu gerçekleşen hasardan doğan talep ve dava haklarını temlik aldığı dolayısıyla alacağın temliki (TBK m. 183 vd.) hükümleri çerçevesinde ödemiş olduğu sigorta tazminatını akdi halef sıfatıyla zarar sorumlusu davalı taşıyanlara rücu edebileceği ve işbu davada akdi halefiyet hükümleri doğrultusunda aktif husumet ehliyetine sahip olduğu, S Emtialardaki hasarın miktarının ekspertiz raporunda 11.630,33 TL tutarında olduğunun tespit edildiği; heyetimizin emtia konusunda uzman bilirkişisinin inceleme ve değerlendirmelerine göre, ekspertiz raporunda belirlenen 11.630,33 TL tutarındaki hasar miktarının kadri maruf olduğu belirtilmiştir.
Dava, taşınan emtiada meydana gelen hasar nedeniyle davacının sigortalısına ödediği hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dışı sigortalı ... ... AŞ firması tarafından Avustralya'dan alınan emtianın ... nolu ara konşimento ve ... nolu ana konşimento tahtında ... Limanından İstanbul Limanına sevkedildiği, emtianın nakliyat rizikolarına karşı sigorta poliçesi ile sigortalandığı, varma yerinde yapılan incelemede emtianın hasarlandığının belirlendiği, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı sigortalısına ödendiği ve davacının bu bedelin davalı taşıyandan tahsilini talep ettiği görülmüştür.
Dosya içeriğinde yer alan 01.12.2021 tarih ve ... nolu fatura ile ... Ltd. Şti.'nin, taşıtan sıfatına sahip dava dışı ... ... San. A.Ş.'ne 3.870,00 USD tutarında navlun bedel faturası düzenlediği tespit edilmektedir. Bu durum, 2 numaralı davalı ... International şirketinin dava konusu uyuşmazlıkta, ... şirketine karşı eşyaların deniz yolu ile taşınmasını taahhüt ettiği ve dolayısıyla taşıyan sıfatına sahip olduğunu göstermektedir. Ancak ... International şirketi, deniz yolu ile taşıma işini bizzat gerçekleştirmemiştir. Dosya içeriği ve ... numaralı 22.09.2021 tarihli konişmentodan hasarlanan eşyaların taşınması işini fiilen 1 numaralı davalı ... ... Services (Hong Kong) Limited şirketinin gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır. Bu bakımdan ... şirketi, taşıma işinin gerçekleştirilmesini ... ... şirketine bırakmıştır. Bu nedenle, taşıma işini fiilen gerçekleştiren 1 numaralı davalı, ... ... fiili taşıyan; 2 numaralı davalı ... International şirketi ise akdi taşıyan konumunda olup pasif husumet ehliyetini haiz oldukları görülmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 1472. maddesi uyarınca rücu davası açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir. Somut olayda, davacı ile dava dışı sigortalı arasındaki nakliyat emtia abonman sigorta poliçesi yanında dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya ibraz edilmiştir. Sadece abonman sözleşmesinin bulunması, yani belirli bir taşımaya ilişkin kazadan önce bildiri ve bu bildirim sonucu düzenlenen spesifik poliçe olmadıkça taşınan malın sigorta örtüsü altında olduğunu göstermez ve sigortacı da böyle bir rizikodan sorumlu olmaz. Zira abonman sigorta sözleşmeleri birer çerçeve anlaşma niteliğinde olup, sigortacı ile sigorta ettiren arasında, sigorta ile ilgili bir hukuki ilişkiyi oluşturur. Bu hukuki ilişkiden dolayı her taşıma için ayrı bir sigorta sözleşmesi düzenlenir. Dosyada hasarlanan emtialar bakımından spesifik bir sigorta poliçesinin düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Buna göre davacı tarafından emtianın sigorta örtüsü altında olup olmadığı uygun delillerle ispatlanamamıştır. Ancak davacı yapmış olduğu ödemeye ilişkin olarak sigortalısından ibraname aldığı ve bu belgenin içeriğinde sigortalının hasara sebebiyet verenler hakkında her türlü talep, dava ve hakkını davacıya devir temlik ettiği anlaşılmakla davacının TBK 183. Maddesi uyarınca davada aktif husumet ehliyetinin bulunduğu değerlendirilmiştir.
Taşıyan aleyhine tazminat istemi TTK'nın 1188.maddesindeki hak düşürücü süreye tabi olup anılan maddede "(1) Eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. (2) Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. (3) Sorumlu tutulan kişinin rücu davası, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabilir. Ancak, rücu davası açma hakkı, bu hakka sahip olan kişinin, istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren doksan gün içinde kullanılmadıkça düşer. (4) Bu süre, tarafların dava sebebinin doğmasından sonra yapacakları bir anlaşma ile uzatılabilir." Düzenlemesi bulunmaktadır. Somut olayda hak düşürücü sürenin TTK 1188/1 kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Ekspertiz raporuna göre emtianın 25/11/2021 tarihinde tesliminin gerçekleştiği, davacının 21/11/2022 tarihinde davalılar aleyhinde icra takibi başlattığı görülmekle davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir.
Davacı taraf hasarın deniz taşıması sırasında davalı tarafın sorumluluğunda meydana geldiği iddiasında olup, TTK 1185. Maddesinde "Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." düzenlemesi bulunmaktadır.Dosya içeriğinde yer alan "Rezerve Zaptı" başlıklı belgede, 17.11.2021 tarihli ... tescil nolu ... sefer sayılı ... gemisiyle gelen ... konişmento nolu ... nolu konteyner sealinin (... ) sağlam olduğunun görüldüğü; açılarak boşaltıldığı ve boşaltma esnasında orijinal paletin dış ambalajının kısmen hasarlı ve ezik olduğunun görüldüğü; resimleri çekilerek ambara alındığı ve işbu tutanağın Gümrük Memuru; ... İşletme Görevlisi ve ... ... A.Ş. Acente Görevlisi tarafından 25.11.2021 tarihinde imza altına alındığı tespit edilmektedir. Bu tutanakta, ... ... şirketinin acentesi olan ... ... A.Ş.'nin de kaşesi ve imzası yer almaktadır. Yapılan incelemeyle birlikte fiili taşıyanın acentesi hasardan haberdar olmuştur. Dolayısıyla dava konusu uyuşmazlıkta, TTK m. 1185/2 hükmü uyarınca dava dışı gönderilen sıfatına sahip ... şirketinin TTK m. 1185/1 hükmü kapsamında hasar bildirimi yapmasına gerek bulunmamaktadır. Bu durumda anılan yasa maddesindeki karinenin aksine davalının kusursuzluğunu ispatlaması gerekmektedir.
Dosyaya sunulan ekspertiz raporunda hasar nedeninin "konteyner 2 emniyete almada yetersizlik, emtianın konteynır yapılarına ve veya diğer yüklere çarpması" olarak belirtildiği, ibraz edilen belgeler ve yapmış oldukları tespitlere istinaden bir paket emtiada oluşan hasarın nakliyeci firma sorumluluğunda yapılan sevkiyat sırasında muhtemelen konteyner içi emniyete almada yetersizlik sonucu yükün konteynır ve yapılarına ve/veya diğer yüklere çarpması sonucu meydana gelmiş olabileceği kanaatine varıldığı, hasarın yakın sebebinin "konteyner içi emniyete almada yetersizlik ve/veya yükleme ve tahliyede yapılan sert/kaba elleçleme" olarak belirtildiği görülmektedir.
Davacı vekili sefer sırasında yük ilgililerinin rızası alınmadan söz konusu emtiaların başka konteyner ve gemiye aktarıldığını, ileri sürmektedir. TTK m. 1150/1 hükmünde, "Taşıyan, taşıtanın iznini almadan eşyayı başka gemiye yükleyemez, yüklerse bundan doğacak zarardan sorumlu olur; meğerki, eşyanın kararlaştırılan gemiye yükletilmiş olması hâlinde de zararın meydana gelmesi kesin ve zarar dahi taşıtana ait olsun." düzenlemesi yer almaktadır. Bu düzenleme, taşıma borcunun ifasında kullanılacak geminin ismen belirlenmesi halinde uygulama alanı bulabilecek bir düzenlemedir. Dosya içeriğinde yapılan incelemelerde, navlun sözleşmesine konu taşıma işinin yapılacağı geminin ismen belirlenmiş olmadığı; taşımanın yapılacağı geminin eşya gemiye yüklendikten sonra konişmento düzenlenmesi ile belirlendiği, yine taşınan eşya konteyner yükü olup eşyanın deniz yolu ile taşınmasının taahhüt edildiği tespit edilmektedir. Bu nedenle, dava konusu uyuşmazlıkta taşıyanın eşyayı başka bir gemiye aktarmasının sonucu etkisi bulunmamaktadır. Ancak gerek ekspertiz raporu gerek bilirkişi raporunda hasarın emtiaların aktarıldığı konteyner içerisindeki hatalı istiften kaynaklandığı belirtilmiştir. Dosya kapsamından dava konusu emtianın parsiyel olarak taşındığı, bu emtia dışında başka navlun sözleşmelerine ait yükleri de ihtiva ettiği, konteyner içi istifin taşıyan tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu açıklamalara göre emtianın hasarsız şekilde taşıyana teslim edildiği, konteyner iç istifinin taşıyan tarafından yapıldığı, emtialardaki hasarın deniz taşıması esnasında, eşya taşıyanın hakimiyetinde iken eşyaların başka bir gemiye ve başka bir konteynere aktarılırken istif işlemindeki özen yükümlülüğüne aykırılıktan kaynaklandığı aksinin davalı tarafça ortaya konulamadığı anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile;
... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 11.630,33 TL asıl alacak ve 1.132,28 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına,
2-Yasal koşullar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar harcı olan 871,81 TL'den peşin alınan427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 444,21 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (916,00 TL ilk harç, 239,00 TL posta ücreti ve 12.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 13.155,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı vekili için takdir edilen 12.762,61 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
7-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.800,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.01/10/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim