mahkeme 2023/262 E. 2025/641 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/262
2025/641
9 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2023/262 Esas
KARAR NO :2025/641
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:11/04/2023
KARAR TARİHİ:09/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Gemi İpoteğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait ... isimli tekneye davalı tarafından 17.08.2022 tarihinde ... poliçe numaralı poliçe ile yenileme gezinti tekneleri sigorta poliçesi düzenlendiğini, söz konusu poliçenin yenileme poliçesi olduğunu, priminin davalı acentesi tarafından sistemde kayıtlı olan kredi kartı üzerinden çekileceğini, davacıya ait teknenin 25.09.2022 tarihinde hasarlanması üzerine, davacı tarafından sigorta şirketine başvuru yapıldığını, başvuru neticesinde prim ödenmemesi sebebiyle hasar bedelinin poliçe kapsamında karşılanmayacağının cevabı verildiğini, davalının hiçbir şekilde poliçe iptaline ilişkin işlem yapmadığını, primin ödenmemesinde davacının hiçbir kusurunun bulunmadığını, mail yazışmalarında poliçenin hazırlandığı ve kredi kartından gerekli prim ücretinin çekileceğinin bildirildiğini, banka ile yapılan görüşmelerde hiçbir surette prim ödemesine ilişkin bir girişimin olmadığının bilgisinin alındığını, davaya konu poliçe bir yenileme poliçesi olduğunu, bir önceki poliçe vadesi ile dava konusu poliçe vadelerine bakıldığında, bitiş ve başlangıç günlerinden davaya konu poliçenin yenileme poliçesi olduğunun açık olduğunu, davacıya ait teknenin seyir halindeyken hasarlandığını, hasarın büyüklüğü sebebiyle motor un vinç ile çıkarıldığını, teknenin tamir işleminin ... ... Ltd. Şti. tarafında yapıldığını, tamire ilişkin 15.03.2023 tarihli 295.573,04 TL tutarlı faturanın dilekçe ekinde yer aldığını, davacı tarafından karşılanan tamir masrafının poliçe kapsamında davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğini, davacıya ait teknede zehirli boya işlemi uygulandığını, tutyaların değiştirildiğini, söz konusu işlemlere ilişkin 17.110,00 TL'lik faturanın dilekçe ekinde yer aldığını, teknede alt yıkama işleminin yapıldığını, bunun için 1.179,96 TL ödendiğini, motorun vinç ile çıkartılması ve giriş bedellerine ilişkin 13.03.2023 tarihli 7.080,00 TL, 1.187,00 TL ve 1.240,00 TL faturalar ın da dilekçe ekinde yer aldığını, söz konusu masrafların poliçe kapsamında davalıdan alınarak davacıya ödenmesinin zorunluluk arz ettiğini, davacının 6.784,21 TL kara park ücreti ödediğini, bu bedelin de davalıdan alınarak davacıya ödenmesinin zorunluluk arz ettiğini, hasarların tazmini için hasardan hemen sonra davacı tarafından sigorta şirketine başvurulduğunu, davalıdan olumsuz dönüş alındığını, davacı tarafından 10.01.2023 tarihinde davalıya yazılı başvuru yapıldığını, davalı tarafından bir dönüş yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava, davayı ıslah haklarının saklı kalmak kaydı ile, davanın kabulünü, teknenin onarım bedeline ilişkin 295.573,04 TL'nin hasar tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla davalıdan alınarak taraflarına ödenmesini, vinç hizmetine ilişkin olarak ödenen 9.507,00 TL'nin hasar tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla davalıdan alınarak taraflarına ödenmesini, teknede yapılan boya ve değişim işlemlerine ilişkin ödenen 17.110,00 TL'nin hasar tarihinden itibaren mevduata uygulana en yüksek faiz oranıyla davalıdan alınarak taraflarına ödenmesini, alt yıkama işlemi için ödenen 1.179,96 TL'nin hasar tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla davalıdan alınarak taraflarına ödenmesini, kara park ücretine ilişkin ödenen 6.784,21 TL'nin hasar tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla davalı şirketten alınarak taraflarına ödenmesini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davalı tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının tekne sigorta poliçesine ilişkin sorumluluğu olmadığını, davanın reddinin gerektiğini, davalı nezdinde gezinti tekneleri sigorta poliçesi yer aldığını, prim borcu ödenmediğinden sorumluluklarının başlamadığını, dosya kapsamında uyuşmazlık konusu teknenin davalı tarafından 17.08.2022-17.08.2023 vadeli ... numaralı gezinti tekneleri sigorta poliçesi ile sigortalandığını, ilgili poliçenin işleme geçmesi için öncelikle primin ödenmesi gerektiğini, teminat limitlerine yer vermek gerekirse kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhlerine karar verilecek olması halinde poliçedeki muafiyet tutarlarının dikkate alınması gerektiğini, dava konusu teknede oluşan hasar ile ilgili olarak davalıya yapılan bildirim neticesinde ...-1 numaralı hasar dosyası açıldığını, incelemelere başlanıldığını, incelemeler kapsamında taraflar arasındaki poliçeye ilişkin primin hasar tarihinde ödenmemiş olduğunun tespit edildiğini, ilgili hasar teminat kapsamında değerlendirilmemiş olduğunu, başvuruyu gerçekleştirmiş olmasının kötü niyetli olduğunu, davalı nezdinde de ekspertiz çalışmaları devam ettiğini, ekspertiz raporu neticelendirildiğinde dosyaya sunulacağını, ekspertiz raporunun kesin delil niteliğinde olduğunu, kabul anlamı içermemek kaydıyla hasar tespiti yapılacak olması halinde muafiyet özel şartının dikkate alınması gerektiğini, dava dilekçesinde talep edilen değer kaybı zararının gezinti tekneleri poliçesi teminat kapsamında olmadığını, teminata dahil olduğu açıkça poliçede yazılı olmayan durumların teminat harici olduğunu, vinç hizmeti, boya ve değişim işlemi, alt yıkama işlemi ve kara park ücretine yönelik taleplerin reddi gerektiğini, TTK 1448. Md. gereğince sigortalının zararı önleme ve azaltma yükümlülüğüne uymadığını, poliçe kapsamında başvuran taleplerine yönelik teminat bulunmadığını, davacının bu yöndeki taleplerinin de reddinin gerektiğini, sigortalının zararı önleme, azaltma yükümlülüğüne aykırılığının mevcut olup olmadığının araştırılması, tespit halinde tazminattan indirim yapılmasını talep ettiklerini, davalının KDV tutarından sorumlu olmadığını, talep olunan faiz türü ve başlangıç tarihi kabul edilemez olduğunu belirterek, davanın öncelikle görev ve yetki yönünden reddini, mahkemenin görevli olduğu kanaatine varması durumunda yapmış oldukları açıklamalar uyarınca davanın reddini, aksi kanaatte olunması halinde dosya üzerinde teminat Zarar ve kusur durumunun tespiti yönünden uzman bilirkişiler marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmasını, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davacı tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizde açılan işbu davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2023 tarih ve ... sayılı Görevsizlik kararı ile geldiği anlaşılmıştır.
Dava, davacıya ait teknenin hasarlanması nedeni ile tamir ve hasar nedeniyle oluşan masraf bedellerinin davalı sigorta şirketinden tahsili talepli alacak davası olup uyuşmazlığın davacı yanca sigorta poliçesi priminin ödenip ödenmediği, sigorta poliçesi priminin ödenmesi hususunda sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu, buna göre taraflar arasında geçerli bir sigorta poliçesi bulunup bulunmadığı, hasarın poliçe teminatı kapsamında kalıp kalmadığı ve neticede var ise davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 23/10/2024 tarihli raporda; Davacı ... ... A.Ş.ait "..." isimli teknenin 3.500.000,00 TL sigorta bedeli ile davalı ... ... Şirketi tarafından 17.08.2022-17.08.2023 vadeli ... numaralı olarak düzenlendiği, poliçenin yenileme olarak düzenlendiği, 25.09.2022 tarihinde meydana gelen hasarın poliçe teminat süresi içinde gerçekleştiği, Poliçe ile ilgili primin toplam 17.864,00 TL olduğu 17.08.2022 tarihinden başlamak üzere 8 taksitte ödenmesinin düzenlendiği, Sigorta acentesi tarafından poliçe yenilenerek, 16.08.2022 tarihinde sigortalının mail adresine gönderildiği, poliçe primlerinin sigortalının acente tarafından bilinen ve önceki dönem poliçe primlerinin tahsil edildiği kredi kartından çekileceği konusunda sigortalı davacının bilgilendirildiği, Davacı sigortalının kredi kartı limitinin yeterli olmasına ve kartın kullanımda olmasına rağmen 17.08.2022 ve 17.09.2022 tarihli prim taksitlerinin hangi gerekçe ile sigorta şirketi tarafından tahsil edilemediği hususunun dosyada açıklanmadığı, Hasarın gerçekleşmesinden sonra, sigorta şirketi tarafından primlerin tahsil edildiği, poliçenin yürürlükte tutulduğu, cayma veya fesih hakkının kullanılmadığı, ilk ödemelerin Ekim/2022 tarihinden itibaren düzenli vadelerde tahsil edilmeye başlandığı, bu davranışın sigorta şirketi açısından poliçeyi ayakta tutama iradesinin olduğu şeklinde kabul edilebileceği, poliçeyi ayakta tutma iradesi gösterilmesine karşın poliçe teminatının hasar tarihinde başlamadığının ileri sürülmesi sigorta şirketi açısından TMK 2. Md. de düzenlenen "dürüstlük ilkesi" ile bağdaşmayacağının YHGK kararında vurgulandığı, Meydana gelen hasar sebebinin dosyada sigorta şirketi tarafından eksper görevlendirmesi yapılmaması nedeniyle belirsizlik barındırsa da teknik servisin açıklamaları dikkate alınarak yapılan bilirkişi değerlendirmesi gözönüne alınarak poliçede verilen özel şart "Makine Hasarı genişletme klozu" kapsamında poliçe teminat ında olacağı, Poliçede yer alan sigorta bedelinin %1 oranındaki muafiyet bedelinin 35.000 TL olduğu hesaplanan zarardan mahsup edileceği, Davacının tüzel kişi tacir olması, vergi yükümlüsü olduğu, hasarla ilgili düzenlenen faturaların davacı şirket adına düzenlenmesi, yatın şirket adına olması, dosyada şirket adına alınan faturalarla ilgili sigorta şirketine yansıtma faturası düzenletilmemiş olması ve şirket kayıtlarında fatura bedellerinin gider olarak yazıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, toplam 46.537,63 TL KDV miktarının zarar bedelinden mahsubunun mükerrer tahsilata sebebiyet verilmemesi yönünden yerinde olacağı, Zorunlu olmayan giderler, muafiyet ve KDV miktarının mahsubu sonucunda sigorta poliçesi teminat kapsamında değerlendirilecek zarar miktarının 230.326,62 TL olarak hesaplandığına ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir.
Davacıya ait ... isimli teknenin seyir halindeyken 25/09/2022 tarihinde hasarlandığı, hasarın büyüklüğü nedeni ile tekne motorunun vinç ile çıkarıldığı, tamire ilişkin tamiri gerçekleştiren ... firması tarafından davacı adına 15/03/2023 tarihli 295.573,04 TL tutarlı fatura düzenlendiği, yapılan tamir işlemine ilişkin tüm kayıtların dosyaya ibraz edildiği, yapılan muhasip incelemesi neticesinde, davacının tamire ilişkin fatura bedellerini ödemiş olduğu tespit edilmiş, dava konusu teknenin 17/08/2022-17/07/2023 dönemi için ... numaralı yenileme olarak düzenlenen sigorta poliçesi tahtında davalı sigorta şirketi tarafından Yat Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından yapılan harcamaların sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tahsili istenilmekle birlikte, davalı sigorta şirketi tarafından; 17.08.2022-17.08.2023 vadeli ... numaralı yenileme olarak düzenlenen poliçenin 17.864,00 TL primle düzenlendiği, primin 8 taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığı, 17.08.2022 tarihinde ödenmesi gereken ilk poliçe prim taksidinin ve 17.09.2022 tarihinde ödenmesi gereken 2. Taksidin ödenmemesi nedeniyle 25.09.2022 tarihinde meydana gelen hasarın sigorta şirketinin sorumluluğunun başlamadığından bahisle ödenmeyeceği savunulmaktadır.
Dosyada yapılan bilirkişi incelemesinde, muhasip bilirkişi tarafından; davacı şirket vekili tarafından sunulan ... numaralı poliçe primine ilişkin ... Bankası ekstreleri ve banka yazısı dikkate alınarak yapılan tespitte 17/08/2022 tarihinde ödenmesi gereken ilk prim taksidi olan 2.233,00 TL'nin 26/10/2022 tarihinde 17/09/2022 tarihinde ödenmesi gereken 2. Taksidin ise 26/10/2022 tarihinde devam eden taksitlerin de poliçede yazılı vadelerinde ödendiği tespit edilmiştir.
Hasarın meydana geldiği tarih 25/09/2022 tarihi olup, bu tarih itibarıyla poliçe pirimi ilk taksidi ve 2. Taksidinin ödenmemiş olduğu kredi kartı ekstreleri, kayıtlar ve taraf beyanları ile sabit olup bu hususta uyuşmazlık bulunmamaktadır. TTK 1421 maddesi düzenlemesi "Aksine sözleşme yoksa, sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksidinin ödenmesi ile başlar; kara ve denizde eşya taşıma işlerine ilişkin sigortalarda, sigortacı, sözleşmenin yapılmasıyla sorumlu olur." Şeklinde olup , TTK 1452/3. Maddesinde, 1421. Maddenin "sigortalı, sigorta ettiren ve lehtar aleyhine değiştirilemeyeceği" emredici olarak düzenlenmiştir. Dosyada da dayanak poliçenin ilk ve ikinci priminin hasarın meydana geldiği 25/09/2022 tarihi itibarıyla ödenmemiş olduğu sabittir. Ancak devamında 26/10/2022 tarihinden itibaren devam eden vadelerde primlerin taksitler halinde yatırılarak toplam 17.864,00 TL primin sigorta şirketi tarafından kredi kartından tahsil edilmiş olduğu bilirkişiler tarafından tespit olunmuştur. Davacı vekili tarafından dosyaya 24/04/2025 tarihli dilekçe ekinde ibraz edilen kayıtlardan anlaşıldığı hali ile, davaya konu hasar davalı sigorta şirketine 26/09/2022 tarihinde ihbar edilmiş olup, sigorta şirketinin hasarın ihbarından sonra prim tahsilatına devam ettiği ve nihayetinde tüm primlerin davalı sigorta şirketi tarafından tahsil edilmiş olduğu anlaşılmıştır. 17/08/2022 tarihinde poliçenin düzenlenmesinden sonra, TTK 1434/2. maddesi gereğince 3 ay içinde sigorta şirketinin cayma hakkını kullanmadığı, aksine 25/09/2022 tarihinde hasarın gerçekleşmesinden ve ihbarından sonra primleri tahsil ederek poliçeyi ayakta tutma iradesini ortaya koyduğu mahkemece kabul olunmuştur. Kaldı ki, Davacı vekili tarafından sunulan e mail çıktısından ... ... AŞ -Operasyon Direktörü ... tarafından gönderilen 16/08/2022 tarihli Tekne yenileme konulu mailde "poliçe ektedir. Kart çekimi otomatik yapılacağından akşam saatlerinde sistem tarafından denenecektir." bilgisinin gönderildiği dolayısıyla poliçe bilgisinin davacı sigortalıya acente tarafından ulaştırıldığı yenileme olması nedeniyle acente nezdinde sigortalının kart bilgilerinin olması nedeniyle de prim ödemesinin organize edildiği anlaşılmıştır. ...numaralı kredi kartının son kullanma tarihinin 06/2024 olduğu Ağustos/2022 tarihli ekstrede kart limitinin 480.000 TL olduğu, davacı şirketin farklı poliçeleri dolayısıyla ... Sigorta AŞ, ... Sigorta AŞ ... Sigorta AŞ tarafından tahsil edilen primlerin yeraldığı ancak davalı ... Sigorta AŞ tarafından tahsil edilen bir prim bilgisi olmadığı, aynı şekilde Eylül/2022 tarihli ekstrede de kart limitinin 480.000 TL olduğu farklı sigorta şirketlerinden prim tahsilatının yer aldığı ancak ... Sigorta AŞ adına tahsilat yapılmadığı bilirkişiler tarafından tespit olunmuştur. Buna göre, davacıya ait poliçenin TTK 1424 maddesi gereğince sigorta acentesi tarafından sigortalıya mail yoluyla gönderildiği, poliçenin yenileme poliçe olması nedeniyle kart bilgilerinin acente de olduğunun ve prim ödemelerinin verilen kredi kartından yapılacağı konusunda acentenin mailinden tarafların anlaştığı, poliçede yazılı vadelerde davacının kredi kartının limitinin primin ödenmesine yeterli olduğu, TTK 1430 ve 1431 maddeleri gereğince davacı sigortalının kredi kartından ödeme yapılacağının güveni olduğu, poliçenin düzenlendiği 17/08/2022 tarihten 1 ay 8 gün sonrasında 25/09/2022 tarihinde hasar meydana geldiği, bu aşamadan sonra sigorta şirketinin prim ödemesi yapılmadığını gerekçe göstererek tazminat ödemesi yapmadığı, ancak kredi kartından ilk 2 taksidin vadelerinde alınamadığı bilgisinin sigortalıya gönderilmediği, böyle bir iddiada bulunulmadığı, ilk ödemelerin 2022 ekim ayından itibaren düzenli vadelerde tahsil edilmeye başlandığı, bu davranışın sigorta şirketi açısından poliçeyi ayakta tutama iradesinin olduğu şeklinde kabul edilebileceği, poliçeyi ayakta tutma iradesi gösterilmesine karşın poliçe teminatının hasar tarihinde başlamadığının ileri sürülmesi sigorta şirketi açısından TMK 2. maddesinde düzenlenen "dürüstlük ilkesi" ile bağdaşmayacağı YHGK kararında vurgulanmış olup mahkemece de kabul edilmiştir. Bu hali ile; meydana gelen davaya konu hasarın poliçe vadesinde gerçekleştiği ve sigorta şirketinin poliçe primlerini hasardan sonra almaya devam ettiği, alınan primleri iade etmediği, kaldı ki sigortalının prim ödenmesi ile ilgili yeterli limitli kredi kartı bilgilerinin acentede bulunduğu, tahsilatın kredi kartından alınacağı konusunda sigortalıda güven oluşturulduğu anlaşılmakla, sigorta primin hangi gerekçe ile alınamadığı da davalı tarafından ortaya konulamamış olup, sigorta şirketinin meydana gelen hasar sebebiyle poliçeden kaynaklanan güvencesinin başlamış olduğu mahkemece kabul edilmiştir.
Dosyada bulunan sigorta poliçesi incelendiğinde; Teknik bilirkişi tespitine göre yatın motor hasarı "Makine Hasarı genişletme klozu" kapsamında poliçe teminatında değerlendirilmiştir. Hasar sebebi konusunda dosyada ekspertiz raporu düzenlenmemiş olması nedeniyle net bir şey söylemek mümkün olamamış, meydana gelen hasarın değerlendirmesi servisin açıklaması dikkate alınarak, teknik açıdan olasılık ölçüsünde bilirkişiler tarafından değerlendirilmiştir. Sigorta şirketi tarafından meydana gelen rizikonun teminat kapsamı dışında kaldığına ilişkin bir savunma da bulunmamaktadır. Davalı Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde değer kaybı zararının poliçede teminat kapsamında bulunmadığını belirtmiş ise de, davacı tarafından değer kaybı zararı istenmediği anlaşılmıştır.
Teknik bilirkişi raporunda, Tekne sahibi sigortalının, kapalı bir ekipman olan makinenin içinde meydana gelen bu durumu önceden bilebilmesi/önlem alabilmesi mümkün olmadığı, bir başka neden olarak akla gelebilecek bir ihtimal olan, tekne motorunun yıpranma/eskimesi olayı ise, teknenin 2017 yılı yapımı olması nedeniyle, ihtimal dışı olarak değerlendirilmiştir. Bu hali ile Teknik bilirkişinin hasarın giderilmesi ile ilgili zorunlu gider olarak kabul edilmeyen zehirli boya ile boyama ve tutyaların değiştirilmesi için yapılan 17.110,00 TL ödeme ile tekne altının yıkanması ile ilgili yapılan 1.179,96 TL ödeme poliçe kapsamında değerlendirilmemiştir. Bununla birlikte, davacının vergi mükellefi olan tüzel kişi olması da dikkate alındığında, Davacı ... ... AŞ vergi kaydı olan mükelleftir. ... isimli yat şirkete ait olup, davaya konu onarım ile ilgili yapılan giderler şirket adına olan tekne ile ilgili olup, giderlerle ilgili düzenlenen faturalar sigortalı şirket adına düzenlenmiştir. Faturaların sigorta şirketi adına yansıtma faturasının düzenlendiğine ilişkin dosyada delil bulunmamaktadır. Bu durumda sigortalı adına düzenlenen onarıma ilişkin faturaların şirket kayıtlarında gider olarak yer aldığı, KDV indiriminden faydalanacağı, sigorta şirketi adına yansıtma fatura düzenlenmediği hususları birlikte dikkate alındığında; ... ... Ltd. Şti. tarafından tamire ilişkin düzenlenen 15.03.2023 tarihli 295.573,04 TL tutarlı faturanın, 45.087,41 TL KDV bedeli, Vinç hizmet bedellerine ilişkin 13.03.2023 tarihli 7.080,00 TL, 1.187,00 TL ve 1.240,00 TL faturalar toplamı 9.507,00 TL tutarlı faturaların 1.450,22 TL KDV bedeli, olmak üzere 46.537,63 TL KDV miktarının sigorta şirketinden talep edilmesinin mükerrerlik oluşturacağı bilirkişilerce tespit edilmiş olup, mahkemece bu tespit yerinde görülmüştür. Son olarak dosyada mübrez sigorta poliçesinde %1 oranında muafiyet uygulanacağı düzenlenmiş olup, tekni sigorta bedeli olan 3.500.000,00 TL üzerinden, 35.000,00 TL muafiyet tenzili olarak hesap edilmiştir. Buna göre davacının davalıdan talep edebileceği toplam hasar 330.154,21 TL-17.110,00 TL-1.179,96 TL-46.537,63 TL-35.000,00 TL= 230.326,62 TL olarak hesaplanmıştır.
Tekne hasar tarihi 25/09/2022 olmakla, TTK 1427 maddesi uyarınca davalı sigorta şirketinin ihbar tarihinden itibaren 45 gün dolduğunda temerrüde düşeceği değerlendirildiğinde, yukarıda da açıklandığı üzerede hasarın davalı sigorta şirketine 26/09/2022 tarihinde ihbarı ile 11/11/2022 tarihinde davalı temerrüdünün gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Açıklanan tüm nedenlerle, bilirkişi raporundaki tespitler de dikkate alınarak neticede davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 230.326,62.TL'nin 11/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Karar harcı olan 15.733,61.TL'den peşin alınan 5.638,21.TL'nin mahsubu ile bakiye 10.095,40.TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacının peşin olarak yatırdığı 5.638,21.TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı yargı gider toplamı olan 15.267,15.TL'nin ( 179,90.TL başvurma harcı, 87,25.TL posta gideri ve 15.000,00.TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 10.650,36.TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı için takdir edilen 36.852,26.TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE,
6-Davalı vekili için takdir edilen 30.000,00.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
7-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 2.176,51.-TL sinin davalıdan, 943,49.TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
8-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.