mahkeme 2023/227 E. 2023/381 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/227

Karar No

2023/381

Karar Tarihi

10 Ekim 2023

T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO : 2023/227 Esas
KARAR NO : 2023/381
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 01/06/2021
KARAR TARİHİ : 10/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Rekabetin Meni ve Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'ne ... sicil numarası ile kayıtlı müvekkili .... Limited Şirketi'nin iki ortaklı bir şirket olduğunu, ortaklarının ... ... ve davalılardan ... olduğunu, müvekkili şirketin 19.01.2017 tarih ve 2017/... nolu ortaklar kurulu kararı ile ... ... ve davalı ...'ın 10 yıl süre ile ve şirketi münferiden temsil etmek üzere şirket müdürü olarak seçildiğini, 2019 yılında davalı ...'ın müvekkili şirketin hakim ortağı ... ...'den müvekkili şirketin feshedilmesini istediğini ancak ... ..., müvekkili şirketin faaliyetlerine 20 yılı aşkındır devam etmesi ve ciddi bir müşteri portföyü olması sebebiyle davalı ...'ın bu talebini kabul etmediğini, takip eden süreçte davalı ...'ın müvekkili şirket ile ilgilenmeyi bıraktığını ve hem ortak hem de müdür sıfatıyla tabi olduğu yükümlülükleri yerine getirmemeye başladığını, müvekkili şirkete faaliyet gösterdiği sektörden gelen bilgiler üzerine müvekkili şirketin bir inceleme yaptığını ve müvekkili şirketin ortağı ve müdürü davalı ...'ın eşi davalı ...'ın tek ortaklı olarak davalı ... Denizcilik şirketini kurduğunu tespit ettiğini, davalı ... Denizcilik, davalı ...'ın müvekkili şirketi feshetme çabasının başarısızlıkla sonuçlanmasından kısa bir süre sonra kurulduğunu, ... Denizcilik'in ana sözleşmesinden de açık bir şekilde anlaşılacağı üzere davalı ... Denizcilik, müvekkili şirket ile aynı şektörde aynı faaliyeti göstermek amacıyla kurulduğunu, bunun da ötesinde müvekkili şirketin bazı müşterileri de davalı ...'ın davalı ... Denizcilik adına kendileri ile görüşmeye çalıştığını açıkça ifade ettiğini, bu faaliyetleri kapsamında ve davalılardan ...'ın müvekkili şirketin ortağı ve temsilcisi olması sayesinde edindiği bilgileri kullanarak davalılar, müvekkili şirketin gizli ticari bilgilerini ve sırlarını kullandığını, müvekkili şirketin müşteri portföyünü ve iletişim ağını kullandığını, bu portföydeki müşterilere ulaştığını, bu müşterilere müvekkili şirketin uyguladığı ücret tarifesinden daha düşük tutarlarda ücret teklif ettiklerini, müvekkili şirketin çalışma planını kopyaladığını, müvekkili şirketin çalışmasını engellediğini, beyanla, davalıların faaliyet ve eylemlerinin haksız rekabet teşkil etmesi nedeniyle, haksız rekabetin menine, özel olarak faaliyetlerinin durdurulmasına, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalıların yanlış ve yanıltıcı beyanlarda bulunması sebebiyle bu beyanlarının düzeltilmesine ve haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın konusu itibariyle esasen deniz ticaretine ilişkin olduğunu, göreve itiraz ettiklerini bu nedenle dosyanın deniz ticaretine ilişkin davalara bakmakla görevli mahkemeye gönderilmesini talep ettiklerini, müvekkili ...'ın ...’nün ... sicil numarası ile kayıtlı ...’nin %30 hisseye sahip ortağı olduğunu, 19.01.2017 tarih ve 2017/... no’lu genel kurul kararı ile 10 yıl süreyle şirketi temsil etmek üzere şirketin diğer ortağı ... ... ile şirketi temsil etmek üzere şirket müdürü olarak atandığını, davacı tarafça müvekkili ...’ın şirketle ilgilenmediği izlenimi verilmeye çalışıldığını, müvekkilinin müşterilerle 7 gün 24 saat iletişim halinde olduğunu, var gücüyle şirketin yararı için çalıştığını, diğer ortak ... ...’in ilgisizliği nedeniyle müşteriler her türlü konu ve problemde müvekkilli ile irtibata geçtiğini, tüm toplantı ve görüşmelere müvekkilinin katıldığını ve şirketin tüm tahsilâtlarının da müvekkili tarafından yapıldığını, şirkette müşteriyi bulan müşterilerle ilgili bağlantıyı kuran takip eden çalışanları yetiştiren yazışmaları ve şirketin nakliyecisinden şoförüne kadar tüm çalışanları takip eden müvekkilinin olduğunu, 2019 yılı mart ayında şirketin diğer ortağı ... ... müvekkili ile bir görüşme yaparak şirketle ilgili alacakları toplayıp şirketin borçları ve çalışanların tazminatlarını ödeyip, şirketi tasfiyeye sokmayı ya da haziran ayında bilanço çıktıktan sonra şirketin tamamen kendisine ya da müvekkiline devredilmesini teklif ettiğini, eylül ayında bu kararından vazgeçerek müvekkilin bilançoyu ve ticari defterleri incelemesini engellediğini, müvekkili ...'ın ...’nde ortak ya da müdür olarak yer almadığı gibi bu şirkette hiçbir görevi de bulunmadığını, şirketle ilgili tüm iş ve işlemler müvekkili ... tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkili ...’ın sırf eşinin davacı şirkette müdür olması sebebiyle rekabet yasağına tabi olamayacağını, müvekkili ...'ın şirketin faaliyet alanında bu mesleği icra edebilecek bilgi ve yeteneğe sahip olduğunu ve şirket bünyesinde lojistik alanında deneyimli ve bilgi sahibi çalışanlarının da bulunduğunu, müvekkili şirketin faaliyet alanı yalnızca konteyner deniz taşımacılığı olmadığını, reklam-grafik tasarımı ve reklamcılık ile ilgili fotoğrafçılık faaliyetlerini de kapsadığını, öte yandan müvekkili şirketin merkezi ile kullandığı banka hesabının bulunduğu şubenin ayrı yerlerde olması nedeniyle müvekkilinin fiilen ortak ve temsilci olmadığının ileri sürülmesinin kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirkette ortak, müdür ya da temsilci gibi sıfatlarla ya da fiili olarak yer almadığını müvekkili ... ve müvekkili şirketin sırf konteyner taşımacılığı alanında değil aynı zamanda reklam tasarımı, reklamcılık ile ilgili fotoğrafçılık faaliyetleri, grafik tasarım alanlarında da faaliyet göstermesi, sektörde faaliyet gösteren herkesçe bilinen ve ulaşılabilir olan müşteri portföyünü kendi çabalarıyla oluşturmuş olması sebebiyle müvekkillerinin haksız rekabet teşkil eden bir eylemi olmadığından haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini, müvekkillerin haksız rekabet teşkil eden eylemi bulunmadığı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının iki ortaklı bir şirket olduğunu, davalılardan ...'ın da %30 hisseye sahip ortaklardan biri olduğunu, davacının konteynır taşımacılığı, gemi kiralama ve acentelik konularında faaliyet göstermiş ancak gemi kiralama piyasa şartlarındaki daralma ve navlunlarda yaşanan düşüş nedeniyle faaliyetlerine sadece konteyner deniz taşımacılığı alanında devam ettiğini, davacı şirketin ortaklardan ... ... ve ...'a 10 yıl süreyle şirketi münferiden temsil etmek üzere şirket müdürü seçtiğini, 2019 yılında davalı ... şirketin hakim ortağı ... ...'den şirketin feshini istediği ancak ... ... şirketin faaliyetlerine 20 yılı aşkındır devam etmesi ve ciddi müşteri portföyü olması sebebiyle davalının talebini kabul etmediğini, takip eden süreçte davalı ...'in yükümlülüklerini yerine getirmeyi bıraktığını, yapılan incelemede davalı ...'in eşi diğer davalı ...'ın tek ortaklı olarak aynı faaliyeti göstermek üzere ... Şirketi'ni kurduğunu tespit ettiğini, davalı ...'in davalı ...'ü temsilen sektörde görüşmeler yaptığı ve iş bağladığını, davacı şirketin gizli ticari bilgilerinin ve sırlarının, müşteri portföyünün kullanıldığını, davacı şirketin uyguladığı ücret tarifesinden daha düşük tutarlarda ücret teklif edildiğini, müşterilerin davacı ile çalışmalarının engellenildiğini, davacı şirketin hakim ortağının kötülendiği ve hakkında yanıltıcı beyanlarda bulunulduğunu, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini, bu nedenle .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... Esas sayılı dosyası ile haksız rekabetin men'i davası açıldığını, bundan bağımsız olarak davalı ...'in hem ortak hem müdür sıfatı ile tabi olduğu yükümlülüklere aykırı eylemler içine girdiğinin tespiti üzerinde ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin süreç başladığını, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri sonucunda 10.000,00-TL maddi tazminatın haksız rekabetin başladığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, belirsiz alacak kapsamında ve terditli olarak davanın ele alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde davanın açılmadığını, davacı şirket tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... Esas sayılı dosyası ile davalı ...'in müdürlük görevinden alınması ve ortaklıktan çıkarılması davası açıldığını, yine davacı şirket tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... Esas sayılı dosyası ile haksız rekabetin def'i davası açıldığını, dava hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren 1 yıllık ve her halde doğumundan itibaren 3 yıl geçmekle zaman aşımına uğradığını, huzurdaki davanın en geç 23.03.2021 tarihinde açması gerekirken çok sonraki bir tarihte açıldığını, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu itibariyle deniz ticaretine ilişkin olduğundan görev itirazında bulunduklarını, davalılardan ... ve ... şirketinin taraf sıfatı bulunmadığını, davalıların haksız rekabet teşkil eden hiçbir eylemlerinin bulunmadığını, davacı şirketin müşteri portföyünün davalı ...'in çabalarıyla oluştuğunu, şirket bünyesinde lojistik alanda deneyimli ve bilgi sahibi çalışanlarının da bulunduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
Asıl dava, davalıların faaliyet ve eylemlerinin haksız rekabet teşkil etmesi iddiası ile haksız rekabetin meni ve birleşen davanın; işbu haksız rekabet dolayısıyla uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememiz Deniz Hukukuna ilişkin ihtilaflara bakmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemesi adıyla kurulmuş olup, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1.Dairesinin 10/07/2012 tarih ve 1888 sayılı kararıyla Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiştir. Bu nedenle, 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi gereğince mahkememizin görevini tayin için öncelikle davanın TTK'nun 5.kitabında yer alan Deniz Ticaretine ilişkin ihtilaflardan olup olmadığı, bunun için davacı ile davalı arasındaki ilişkinin tespit edilmesi gerekmektedir.
6102 sayılı TTK nun 4 ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görevinin tayini için öncelikle davanın 6102 sayılı TTK dan veya diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine veya deniz sigortasına ilişkin bir dava olup olmadığının saptanmalıdır.
TTK'nun 5.maddesinde de ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumundan hareket ederek Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu dava ve işler düzenlenmiştir. TTK nun 5.maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Yine özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere Asliye Ticaret Mahkemesi bakmakla görevlidir.
Dava konusu alacağın haksız rekabete dayandığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar ... Dairenin 09.02.2022 / 2021/... E. Ve 2022/... K sayılı ilamı ile biz görevli kılınmış isek de mahkememizin görevi, deniz ticareti ve deniz sigortasından kaynaklanan davalara ilişkin olduğu, ... Bam ... HD'sinin . 2023/... E. 2023/... K . Sayılı kararı göz önünde bulundurularak davacının isteminin Haksız rekabete ilişkin olduğu, haksız rekabetine ilişkin kuraların da 6102 sayılı TTK 55 ve devamı maddelerinde düzenlenmekle mutlak ticari davalardan olduğu, mahkememizin görevinin deniz ticaretine ilişkin olması sebebiyle mahkememizin Karşı Görevsizliğine, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunun tespiti ile görevsizlik kararının yasa yoluna başvurmaksızın kesinleşmesi halinde merci tayini bakımından dosyanın HMK 21/C maddesi ile 5235 sayılı yasanın 36/2.maddesi gereğince ... Mahkemesi ... .Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Asıl ve birleşen davada, Mahkememizin KARŞI GÖREVSİZLİĞİNE, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle REDDİNE, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunun tespiti ile görevsizlik kararının yasa yoluna başvurmaksızın kesinleşmesi halinde merci tayini bakımından dosyanın HMK 21/C maddesi ile 5235 sayılı yasanın 36/2.maddesi gereğince ... Mahkemesi ... .Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,
2-Yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik taleplerin 6100 sayılı HMK 331/2. Maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemece karara BAĞLANMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/10/2023

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim