mahkeme 2023/135 E. 2023/374 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/135
2023/374
10 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO : 2023/135 Esas
KARAR NO : 2023/374
DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/03/2023
KARAR TARİHİ : 10/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı sigortalısı... San. ve Tic. A.Ş.'ye ait dökme Uruguay soya fasulyesi emtiasının Uruguay'dan Türkiye'ye taşınması işinin "... ..." isimli gemi Donatan/Taşıyan şirketleri tarafından gerçekleştirildiğini, emtianın ... Limanına geldikten sonra tahliye esnasında emtiada eksiklik tespit edildiğinin ve bu durumun tutanak altına alındığını, müvekkilinin sigortalısının 2.736,63USD lik zararını tazmin ettiğini, müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu, ödenen hazar tazminatının davalıdan tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu taşımada acentelik hizmeti verdiğini, TTK. 105 vd maddeleri gereğince acentenin, acente vasfıyla yaptığı işlemler adına kendisine dava yöneltilemeyeceğini, icra takibinde talep edilen faizin fahiş olduğu olduğu gibi, mnüvekkili şirketin temerrüte düşürülmediğinden takip tarihine kadar faiz de talep edilemeyeceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların, davalı sorumluluğunda deniz taşıması sonrası eksik teslimine ilişkin sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.
İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; alacaklısının ... Sigorta A.Ş. olduğu, borçlunun ...Gemisi ... Ltde İza.vetem. ... A.Ş. olduğu, 01/02/2022 tarihinde 2.750,87USD nin tahsili için takibe geçildiği, ödeme emrinin borçluya 25/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 28/03/2022 tarihli itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 24/03/2023 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler..., ... ve... tarafından tanzim edilen 23/06/2023 tarihli raporda; Dava dışı sigortalı alıcının dava konusu yük üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunduğu, Davacı sigortacının dava dışı sigortalısının haklarına TTK m. 1472 uyarınca kanunen halef olduğu ve bu nedenle aktif husumet ehliyetini haiz bulunduğu, Davalı donatanın fiili taşıyan sıfatıyla pasif husumet ehliyetinin bulunduğu ve dava konusu taşıma bakımından acentesi olan ...'a ancak davalı donatana izafeten husumet yöneltilebileceği, Dava konusu olayda TTK m. 1185/1 uyarınca davalı fiili taşıyan/donatanın zarardan haberdar edildiği; bildirim yükümlülüğünün ihlali söz konusu olmadığından ispat yükünün TTK. m. 1179/1'deki genel kural uyarınca taşıyanın üzerinde olduğu; sorumluluktan kurtulmak isteyen taşıyanın kusursuzluğunu ortaya koymasının gerektiği, Dava konusu olayda 78,741 mton eksik teslim edildiği; davalı kendisinin ve adamlarının kusursuzluğunu ispatlayamadığından bu eksiklikten sorumlu olduğu; bununla birlikte, uluslararası deniz taşımacılığındaki kabule uygun olarak dökme yüklerde % 0,50 oranında bir miktar yükün zıyaının kaçınılmaz olduğu dikkate alınarak, konişmentoda yazılı yük miktarının (19.934,010 mton) % 0,5 oranındaki kısmına tekabül eden 99,670 mton yükün fire/zayiat olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Dökme yüklerdeki % 0,5 oranındaki fire/zayiat oranı Sayın Mahkeme tarafından dikkate alındığı takdirde, yükün % 0,5 oranındaki kısmına tekabül eden 99,670 mton emtea talep konusu yapılan eksiklik miktarı olan 78,741 mton'dan fazla olmakla taşıyanın işbu 78,741 mton eksiklikten dolayı sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, Eğer Sayın Mahkeme tarafından fire/zayiat oranı dikkate alınmazsa, davalı fiili taşıyan/donatanın 78,741 mton eksiklik yüzünden dava dışı sigortalı alıcının uğradığı 49.469,03 USD tutarındaki zarar miktarından 37.570,63 USD tenzili muafiyet uygulandıktan sonra geri kalan 11.898,40 USD tutarındaki zarardan sorumlu olacağı, ancak dava konusu olayda müşterek sigorta söz konusu olup, davacı Ray Sigorta'nın sorumluluğu % 23 oranında olduğundan, davacı Ray Sigorta'nın davalı taşıyandan (11.898,40 USD x 0,23 ) 2.736,63 USD talep edebileceğine ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir.
Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer.
Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının
üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosyada bulunan ... poliçe numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi'ne göre dava dışı sigortalı ... AŞ. tarafından FOB teslim şartı ile ihraç edilen ... Fasulyesi cinsi gıda emtiasının Uruguay - Derince Limanı arası ... isimli gemi ile taşınmasının, müşterek sigorta poliçesi ile %23 oranında sigorta teminatı altına alındığı, dava dışı sigortalı ... AŞ. firmasının konşimentoda ihbar olunacak olarak kayıtlı olduğu, yükün Derince Limanında tahliyesi sonrası 78.741 Kg (78,741 mton) eksik tahliye edilmesi nedeni ile sigortalının zarara uğraması neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından 2.736,63 USD hasar bedelinin dava dışı sigortalı ... AŞ. firmasına ödendiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte dosyaya 31/08/2021 tarihli, dava dışı sigortalı tarafından düzenlenen Tazminat Makbuzu ve İbraname başlıklı alacağın temlikine ilişkin temliknamenin de sunulduğu görülmekle; bu hali ile davacının yapmış olduğu sigorta tazminatı ödeme kapsamında TTK 1472 maddesi gereğince halefiyet hakkı ile aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir.
Dava konusu taşımaya ilişkin ... konişmentonun incelenmesinde, emre
düzenlenmiş olduğu, ihbar adresinin "... A.Ş."; geminin ... yükleme limanının "Montevideo/Uruguay"; boşaltma limanının "Rota Derince/Türkiye"; yükletenin yük tanımının "Sarı Uruguay Soya Fasulyesi – dökme halde"; toplam ağırlığın "19.934,010 mton "; düzenlenme yer ve tarihinin "Montevideo/Uruguay 16.07.2021" olarak gösterildiği; konişmentoda ayrıca
"clean on board – tam ve hasarsız olarak yüklendi" ve "... - navlun kira sözleşmesine göre ödenir" kayıtlarının yer aldığı; konişmentoların, “...” gemisi
kaptanı ... adına yükleme limanı acentesi olan Independent Ship Agents S.A.
tarafından imzalandığı; dosyayada mübrez “...” gemi veri tabanı kayıtlarına göre, ... IMO numaralı ... isimli geminin 26/10/2016 tarihinden beri davalıya ait olduğu ve yine hasar tarihi olan
19/08/2021 tarihinde de davalılar "..." ile "...Ltd." tarafından işletildiği anlaşılmakla; TTK 1238 maddesi uyarınca davalıların taşıyan sıfatı ile pasif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir.Dosyada bulunan ...Ltd. Şti. tarafından 24/08/2021 tarihinde düzenlenmiş olan Ekspertiz raporunda, ... AŞ. tarafından Montevideo/Uruguay’dan getirilen dökme Uruguay soya fasulyesi emtiasının Derince Rota Limanı’ndaki tahliyesinin 16/08/2021 – 19/08/2021 tarihleri arasında ... Ltd. Şti.’nin devamlı gözetim ve kontrolü altında
yapıldığı; konişmento miktarı 19.934,010 mton iken tahliye miktarının 19.855,269 mton olduğu, bu hali ile 78,741 mton (78.741 Kg) eksiklik bulunduğu belirtilmiştir. Yine dosyaya ibraz edilen 19/08/2021 tarihli Tutanak başlıklı belge ile; "...Acenteliği’ne bağlı M/V ... isimli gemi ile ... A.Ş. adına Rota Port/Derince Limanı’na getirilen dökme Uruguay soya fasulyesi emtiasının konişmento muhteviyatının 19.934,010 mton olduğu; 16.08.2021 – 19.08.2021 tarihleri arasında yapılan tahliye neticesinde Liman/Gümrük kantarı ölçüm sonuçlarına göre gemiden toplam 19.855,269 mton dökme soya fasulyesi tahliye edilerek sağlam ve hasarsız olarak alıcı emrine teslim edildiği;
tahliye sonunda 78,741 mton (78.741 Kg) eksiklik vuku bulduğu” hususu belirtilmişt olup, anılan tutanağın dava dışı... ile ...Sigorta Ekspertiz tarafından imzalandığı görülmüştür. Dosyada mübrez "..." başlıklı belgenin altında "general remarks" bölümünde kaptan tarafından; "Gemi konişmentoda ve manifestoda yazan bütün yükünü
tahliye etmiştir. Dökülen/saçılan yük ve eksiklik için protesto mektubu verildi." şeklinde bir not bulunduğu ve bu belgenin gemi kaptanı ile beraber geminin Türkiye acentesi ...
Denizcilik tarafından imzalanıp mühürlendiği sabittir. Tüm bunlara göre; tahliye limanı olan Derince’de ... Sigorta Ekspertiz Hizmetleri Ltd.’nin gözetiminde 16/08/2021 – 19/08/2021 tarihleri
arasında gerçekleştirilen tahliye sonrasında gemiden boşaltılan yük miktarının liman gümrük kantarı ölçümlerine göre 19.855,269 metrikton olduğu bu haliyle de, liman/gümrük kantar ölçüm sonuçlarına göre teslim edilen yük miktarının konişmentoda yazılı miktardan 78,741 metrikton eksik olduğu anlaşılmıştır.
Dava dışı alıcı... A.Ş. tarafından “...” gemisi kaptanına/donatanına hitaben yazılan ve geminin acentesi ... şirketine 21/08/2021 tarihinde gönderilen Protesto Mektubunda; "Toplam konişmento miktarı 19.934,010 metrikton olmasına
rağmen Rota Port/Derince’de liman/gümrük kantar ölçüm sonuçlarına göre gemiden tahliye edilen miktarın 19.855,269 metrikton olduğu ve söz konusu 78,741mton (78.741 Kg) eksiklikten dolayı
meydana gelecek tüm kayıplardan gemi kaptanının ve donatanının sorumlu tutulduğu" hususunun bildirildiği, belgenin altında, gemi kaptanı tarafından alındığına dair imza ve gemi mührü
olduğu anlaşılmakla, dava dışı sigortalı gönderilenin TTK 1185 maddesi kapsamında davalıya usule uygun hasar ihbarında bulunduğu anlaşılmıştır.
Ancak dosyada bulunan bilirkişi raporunda; konişmentoda yazılı yük miktarının nasıl tespit edildiği; diğer bir anlatımla yükleme limanında yükün ağırlığının draft sörvey yolu ile mi, yoksa liman kantarı tartım yolu ile mi belirlendiği hususunda dosyada bir belge ya da bilgi bulunmadığı, kural olarak yüklemede taşınmak üzere taşıyana teslim edilen (ve düzenlenmiş ise konişmentoya yazılan) yük miktarı ile boşaltmada yük ilgilisine teslim edilen yük miktarının aynı ölçüm yöntemi ile tespit edilmiş olması gerektiği, yükleme ve boşaltmada farklı ölçüm yöntemleri kullanıldığı takdirde, ölçüm sonuçları arasında farklılıklar olmasının kaçınılmaz olduğu kaçınılmaz olduğu, her iki limanda draft sörvey yolu ile yükün ağırlığının tespit edildiği hallerde dahi, draft sörveyin yapıldığı koşulların farklı olması sonuçlar arasında sapmalara neden olabileceği belirtilmiştir. Tüm bunlarla birlikte, bilirkişi raporunda ayrıca uluslararası deniz taşımacılığındaki kabule uygun olarak dökme yüklerde % 0,50 oranında bir miktar yükün zıyaının kaçınılmaz olduğu dikkate alınarak, konişmentoda yazılı yük miktarının (19.934,010 mton) % 0,5 oranındaki kısmına tekabül eden 99,670mton (99.670Kg) fire olarak değerlendirilmesi hususu mahkememiz takdirine bırakılarak bu hususa da işaret edilmiştir. Bu kapsamda mahkemece 23/05/2023 tarihli celse ara kararı doğrultusunda İstanbul Ticaret Odasına yazılan müzekkere cevabında dava konusu emtia cinsi için, taşımanın ve tahliyenin gerçekleştiği
2021 yılında fire ve zaiyat oranının yazın %1,5 kışın ise %1 oranında olacağı bildirilmiştir. Buna göre yükleme limanındaki ölçüm şeklinin davacı yanca ortaya konulamaması nedeni ile aradaki farkın ölçüm yöntemi farkından kaynaklanıp kaynaklanmadığnın dosya kapsamında anlaşılamadığı değerlendirilmekle birlikte, uyuşmazlığa konu eksik tahliye edildiği anlaşılan 78,741 mton (78.741 Kg) yükün her halükarda emtianın cinsi gereği beklenen fire ve zaiyat oranının altında kaldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporundaki soya fasülyesi benzeri dökme yüklerde, yükün niteliği itibariyle yükleme limanı ile boşaltma limanındaki ölçüm yöntemi farklılığından yahut çeşitli sebeplerden dolayı fire verebilecek/ziyaa uğrayabilecek nitelikte bir yük olduğunun tespiti, dosyaya celp edilen Ticaret Odası müzekkere cevabına göre yükteki fire oranının % 1 ile %1,5 olarak kabul edildiğinin belirtilmiş olması hususları bir arada değerlendirildiğinde mahkememizce de fire ve zaiyat oranlarının esas alınması gerektiği kabul edilmiştir. Ekspertiz raporunda belirtilen 78.741 Kg (78,741 mton) eksik yük miktarının yaklaşık %0,4 e tekabül ettiğinden; bu durumda gerek tahliye raporu, gerek ekspertiz raporu, gerekse dosyada bulunan ölçüm raporundaki eksiklik miktarı bilirkişi raporunda da belirtilen en düşük hali ile % 0,5 fire oranı içerisinde kalmakla, TTK'nun 1182/f maddesine göre eksik tahliye edilen maldan dolayı davalı taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmakla, bu kanaat ışığında davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 896,34.TL den karar harcı olan 269,80.TL nin mahsubu ile fazla alınan 626,54.TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davalı vekili için takdir edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı taraf yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/10/2023
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.