Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/105

Karar No

2024/492

Karar Tarihi

10 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO :2023/105 Esas
KARAR NO :2024/492
DAVA :İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :07/03/2023
KARAR TARİHİ :10/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin sigortacılık işi ile iştigal eden Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden birisi olduğunu, Dava dışı müvekkil sigortalısı ... San. ve Tic. A.Ş.'ye ait borasilikat cam emtiası, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Sözleşmesi ile müvekkili tarafından teminat altına alındığını, müvekkilinin sigortalısı " ... Co. Ltd. " isimli firmadan borasilikat cam emtiası satın aldığını, alınmış olan, söz konusu emtia " ... " gemisine ... ve ... nolu 2 konteynerla hasarsız bir şekilde yüklenerek, ... numaralı ve 11.08.2021 tarihli konşimento tahtında Çin'den Türkiye'ye taşındığını ve ... Limanında tahliye edildiğini, tahliye için konteyner kapısı açıldığında ... nolu konteynerde yüklü 8 kasa camın kısmen devrilerek kırıldığını, hasarın gerçekleşmesi akabinde söz konusu hasarla ilgili olarak ekspertiz incelemesi gerçekleştirildiğini, yapılan incelemeler neticesinde, hasarın nakliye sürecinde meydana geldiğinin tespit edildiğini, bu doğrultuda alıcı tarafından derhal davalıya ihtarname gönderildiğini, 1 numaralı davalının navlun faturasını düzenlemiş olup, emtiaya gelen hasardan ''akdi taşıyan'' olarak sorumlu olduğunu, 2 numaralı davalı şirketin, taşımaya ilişkin konşimentoyu düzenlemek ve taşıma işlemini fiilen gerçekleştirmek suretiyle somut olaya konu taşımada "fiili taşıyan" olarak hareket ettiğini ve bu nedenle hasarsız bir şekilde gemiye yüklenen borasilikat cam taşıma sırasında hasar görmesi sebebiyle davalılar, taşıyan sıfatıyla oluşan zarardan sorumlu olduklarını, bununla birlikte, konteyner muhteviyatı emtia 3 numaralı davalının gözetimindeki limandan gemiden tahliye edildiğini ve davalının ardiye hizmeti için fatura düzenlemiş olup, emtianın uğradığı hasardan sorumlu olduğunu, emtianın hasarlanması sebebiyle meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkilinin hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin etmiş olduğunu belirterek ... İcra Müdürlüğü 2022/ ... E. sayılı dosyası sayılı dosyası sayılı dosyasına Borçlular/Davalılar tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren Borçlular/Davalılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ... izafeten ... AŞ ve ... AŞ ... Ltd. Şti. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; sigorta poliçesinin şartların neler olduğunu ve ödemenin hangi şartlara uygun yapılıp yapılmadığını, usulüne uygun halef olup olmadığını, fatura tutarına göre talep miktarının haklı olup olmadığını, GGÇB’ye göre kimlerin bu ihracatta taraf olduklarını, Bilme ve cevaplama imkanlarının bulunmadıklarını, Hiçbir belge görmemekle birlikte, zaman aşımı/hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, Konşimento ya göre müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, Konşimentoda, ... kaydı bulunduğunu, bu kayda göre; konteynerin yükleyici tarafından yüklendiğini ve sayıldığını ve kendileri tarafından mühürletildiğini beyan ettiğini, bu sebeple, müvekkilinin taşıyıcı dahi olsa müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, konteynerin sağlam olarak teslim ne edildiğini, kendilerine yükleme ve istifleme eden doğan hatadan dolayı sorumluluk atfedilemeyeceğini, poliçe ibraz edilmemiş olmasına rağmen, hiçbir poliçede istif ve ambalaj hatasından dolayı meydana gelen zarar sigorta tazminatı altına almayacağını, buna rağmen, halef olduğunu iddia eden davacı sigorta kendi isteği ile ödeme yaptı ise bu müvekkilini bağlamayacağını, malın deniz taşımasından dolayı hasarlandığını davacının ispat etmesi gerektiğini, aksi halde işbu davanın deniz davası olarak açılamayacağını, malların Miami Limanından hasarsız teslim alındığına ve kamyona yüklendiğine ve Miami Limanında da konteynerin hasarlı olduğuna T.C ... Asliye Ticaret Mahkemesi Esas no: 2023/... dair bir tutanak tutulmadığına göre, malın deniz taşımasında hasarlı olmadığı karine teşkil ettiğini, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, ihbar mükellefiyeti yerine getirilmediğini, davacı tarafın davaya esas hiçbir belge ibraz etmediğinden edeceği belgelere karşı cevap ve delil sunma haklarını saklı tutulmasını, zamanaşımı/hak düşürücü süre itirazlarının kabulünü, bu kabule şayan olmaz ise davanın esastan reddini ve mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafına yükletilmesine karar verilmesini bilvekale arz ve talep etmiştir.
Davalı ... ... A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin adresi ... Cd. No: ... olduğundan dolayı yetkili mahkemelerin ... mahkemeleri olduğunu, yetki itirazı uyarınca davacının davasının yetkisizliğine karar verilmesini talep ettiklerini, gönderilen ödeme emrinde emtianın hasarlanma şekli “taşıma sırasında hasara uğraması neticesinde oluşan zarar” olarak belirtildiğini, diğer bir ifade ile bizzat davacı hasarın taşıma esnasında oluştuğunu açıkça beyan edildiğini, müvekkili şirketin liman işletmesi olduğunu, yükün taşınması ile bir ilgisi olmadığını, bizzat davacı hasarın taşıma esnasında oluştuğunu beyan ettiğinden Müvekkili Şirketin söz konusu zarardan sorumlu tutulması mümkün olmadığını, davacı belirtilen hasarın müvekkili ait limanda oluştuğunu ispat edemediğini, konteynerin limanında hasarsız bir şekilde nakliye aracına yüklendiğini herhangi bir hasar kaydı tutulmadığını, söz konusu emtianın yüklenmesi, sabitlenmesi ve ambalajlanması gönderici firma tarafından yapıldığını, konteynerlerin müvekkil şirkete ait limanda muhafaza altına alındığını, söz konusu konteyner varış destinasyonuna ulaşana kadar yükleme-taşıma-boşaltma-varış destinasyonuna teslim taşıması gibi çeşitli taşıma ve yükleme-tahliye operasyonuna maruz kaldığını, bu operasyonların her biri farklı bir tarafça yürütülmüş olduğunu, sözde hasarın bu taraflardan herhangi biri eli ile verilmiş olması ihtimal dahilinde olduğunu, hasarın müvekkil şirkete ait limandaki yükleme esnasında verildiği tespit edilememiş olup müvekkil şirkete atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, müvekkil şirketin ardiye ücretini depolama hizmeti karşılığında aldığını, alınan hizmet karşılığında kesilen ardiye ücretinin hasarla ilişkisi olmadığını, bundan dolayı müvekkilinin hasardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, depolama hizmeti veren müvekkil şirketinin ardiye ücretini kesmesinin sorun teşkil edeceğini, yapılması gerekli işlem olan ardiye ücretinin kesilmesinden kaynaklı müvekkili şirketin hasardan sorumlu tutulamayacağını, davacının davasını ispat etmek için herhangi bir somut veri ya da delili de bulunmadığını, hasarlı olduğu iddia edilen emtianın bağlanma, sabitleme ve ilk yeni yükleme işleminin müvekkili tarafından yapılmadığını, konteynerin liman dışında kara taşımacılığında kullanıldığını, hasarın müvekkile ait limanda oluştuğunun ispat edilemediğini, müvekkil şirkete ... İcra Müdürlüğünden gelen ödeme emrinde yukarıda da belirttikleri gibi bir borç açıklaması ile müvekkil şirketin sorumluluğunun olmadığını gösterdiğini, taşıma sırasıda oluştuğu söylenen hasardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, T.C ... Asliye Ticaret Mahkemesi Esas no: 2023/ ... Hasarın gönderici firma tarafından yapılan konteynır yüklemesi, sabitlemesi ve ambalajlanması kaynaklı olduğunun eksper raporuyla belirlendiğini, limanın her yerinde bulunan güvenlik kameralarıyla oluşan her türlü kaza kayıtları düzenli bir şekilde tutulduğunu, böylesi bir konteyner hasarı olsa elle işleme işleminde kazaya karışan çalışanlar ve vardiya milleri tutanak tutarak kazayı kayıt altına alacaklarını, böyle bir kaydın olmadığını, konteynerin kara taşıması dahil olmak üzere farklı fiili müdahalelere maruz kaldığını, farklı taraflar tarafından sabitlenen ambalajlanan, taşınan konteynerdeki hasarın müvekkile dayandığının iddia edilemeyeceğini, konteynerin müvekkilinin limanında açılmadığını, aleyhe yorumları kabul etmediklerini, davacının dayanak aldığı eksper raporunda hasarın nerede ve nasıl oluştuğu tespit edilemese de müvekkil liman sahasında oluşmadığını net bir şekilde ortaya koyduğunu, davacının müvekkil şirkete oluşan hasardan sorumlu tutmasının kabul edilemeyeceğini, ... VE ... nolu iki konteynerin gemiye aynı miktarda cam aynı şekilde sevk edildiği için konteynerlerden birinin hasarlanması karşısında gönderici firmanın sabitleme ve ambalajlama hususunda eksiklerinin olabileceğini, müvekkili şirketin eylemleri ve hasar arasında illiyet bağı bulunmadığından, müvekkil şirket tarafından konteynerin taşıyıcıya sağlam teslim edildiğinin açık olduğunu, sözde hasarlı konteynerler varış noktasına kadar kara yolu ile de taşınmışken davacının yeterince araştırma yapılmaksızın müvekkil şirketi hasardan sorumlu tutmasının kabul edilemeyeceğini belirterek davacının haksız, yersiz ve her türlü hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile yargılama gider ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce aldırılan 22.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Tarafların husumet ehliyetinin bulunduğu, sigortalının alacağını davacıya temlik etmiş olması itibariyle geçerli bir sigorta sözleşmesinin varlığı ya da geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığının araştırılmasına gerek olmadığı, hasara ilişkin ihbarın süresinde yapılmadığı, emtia hasarının denizyolu taşımasında (taşıyanın sorumluluğunda) oluştuğunun ispat edilemediği, davalıların emtiada oluşan hasardan dolayı sorumlu olduklarını ispat edecek somut delillerin dava dosyasında mevcut olmadığı, tenzili hasar tutarı olan 27.845,26-$ bedelin kadri maruf olduğu görüş ve sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 12.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;İncelenen davalı şirkete ait 2021 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2021 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2021 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı şirketin taşıma işinden kaynaklı olarak 30.09.2021 tarihli ... nolu 14.400,00 USD karşılığı 127.572,48 TL tutarlı “navlun” açıklamalı e-Faturayı dava dışı ... San. San. ve Tic. A.Ş. ünvanına düzenlemiş olduğu ve dava dışı ... San. San. ve Tic. A.Ş’nin tarafına düzenlenen navlun faturasına istinaden davalı yana 10.12.2021tarihinde 208.780,00 USD karşılığı 2.869.305,30 TL tutarında havale göndererek cari hesaba istinaden ödeme yaptığı, davalı şirketin düzenlediği fatura ile yapmış olduğu tahsilatı ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, Dava dışı asıl taşımayı yapan ... A.Ş. tarafından navlun alacağı ile ilgili olarak 01.10.2021 tarihli ... numaralı 10.901,00 USD karşılığı 96.784,53 TL tutarlı “navlun – ithalat navlun” açıklamalı faturanın davalı şirket ünvanına düzenlendiği, davalı şirketin tarafına düzenlenen 01.10.2021 tarihli ... numaralı 10.901,00 USD karşılığı 96.784,53 TL tutarlı “navlun –ithalat navlun” açıklamalı faturaya istinaden 03.11.2021 vade tarihli 587.000,00 USD tutarlı çeki dava dışı asıl taşımayı yapan ... A.Ş.’ye keşide ettiği, davalı şirketin tarafına düzenlenen fatura ile yapmış olduğu ödemeyi ticari defterlerinde kayıt altına aldığı belirtilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 15.10.2024 tarihli raporunda özetle;Davalı şirketin navlun alacağı ile ilgili olarak tarafına düzenlenen 16.08.2021 tarihli ... numaralı 1.710,00 USD tutarlı Ceredit Note (Alacak Notu) faturasını dava dışı ... 'ye mahsuplaşma yoluyla ödediği, Başka bir ifadeyle, dava dışı ... 'e navlun alacağı ile ilgili 1.710,00 USD'nin aktarıldığı belirtilmiştir.
Mahkememizce aldırılan talimat bilirkişi raporunda özetle; Dava dışı şirkete ait ticari defterleri üzerinden yapmış olduğumuz incelemeler ve yukarıda belirttiğimiz tespitler neticesinde; davaya konu edılmıs olan hasar ıle ilgili tazminat ödemesinin 03.12.2021 tarıhiınde ... Sigorta tarafından Dava dışı şirkete 24.089,67 EUR olarak ödendiği, yine 03.12.2021 tarıhıne ... nolu yemiye fişi ile 24.089,67 EUR karsılıgı 365.772,88 TL olarak dava dışı şirketin defterlerine kaydedildiği tespit edilmiş olup, hasara ilişkin olarak ikame mal kaydı yada mahsuplaşmaya ise tespit edilemediği sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.

Dava; davacı şirket nezdinde sigortalı olan yükün taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili isteğine ilişkindir.
Dava dışı satıcı ... LTD.( ... ) tarafından dava dışı alıcı sigortalı ... San. ve Tic. A.Ş firmasına 21/04/2021 tarihli ... numaralı emtia satış faturası tahtında ... teslim şartı ile boroksilat cam emtiasının satıldığı, yükün ... Limanından ... /Türkiye limanına deniz yoluyla ... numaralı konşimento tahtında taşındığı, emtanın nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalandığı, varma yerinde emtianın hasarlandığının tespit edildiği, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı sigortalısına ödendiği ve davacının bu bedelin rücuan tahsilini talep ettiği görülmüştür.
Davaya konu emtianın satım şeklinin EXW olduğu , bu satım şekline göre de ihracatçının satıcı malları işletmesinde hazır tutarak alıcıya bildirdiği, alıcının malları işletmeden teslim alarak tüm risk ve masrafları üstlendiği, buna göre sigortalının sigortalanabilir menfaatinin bulunduğu görülmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 1472. maddesi uyarınca rücu davası açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir. Somut olayda, davacı ile dava dışı sigortalı arasındaki nakliyat emtia abonman sigorta poliçesi yanında dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya ibraz edilmemiştir. Sadece abonman sözleşmesinin bulunması, yani belirli bir taşımaya ilişkin kazadan önce bildiri ve bu bildirim sonucu düzenlenen spesifik poliçe olmadıkça taşınan malın sigorta örtüsü altında olduğunu göstermez ve sigortacı da böyle bir rizikodan sorumlu olmaz. Zira abonman sigorta sözleşmeleri birer çerçeve anlaşma niteliğinde olup, sigortacı ile sigorta ettiren arasında, sigorta ile ilgili bir hukuki ilişkiyi oluşturur. Bu hukuki ilişkiden dolayı her taşıma için ayrı bir sigorta sözleşmesi düzenlenmesi gerekir. Bu durumda davacının TTK'nın 1472. maddesi uyarınca halefiyeti söz konusu değildir.
Davacı tarafın halefiyet yolu ile dava hakkı bulunmamakta ise de davacı vekilinin sunmuş olduğu, dava dışı sigortalısı ile arasında imzalanan ibraname başlıklı belgeden sigortalının hasardan dolayı her türlü rücu hakkını davacıya devir ve temlik ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre davacının TBK’nun 183. Maddesi uyarınca aktif husumet ehliyetinin bulunduğu görülmüştür.
Dosyaya sunulan konişmentonun ... sayılı konişmentonun davalı ... ... Limited tarafından düzenlendiği görülmekle bu davalının fiili taşıyan konumunda olduğu, pasif husumet ehliyetini haiz olduğu anlaşılmaktadır. Navlun faturası ise davalı ... tarafından düzenlenmiştir. Davalı vekili taşıyan konumunda olmadıklarını ileri sürmüş olup davalının konişmentoda acente olarak kayıtlı olduğu görülmektedir. Davalının konumunun tespiti bakımından ticari defterlerinde yapılan inceleme ile aldırılan bilirkişi raporunda davalı şirketin taşıma işinden kaynaklı olarak 30.09.2021 tarihli ... nolu 14.400,00 USD karşılığı 127.572,48 TL tutarlı “NAVLUN” açıklamalı e-Faturayı dava dışı ... San. San. ve Tic. A.Ş. ünvanına düzenlemiş olduğu ve dava dışı ... San. San. ve Tic. A.Ş'nin tarafına düzenlenen navlun faturasına istinaden davalı yana 10.12.2021 tarihinde 208.780,00 USD karşılığı 2.869.305,30 TL tutarında havale göndererek cari hesaba istinaden ödeme yaptığı, davalı şirketin düzenlediği fatura ile yapmış olduğu tahsilatı ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, Dava dışı asıl taşımayı yapan ... A.Ş. tarafından navlun alacağı ile ilgili olarak 01.10.2021 tarihli ... numaralı 10.901,00 USD karşılığı 96.784,53 TL tutarlı “NAVLUN — İTHALAT NAVLUN” açıklamalı faturanın davalı şirket ünvanına düzenlendiği, davalı şirketin tarafına düzenlenen ... numaralı 10.901,00 USD karşılığı 96.784,53 TL tutarlı "İTHALAT NAVLUN" açıklamalı faturaya istinaden 03.11.2021 vade tarihli 587.000,00 USD tutarlı çeki dava dışı asıl taşımayı yapan ... A.Ş.'ye keşide ettiği, davalı şirketin tarafına düzenlenen fatura ile yapmış olduğu ödemeyi ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, Dava dışı ... ... Limited tarafından navlun alacağı ile ilgili olarak 16.08.2021 tarihli ... numaralı 1.710,00 USD tutarlı Ceredit Note (Alacak Notu) faturasının davalı ... A.Ş. ünvanına düzenlendiği, davalı şirketin tarafına düzenlenen alacak notu faturasını 16.08.2021 tarihinde 140619 yevmiye numarasıyla ticari defterlerinde kayıt altına alarak dava dışı ... Lımıted'in cari hesabından mahsup etmek suretiyle ödediği tespit edilmiştir. Bu durumda davalının tahsil ettiği navlun tutarının tamamını fiili taşıyan ve ... ... Limited şirketine aktarmadığı, tahsil edilen tutarın acentelik hizmetlerine ilişkin olduğunun iddia ve ispat olunmadığı , bu haliyle davalı ... in akdi taşıyan konumunda olduğu ve pasif husumet ehliyetinin bulunduğu değerlendirilmiştir.
Taşıyan aleyhine tazminat istemi TTK'nın 1188.maddesindeki hak düşürücü süreye tabi olup anılan maddede "(1) Eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. (2) Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. (3) Sorumlu tutulan kişinin rücu davası, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabilir. Ancak, rücu davası açma hakkı, bu hakka sahip olan kişinin, istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren doksan gün içinde kullanılmadıkça düşer. (4) Bu süre, tarafların dava sebebinin doğmasından sonra yapacakları bir anlaşma ile uzatılabilir." Düzenlemesi bulunmaktadır. Somut olayda hak düşürücü sürenin TTK 1188/1 kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Hasarın 09/10/2021 tarihinde tespit edildiği, Davacının 27/03/2022 tarihinde davalı aleyhinde icra takibi başlattığı görülmekle davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir.
TTK 1185. Maddesinde "Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." düzenlemesi bulunmaktadır.ç gün içinde zararın taşıyana ihbar edilmesi külfeti kanunen öngörülmüştür. Dosyaya sunulan tutanaktan hasarı 09.10.2021 tarihinde öğrendiği anlaşılmaktadır. Dava dışı sigortalı tarafından ...’a çekilen ihtarname 14.10.2021 tarihli olup süresinde ihbar yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda hasarın taşıyanın sorumluluğunda meydana geldiğinin davacı tarafça ispatlanması gerekmektedir.
Davacı taraf yük hasarının davalıların sorumluluğunda meydana geldiği iddiasında olup ekspertiz raporunda hasarın, birbirine bağımsız şekilde sabitlenmiş masaların vinç operasyonunda oparatörün çok sert işlem yapması sonucu meydana gelebileceği belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda konşimento üzerine derç edilen kayıtlar dava dosyasında bulunan ekspertiz raporlarıyla beraber değerlendirildiğinde, konteynır içerisine istif edilen emtianın hasarının tam olarak nerede oluştuğuna ilişkin somut bir delille dava dosyası içeriğinde rastlanmadığı, davalıların emtiada oluşan hasardan dolayı sorumlu olduklarını ispat edecek somut delillerin mevcut olmadığı belirtilmiştir. Denizyolu taşımasının tamamlanmasından sonra emtianın içerisine istiflendiği konteynerin gemiden tahliye edilerek karayolu ile alıcısına teslim edildiği, alıcı tesisinde karayolu taşıması yapan kamyon şoförü ile dava konusu konteynır içine istif edilen emtialara oluşan hasara ilişkin hasar tutanağı düzenlendiği görülmektedir. Taşımaya konu konişmentoda “ shippers load stow and count" (yükleme, istif ve sayım yükleten tarafından gerçekleştirilir) kaydına yer verilmiştir. Bu durumda konteyner içi istifi yükleten tarafından yapılır ve taşıyana kapalı bir şekilde teslim edilir. Yükün konteyner özelliklerine ve yapacağı yolculuğun şartlarına uygun olan bir konteynere, uygun şartlarda istiflemek ve paketlemek yükletenin sorumluluğunda olup taşıyanın sorumluluğu bulunmamaktadır. Konteyner taşımacılığında tüm konteynerlerın yükleme limanında gemiye yüklenmeden önce ve tahliye limanında gemiden indirildikten sonra hem liman, acente ve gümrük görevlileri hem de gemide güverte zabitleri tarafından kontrol edilerek varsa gözle görülen hasarlar tespit edilip " ... " olarak tanımlanan "Konteyner El Değiştirme ve Hasar Tutanağına" işlenmektedir. Bu tutanak tutulurken, yükleme ya da boşaltmada, taşıyan temsilcisi Güverte zabiti (kaptan adına) ile acente, yükleten veya gönderilen tarafın temsilcileri birlikte hareket etmesi ve tutanağı beraber kayıt altına alması gerekmektedir. Dava konusu konteynere ilişkin bu yönde bir hasar tutanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre hasarın davalıların sorumluluğunda meydana geldiği uygun delilerle ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 6.352,37TL den karar harcı olan 427,60 TL nin mahsubu ile fazla alınan 5.924,77 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı yargı gider toplamı olan 100,00 TL'nin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar vekilleri için takdir edilen 77.069,12 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.280,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ...Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/12/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim