mahkeme 2022/388 E. 2024/231 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/388

Karar No

2024/231

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO : 2022/388 Esas
KARAR NO : 2024/231
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 20/09/2022
KARAR TARİHİ : 21/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sigortalı ... A.Ş. (...) ne ait biyodizel emtiasının Türkiye-Hollanda arası taşıma işinin fiilen denizyolu taşımasının ... S.A. Tarafından, karayolu taşımasının da ... A.Ş. tarafından gerçekleştirilmek üzere üstlenildiğini, ... nolu konteynerde taşınan emtianın 29.07.2021 tarihinde tahliyesi sırasında hasarlı olduğunun tespit edildiğini ve derhal taşıyıcı acentesi ... A.Ş.'ne bildirildiğini, ekpertiz incelemesindeki değerlendirmeler ışığında hasar gören tankın onarım masrafları ile tank içerisindeki emtianın zayi olmaması amacıyla başka bir tanka aktarılmasına yönelik masrafların teminat kapsamında değerlendirilerek sigortalıya 22.11.2021 tarihinde 6.785,59 Usd tazminat ödemesinde bulunulduğunu, oluşan hasardan davalının sorumlu olduğunu beyanla, ödenen 6.785,59.USD tazminatın ödeme tarihi 22/11/2021 tarihinden itibaren devlet bankalarının o yabancı para birimine bir yıl mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz dikkate alınarak işleyecek faiz ile tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Geçerli bir sigorta sözleşmesine göre ödeme yapılmadığını, poliçenin riziko gerçekleştikten sonra düzenlendiğini, davacının aktif husumetinin bulunmadığını, mahkemenin yetkili olmadığını, yetkili mahkemenin Londra Mahkemeleri olduğunu, Antwerp limanındaki aktarmanın sigortalının ısrarı üzerine yapıldığını, konteynerin Antwerp limanından çıkışına izin verilmediği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, hasarın hangi aşamada ne zaman ortaya çıktığının belli olmadığını, tazmini talep edilen tamir masraflarının konteyner kullanımına bağlı yıpranmaların tamiri olduğunu, konteynerin sigortalı tarafından 2018 yılında kiralandığı, kullanıma bağlı hasarların zaten bulunmakta olduğunu, sigorta poliçesi 4.maddesi şartlarının sağlanmadığını, talep edilen tamir bedelleri ve masraflarının çok yüksek olduğunu, ekspertiz raporunun konteyner incelenerek düzenlenmediğini, evrak üzerinden hazırlandığını, poliçede muafiyet bedelinin 1.500 Usd olmasına rağmen muafiyetin sigorta şirketi inisiyatifinde 1.000 Usd olarak uygulandığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce aldırılan 11/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Geçerli bir sigorta sözleşmesi uyarınca ödeme yapıldığı, rizikonun sorumluluk sigorta poliçeside yer alan emtia-konteyner riskleri ek teminatı kapsamında kaldığı, Konteyner hasarlarının zaman içindeki kullanıma bağlı olduğu, zaman içerisindeki yıpranmalar nedeniyle meydana gelmiş olduğu (...), yeni oluşan hasarlar olmadığı, Konteyner içerindeki biyodizel emtiasının zarar görmediği, taşıma sürecinde de başka bir konteynere transferine gerek bulunmadığı, Konşimentoya göre konteynerlerin Gebze limanından, Antwerp limanına taşındığı, nihai teslim yerinin Antwerp limanı olduğu dikkate alındığında, konteynerin Belçika'dan Hollanda'ya taşınması konusunda kesilen navlun beelinin de davalıdan talep edilemeyeceği, Meydana gelen hasar giderim zararları, aktarım ücreti ve Antwerp-Hollanda navlun bedelinden davalının sorumlu olmadığına ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir.
Tarafların beyan ve itirazlarının karşılanması için dosya bilirkişi kuruluna yeniden tevdi edilmiştir. Bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen 11/05/2023 tarihli ek raporlarında; Sayın mahkeme EK görevlendirme konusu kamera görüntüleri sunulamadığından istenen durum tespiti ve rapora fotoğraflanması yapılamadığı, Davalının hasardan sorumlu olmadığı şeklindeki kök rapordaki kanaatimizde bir değişiklik olmadığına ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir.

Dava; taşınan emtiada meydana gelen hasar nedeniyle davacının nakliyat aracısı yasal sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödediği hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili milletlerarası yetki itirazında bulunduğundan öncelikli bu konuda değerlendirme yapılması gerekmektedir. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar bakımından taraflar yetki sözleşmesi yapabilirlerse de, MÖHUK 47/1 maddesi uyarınca, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldıran sözleşme yapılması mümkün değildir. TTK’nın 105/2 maddesinde yabancı tacirlerin Türkiye'deki acenteleri aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklar yönünden müvekkiline izafeten acente aleyhine dava açılabileceği ve bu hükme aykırı sonuç doğuracak şartların geçersiz olduğu hükme bağlanmış olmakla bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası münhasır yetki tanındığı anlaşılmaktadır. Konişmentonun fiili taşıyanın Türk acentesi tarafından düzenlendiği bu haliyle Türk acente taşımaya aracılık ettiğinden yetki şartının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle geçersiz olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Davaya konu biyodizel emtiasının Gebze limanından, limanına ... isimli gemi ile taşındığı, varış limanında yapılan kontrollerde tank konteynerın hasarlı olması nedeniyle liman çıkışına izin verilmediği, tankın içindeki emtianın başka bir konteynera aktarıldığı, tankta meydana gelen hasar, ek nakliye ve aktarma için oluşan masrafların davacı şirket nezdinde açılan hasar dosyasında dava dışı sigortalısına ödendiği davacının zararın meydana gelmesine sebebiyet verdiği iddiası ile taşıyan sıfatı ile davalıya karşı bu davayı yönlendirdiği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 1472. maddesi uyarınca rücu davası açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir. Somut olayda, davacı ile dava dışı sigortalı ... Dış Tic. A.Ş. arasındaki ... poliçe numaralı nakliyat aracısı yasal sorumluluk sigorta poliçesinin incelenmesinde sigorta ettiren ve sigortalı sıfatının ...'e ait olduğu, poliçenin yenilenerek 24.07.2021-24.07.2022 tarihleri arasında geçerli olduğu, 31.07.2021 tarihinde düzenlendiği, anılan poliçenin abonman sözleşmesi niteliğinde olduğu görülmektedir. Nakliyat aracısı yasal sorumluluk abonman sigorta poliçesi yanında dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya ibraz edilmemiştir. Sadece abonman sözleşmesinin bulunması, yani belirli bir taşımaya ilişkin kazadan önce bildiri ve bu bildirim sonucu düzenlenen spesifik poliçe olmadıkça taşınan malın sigorta örtüsü altında olduğunu göstermez ve sigortacı da böyle bir rizikodan sorumlu olmaz. Zira abonman sigorta sözleşmeleri birer çerçeve anlaşma niteliğinde olup, sigortacı ile sigorta ettiren arasında, sigorta ile ilgili bir hukuki ilişkiyi oluşturur. Bu hukuki ilişkiden dolayı her taşıma için ayrı bir sigorta sözleşmesi düzenlenir. Dosyaya sunulan poliçede emtia cinsi ve varış yeri hakkında genel bilgilere yer verilmiş olup dava konusu taşımaya ilişkin bilgilere yer verilmemiştir. Buna göre davacı tarafından emtianın sigorta örtüsü altında olup olmadığı uygun delillerle ispatlanamamıştır. Kaldı ki dosyaya sunulan yenileme poliçesinin 31/07/2021 tarihinde düzenlendiği, dosyaya sunulan konişmentoların 06/07/2021 tarihli olduğu, dosyaya sunulan mail yazışmalarından dava dışı sigortalının 29/07/2021 tarihinde hasardan haberdar olduğu, rizikonun bu tarih itibariyle gerçekleşmiş olduğu görülmekte olup bu yönüyle de geçerli sigorta sözleşmesinin bulunmadığı görülmektedir. Yine davacı tarafça sigortalının hasardan dolayı her türlü rücu hakkını davacıya devir ve temlik ettiğini gösterir temlikname sunulmadığı, TBK’nun 163. Maddesinin koşullarının da oluşmadığı, bu açıklamalara göre davanın aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 2.121,52.TL den karar harcı olan 427,60.TL nin mahsubu ile fazla alınan 1.693,92.TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davalı vekili için takdir edilen 17.900,00TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. . 21/05/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim