mahkeme 2022/101 E. 2023/289 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/101

Karar No

2023/289

Karar Tarihi

6 Temmuz 2023

T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO:2022/101 Esas
KARAR NO:2023/289

DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:01/03/2022
KARAR TARİHİ:06/07/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı/karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uluslararası taşımacılıkla iştigal ettiğini, müvekili şirketçe davalıya ait emtiaların ...'dan ... Limanı'na denizyolu ile taşınması işini üstlenerek taşımayı gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin yükleyicisinin davalı şirket ve alıcısının ... ... ... olan ... konşimento numaralı taşımayı üstlendiğini, müvekkilinin bu taşımaya ilişkin davalıya 25.08.2020 tarih ve ... numaralı 5280,52 USD bedelli faturayı kestiğini ve gönderdiğini, davalının müvekkili şirketin davalı şirket için yaptığı taşımadan kaynaklanan bedelleri ödemediğini, ödenmeyen bu tutar için müvekkili şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, icra takibinin davalı şirketin yaptığı itiraz nedeniyle durduğunu, itirazın iptali için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, müvekkili şirketin alacağının likit ve muayyen olduğunu, davalının borcun tamamına itirazının kötü niyetli, haksız ve her türlü yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere %40 oranında icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine ve itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı/karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; konşimento gereğince ... mahkemelerinin görevli olduğunu, milletlerarası yetki itirazında bulunduklarını, davacının alacaklarının hak düşürücü süreye uğradığını, somut olayda davacı tarafça zamanaşımını kesen ilk işlemin dava konusu icra takibinin başlatıldığı 20/11/2020 tarihli takip talebi olduğunu, işbu takibe taraflarınca 07/12/2020 tarihinde itiraz edildiğini, itiraz üzerine icra dosyasında zamanaşımını kesen başka hiçbir işlem yapılmadığını, davacının arabuluculuk başvurusunu 20/12/2021 tarihinde yaptığını, davacının icra takibine itirazdan 1 yıl 13 gün sonra arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu, bu sebeple davacının navlun alacağı taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığını, taşıma eyleminin ayıplı ifa edildiğini, davacının ayıplı ifa sebebiyle navlun ücreti talep hakkı olmadığını, davacının müvekkilinden bir hak ve alacağı olmadığını, davacının sözleşme şartlarına uygun bir taşımacılık yapmadığını, davacı şirket yetkilisi tarafından gönderilen 04/08/2020 tarihli mailde taşıma süresinin 23 gün olarak vaad edildiğini, davacı şirketin bir başka yetkilisi tarafından gönderilen mailde kavunların +6 derecede %85 nem ve 15 cbm ortamda taşınacağının garantisinin verildiğini, müvekkilince teklifin kabul edilerek konşimento düzenlendiğini, davacının bu edimini yerine getirmediğini, dava konusu ürünlerin bulunduğu konteynerin 21/08/2020 günü İzmir ...'dan davacı ve davalı şirket yetkililerine teslim edildiğini, ürünün gemiye 23/08/2020 günü yüklendiğini, müvekkilince kavunların arasına yerleştirdiği casus termometre aracılığıyla ürünlerin sıcaklık değişiminin kontrol edildiğini ve zaman zaman 9-11 santigrat dereceleri bulan sıcaklıklar görüldüğünü, müvekkili şirket yetkilisi tarafından davacı şirket yetkilisine mail atılarak derecenin istenilen sıcaklıkta olmadığının bildirildiğini, davacı şirket yetkililerinin derecenin istenildiği gibi olduğuna dair müvekkiline dönüş yaptıklarını, müvekkilinin termometresi yüksek sıcaklığı doğrulamakta iken davacının bu durumu inkar ettiğini, taraflarınca davacıya Antalya 10. Noterliği'nin 22/09/2020 tarih ve 24963 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, buna rağmen konteynerin ancak 30/09/2020 tarihinde limana indirildiğini, müvekkilinin alıcı taraftan ekspertiz incelemesi yaptırılmasını istediğini, Kanada'daki alıcı firma tarafından .... firmasına ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, müvekkilinin ayıplı teslim sebebiyle navlun bedelini ödeme yükümlülüğü olmadığını, müvekkilinin navlun bedelini aşan zararı bulunduğunu, müvekkilinin fatura bedeli 16.740,00 USD olan 1660 kasa kavunun 300 kasası olan 3.025,30 sovtaj bedeli olarak düşüldüğünde 13.714,69 USD zarara uğradığını, ayrıca Kanada'da ekspertiz yaptırmak için 719,30 Kanada Doları (CAD) ödemek durumunda kaldıklarını, müvekkilinin bu zararları için hem davacıya hem de davacının sigortacısına başvuru yaptığını, bu kapsamda ... Sigorta'nın önce müvekkilinin talebini reddettiğini, daha sonra hasarın %60'ının ısı değişiminden %40'ının ise gecikmeden kaynaklı olduğunu tespit edilerek müvekkiline 7.018,70 USD ödeme yapıldığını, sigorta teminatına gecikmeden kaynaklı zarar girmediğinden müvekkilinin 13.714,69 USD + 719,30 CAD - 7.018,70 USD olmak üzere toplam 6.695,99 USD ve 719,30 CAD zararı kaldığını, müvekkilinin navlun bedelini aşan zarara uğradığını, müvekkilinin usulünce verilmeyen taşıma hizmetinin navlun bedelini ödemek zorunda olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı/karşı davacı vekili, karşı dava dilekçesinde özetle; davacı karşı davalının müvekkilinin zararından navlun bedeliyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, davacı karşı davalı tarafça taşıma hizmetinin usulünce verilmediğini, hem ısı değişikliğine neden olarak ürünlerin bozulmasına sebebiyet verildiğini hem de taahhüt edilen sürede taşımayı gerçekleştiremeyerek ürünlerin bozulmasına sebebiyet verildiğini, müvekkilinin fatura bedeli 16.740,00 USD olan 1660 kasa kavunun 300 kasası olan 3.025,30 USD sovtaj bedeli olarak düşüldüğünde 13.714,69 USD zarara uğradığını, sigorta teminatına gecikmeden kaynaklı zarar girmediğinden müvekkilinin 13.714,69 USD + 719,30 CAD - 7.018,70 USD olmak üzere toplam 6.695,99 USD ve 719,30 CAD zararı kaldığını, TTK madde 1186/6 hükmü gereğince taşıyanın zarardan sorumluluğu navlun bedeli ile sınırlı olduğundan her ne kadar navlun bedelini aşan zarar olsa da fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere navlun bedeli olan 5.200,00 USD talep ettiklerini, davacının davasının ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde zararlarının davacı karşı davalının navlun alacağı taleplerinden takas mahsubu ile davacının davasının reddine, karşı davanın kabulü ile navlun bedeli ile sınırlı olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 5.200,00 USD (76.776,96TL-harca esas değer)'nin davacı karşı davalıdan temerrüt tarihinden itibaren kamu bankaları tarafından yabancı para cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı karşı davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı/karşı davalı vekili, karşı davaya ilişkin cevap dilekçesinde özetle; alacağın zaman aşımına uğramadığını, fatura alacağında yetkili mahkeme alacaklının ikametgahı mahkemesi olduğundan mahkememizin görevli olduğunu, casus termometre sonuçları diye sunulan kayıtların kabulünün mümkün olmadığını, termometre kayıtları diye sunulan belgelerdeki tarihin malın yüklendiği tarihten önce başlayıp malın iddia edilen teslim tarihinden daha evvelki bir tarihte de son bulduğunu, konteynerin müvekkili tarafından mühürlü teslim alındığının açık olduğunu, konşimento üzerindeki all mentioned containers shipper' s load, count and seal ibaresinin malın konteynere gönderici tarafından yüklenerek mühürlendiğinin açık olduğunu, gönderici tarafından emtianın hasarlı yüklenip yüklenmediğinin müvekkilinin kontrol etme imkanı bulunmadığını, bu sebeple hasarın taşıma sırasında gerçekleştiği iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, emtianın istenilen sıcaklık düzeyinde ve belirtilen sürede taşınmadığı gerekçesiyle emtianın bozulduğu belirtilmişse de teslim edilen emtianın hasarlandığına ilişkin müvekkili şirkete yapılmış bir hasar ihbarı bulunmadığını belirterek davalı karşı davacının haksız ve mesnetsiz olan davasının reddine, davasının kabulüne ve davalının takibe yaptığı itirazının iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere %40 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Esas ve karşı dava taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebi ile taşımanın gereği gibi yerine getirilmediğinden bahis ile oluşan zararın tazmini talebine ilişkin olup uyuşmazlığın, icra dairesine yönelik yetki itirazı ile milletlerarası yetki itirazının yerinde olup olmadığı davanın zamanaşımı süresinde açılıp açılmadığı, taşımada davalı karşı davacıya ait emtiaların hasarlanıp hasarlanmadığı bu nedenle davacı karşı davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve tüm bunlara göre taraflar arasındaki alacak borç durumunun tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Esas davaya konu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 20/11/2020 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 04/12/2020 tarihinde tebliği üzerine davalı borçlunun 05/12/2020 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği ve eldeki davanın da 01/03/2022 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce talimat yolu ile resen seçilen bilirkişi Serbest Mali Müşavir ... tarafından tanzim edilen 14/07/2022 havale tarihli raporda özetle; ...'ın ...'ya 30.07.2020 tarihinde 8.490,00 USD ön ödeme yaptığı, bu ön ödemenin ... tarafından düzenlendiği, muhatabı ... olan 20.08.2020 tarih ve ... numaralı 16.740,00 USD tutarlı fatura için yapıldığı, ... Sigorta'nın ...'ya 19.02.2021 tarihinde 7.018,70 USD hasar tazminatı ödediği, davanın konusu olan hasarın yol açtığı zarar tutarı bakımından; karşı davacı ...'nın karşı dava dilekçesinde görülen zarar tutarının genel kabul görecek makul şekilde hesaplandığına dair kanaat oluşturulamadığı, zarar tutarının bilgi eksikliği ve belirsizlikler nedeniyle genel kabul görecek makul şekilde bilirkişi tarafından da hesaplanamadığı, zarar tutarının bilirkişi tarafından, bir önceki paragrafta sözü edilen belirsizlikler hakkında varsayım yapılarak esas davadaki ödeme emrinin tarihi itibariyle 8.250,00 USD, dava tarihi ve rapor tarihi itibariyle 1.231,30 USD olarak hesaplandığı belirtilmiştir.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ..., Uzakyol Kaptanı ... tarafından tanzim edilen 26/02/2023 havale tarihli raporda özetle; davalı karşı davacının doğrudan oluşan zararının 1.231,30 USD ve sörvey ekspertiz bedeli olan 719,30 CAD zararının bulunduğu, davacı karşı davalının defter kayıtları ile tespit edilen doğrudan oluşan zarar 1.231,30 USD ve sörvey ekspertiz bedeli olan 719,30 CAD bedelinden kendi kusuru ile sorumlu olduğu, konteynerin 37 güne çıkan transit süresi boyunca sıcaklığının istenen +5 derecede taşınmadığı ve muhafaza edilemediği, konteyner sıcaklığının yer yer 20 derecelere çıktığı, 37 gün süresince sadece 18 saat istenen sıcaklıkta taşındığı, her ne kadar taşıyan sıfatını haiz davacının, taşıtan sıfatını haiz davalıya 23 günlük transit süresi için kesin bir taahhütte bulanmamış olsa da (konşimento 6.3m c bendi) taşıma süresince ve de 23 günü aşan 14 gün gecikme süresince de sıcaklığın istenen +5 derecede tutulamamış olması dikkate alındığında davacı taşıyanın yükün uğradığı zarardan sorumlu olduğu, davacının meydana gelen zarardan haberdar olduğu ve ayrıca bir hasar ihbarına gerek olmadığı, hem TTK madde 1199 hükmü hem de konişmentoda yer alan taşıma şartları değerlendirildiğinde davacı tarafın navlun alacağının eşya zayi olsa da devam edeceği belirtilmiştir.
Esas dosya davalı vekilince, davaya konu taşımaların yapıldığı konşimentolarda bulunan yetki kaydı nedeni ile milletlerarası yetki itirazında bulunulmuşsa da, davalının Türkiyede mukim bir Türk şirketi olması nedeni ile ikametgah mahkemesinde kendisini daha iyi savunabilecek olan davalının yetki itirazının MK’nun 2.maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. Esas dosya davalı vekilince aynı zamanda, müvekkilinin yerleşim yeri itibarı ile icra dairesi yetkisine yönelik itiraz da ileri sürülmüş olup, esas davaya konu alacak faturaya dayalı para alacağı olmakla BK 89 maddesi gereğince esas dosya davacı yerleşim yeri icra dairesi olan Küçükçekmece icra dairesinin yetkili olduğu anlaşıldığından, itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Son olarak Esas dosya davalı vekilince, esas dava konusu alacağın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığına ilişkin itirazı bulunmaktaysa da, dava konusu taşımaya ilişkin konşimentonun 24/08/2020 tarihinde düzenlendiği, alacağa konu navlun faturasının 25/08/2020 tarihli olduğu ve alacağın tahsiline ilişkin icra takibine ise 20/11/2020 tarihinde başlandığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, TTK 1246 maddesi gereğince davanın yasal süre içerisinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflara arasında esas dosya davalı karşı davacıya ait kavun emtiasının ...-... arası taşınmasına ilişkin bir taşıma ilişkisi olduğu dosya kapsamında sabittir. Esas dava konusu ise bu taşımaya ilişkin olarak düzenlenen 25/08/2020 tarihli navlun faturasının tahsili istemine ilişkin olup, dosya kapsamından esas davacı karşı davalı tarafından taşıma hizmetinin yerine getirildiği sabittir. Taraflara ait ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde ise, dava konusu faturanın her iki tarafa ait ticari defterlerde de kayıtlı bulunduğu ve bu faturaya ilişkin olarak esas davalı karşı davacı tarafından ödeme yapılmadığı hususu tespit edilmiştir. Esas dosya davalı karşı davacı tarafından taşımaya konu eşyaların hasarlandığından bahisle takas ileri sürümemiş olup, karşı dava açılmıştır. TTK 1199 maddesi gereğince boşalkma süresinin sonuna kadar kaza sonucu zıyaa uğrayan eşya için navlun ödenmeyeceği, peşın ödenmiş ise geri alınacağı düzenlenmiş olup, esas uyuşmazlık bakamından bu hususun da incelenmesi gerekmektedir. Taşımaya konu konşimentoda ise tüm navlunun herhangi bir talep, indirim veya tehiri icra olmaksızın ödeneceği taraflarca kabul edilmiştir. Bu kapsamda TTK 1191 maddesinin emredici bir hüküm olup olmadığı önem arz etmekte olup, TTK 1243 maddesinde emredici hükümler açıkça belirtilmiş olup, TTK 1191 maddesi emredici hükümler arasında gösterilmemiştir. Bu nedenlerle, karşı davaya ilişkin değerlendirme ayrıca yapılmış olup, taşımaya konu navlun alacağı bakımından esas dosya davacısının navluna hak kazandığı değerlendirilmiş ve bu nedenle de esas davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Karşı dava konusu talep, karşı davacı tarafından ... firmasına satışı yapılan kavunların esas dosya davacısı tarafından kusurlu taşınması nedeniyle oluşan hasar sebebiyle oluşan 6.695,99 USD +719,30 CAD zararın, TTK 1186/6 hükmü gereğince taşıyanın zarardan sorumluluğunun navlun bedeli ile sınırlı olması nedeniyle 5.200 USD olarak esas davacı karşı davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Karşı dava konusu talep bakımından istemin TTK 1188 maddesi gereğince hak düşümüne uğrayup uğramadığının tespiti gerekmekte olup, buna ilişkin olarak dosyaya sunulan taraflar arasındaki e posta yazışmalarının incelenmesi gerekmiştir. Zira karşı dava konusu kavun emtiasının 30/09/2020 tarihinde alıcısı tarafından teslim alındığı dosya kapsamında sabit olup, karşı dava tarihi olan 12/04/2022 tarihi itibarı ile TTK 1188 maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin geçmiş olduğu tartışmasızdır. Karşı dava konusu hasar talebine ilişkin olarak dava dışı nakliye sigortacısı Zürih Sigorta tarafından 19/02/2021 tarihinde 7.018,70 USD ödeme yapılmış olup ardından kalan hasar tazminine ilişkin olarak dosyaya sunulan e posta yazışmaları incelendiğinde, hasar bedelinin tazmin edilmesine ilişkin olarak karşı davacıya net olarak hasarın tazmin edilmeyeceği bilgisi 05/05/2021 tarihinde iletilmiştir. Bu kapsamda karşı davacının zarar taleplerinin karşılanıp karşılanmayacağına ilişkin olarak yapılan bir kısım ödeme sonrası karşı davacı uzunca bir süre cevap beklemek durumunda bırakılmıştır. Bu nedenle TTK 1189 maddesi hükümlerinin uyuşmazlık bakımından uygulanması gerektiği mahkemece kabul edilmiş olup, nihai olarak hasar taleplerinin karşılanmayacağı bilgisinin karşı davacıya iletildiği 05/05/2021 tarihi itibarı ile 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başlayacağı, bu tarih itibarı ile da dava tarihi olan 12/04/2022 tarihinde TTK 1188 maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin dolmamış olduğu mahkemece kabul edilmiştir.
Dava konusu kavun emtiasının ... tarafından dava dışı alıcı ... firmasına ... numaralı satım faturası gereği 16.740 USD bedel ile satıldığı, satışı yapılan 1660 karton kavunun konteyner içerisinde 24 Ağustos 2020 tarihinde ... ... ...gemisine yüklendiği, yüklerin 01.09.2020 tarihinde ..., ... ...’ya boşaltıldığı, konteynerin 25 Eylül 2020 tarihinde demiryolu ... taşındığı ve 29 Eylül’de ...’ya ulaştığı ve alıcısına 30 Eylül 2020 tarihinde ulaştığı, alıcı tarafından teslimde yaşanan gecikmeler nedeniyle kavunların durumlarının tespiti için ...’den sörvey raporu tanzim edilmesinin istendiği, Tanzim edilen raporda kavunların %70’inde ısı farklılığından dolayı ağır hasar olduğu satılamaz durumda olduğu tespitlerinden sonra yapılan hesaplamada 1660 kap kavunun 300 adedinin kurtarıldığı kurtarılan kavunların 3.025,30 USD değerinde olduğu ve toplam alacak tutarının 13.714,69 USD olarak hesaplandığı görülmüştür.
Dava konusu kavun emtiasının ... tarafından dava dışı alıcı ... firmasına ... numaralı satım faturası gereği 16.740 USD bedel ile satıldığı, dava dışı alıcı ... firması tarafından 8.490,00 USD ön ödeme yapıldığı ve muhasip incelemesine göre bu bedelin sonradan dava dışı alıcıya iade de edilmediği anlaşılmıştır. Bununla birlikte satışı yapılan kavunların nakliye öncesi dava dışı ... Sigorta tarafından sigortalandığı ve hasar nedeni ile sigorta tarafından karşı davacı ...'ya 7.018,70 USD ödeme yapıldığı muhasip incelemesi neticesinde tespit edilmiştir.
Dosyaya sunulan 04/08/2020 tarihli ... nolu konşimentoda tahliye limanı olarak ...
gözükmektedir. Ancak konteynerin yukarıda açıklandığı hali ile; 11/09/2020 tarihinde ..., ... Limanına tahliye edildiği, konteynerin bu limanda 14 gün bekleme yaparak 25/09/2020 tarihinde demiryolu ile taşınmak üzere yüklendiği, 29/09/2020 tarihinde ... demiryolu terminaline ulaştığı ve 30/09/2020 tarihinde konteynerin alıcı tarafından teslim alındığı anlaşılmıştır. Navlun sözleşmesinin kurulduğu aşamada transit süresinin ... limanı üzerinden 23 gün erilmiş olduğu görülmektedir. Transit süresi, geminin ... limanından hareket ettiği 04/08/2020 tarihinden, alıcıya teslim edilmiş olduğu 30/09/2020 tarihine kadar 37 güne çıktığı görülmektedir. Buna göre davaya konu konşimentonun tahliye limanı: ..., nihai teslim yeri ... olarak düzenlenmesi gerekmekteyken, hatalı olarak düzenlenmiş olması nedeniyle, esas davacı karşı davalı taşıyanın konteyneri ... üzerinden ... Limanına kadar olan taşımayı üstlendiği, bir başka deyişle konteynerin ... limanından, ...’ya kadar olan demiryolu taşımasını da üstlendiği, taşıyanın sorumluluğunun ...’da konteynerin alıcısına teslim edildiği ana kadar devam ettiği mahkemece kabul edilmiştir. Bununla birlikte konteynerin 37 güne çıkan transit süresi boyunca sıcaklığının istenen +5 derecede
taşınmadığı/muhafaza edilemediği, konteyner sıcaklığının yer yer 20 derecelere çıktığı, 37 gün süresince sadece 18 saat istenen sıcaklıkta taşındığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Her ne kadar kavun emtiasının raf ömrü 4 hafta ise de, 37 gün transit süresinde konteynerin istenen sıcaklıkta muhafaza edilebilmiş olması durumunda kavunların bozulmadan alıcısına teslim edilebileceği bilirkişilerce açıklanmıştır. Dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporu ile; hasarın, kavunun 4 haftalık raf ömrünün aşılmasına bağlı olduğu kanaati bildirilmiş, konteyner takip kaydına göre konteynerin 11/09/2020 tarihinde ... Limanına vardığı, ancak bilinmeyen nedenlerden dolayı konteynerin limanda yaklaşık 14 gün beklediği ve 25/09/2020 tarihinde trene yüklendiği, 30/09/2020 tarihinde varış yaptığı dosya kapsamından anlaşılmış olup, hasarın esas ...’da beklemeden kaynaklandığı, eğer ...’dan gecikme olmadan zamanında treni yüklenmesi ihtimalinde hasarın önlenebileceği görüşü olarak bildirilmiştir. Her ne kadar taşıyan davacının, taşıtan davalıya 23
günlük transit süresi için kesin bir taahhütte bulanmamış olsa da taşıma süresince ve de 23 günü aşan 14 gün gecikme süresince de sıcaklığın istenen
5 derecede tutulamamış olması dikkate alındığında davacı taşıyanın meydana gelen zarardan sorumlu olduğu kanaati mahkemece de benimsenmiştir.
Bu kabul doğrultusundan karşı davacının talep edebileceği zarar miktarı ise, satım bedeli olan 16.740 USD den ön ödeme bedeli olan 8.490,00 USD ile sigorta şirketi tarafından karşılanan zarar miktarı olan 7.018,70 USD nin çıkartılması sureti ile 1.231,30 USD ile 719,30 CAD sörvey bedeli olarak hesap edilmiştir. Karşı dava tarihli kur bilgileri dikkate alınarak mahkemece hesaplama yapıldığında ise karşı dava bakımından neticede karşı davacı zararının 1.802,097 USD olduğu kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle ve bilirkişi raporu da hükme esas alınarak neticede esas davanın kabulü ile karşı davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, esas dava konusu talep bakımından esas davacının navluna hak kazanıp kazanamadığı hususu yargılama gerektirmiş olduğundan esas dava bakımından icra inkar tazminatı talebi yerinde görülmemiş olup aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Esas dava bakımından;
Davanın KABULÜ ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 5.280,52 USD asıl alacak bakımından DEVAMINA, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca USD faizi uygulanmasına,
-Şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
Karşı dava bakımından;
Davanın KISMEN KABULÜ ile 1.802,097 USD'nin karşı dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca işleyecek USD faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair talebin REDDİNE,
ESAS DAVADA;
1-Karar harcı olan 5.004,63 TL'den peşin alınan 1.047,98 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.956,65 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (1.140,18 TL ilk harç, 193,25 TL posta ücreti ve 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 4.333,43 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı vekili için takdir edilen 11.722,16 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,
KARŞI DAVADA;
1-Karar harcı olan 1.806,32 TL'den peşin alınan 1.311,16 TL'nin mahsubu ile bakiye 495,16 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
2-Davacının peşin olarak yatırdığı 1.311,16 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacı yargı gider toplamı olan 3.890,70 TL'nin (80,70 TL başvurma harcı, 60,00 TL posta gideri ve 3.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 1.348,12 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı için takdir edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı vekili için takdir edilen 9.200,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/07/2023

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim