mahkeme 2021/57 E. 2023/545 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/57
2023/545
29 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/57 Esas
KARAR NO :2023/545
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:15/03/2013
KARAR TARİHİ:29/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'nin eşi ..., ... ve ...'nın babası ... ve ...'ın oğlu ...'in kardeşi olan ... ...'ın 11/01/2013 tarihinde saat 14:00 sularında davalı ... Başkanlığının iştirak şirketi olan diğer davalı ... A.Ş'nin taşıyan olduğu ... seferini yapan ... isimli yolcu vapuruna bindiğini, saat 14:30 sularında geminin ... İskelesine yanaşmasına müteakiben yolcuların tahliyesi amacıyla iskeledeki görevliler tarafından ıslak ve kaygan basit bir tahta iskele kızağının gemiye doğru atıldığını, müteveffa ... ...'ın da gemiden iskeleye geçmek üzere kendisinden önce inen onlarca yolcu gibi seyyar iskele kızağına doğru hareket ettiğini, iskele kızağına basar basmaz ise ayağının kaydığını, kızağın iki ucundan ve ortasından tutturulmuş olan ve personelin kızağı tutup gemiye sürmesi için kullanılan demir çubuğun altından gemi ile iskele arasındaki boşluktan suya düştüğünü, ... ...'ın denize düştüğünü farkeden diğer yolcuların güverte ve iskele görevlilerini uyardıklarını, bunun üzerine görevlilerce ... ...'ın denizden çıkarılması amacıyla ilkel yöntemlerle müdahale edilmeye çalışıldığını, müdahale sırasında geminin iskele ile bağlantısını sağlayan halatların çözüldüğünü, geminin iskeleden uzaklaşmasının sağlanmaya çalışıldığını, bu arada denizde su yüzünde sağ olarak duran müteveffaya gemi ile iskeleyi bağlayan halatın uzatıldığını, ... ...'ın bu halata tutunduğunu, halat çözme eylemi ile geminin iskeleden uzaklaşmasının sağlandığını, gemi ile iskele arasında yeterli boşluk bulunmasına rağmen hiç gerekmediği halde gemi kaptanı tarafından geminin motorlarının çalıştırılıp, kuvvetli bir anafor ve su sirkülasyonunun meydana gelmesine neden olunduğunu, bunun etkisiyle ... ...'ın halata daha fazla tutunamayarak akıntıda sürüklenmeye başladığını, neticede iskelenin altına sürüklenerek hayatını kaybettiğini, olayda başta kaptan olmak üzere gemi personelinin ve iskele görevlilerinin pervasızca, lakayıtça ve umursamazca davranışları sebebiyle deniz suyunun şiddetli akıntısına kapılan ... ...'ın hızla gözden kaybolduğunu, daha sonra olay mahalline gelen dalgıçlar tarafından müteveffanın cesedinin iskele altında bulunduğunu, ... ... ile davalı taşıyan arasındaki ilişkinin deniz yoluyla yolcu taşıma sözleşmesi ilişkisi olduğunu, taşıyanın sözleşmedeki asli yükümlülüğünün yolcuyu varacağı yere sağ ve salim olarak ulaştırmak olduğunu, ancak somut olayda davalı taşıyanın bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, yolcuların gemiyi güven içerisinde terk etmeleri için gerekli şartların sağlanmadığı gibi eğitimsiz ve birbiriyle iletişim sağlayamayan personelin kurtarma faaliyetleri sonucu yolcunun ölümüne sebep olunduğunu, davalı taşıyanın TTK'nun 1256 ve devamı maddeleri gereğince yolcunun gemi kazası nedeniyle ölmesi halinde doğan zararlardan sorumlu olduğunu, ... ...'ın ölümünden dolayı müvekkillerinin destekten yoksun kalma ve manevi zararlarının meydana geldiğini, davalı taşıyanın TTK'nun 1267.maddesinde tanımlanan pervasızca davranışlarla merhumun ölümüne sebebiyet verdiğini, bu nedenle sorumluluk sınırlarından da yararlanamayacağını, ... ...'ın olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, gemi kamerasının kaydetmiş olduğu görüntülerle bu durumun sabit olduğunu, yolcuların gemiden tahliyesini basit tahtadan yapılmış iskele kızakları marifetiyle gerçekleştirildiğini, iskele kızaklarının yan tarafında korunaksız boşluklar bırakıldığını, yolcuların bu boşluklardan inmelerine görevlilerin herhangi bir müdahalesinin olmadığını, ... ...'ın da iskele kızağına adım atar atmaz yağmur nedeniyle ıslak ve kaygan olan kızağın üzerinde kızağı uçlarından ve ortasından tutturulmuş olan demir çubuğa çarpıp demir çubuğun altındaki boşluktan denize düştüğünü, ... ... suyun akıntısına kapıldıktan sonra sadece bir tane can simidini ip dahi bağlanmadan gelişigüzel şekilde denize atıldığını, gemide ve iskelede bulunması gereken kurtarma halatı, merdivenli halat ve kakıcın olmadığını, şayet bu araçlar hazır bulundurulup, etkin bir şekilde kullanılmış olsalar idi merhumun kurtarılmasının mümkün olacağını, ayrıca bütün bu olumsuzlukların yanısıra gemi ve iskele personelinin köprü üstü / kaptan köşkü ile anlık iletişimini sağlayan teknik ekipmanın da bulunmadığını, bu nedenle iletişim sağlanmasında güçlükler yaşandığını, iletişimsizlik neticesinde geminin motorlarının kurtarma faaliyeti açısından hiçbir gereği yokken çalıştırılıp, kuvvetli bir anafor oluşturularak merhumun akıntıya kapılmasına neden olunduğunu, ... ... akıntıya kapıldıktan sonra gemi ve iskelede kurtarma eğitimi almış dalgıç ve benzeri personel bulunmadığından uzun süre Kıyı Emniyeti dalgıçlarının olay yerine gelmesinin beklendiğini, ... ... 'ın akıntının etkisiyle sürüklendiği iskelenin alt kısımlarının da mevzuatta öngörülen ölçülerde olmadığını, iskele alt kısmı ile su arasında bir kişinin nefes alıp, hayatta kalmasını sağlayacak ölçüde bir boşluk bulunması gerekirken iskelenin bu kurala aykırı inşa edildiğini, olayın toplumda bir infiale neden olduğunu, ... ...'ın ölümüyle birlikte müvekkillerinin onun desteğinden mahrum kaldıklarını ileri sürerek müvekkilerinin destekten yoksun kalma tazminat hakları yönünden şimdilik merhumun eşi ... ... için 22.500,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi; kızı ... için 17.500,00 TL maddi, 125.000,00 TL manevi; kızı ... için 15.000,00 TL maddi, 125.000,00 TL manevi; kızı ... ... için 10.000,00 TL maddi, 125.000,00 TL manevi; babası ... ve annesi ... ... için 5.000,00 er TL maddi, 75.000,00 er TL manevi; kardeşleri ... için ayrı ayrı 50.000,00 er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; olayda asli sorumlunun diğer davalı ... A.Ş olup, müvekkili belediyenin herhangi bir eylem, işlem ve sorumluluğunun sözkonusu olmadığını, bu nedenle müvekkili belediyeye husumet yöneltilemeyeceğini, hizmet kusuru olduğunun kabul edilmesi halinde de tam yargı davalarının görülüp çözüme bağlandığı İdare Mahkemelerinin görevli olduğunu, maddi tazminat hakkı sadece mirasçılar için geçerli olduğundan mirasçılık sıfatına haiz olmayan diğer davacıların taraf ve dava ehliyetlerinin bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde ... ...'ın asli kusurlu olduğunu, yapılan anonslar ve tabelalarına rağmen vapurdan inmek isterken iskelenin tahsis etmiş olduğu sürme iskeleyi kullanmayarak vapur ile iskele arasına düştüğünü, bu nedenle olayın kendi dikkatsizliğinden kaynaklandığını, ... vapuru personelinin olaydan sonra emniyetle ilk yardım kurallarına uyarak şahsı kurtarmaya çalıştıklarını, kaza meydana geldikten sonra bütün önlemlerin alınmasına, tüm gerekli manevra hareketlerinin kaptan ve personel tarafından yerine getirilmesine rağmen yolcunun kurtarılamadığını, talep edilen tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, maddi tazminata hükmedilebilmesi için uğranılan zararın ispat edilmesi gerektiğini, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, Yargıtay kararlarına göre tazminatın zenginleşmeye yönelik olmaması gerektiğini, manevi tazminat konusunda takdirin tamamen Hakime ait olmakla birlikte takdir hakkının da hak ve mesafete uygun şekilde kullanılması gerektiğini savunarak davanın iş bölümü, görev, husumet ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın temel nedeninin müteveffanın yolcular için tahsis edilmiş sürme iskeleyi kullanmadan boşluktan sahil kısmına geçiş yapmak istemesinden kaynaklandığını, ... ... 'ın gemiden ayrılırken aceleci davranarak gemiyi iskelenin mevcut olmadığı yoldan terketmeye çalıştığını, böylelikle emniyet bilinciyle hareket etmediğini, müveveffanın TTK'nun 1251.maddesinde hükme bağlanan kaptan talimatlarına uyma kuralını da ihlal ettiğini, ikaz anonslarında yolcuların vapurdan ayrılma esnasında sürme iskeleleri kullanmaları gerektiğinin söylendiğini, bir kaptan talimatı olan bu ikaza uymayan ... ...'ın kusurlu olduğunu, iskele ve vapur personelinin ... ... 'ı kurtarmak için bütün gayreti gösterdiklerini, müteveffanın sudan çıkarılması için kendisine halat uzatıldığını, can simidi atıldığını ancak ... ...'ın hiç beklenmedik bir anda denize düşmesi, denizin çok soğuk olması hasebiyle kuvvetle muhtemel bir şok yaşayarak hayatını kaybettiğini, destekten yoksun kalma tazminat talepleri yönünden müteveffanın eşi ... ...'a kazadan sonra dul maaşı veya ... tarafından maaş bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, ayrıca ... ...'dan davacı yakınlarına herhangi bir miras kalıp kalmadığının da araştırılması gerektiğini, anne babanın şahsi durum ve koşullarının tazminat hesabında gözönünde tutulması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat tutarlarının da fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dava; davalı ... Başkanlığının iştiraki olan ... AŞ'nin taşıyanı olduğu ... seferini yapan ... isimli gemide yolcu olarak bulunan ... ...'ın gemiyi terkederken gemi ile iskele arasındaki boşluktan suya düşmesi sonucu yaşamını yitirmesi nedeniyle kazalının hak sahipleri olan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkin olup, taraflararasındaki uyuşmazlık olayın hangi tarafın kusuruyla meydana geldiği, müterafik kusur sözkonusu ise kusur oranlarının nekadar olduğu, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep etme koşullarının oluşup oluşmadığı ile istenebilecek maddi ve manevi tazminat tutarlarına ilişkindir.
Davalı ... Başkanlığı yargı yolu itirazında bulunmuş ise de, dosyaya sunulan...Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin kuruluş sözleşmesi ve denizde yolcu taşıma konusundaki işletme ve intifa hakkı ihale şartnamesine göre, İstanbul ... Belediyesinin taşıma konusunda vereceği hizmeti özel hukuk sözleşmesi ile...Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye bıraktığı görülmüştür. Bu durumda ... Belediyesine yöneltilen davanın çözüm yerinin adli yargı olduğu değerlendirildiğinden, davalı vekilinin yargı yolu itirazı yerinde görülmeyerek, mahkememizin görevli olduğu kabul edilmiştir.
Davacı vekili 17.09.2019 tarihinde bedel artırım talebinde bulunarak, buna göre; davacı ... ... için 259.035,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 150.000 TL manevi tazminat, davacı ... için 41.324,54 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 125.000 TL manevi tazminat, davacı ... için 17.100,46 TL destekten yoksun kalma tazminatı 125.000 TL manevi tazminat, davacı ... ... için 125.000 TL manevi tazminat, davacı ... için 31.634,91 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 75.000 TL manevi tazminat, davacı ... ... için 56.507,93 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 75.000 TL manevi tazminat, davacı ... ..., ... ..., ... ... ... ..., ... için her biri bakımından 50.000 Er TL manevi tazminat olmak üzere toplam maddi tazminat tutarını 405.602,84 TL'ye manevi tazminat olarak ta 1.430.602,84 TL nin olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili 17.09.2019 tarihinde bedel artırım talebinde bulunarak, buna göre; davacı ... ... için 1.747.949,13-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 150.000 TL manevi tazminat, davacı ... için 48.584,21-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 125.000 TL manevi tazminat, davacı ... için 36.900,44-TL destekten yoksun kalma tazminatı 125.000 TL manevi tazminat, davacı ... ... için 125.000 TL manevi tazminat, davacı ... için 75.000 TL manevi tazminat, davacı ... ... için 75.000 TL manevi tazminat, davacı ... ..., ... ..., ... ... ... ..., ... için her biri bakımından 50.000 Er TL manevi tazminat olmak üzere toplam maddi tazminat tutarını 405.602,84 TL'ye manevi tazminat olarak da 1.430.602,84 TL nin olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Mahkememiz tarafından verilen 23.10.2019 tarihli karar ile; davacılar ... ... ..., ... ve ... ...'ın maddi tazminat taleplerinin reddine, Davacı ... ..., ... ve ...'ın maddi tazminat taleplerinin ıslah edilen tutarlar üzerinden kabulü ile ... ... için 259.035,00 TL, ... için 17.100,46 TL, ... için 41.324,54 TL maddi tazminatın 11/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara ödenmesine, Tüm davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... ... için takdir edilen 40.000,00 TL, ...için ayrı ayrı takdir edilen 30.000,00 er TL, ... için ayrı ayrı takdir edilen 20.000,00 er TL ile davacılar ... için ayrı ayrı takdir edilen 10.000,00 er TL manevi tazminatın 11/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
İş bu karar taraflar vekillerince istinaf edildikten sonra, İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda, özetle; kazanın meydana gelmesinde kusur durumu ve oranlarına ilişkin raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek mahiyette konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak başka bir heyetten ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması, mükerrer ödemeye sebebiyet vermemek için dava konusu vapurun zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunup bulunmadığı, var ise davacılara vefat nedeniyle bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması, ...'ya tekrar yazı yazılarak, bağlanan ölüm aylıklarının niteliği, rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise ilk peşin sermaye değerlerinin ve rücuya ilişkin herhangi bir dava açılıp açılmadığının sorulması, alınacak aktüerya bilirkişi raporunda bu husususun değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile, HMK'nın 353/1-A.6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dosya istinaf mahkemesinden dönüp yeniden esasa kaydı yapıldıktan sonra ... İstanbul İl Müdürlüğüne yeniden müzekkere yazılarak, müteveffa ... ...'ın hak sahiplerine bağlanan ölüm aylığının niteliği, rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise ilk peşin sermaye değerlerinin bildirilip rücuya ilişkin herhangi bir dava açılıp açılmadığı konularında bilgi verilmesi istenilmiştir bu konuda muhatap kuruma daha öncesinden itibaren defaatle de yazılar yazılmış olup en son gelen 27.02.2023 tarihli cevabında ... ...'ın ölümü ile ilgili olayın iş kazası olduğuna dair kuruma intikal eden bir hususun bulunmadığı ve bu kapsamda açılan bir rücu davasının da olmadığı net olarak ifade edilmiştir.
Olay tarihinde müteveffanın yolculuk yaptığı ... seferini yapan ... isimli yolcu gemisinin sorumluluk sigortacısı olan ... yazılan müzekkereye 24.01.2022 tarihinde gelen cevapta, dava konusu olay da vefat ettiği bildirilen ... ...'ın mirasçılarına Omur Marine tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı bildirilmiştir.
Ferdi kaza sigortacısı ... Sigortanın 25.11.2022 tarihli cevabi yazısı ekinde gönderdiği ...Bankasına ait dekontlar incelendiğinde, ... ...'a 01.03.2013 tarihinde 7.500 TL ... ...'a da aynı tarihte 22.500 TL olmak üzere ... tarafından Ferdi Sigorta Kaza Poliçesi kapsamında ödeme yapıldığı görülmüştür.
Somut olaya ilişkin .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında 10.04.2018 tarihinde verilen hüküm ile, müteveffa ... ... asli kusurlu, gemi kaptanı tali kusurlu kabul edilerek sonuçta tüm sanıkların beraatine karar verilmiş olup işbu karar Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 2015/... Esas 2017/... Karar sayılı 07.02.2017 tarihli ilamı ile bozulmuştur. Dosya Yargıtaydan döndükten sonra ....Asliye Ceza Mahkemesinin tarafından ... Esası üzerenden devam eden yargılamada bozma ilamı doğrultusunda olayda ihmali ve taksiri bulunan...A.Ş. ile ... Başkanlığı yetkilileri ve görevlileri hakkında gereğinin taktir ve infazı için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir. Bu konuda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yaptığı 2017/... Nolu soruşturması neticesinde, ... A.Ş. ile ... Başkanlığı yetkilileri hakkında ek takipsizlik kararı verilmesinden sonra ....Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2018 tarihli ...-... Karar sayılı nihai karar ile dosyadaki sanıkların beraatlerine karar verilmiştir. Söz konusu bu karar Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 21.03.2019 tarihli 2018/... Esas 2019/... karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bozma ilamında özet olarak, Mahkeme tarafından...A.Ş. ile ... Başkanlığı yetkileri hakkında ek takipsizlik kararının verildiği soruşturma dosyasının ve alınan raporun celp edilmediği bunun ile birlikte önceki bozma ilamında belirtilen diğer hususlarda mahkemece araştırma yapılmadan bozma ilamını etkisiz kılacak şekilde karar verildiği İstanbul CBS memur suçları bürosunun 25.01.2018 tarihli takipsizlik kararı ile ek raporunun celp edilmesi ayrıca sanıkların bulundukları görev itibari ile sorumluluklarının neler olduğu, aldığı eğitimler ve ilgili mevzuatlar uyarınca tespit edilip, olay sırasında yapmaları ve yapılması gerekenlerin neler olduğu kurtarma sırasında ki zafiyetlerinin neler olduğu, olayın meydana gelmesi sonrası ilk yardımı yapacak kişilerin kim olduğu, ve sanıkların ilk yardım sırasında kusurlu hareketlerinin mevcut olup olmadığı konusunda işin de uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak, var ise kusuru olan kişilerde tespit edilip haklarında dava açılması sağladıktan sonra mevcut sanıkların hukuki durumunun taktir ve tayini gerektiği gözetilmeden hüküm kurulmuş olduğu belirtilmiştir.
....Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında bozma ilamına uyulduktan sonra devam eden yargılamanın halen devam ettiği tespit edilmiştir. Mahkemenin 2.Bozma ilamından sonra aldığı 05/04/2021 tarihli raporda ise, müteveffa ... ...'ın asli kusurlu olduğu gemi kaptanı, gemi mürettebatı ve İskele/Terminal görevlilerin ise asli kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
Tüm bu bilgi ve belgeler toplandıktan sonra, 02/02/2023 tarihli ara karar ile ....Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında ki 2.Bozma ilamı ve söz konusu Yargıtay ilamı doğrultusunda mahkemenin almış olduğu 05/04/2021 tarihli bilirkişi raporu değerlendirilmek suretiyle, tarafların kusur oranlarının yeniden belirlenmesi, ... tarafından ferdi kaza sigortası poliçesi kapsamında davacılar ... ... ve ... ...'a yapılan ödemeler tazminat hesabında dikkate alınmak sureti ile güncel aylık asgari ücret tutarı ile başbakanlık hazine müsteşarlığı tarafından kabul edilen TRH2010 yaşam tablosuna göre tüm davacılar yönünden ayrı ayrı destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması, davacı anne ve babanın destek tazminatı alamayacağına ilişkin olarak davalı tarafça ileri sürülen itirazlar irdelenerek, anne babaya destek tazminatı verilmemesi ihtimalinde Yargıtay'ın bu konuda ki uygulamalarına göre (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2020/... Esas ve 2021/... Karar, ...sayılı ilamları) diğer davacıların destek tazminatlarının bundan etkilenip etkilenmeyeceği, hususlarında ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Mahkememiz ara kararı doğrultuda düzenlenen 05/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; olaydaki kusur oranına ilişkin olarak ... İl Müdürlüğünün cevabi yazısından, kuruma karşı açılan bir rücu davasının olmadığının anlaşıldığı, bu neden ile hak sahiplerinin hesaplanacak tazminatından bu konuda bir tenzil yapılmasına yer olmadığı bunun ile birlikte ... tarafından ferdi kaza sigorta poliçesi kapsamında ... ... ve ... ...'a yapılan ödemelerin tazminat hesabında hesaplanacak maddi tazminattan tenzil edilmesi gerektiği, buna göre ... ve ... ile ilgili tazminat hesabında müteveffa babalarından dolayı ... tarafından bağlanan maaşın sonlandırıldığı tarihin esas alınacağı ... açısından bu tarihin 05.07.2021 ... açısından da 29.05.2020 olduğu müteveffanın sigortalı hizmet dökümünün listesinde yer alan ... adi ortaklığının dosyada mevcut 23.03.2017 tarihli cevabi yazısı ve yazı ekindeki ücret bordrolarına göre müteveffanın sağlığında kaza tarihine kadar anılan iş yerinde hizmet akdi ile çalıştığı bunun ile birlikte mahkemenin müteveffanın sağlığında 20 numaralı iş kolunda temizlik işçisi olarak çalıştığı varsayılarak ... sendikasından emsal araştırması yapıldığı, buna göre müteveffanın sağlığında temizlik işçisi olarak çalıştığı kabul edilerek buna göre değerlendirme yapılacağı,...'in yazısında toplu iş sözleşmelerinde sendika üyelerinin 2013 yılında ortalama aylıklarının 2.300 TL olarak bildirildiği, ancak müteveffanın 11 gün çalışma karşılığı tahakkuk ettirilen net ücretinin 713.68 TL olduğu, 30 günlük net ücretin 713,68 TL x 11/30=1946 TL olarak tespit edildiği, bu tutarın dava dilekçesinde beyan edilen net ücretle örtüştüğünden net aylık kazancın kaza tarihi itibariyle 1946 TL olarak dikkate alınması gerektiği, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre destekten yoksun kalma tazminatının müteveffanın kaza tarihinden itibaren günümüzü ve hüküm tarihine en yakın tarihe kadar geçen dönem içinde gerçekleşen her türlü ücret artışları ve emsal ücretlere göre tespit edilmesi gerektiği, buna göre tespit ve dava dilekçesinde kabul edilen 11/01/2013 tarihli aylık net ücret tutarı olan 1946 TL ve sonraki tarihlerde geçerli olan asgari ücret esas alınarak yapılan hesaplamada müteveffanın 10 yıllık işlemiş aktif dönem kazancının 619.278,09 TL olarak tespit edildiği, müteveffanın 15 yıllık pasif evre peşin değerinin de 1.531.224 TL olduğu, ... tarafından gönderilen ... dekontlarına göre ... ...'a 22.500 TL, kızı ... ... ...'a 7.500 TL ödeme yapıldığı anlaşıldığından, ... ... ... kaza tarihinde müteveffa babasının desteğinden çıkmış olduğundan eş ... ...'a yapılan ödemenin maddi tazminattan tenzil edileceği, davacı eş ... ... halen 51 yaşında olup, AYİM tarafından yapılan araştırmalarda evlenme şansının %1 olarak belirlendiği, bu nedenle hesaplanacak maddi tazminat miktarından %1 evlenme şansı tenzilinin yapılması gerektiği, davacı ... ...'ın destek tazminatı alamayacağı kabul edildiğinde, Yargıtay'ın bu konudaki içtihatlarına göre müteveffanın gelirinin davacı eş ve çocuklar arasında paylaştırılması gerektiği, bilirkişi raporunda bu husus dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, belirtilerek sonuçta davacı eş ... ...'ın nihai maddi zararı 2.007.444,55 TL, davacı ...'ın maddi zararı 52.714,91 TL, davacı ...'ın maddi zararının 69.406,01 TL olarak, saptanmıştır.
Güncel asgari ücret tarifesi üzerenden maddi tazminat miktarının yeniden hesaplandığı 11/11/2023 tarihli ek rapor ile de; davacı eş ... ... için 1.747.949,13 TL,
davacı ... için 36.900,44 TL,
davacı ... için 48.584,21 TL nihai ve gerçek maddi zarar hesabı yapılmıştır.
Dosya kapsamında toplanan deliller ile bilirkişi raporlarına sonuç olarak, davalıların sorumluluklarının BK'nun 49.maddesi ile TTK'nun 1256.maddesinden kaynaklandığı, anılan yasal düzenlemelere göre davalıların yolcunun ölümünden dolayı hak sahiplerine karşı sorumlu oldukları, bu kapsamda, müteveffa ... ...'ın ölümünden dolayı olay tarihinde 18 yaşını tamamlamış olan kızı ... ... ... dışındaki çocukları ile eşinin, ayrıca koşulları oluşması halinde ölenin anne ve babasının desteklerini kaybetmekten dolayı tazminat haklarının doğduğu, ... Emniyet Müdürlüğünün 13/03/2019 tarihli cevabi yazısı ekindeki tutanaktan ...'ın kendilerine ait olan konutta ikamet ettikleri, yaşlılık aylığı aldıkları, aile bireylerinden maddi destek almadıkları anlaşılmış olup, dosyada yer alan ... kayıtlarından da ... üzerine kayıtlı çok sayıda taşınmazın olduğu tespit edildiğinden, bu durumda ölenin anne babası olan davacıların, çocuklarından destek almadan yaşamlarını idame ettirecek maddi imkanlara sahip oldukları, ölenden başka kendilerine destek olabilecek başka reşit çocuklarının da bulunduğu gözönüne alınarak davacı ... ... ile ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesi için gerekli koşulların oluşmadığı, olayın meydana gelmesinde dava dışı kaptan ... %30 nispetinde, müteveffa ... ... %30 nispetinde, davalı ... %30 nispetinde ve davalı İstanbul ... Belediyesi %10 nispetinde kusurlu olduğu, buna göre davacı ... ... ve çocukları ... ve ... için belirlenen maddi tazminattan müteveffaya atfedilen %30'luk kusur oranı üzerinden indirim yapılması gerektiği, kanaatine varılmıştır.11/11/2023 tarihli Bilirkişi raporunda davacı anne babaya destek tazminatı verilmeyeceği varsayımı ve %30 kusur indiriminden sonra nihai ve gerçek maddi zarar miktarı davacı ... ... için1.747.949,13 TL, davacı ... için 36.900,44 TL, davacı ... için 48.584,21 TL olarak hesaplanmış olduğundan, bu doğrultuda davacılardan ... ..., ... ve ...'ın maddi tazminat davasının 15/11/2023 tarihli ıslah talepleri üzerinden kabulü ile ... ...'ın için 1.747.949,13 TL, ... için 48.584,21 TL ve ... için 36.900 TL olarak KABUL edilen maddi tazminatın 11/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilerek, bu davacılara ödenmesine, davacılardan ... (...) ..., ... ve ... ...'ın maddi tazminat davasının reddi yönünde karar vermek gerekmiştir.
BK'nun 56/2.maddesinde ölüm halinde ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceği hükmü düzenlenmiş olup, kazalı ... ...'ın ölümünden dolayı eşi, çocukları, anne-babası ve kardeşleri olan davacıların yaşadıkları acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, davalıların kusur durumları gözönüne alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacı ... ... için takdir edilen 40.000,00 TL, ...için ayrı ayrı takdir edilen 30.000,00 er TL, ... için ayrı ayrı takdir edilen 20.000,00 er TL ile davacılar ... için ayrı ayrı takdir edilen 10.000,00 er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmakla, yapılan tüm bu değerlendirmelerin neticesinde; davacılar ... ... ..., ... ve ... ...'ın maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı ... ..., ... ve ...'ın maddi tazminat taleplerinin ıslah edilen tutarlar üzerinden kabulü ile ... ... için 1.747.949,13 TL, ... için 36.900 TL, ... için 48.584,21 TL maddi tazminatın 11/01/2013 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacılara ödenmesine, tüm davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; davacı ... ... için takdir edilen 40.000,00 TL, ...için ayrı ayrı takdir edilen 30.000,00' er TL, ... için ayrı ayrı takdir edilen 20.000,00' er TL ile davacılar ... için ayrı ayrı takdir edilen 10.000,00' er TL manevi tazminatın 11/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacılara ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davacılardan ... (...) ..., ... ve ... ...'ın maddi tazminat davasının REDDİNE,
2-Davacı ... ..., ... ve ...'ın maddi tazminat davasının 15/11/2023 tarihli ıslah talepleri üzerinden KABULÜ ile ... ...'ın için 1.747.949,13 TL, ... için 48.584,21 TL ve ... için 36.900 TL maddi tazminatın 11/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilerek, bu davacılara ÖDENMESİNE,
3-Tüm davacıların manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜ ile davacı ... ... için takdir edilen 40.000,00 TL, ...için ayrı ayrı takdir edilen 30.000,00 er TL, ... için ayrı ayrı takdir edilen 20.000,00'er TL ile davacılar ... için ayrı ayrı takdir edilen 10.000,00 er TL manevi tazminatın 11/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,
4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 141.636,23 TL karar harcından 9.763,25 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 131.872,98 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irad kaydına, Bozma öncesi verilen kararda belirtilen 33.193,84.-TL bakiye karar harcı davalı ... Başkanlığı tarafından yatırılmış olup, bakiye 98.679,14.-TL nin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafça yatırılan 9.763,25.-TL peşin harcın davalılardan alınıp davacılara verilmesine,
5- Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 218.674,66 TL (maddi tazminat) vekalet ücretinin ... ..., ... ve ... verilmesine, 38.400 TL (manevi tazminat) vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine,
6-Davalılar vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/2 madde gereğince tayin olunan 38.400,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
7-Davacı tarafça yapılan yargılama gideri olan 24,30 TL başvurma harcı, 1.506,05 TL posta gideri, 3.200 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.730,35 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 3.431,27 TL'sinin davalılardan alınarak davacılara ödenmesine,
8- Davalı ... Başkanlığı tarafından yapılan yargılama gideri olan 150,00 TL posta gideri, 11.125,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.275,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 3.096,40 TL'sinin davacılardan alınarak işbu davalıya ödenmesine,
9-Davalı ... A.Ş tarafından yapılan yargılama gideri olan 75,00 TL posta gideri, 13.875,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.950,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 3.831,03 TL'sinin davacılardan alınarak işbu davalıya ödenmesine,
10-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/12/2023
Başkan ... ✍e-imzalıdır.
Üye ... ✍e-imzalıdır.
Üye ... ✍e-imzalıdır.
Katip ... ✍e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.