mahkeme 2021/221 E. 2023/405 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/221
2023/405
17 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO :2021/221 Esas
KARAR NO :2023/405
DAVA :Tazminat
DAVA TARİHİ :11/09/2020
KARAR TARİHİ :17/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 24/07/2018 tarihinde 13.45'te gerçekleşen davalı şirkete ait deniz taşımacılığı sırasında, müvekkillerinin murisinin rahatsızlandığını, görevlilere bildirmesine rağmen deniz taşıtında müdahale edecek herhangi bir sağlık görevlisi bulunmadığından müdahale edilemediğini, murise diğer vatandaşların yardımcı olmaya çalıştıklarını, murisin rahatsızlığının seyir boyunca devam ettiğini, ciddi rahatsızlık geçirmesine rağmen deniz ambulansı çağrılmadığını, akabinde iniş sırasında merdivenlerden düştüğünü ve limana çağrılan ambulans ile hastaneye götürüldüğünü, ancak hastanede vefat ettiğini beyanla davalı şirket ihmali ile müteveffa yolcunun ölümünün gerçekleşmesi nedeniyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ile 6100 sayılı Yasa’nın 107. maddesine göre belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatının davalı şirket yönünden olay tarihinden işletilecek avans faizi tüm davacılar için toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; görev, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunarak, olayın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, müvekkili tarafından bütün gemilerin sefere ve denize elverişli konumda tutulmakta olup bütün gemilerin gerekli tüm sertifikalara ve yeterlilik belgelerine haiz olduğunu, müvekkili tarafından bulunması zorunlu bütün ilaç ve sağlık ekipmanlarının tüm gemilerine eksiksiz ve tam olarak temin edildiğini, ... gemisinde de zorunlu bütün sağlık ekipmanı ve ilaçların tam olarak mevcut olduğunu, gemilerde doktor bulundurulması zorunluluğunun bulunmadığını, asgari düzeyde basit tıbbi müdahalelerin yapılabileceği sağlık odasının bulunmasının yeterli olduğunu, müvekkili firma tarafından gemide çalışanlara basit tıbbi müdahalelerde bulunabilmeleri için ilkyardım eğitimi verildiğini, ...nin tüm mürettebatının ilkyardım eğitiminin bulunduğunu, müteveffanın yolculuk sırasında yalnız seyahat ettiğini, davacıların olay anında yanında olmadıklarını, müteveffanın yolculuk öncesinde yahut süresince herhangi bir yardım talebinde bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
... Tüketici Mahkemesi'nin 2020/... E. 2021/... K.sayılı dosyasından verilen görevsizlik kararı uyarınca davacı vekilinin talebi üzerine dosya mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar uyarınca bilirkişi kardiyoloji uzmanı ve taşıma uzmanından aldırılan bilirkişi raporunda özetle; ...’in tanısının ‘Ani Ölüm’ olarak adlandırıldığı, gemi içerisinde yapılan müdahale ile ilgili açıklayıcı bilgi olmayıp, müdahalenin ilk yardım eğitimi alan personel tarafından yapıldığı, gemi yolcu indirme mahalinde sağlık memuru ve doktor tarafından yapılan işlemler ve hastanede yapılan işlemlerin tıbbi kurallara uygun olarak yapıldığı, söz konusu olayın bir gemi kazası olmadığı ve burada taşıyanın sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olduğu; bu kusuru ispatlamak görevinin de davacıda olduğu, gemilerde Yolcuların Sıhhi Emniyeti Hakkında Nizamname’de, şehir içi vapurları hariç olmak üzere, muayene şahadetnamelerinde yazılı yolcu miktarı ile mürettebatı yekünu iki yüze kadar (iki yüz dahil) olan yolcu gemilerinde küçük sıhhat memurları mektebinden mezun bir sıhhat memuru ve istiab haddi bu miktardan daha fazla olanlarda bir gemi doktoru bulundurulması gerektiği, doktor bulundurmayan ... işletmesinin bu hareketi nedeniyle kusurlu sayılıp sayılmayacağı ve yolcunun ölümü ile doktor bulundurulmaması arasında illiyet bağı hususlarının mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar uyarınca flash bellek görüntü kayıtlarının dökümünün yaptırılması hususunda aldırılan raporda özetle; görüntülerdeki erkek şahsın vapur merdivenlerinden indikten sonra güçlükle yürüyerek duvara tutunduğu ve akabinde sırt üstü kafasını zemine çarpmak suretiyle yere düştüğünün tespit edildiği, ilk etapta olay yerine yakın olan bir vatandaşın yardım etmeye çalıştığı, 30 saniye kadar sonra vapur görevlilerinin olay yerine gelerek yerde yatan şahsa müdahale etiğinin tespit edildiği, olaydan 6 dakika sonra sağlık personeli olduğu düşünülen kişinin geldiği, bu sırafa çevredeki vatandaşlardan birisinin kalp masarfı yaptığının tespit edildiği, olaydan 19 kadar kadar sonrasında ise sırtında 112 Acil yazılı sağlık personellerinin geldiği ve şahsa müdahale ettiklerinin tespit ettiğini belirtmiştir. ,
Taraf vekillerinin rapora beyan ve itirazları doğrultusunda, uzakyol kaptanı aktüerya uzmanı, taşıma uzmanı ve kardiyoloji uzmanından aldırılan raporda özetle;dava konusu vapurun, 1943 tarihli Gemilerde Yolcuların Sıhhi Emniyeti Hakkında Nizamnameye tabi olmadığı, vapurda doktor bulundurulmasına gerek olmadığı, yapılan tıbbi müdahalenin uygun ve yeterli olduğu, olayın meydana gelmesinde davalının kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı, heyetce davalı kurum ... Anonim Şirketi'ne kusur atfedilmediğinden, davacı eş ...'in talep edebileceği maddi zararının bulunmadığı, mahkemece davalı kurum ... Ticaret Anonim Şirketi'nin kusur sorumluluğu olduğu kanaati ile hüküm kurulduğu takdirde, davacı eş tarafından kusur tenzili yapılmadan(%100) talep edilebileceği maddi tazminat tutarının 403.404,23 TL olduğu belirtilmiştir.
Tanık ... beyanında;“ ... nde Sağlık Biriminde çalışmaktayım, olay tarihinde Yenikapı'da bulunan sağlık biriminde çalışıyordum, deniz otobüsünde birisinin rahatsızlandığının bildirilmesi üzerine görevli doktor ile beraber yaklaşık 100 metre uzaklıkta bulunan revirden geminin yanaştığı yere gittik, gittiğimizde hastanın kalbi durmuştu. 112 sağlık ekipleri ile birlikte hatırladığım kadarıyla yaklaşık 15 dakika müdahalede bulunduk, kalbi iki kez çalıştı, yaşam bulguları normale dönünce 112 sağlık ekipleri ile birlikte hastaneye sevki sağlandı, hastaneye sevkinden yaklaşık 5 saat sonra da vefat ettiği haberi geldi, olaya ilişkin diyeceklerim bundan ibarettir, dedi. Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu; ...'da sağlık personeli bulunması zorunluluğu bulunmadığından sağlık eğitimi almış kaptan ve çalışan personel bulunmaktadır” şeklinde ifade vermiştir.
Davacı Tanığı ... beyanında; “... benim babam olur, ben olay günü babamı feribota bıraktım, ben bıraktığımda babamın herhangi bir rahatsızlığı yoktu, feribota bindikten sonra rahatsızlanmış, benim görgüye ait bildiklerim bundan ibarettir, bundan sonrası feribotta bulunan insanlara sormam üzerine öğrenilmiştir, babam feribotta rahatsızlanmış doktor istemiş, doktor olmadığı için temizlikçi ile kabin amiri yardım etmiş, feribotun içindeki kişiler babama müdahale edilmediği için ve oradaki doktor olmayan kişilerin yanlış müdahale etmesi sebebiyle bu duruma geldiğini söylediler, hatta birkaç kez anons yapılmış, doktor yokmuş, Yalova’da çok Siirtli yaşadığı için feribottaki tanıdık insanlar bana bu bilgileri verdiler, babam Yenikapı’ya gittiğinde ambulansla hastaneye kaldırılmış, benim bu sırada telefonla konuştuğum ambulansın içindeki bayan hemşire babamın kalbinin durduğunu söyledi” şeklinde ifade vermiştir.
Dava, deniz yoluyla yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ve yolcunun gemide rahatsızlanarak vefat etmesi nedeniyle mirasçılarının maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde 24/07/2018 tarihinde 13.45'te gerçekleşen davalı şirkete ait deniz taşımacılığı sırasında, müvekkilleri murisin rahatsızlandığını görevlilere bildirmesine rağmen deniz taşıtında müdahale edecek herhangi bir sağlık görevlisi bulunmadığından müdahale edilemediğini, murise diğer vatandaşların yardımcı olmaya çalıştıklarını, murisin rahatsızlığının seyir boyunca devam ettiğini, ciddi rahatsızlık geçirmesine rağmen deniz ambulansı çağrılmadığını, akabinde iniş sırasında merdivenlerden düştüğünü ve limana çağrılan ambulans ile hastaneye götürüldüğünü, ancak hastanede vefat ettiğini, bu nedenle davalı şirket ihmali ile müteveffa yolcunun ölümünün gerçekleştiğini ileri sürmüş, davalı vekili cevap dilekçesinde , olayın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, müvekkili tarafından bulunması zorunlu bütün ilaç ve sağlık ekipmanlarının tüm gemilerine eksiksiz ve tam olarak temin edildiğini, ... gemisinde de zorunlu bütün sağlık ekipmanı ve ilaçların tam olarak mevcut olduğunu, gemilerde doktor bulundurulması zorunluluğunun bulunmadığını, asgari düzeyde basit tıbbi müdahalelerin yapılabileceği sağlık odasının bulunmasının yeterli olduğunu, müteveffanın yolculuk öncesinde yahut süresince herhangi bir yardım talebinde bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmuştur. Dava TTK 1247. Maddesi ve devamında düzenlenen deniz yoluyla yolcu aşıma sözleşmesine dayanmaktadır. Zamanaşımını düzenleyen TTK 1270. Maddesinde ; “ Yolcunun ölümünden ve bedensel zararından ilgilisi lehine doğan bütün tazminat istemleri on yılda zamanaşımına uğrar.” Düzenlemesi bulunmaktadır. Olayın 24/07/2018 de meydana geldiği, davanın 11/09/2020 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin zamanaşımı defi yerinde görülmemiştir.
TTK 1256’da; "(1) Taşıyan, yolcunun gemi kazası yüzünden ölmesi veya yaralanmasından doğan zarardan sorumludur. Taşıyanın sorumluluğu, zarar gören yolcu başına her bir gemi kazası için 250.000 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır. Şu kadar ki, kazanın savaş, terör, iç savaş, isyan veya istisnai nitelikte, kaçınılamaz ve engellenmesi mümkün olmayan nitelikteki bir doğa olayından veya tamamıyla bir üçüncü kişinin onu meydana getirmek kastıyla gerçekleştirdiği bir fiil veya ihmalinden kaynaklandığını ispatlayan taşıyan, sorumluluktan kurtulur. Taşıyan kusurlu ise, yolcunun yukarıdaki miktarı aşan zararından da sorumlu olur; kusurlu olmadığını ispat yükü taşıyana aittir." (2) Taşıyan, yolcunun, gemi kazasından kaynaklanmayan ölüm ve yaralanmasının sebep olduğu zarardan, bu zarara yol açan kazanın meydana gelmesinde kusuru varsa sorumlu olur. Kusuru ispat yükü davacıya aittir". Düzenlemesi bulunmaktadır. Somut olayda müteveffa rahatsızlanarak vefat etmiş olup olay gemi kazası olarak değerlendirilemeyeceğinden davalıların sorumluluğu TTK 1256/2 maddesi uyarınca kusur sorumluluğudur. Bu durumda davacının ölüm olayının meydana gelmesinde davalının sorumluluğunu ispatlanması gerekmektedir.
Dava konusu olaya ilişkin olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2018/... soruşturma sayılı dosyasında başlatılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği görülmüştür.
03/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda olayın bir gemi kazası olmadığı , taşıyanın sorumluluğu bir kusur sorumluluğu olduğunu, Gemilerde Yolcuların Sıhhi Emniyeti Hakkında Nizamname nin halen yürürlükte olduğu, Yalova-Yenikapı seferini yapan ... arabalı vapurunun yolcu kapasitesi 200’ün üzerinde olduğunu, anılan Nizamnameye göre doktor bulundurulması gerektiğini, doktor bulunmama durumu ile ölüm olgusu arasında illiyet bağı olup olmadığı hususunun Mahkeminin takdirinde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Tarafların itirazlarının karşılanması ve davalının meydana gelen olayda kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti bakımından aldırılan 14/06/2023 tarihli ek raporda dava konusu vapurda doktor bulundurulması zorunluluğu Gemilerde Yolcuların Sıhhi Emniyeti Hakkında Nizamname ile Seyir Halindeki Gemilerde Daha İyi Tıbbi Hizmet Verilmesi İçin Gerekli Asgari Sağlık ve Güvenlik Koşulları Hakkında Yönetmelik ile düzenlendiği, her iki düzenlemede somut uyuşmazlık bakımından birbirinin aksi yönde sonuca varılmasına sebep olduğu, bu durumda sonraki tarihli Seyir Halindeki Gemilerde Daha İyi Tıbbi Hizmet Verilmesi İçin Gerekli Asgari Sağlık ve Güvenlik Koşulları Hakkında Yönetmelik uygulama alanı bulacağı, geminin seferinin üç günden az olduğundan gemide doktor veya sağlık memuru bulundurulmasının zorunlu olmadığı, geminin limandan ayrılarak seferine müsaade edilmesinin, Liman Başkanlığınca gemide "GEMİADAMLARI VE KILAVUZ KAPTANLAR YÖNETMELİĞİ" "Yeterlilik Dereceleri" başlığı m.4 (3) bend, C fıkrası gereği herhangi bir eksik personelin bulunmadığı, yapılan tıbbi müdahalenin yeterli olduğu, meydana gelen olayda davalının sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Adli Tıp Kurumu 19/11/20189 tarihli raporunda 24/07/2018 tarihinde düşme sonucu kaldırıldığı ... Hastanesi'nde öldüğü bildirilen ... oğlu, 09/01/1950 doğumlu ...'in cesedine 25/07/2018 tarihinde Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinde yapılan otopsiden ve tetkiklerden elde edilerek yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgular dikkate alındığında; kişinin ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafatası kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması beyin doku hasarı sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatini bildirilmiştir.
Dosyaya olaya ilişkin olarak Acil Sağlık Hizmetleri tarafından düzenlenen vaka raporu, müteveffanın tedavisine ilişkin kayıtlar ve kamera görüntüleri celp edilmiş olup, bilirkişi raporunda yapılabilecek tıbbi müdahalenin CPR (Kardiopulmoner Resussiteasyon=Yeniden Canlandırma, Kalp masajı ve uygun ilaçların verilmesi) denilen işlem olduğu, gemi içinde gemi personeli tarafından müdahale edildiği ve geminin yanaştığı yerde ise Görevli Sağlık Memuru ve Doktor Tarafından müdahale edildiği, CPR uygulandığı, kalp ritminin döndüğü, bu arada ambulans çağrıldığı ve ambulansla hastaneye nakledildiği, hastane kayıtlarına göre solunumun olmaması nedeniyle entübe edilmiş olduğu ve CPR işlemine devam edildiği , yapılan müdahalelere cevap alınamadığı ve (...) kabul edildiği, sağlık memuru ve doktor tarafından yapılan müdahalelerin tıbbi kurallara uygun olarak yapıldığı belirtilmiştir.
Davacı vekili feribotta doktor bulunmaması nedeniyle olayın meydana geldiğini ileri sürmüş ise de bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere geminin Seyir Halindeki Gemilerde Daha İyi Tıbbi Hizmet Verilmesi İçin Gerekli Asgari Sağlık ve Güvenlik Koşulları Hakkında Yönetmelik hükümlerine tabi olacağı ve doktor bulundurulmasının zorunlu olmadığı, dosyaya geminin tescil kaydı ve Gemiadamı Donatımında Asgari Emniyet Belgesinin celpedildiği, bu belgelere göre de eksik personel bulunmadığının anlaşıldığı, davalı vekili tarafından gemi adamlarına verilen tıbbi eğitimlere ilişkin belgelerin sunulmuş olduğu, bilirkişi raporunda yapılan müdahalenin tıbbi kurallara uygun olduğunun belirtildiği, kamera görüntülerine göre de gecikmeksizin olaya müdahale edilmiş olduğu anlaşılmakta olup , bu açıklamalara göre olayın meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunduğu davacı tarafça ispatlanamamış olduğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 358,63 TL den karar harcı olan 269,85 TL nin mahsubu ile fazla alınan 88,78 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı yargı gider toplamı olan 30,25 TL posta masrafının davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı vekili için maddi tazminat hususunda takdir edilen 1.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Davalı vekili için manevi tazminat hususunda takdir edilen 17.900,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ...Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/10/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.