Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2026/97

Karar No

2026/96

Karar Tarihi

9 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/97 Esas
KARAR NO : 2026/96

DAVA : İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ : 03/02/2026
KARAR TARİHİ : 09/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili 09/02/2026 tarihli dava dilekçesi ile; müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile müvekkili davacı şirketin ticari alacağına karşılık dava dışı "..." unvanlı şirket tarafından müvekkili şirket adına düzenlenen, ... Şubesi tarafından düzenlenmiş kaşide yeri İSTANBUL olan, YÜZELLİBİN TL bedelli, vade 31.10.2025 tarihli, ... numaralı ... VE TİC. LTD. ŞTİ. tarafından düzenlenen çekin müvekkilinin idaresi dışında kaybolduğunu, bu kapsamda .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya ile çek zayii davası açıldığını, takibe konu çekteki imza ve kaşenin müvekkiline ait olmamakla birlikte, müvekkilinin alacaklı davalı ve diğer cirantalara her hangi bir borcu bulunmadığını ve her hangi bir ticari ilişkisi söz konusu olmadığını, bu kapsamdan davaya konu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığı hususu ile ilgili .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava açılmış olup davanın sonuçlandığını, yine müvekkilinden sonra ciranta görünen ...'in de imza ve kaşenin kendisine ait olmadığını ileri sürerek .... Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya ile dava açılmış olup, yargılamanın devam ettiğini, müvekkilinin kendisine ait olmayan imza ve kaşenin yapıldığını, hatta ve hatta kendisinden sonraki cirantanın da imza ve kaşesinin sonradan yapılarak imzalandığını, müvekkilinin ve daha dışı sonraki ciranta ...'in imza ve kaşenin sahte olduğunu bahsi geçen icra dosyası ile öğrendiğini, dava dışı keşideci ...'a ait numarayı ... davacı ...' tarafından 07.08.2025 tarihinde ... nolu telefon hattından arayarak çek hakkında bilgi talep edildiğini, dava dışı şirketin müvekkili davacnın çeki kaybettiğini, imzanın ve kaşenin davacıya ait olmadığını, istenildiğine her türlü evrak, bilgi paylaşımı yapılabileceğini, bu hususta hukuki ve cezai yollara başvuracağı ilettiğini, davalının durumda davaya konu çeki alamayacaklarını beyan ederek görüşmeyi sonlandırdığını, çekin keşidecisi hariç olmak üzere lehtar ve cirantaların hepsinin kaşe imza varsa ticare dayanak belge sahte olduğu yapılacak basit bir araştırma ile mümkünken davalının bu durumu kötü niyetli olarak görmezden geldiğini, ibraz edilen çekin çalıntı olduğunu bilmesine rağmen çeki iktisap ettiğini, ciro silsilesinin sakat olduğunu, davalı faktoring şirketinin bu kapsamda ilgili yönetmelik ve yasalar gereği müşteri hakkında istihbarat yapma yükümlülüğü bulunduğunu, bu sebeple de dava dışı keşideci şirketin arandığını, haricen edindikleri bilgilere göre ... adına davalıya ibraz edilen fatura tipinin dahi yanlış olduğu ve sahte fatura düzenlendiğinin iletildiğini, yani faktoring şirketine ibraz edilen fatura, bilgi ve belgeler sahih bir ticari ilişkiye dayanmadığını, davalının bu durumu bilebilecek durumda olduğunu ve keşideci ile yapılan görüşme ile de bu durumu bildiğini, Faktoring Uygulama Yönetmeliği’nin yukarıda alıntılanan 5’inci maddesinin 1’inci fıkrasının (a) bendinde ayrıca istihbarat çalışmaları esnasında faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi gerektiğinin de belirtildiğini, anılan kontrollerin faturanın taraflarının iştigal ettikleri alanlar, fatura içeriğinin doğruluğu açısından söz konusu olabileceğini, kaldı ki dava dışı keşidecinin sabit hattan aranarak çekin kaybolduğu, bu kapsamda hukuki işlemlere başlanacağı şeklinde bilgi verilmesinin de davalının kötü niyetle hareket ettiğini açıkça ortaya koyan bir diğer husus olduğunu, davalı şirketin çalınan çeki iktisap ederken kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu, basiretli tacir gibi davranmadığı, ibraz edilen çeklerin çalıntı olduklarını bilebilecek durumda olmasına ile birlikte bu hususta çeki düzenleyen şirket tarafından bilgi verilmesine karşılık çekin iktisap edilmesi, sahih bir fatura ilişkisinin olmaması, keşide ile hariç 2 cirodaki imza ve kaşenin cirantalara ait olmaması hususu kötü niyeti açıkça ortaya koyduğunu belirterek öncelikle müvekkilinin davalıya her hangi bir borcu olmadığınından müvekkili aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyada müvekkilinin ödemeyi cebri icra tehdidi altında yapmış olması sebebiyle davanın kabulüne, davaya konu çekin müvekkiline iadesine, mümkün değilse müvekkili davacı tarafından yapılan ödemenin 20.11.2025 tarihlinden başlamak üzere yapılan bedelin uygulanacak en yüksek faiz ile istirdadına, çek bedelinin %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davaya konu edilen ... Şubesi'nin keşide yeri İstanbul olan, 150.000,00 TL bedelli, vade 31.10.2025 tarihli, ... numaralı ... Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen çekten dolayı çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı iddiasına dayalı, çekin davacıya iadesi talepli ve .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasına cebri icra tehdidi altında yaptıkları iddia olunan bedelin faizi ile birlikte iadesi talepli menfi tespit ve istirdat davasıdır.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığının 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı kararı ile; "26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davaları olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu itibarla;

  1. 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
  2. 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
  3. 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç),
  4. 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
  5. 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
  6. 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
    7)20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;
    İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına),
    Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine" karar verilmiş ve verilen karar 30/11/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
    İstanbul Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2023/301 Esas 2023/1320 Karar Sayılı Kararında ".... Davalı şirket faktoring şirketi olup dava konusu çek de faktoring işlemine konu edilmiş olup, HMK'nın 266.maddesinde, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren hallerde hakimin bilirkişi oy görüşünün alınmasına karar verceği hüküm altına alınmıştır bu durumda TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazanmasına karar verceği hüküm altına alınmıştır bu durumda TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran faktoring işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken gerek 6361 sayılı finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri kanunu ile buna ilişkin yönetmelik ile BDDK genelgeleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılıp faktoring şirketlerinin sorumluluğunda bulunduğu gözetilerek, bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının dava konusu çeki iktisabında ağır kusurlu olup olmadığı, çek bedelinin istirdadı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda tarafların ticari defter kayıtları da incelenerek alanında uzman bilirkişi veya bilirkişiler aracığıyla biirkişi inccelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde kara verilmesi doğru olmamıştır...." yönünde karar vermiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2023/301 Esas, 2023/130 Karar sayılı ilamı)
    Eldeki davada; davalı şirketin bir faktoring şirketi olması, davacı vekilinin dava dilekçesinde 6361 sayılı yasadan kaynaklı iddialarda bulunduğu hususları göz önünde bulundurularak uyuşmazlığın çözümünde 6361 sayılı yasa hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiği, yukarıda ifade edilen içtihat ile HSK 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı Kararı gereğince davaya bakmala görevli olan İstanbul 6., 7., 8. veya 9. Asliye Ticaret mahkemelerine dosyanın gönderilmesi gerektiğinden HMK'nın 138. Maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde açıklanan nedenlerle mahkememize tevzi olan işbu davanın esasının kapatılmasına, dosyanın davaya bakmakla görevli İstanbul 6., 7., 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
    HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
    1-Davaya bakmakla görevli mahkemelerin İstanbul 6, 7, 8, 9 nolu Ticaret Mahkemeleri olduğu görülmekle dosyanın İstanbul 6., 7., 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE,
    2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA,
    Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın mahiyeti gereği KESİN olmak üzere karar verildi. 09/02/2026

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim