mahkeme 2025/967 E. 2025/932 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/967
2025/932
31 Aralık 2025
T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/967 Esas
KARAR NO:2025/932
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 30/12/2025
KARAR TARİHİ : 31/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 30/12/2025 tarihli dava dilekçesi ile; müvekkili aleyhine davalı tarafından .... İcra Dairesi 2025/... Esas numarasına kayıtlı takip başlatıldığını, yapılan takibin açıkça usule aykırı olduğu gibi davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takibine konu alacakların hukuki dayanağı olmadığını, müvekkilin ne borçlu şirketle bir ilgisi ne de böyle bir borcu bulunduğunu, müvekkili hakkında hiçbir yasal dayanak belirtilmeden icra takibi başlatılmış olup borcun sebebi olarak tarihli TL bedelli senet olarak gösterildiğini, zira müvekkilinin davalı ile bir ticari alışverişi olmadığını, davalı tarafın haksız kazanç elde etmeye çalışılarak ya tutarsa mantığıyla hareket ettiğini ve kısmen de başarılı olduğunu, davalının müvekkili şirketten hangi olay ya da durum sebebiyle alacaklı olduğunun anlaşılamadığını, 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerinin gönderildiği zamanlarda ve hala daha müvekkilinin eşi ...'dan ayrı yaşadığını, müvekkilinin ... adresinde iki yılı aşkın zamandır ikamet etmediğini, yapılan tebligatlarda müvekkilinin işbu adreste oturmadığı bilindiği halde gerekli soruşturma yapılmamış olup müvekkili araştırılmadan doğrudan ya muhtara tebliğ edilmiş yada yapılan tüm tebligatların usule aykırı olduğunu, müvekkilinin imzalamış gibi göründüğü evrakların hiçbirinde kendi imzası bulunmadığını, her bir tebligat evrakına bakılacak olursa sürekli farklı ve müvekkiline ait olmayan imzaların olduğunun basitçe tespit edileceğini, kumpas içine düşen müvekkilinin borçlu olarak dosyada yer almak istemediğini, ayrıca asıl dosya borçlusu olarak gözüken ... Şirketi ile de müvekkilinin hiçbir bağlantısı bulunmadığını, müvekkilim tamamen ... ailesinden ayrı yaşamakta, çocuklarıyla kendi kök ailesinin desteği ile ayakta durmaya çalışan bir kadın olduğunu, müvekkilinin davalı şirket ile arasında bugüne kadar hiçbir ticari ilişkisi olmadığından borcu bulunmadığını, kaldı ki davalının müvekkilinin borcunu ispatlayacak belge var ise sunması gerektiğini, davalı tarafın açıkça kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin tebligat adresinde olmadığı halde muhtara bırakılan tebliğ mazbatası ile takibin hukuka aykırı olarak kesinleştirilmesi usule aykırı olup tebliğ mazbataları incelendiği takdirde haklılığının ortaya çıkacağını, icra takibinin kesinleşmesinin hemen ardından müvekkiline ait araca ....İcra Müdürlüğü 2025/... esas sayılı dosyasından da haciz koyulduğunu, müvekkilinin davalı şirkete borcu olmadığı halde davalı tarafça bütün işlemler hızlıca ve kanuna aykırı olacak şekilde yapılmış, denetlenmesi için müvekkiline hareket kabiliyeti bırakılmamış ve müvekkilinin kendi babasının almış olduğu araca bile usulsüz şekilde haciz koyulmuş olduğunu belirterek davaya konu icra sebebiyle her türlü tazminat ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davalının alacağı olmadığı halde başlattığı .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyanın tahsili halinde, müvekkilinin ileride telafisi imkânsız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan mezkûr icra dosyasının, teminatsız veya mahkemenizce uygun görülecek bir teminat mukabilinde ve iş bu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar icra takibinin geçici olarak durdurulmasına ve .... İcra Müdürlüğü 2025/... esas sayılı dosyaya işbu davanın açıldığının uyaptan gönderilmesine, davalı aleyhine açılan ... İhbarnamesine itiraz olarak menfi tespit davasının kabulüyle davalı şirket ve müvekkili arasında mevcut ve geçerli bir ticaret (hukuki ilişkinin) olmadığının, müvekkiline usulsüz şekilde gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesi ve 89/2 haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun tebligatlar yapılmadan gönderildiğinin ve müvekkilinin işbu ihbarnamelere itiraz hakkının elinden alındığının bilirkişi imza incelemesiyle tespit edilmesine, akabinde icra takibinin haksız şekilde müvekkili aleyhine kesinleştirildiğinin ve müvekkilinin borcunun olmadığının tespitine, yapılacak araştırma neticesinde ... haciz ihbarnamesine itirazları ile birlikte kötü niyetle açılan takibin iptaline, kötü niyetle hareket ederek müvekkilin ticari hayatına onarılmaz zararlar veren davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizdeki dava; .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. Esas sayılı icra dosyasında İcra İflas Kanunu ... maddesine dayalı menfi tespit davasına ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-b, 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince yargı yolu ve görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle bu noktalarda incelenmiştir.
TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın "a-f" bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.
İİK'nın .... maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarih ve 3568 E., 6425 K. ve 17.12.2015 tarih ve 7065 E., 17162 K., sayılı ilamları da bu yöndedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5228 Esas, 2023/6468 Karar sayılı 06.11.2023 tarihli Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine ilişkin kararında ''2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudanbir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına, yukarıda belirtilen Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine, 06.11.2023 tarihinde 5235 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.'' şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan incelemede; taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde, davacıya borçlu olduğu gerekçesiyle çıkarılan haciz ihbarnamelerine itiraz edilememesi nedeniyle yedinde sayılan borçtan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istenmektedir. 01.10.2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, sh:476) Bu durumda, İİK'nın .... maddesine dayalı olarak açılan davada, yukarıda yer verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5228 Esas, 2023/6468 Karar sayılı 06.11.2023 tarihli kararında da açıkça belirtildiği gibi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından, HMK'nın 114/(1)-c ve 115/(2). maddeleri uyarınca mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşılmakla, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK 114/1-c ve HMK 115/2 md. uyarınca davanın usulden reddine,
2-HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususlarında görevli mahkemece karar verilmesine, mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususunda da karar verilmesine,
4-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 31/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.