mahkeme 2025/936 E. 2026/1 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/936

Karar No

2026/1

Karar Tarihi

2 Ocak 2026

T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/936 Esas
KARAR NO:2026/1

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/12/2025
KARAR TARİHİ:02/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili 20/12/2025 tarihli dava dilekçesi ile; ... işletmesinin müvekkili şirket tarafından yürütüldüğünü, davalı-borçluya ait; ... plakalı araçlar ile 17.11.2024- 10.03.2025 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçiş yapıldığını, geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 7. Fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verilmekte ise de, işbu davaya konu ihlalli geçiş ücretlerinin anılan süre içerisinde ödenmediğinin tespit edildiğini, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine müvekkil şirketçe; davalı-borçlu aleyhine ....İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5 maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin 4 katı tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış olup, davalı-borçluya ödeme emrinin 22.09.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davalı-borçlunun“borcun tamamına, faize, faiz oranına,yetkiye ve her türlü ferilerine” 23.09.2025 tarihinde itiraz etmiş, ilgili icra müdürlüğünce de söz konusu itirazın süresinde olması halinde takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, davalının itirazlarınını zaman kazanma amacı ile haksız ve kötüniyetle yapılmış olduğundan, süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığını, davalı borçlunun itiraz dilekçesinde yapmış olduğu yetki itirazının yerinde olmadığını, borcun tamamına yönelik itirazlarının asılsız olduğunu, ücret ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine ilişkin tesis edilen işlemlerin 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’a uygun şekilde yürütüldüğünü, bu kapsamda başvuranın yaptığı ihlalli geçişlerle ilgili ceza uygulanmasının hukuka uygun olduğunu, davalı borçlunun icra takibine konu faize, faiz oranına, borcun tüm ferilerine (KDV alacağına) yönelik itirazlarının da mesnetsiz olduğunu, davacı müvekkilinin uğramış olduğu zararın tahsilinin tehlikeye girmemesi için davalı borçlu şirkete ait araçlarının ve davalı borçlu şirkete ait diğer tüm malvarlığının borca yetecek kısmına ihtiyati haciz konulması gerektiğini belirterek davanın kabulüne, davalı-borçlunun ....İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. sayılı dosyası kapsamında yapılan itirazın iptali ile, takibin, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un ilgili maddelerince geçiş ücretine uygulanan “ dört katı tutarındaki ceza” ile avans faiz oranlarında yapılan değişiklikler uyarınca faizin değişen oranlarda kademeli olarak hesaplanması gerektiği göz önünde bulundurularak devamına, müvekkilinin alacağının tahsilini teminen .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasına sunulmak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesine, davalı-borçlu şirketin İİK.m.67/2.maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere İcra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı-borçlu şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili 26/12/2025 tarihli cevap dilekçesi ile; davaya konu olan icra takibinin yetkili icra dairesinde açılmadığını, 23.09.2025 tarihli borca itiraz dilekçesinde müvekkilinin yerleşim yerinin Tire/... olduğunu belirttiklerini ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının ise davasını yetkisiz mahkemede açtığını, alacaklının adresine açılan takibin yetkiye uygun bir takip olabilmesi için alacağın karz aktinden kaynaklanması gerektiğini, karz'ın tüketim ödüncü olduğunu, para ya da mislî bir malı fazlalık talep etmeden ödünç vermeye dendiğini, otoyol alacakları karz akdi niteliğinde olmadığını, bu nedenle yetki itirazlarının yerinde olduğunu, icra takibinin ve davanın davalının yerleşim yerinde açılması gerektiğini, yetkisiz yerde açılan davanın ve takibin usulden reddi gerektiğini, ödeme emrinde ihlalli geçiş yazan araç plakalarının yazılmamasının usulden red sebebi olduğunu, müvekkilinin HGS/OGS hesapları mevcut olup hesabında yeterli bakiye mevcutken ilgili bedelin davacı tarafından çekilmediğini, ilgili yasal mevzuat incelendiğinde bahse konu takibin açılabilmesi için önce davacı kurum tarafından SMS, mail, telefon vb. iletişim yolları ile müvekkilinin bilgilendirilmesi gerektiğini, ancak söz konusu icra takibinin tebligatı yapılana değin müvekkilinin bahse konu borçtan haberi olmadığını, müvekkilinin bilgilendirilmediğini, bu nedenle davanın reddi, mahkeme aksi kanaatte ise 4 katlık ceza miktarından sorumlu tutulmaması gerektiğini, müvekkili şirket yetkilisinin Ekim 2024 tarihinden beri Ödemiş Cezaevi'nde tutuklu olduğunu, bahse konu bildirimler gerçekten yapılmışsa dahi müvekkilinin bildirimlerden haberinin olmasının mümkün olmadığını belirterek huzurdaki davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, mahkeme aksi kanaatte ise TBK m.138 gözetilerek sözleşmenin uyarlanmasına ve müvekkilinin sadece geçiş ücretinden sorumlu tutulmasına, kalan sair hususların tümden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasında otoyol ihlalli geçiş bedeline dayalı alacak istemi ile başlatılan icra takibine davalı yanın itirazının iptali talebine ilişkindir.
Mahkememizce ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Tire Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkereler yazılarak davalının tacir olup olmadığı hususu araştırılmıştır.
TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır.
TTK'nın 12. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.”
19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile 6762 sayılı TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Anılı kanuni düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; Mahkememizce davalı gerçek kişinin son olarak bağlı bulunduğu ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye "... İlgi yazınızda sorulmakta olan ...(T.C. NO:...)'in aktif kaydına Müdürlüğümüz sicil kayıtlarının tetkikinde rastlanılmamıştır...", Tire Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye "...Mükellefiyetinin 30/03/2009 tarihinde başladığı ve ... Mah ... Sk Dış Kapı No: 58
Tire/... Adresinde 494102 - Kara Yolu İle Şehirler Arası Yük Taşımacılığı (Gıda, Sıvı, Kuru Yük, Vb.) (Gaz Ve Petrol Ürünleri Hariç) Ve 493104 - Halk Otobüsü/Otobüs İle Yapılan Şehir İçi Ve Banliyö Yolcu Taşımacılığı faaliyetlerini yapmakta olduğu, Mükellefin gerçek usulde vergilendirildiği, Ödevlinin defter beyan sistemi kayıtlarına göre işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu dolayısıyla mükellefin ikinci sınıf tüccar olduğu ve VUK'un 177. madde dışında kaldığının.
.." ,... Defterdarlığı'na yazılan müzekkereye ".. vergi numarasında kayıtlı ... Dairemiz mükellefidir. Mükellefin dairemize vermiş olduğu en son 2024 Yıllık gelir vergisi beyannamesinde alış tutarının 54.136,30 TL, satış tutarının 116.666,67 TL olduğu, bu nedenle İşletme Hesabı Esasına göre defter tuttuğu ve Vergi Usul Kanununun 178.nci maddesine göre 2.sınıf "Tacir" sayıldığı,Vergi Usul Kanunu 177.nci maddesindeki hadleri aşmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan bu maddelerde belirtildiği gibi mükellef 2.sınıf Tacir'dir. Konuya ilişkin Mükellefin 2024 yılı Beyannamesine göre VUK'nun 177.maddesi uyarınca 1.fıkra 1 ve 3 nolu bentteki limitlerin yarısını, 2 nolu bentteki limitin tamamını aşmamaktadır..." şeklinde cevap verildiği anlaşılmıştır.Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda dosyanın görev yönünden irdelenmesinde; davalının ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün cevabi yazısı uyarınca da tacir olmadığı,...Vergi Dairesi Müdürlüğü ve ... Defterdarlığı'ndan gelen cevabi yazılar uyarınca davacının 2. Sınıf tacir sayıldığı ancak mükellefin 2024 yılı Beyannamesine göre VUK'nun 177.maddesi uyarınca 1.fıkra 1 ve 3 nolu bentteki limitlerin yarasını, 2 nolu bentteki limitin tamamını aşmadığı bu nedenle tacir sayılamayacağı, ikinci sınıf tüccar olanlar ve işletme hesabına göre defter tutanların tacir olarak kabul edilebilmesi için VUK 177. Maddesindeki limitleri aşması gerektiği, gelen müzekkere cevaplarına göre de esnaflık sınırlarını aşan faaliyet tespit edilememekle davalının tacir olmadığı görüldüğü, geçiş ihlaline konu araç ticari olsa da davalının tacir olmadığı durumlarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı, bu hususun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi 2022/2987 Esas 2022/2547 Karar sayılı ilamında da ''aracın ticari araç olduğu kaydı bulunmakla birlikte davalının tacir olduğuna ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığından ve de incelenen vergi kaydından davalının tacir olmadığının anlaşılması sebebiyle Asliye Ticaret Mahkemesine verilen görevsizlik kararının isabetli olmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu anlatılanlar ışığında tüketici vasfına haiz olmayan ancak bunun yanında tacir olmadığı da anlaşılan davalı hakkındaki davanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemelerince çözümlenmesi gerektiği anlaşılmakla...'' şeklinde belirtildiği bu kapsamda eldeki davanın nispi ticari dava da olmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında, her ne kadar davacı tacir ise de, davalının gerçek kişi olduğu ve tacir olmadığı, uyuşmazlığın HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla açıklanan tüm bu nedenlerle HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2019/4302 Esas, 2019/5615 Karar).
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince görev dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-HMK'nın 2. maddesi gereğince MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, görevli Mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK 20.maddesi uyarınca süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmişse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflardan birinin Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi aksi takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra davaya devam edecek olan İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep halinde yargılama giderleri hakkında Mahkememizce karar verilmesine,
5-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK 345/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. 02/01/2026

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim