Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/900
2026/95
5 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/900 Esas
KARAR NO :2026/95
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:09/12/2025
KARAR TARİHİ:05/02/2026
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan
yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; olay tarihi olan 30/08/2025 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç seyir halinde iken sürücünün kusuru neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle araçta yolcu olan müvekkili ... 'ın yaralandığını, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı K.T.K.‘nın 52/1-A maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında ... plaka sayılı aracın ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili ...'ın söz konusu trafik kazası nedeniyle ağır yaralandığını beyanla maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; 50 TL Sürekli iş göremezlik, 25 TL Geçici iş görmezlik , 10 TL Sürekli Bakıcı gideri , 15 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, 30/08/2025 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili şirkete 22/05/2025-2026 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Poliçesi ile sigortalı olduğunu , söz konusu poliçede teminat limiti kişi başı 2.700.000,000 TL olduğunu, sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur durumunun tespiti gerektiğini, davacının mevzuata uygun maluliyet raporu sunmadan başvuru yaptığını, kazanın üzerinden henüz 3 ay geçmişken ve stabilizasyon süresi dolmamışken alınacak raporun hiçbir şekilde hükme esas alınamayacağını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca genel şartlar ile belirlenen TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,65 teknik faiz oranı esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi giderleri poliçe kapsamında olmadığını,“bakıcı gideri” tazminatının tedavi teminatı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, davayı hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber müşterek müteselsil sorumluluk çerçevesinde hüküm kurulmasını kabul etmediklerini, faiz talebinin reddedilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Mahkememizde açılan işbu dava, trafik kazası nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, sürekli bakıcı gideri ve tedavi giderinin tahsili istemine ilişkindir.
28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik TTK 'nın 5/A maddesinde'' Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.'' düzenlemesi yer almakta olup 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle yapılan değişiklik 01.09.2023 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile “ Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır.
'' hükmünün ve 18/A maddesinde;
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' hükümlerinin cari olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacının taleplerinin incelenmesinde; mahkememizde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, dava dilekçesi ekinde bu başvurunun yapıldığına dair bir delil bulunmaması nedeniyle mahkememizin 19.12.2025 tarihli tensip zaptının 18 numaralı ara kararı ile birlikte birlikte davacı vekiline, arabuluculuk son tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış tasdikli suretinin sunulması için 1 haftalık kesin süre verildiği, aksi halde davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 yollamasıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesindeki dava şartı yokluğundan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi uyarınca usulden reddedileceğinin ihtar edildiği, yani davacı vekiline kanunen verilen bu sürenin yeni bir başvuru yapılması için değil, zaten daha önce yapılmış olması gereken başvuru sonucunun ibrazı için verilmiş olduğu, davacı vekilince sunulan arabuluculuk son tutanağının incelenmesinde başvurunun, dosyanın davacı talebi ile mahkememize kaydının yapıldığı 09/12/2025 günü saat 14:35'den sonra , 09/12/2025 günü saat 14:51'de yapılmış olduğu dolayısıyla davacı tarafça dava açılmadan önce arabulucuya başvuru yapılmamış bulunduğu anlaşılmıştır. İstanbul BAM 9. H. D' nin 2023/1179 esas ve 2023/1309 Karar sayılı ilamında''.. 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu halde davanın arabulucuya başvuru yapılmadan doğrudan açılmış olmasına, davacı dava tarihinden sonra arabulucuya başvurmuş olsa dahi zorunlu dava şartı olan "arabulucuya başvuru" koşulunun tamamlanabilir dava şartı olmamasına göre İlk Derece Mahkemesince davalı Sigorta Şirketi yönünden zorunlu dava şartı arabuluculuk koşulu yerine getirilmediğinden usulden red kararı verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur...." gerekçesi ile karar verilmiştir.'' şeklinde belirtildiği üzere arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı, yine HMK 115/3 maddesinde '' Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.'' hükmünün bulunduğu, bu kapsamda yapılan incelemede öncelikle mahkememizce esasa girilmeden önce anılan usul eksikliğinin farkedildiği denilmek suretiyle belirtildiği üzere genel hüküm niteliğindeki HMK 115. maddesinin somut olayda uygulama imkanı bulunmadığı, netice olarak davacı tarafça arabulucuk dava şartı tamamlanmadan işbu davanın ikame edildiği anlaşılmakla, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Dosya incelendi. Araştırılacak başkaca bir husus kalmadığı anlaşıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklanacağı üzere;
1-Davanın, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesi ile 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-Harç peşin yatırıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5- Davalı kendisini vekille temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Taraflarca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/02/2026
Katip ..
e-imza
Hakim ....
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.