Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/92

Karar No

2024/787

Karar Tarihi

3 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/594 Esas
KARAR NO : 2024/797

DAVA : Alacak - Tazminat
DAVA DEĞERİ : 168.603-TL (86.000 Euro karşılığı)
DAVA TARİHİ : 03/07/2008
KARAR TARİHİ : 05/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin Almanya'da ikamet ettiğini, kazandığı birikimleri ...TAŞ'ye başvurarak değerlendirmek istediğini, banka çalışanları tarafından ...Bank ... Limited'e hesap açmak zorunda bırakıldığını, müvekkilin 05/06/2003 tarihinde ...Almanya temsilcliğine verdiği dilekçe ile ...Bank ... nezdinde bulunan hesaplarının kapatılarak normal mevduat hesabına çevrilmesini ve cüzdanının kendisine gönderilmesini talep etmesine rağmen bu talebinin işleme konulmadığını, fiili olarak KKTC'de kurulmuş olan bütün ... bankaları Türkiye'de kurulmuş olan ana bankaların yan kolları şeklinde kurulduklarını, ...Bankasında yapılan dolandırıcılık faaliyetleri dolayısıyla İstanbul ... Ağır Ceza Mahkemesi ...esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde denetimi yeterince yerine getirmeyen kamu kurumlarının da sorumlu olduğunun belirtildiğini, ...Bankasına aktarılan... paralarının ... ailesine ve ... grubu şirketlerine aktarılarak zimmete geçirildiğinin belirtildiğini, bu nedenlerle müvekkilin yatırmış olduğu 168.603,00TL( 86.000,00EURO) 'nin muacceliyet tarihinden fiili ödeme gününe kadar işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılarca müştereken ve müteselsilen ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekili cevap dilekçesinde özetle; özel hukuk tüzel kişisi olmayan TMSF'nin görevini ifa ederken hukuk aleminde ortaya koyduğu eylem ve işlemlerden menfaatleri ihlal olduğu noktasında bulunan kişiler söz konusu eylem ve işlemlerinden dolayı Bankalar Kanunu uyarınca idari yargı organlarında iddialarını yerine getirebileceklerini, bu nedenle işbu davaya görev itirazında bulunduklarını, davanın adli yargıda değil idari yargıda görülmesi gerektiğini, davacının ... Ltd'e yatırmış olduğu paranın muhatabının ne müflis T....Bankası AŞ ne de TMSF olmadığını, talep edebileceği yerin yine ...Bank ... Ltd olduğunu, mevduat kabul edilen bütün bankaların topladıkları tasarruf mevduatını sigorta ettirmek zorunda olduklarını, sigorta kapsamı dışında olan ... hesapların TMSF'den talep edilmesinin mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, fonun dava konusu meblağla ilgili hiçbir işlem yapmadığını, mevzuat gereği yapmasının mümkün olmadığını, yükümlü olmadığı hesaptan dolayı da TMSF'ye başvurma imkanı bulunmadığını, bu nedenlerle davacının talep ettiği parayı ödeme yükümlülükleri bulunmadığından davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava zamanaşımı süresi geçirildiğinden dolayı öncelikle davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, idari işlemlerden dolayı kişiler hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalara bakmakla yükümlü mahkemelerin idare mahkemesi olduğunu, senedin aslı yerine ikincil piyasa işlemi sonucu bankalardan Devlet İç Borçlanma Senedi karşılığında belge veya makbuz alan yatırımcılara mevcut hukuki yapı ve mevzuat çerçevesinde müsteşarlığın ödeme yapmasının mümkün olmadığını, dava konusu zararların ortaya çıkmasına yol açan herhangi bir idari iş ve eylem ortaya konamadığını, sadece karineye dayalı olarak dava ikame edildiğini, bu nedenlerle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil kurumun yönetim kurulu olarak idare içinde yer aldığı için görev yönünden reddinin gerektiğini, davanın yetki yönünden de reddedilerek yetkili Ankara Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun ...hesaplar nedeniyle ...mudilerine karşı sorumluluğunu getirecek akdi, kanuni veya hukuki bir ilişkinin bulunmadığını, hesabın niteliği ne olursa olsun Bankalar Kanununun müvekkil kuruma vermiş olduğu yetki ve görevler çerçevesinde dava konusu alacakla ilgili BDDK'nın herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Sermaye Piyasası Kurulu vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın adli yargıda değil idari yargıda tam yargı davası olarak açılması gerektiğini, mevduatın ödenmesi ile ilgili kesin işlem tesis etme yetkisinin TMSF'ye ait olduğunu, davacının ...Bank ...Ltd' de açtırdığı vadeli mevduat hesabı nedeniyle zarara uğramasından kurulun sorumluluğunun bulunmadığını, Bankalar Kurulu Kararı çerçevesinde T....Bankası TAŞ nezdindeki tasarruf mevduatı niteliğini haiz hesap sahiplerine belirlenen esas ve usuller çerçevesinde ödeme yapılmasının uygun görüldüğünü, tasarruf mevduatı mudilerine 17/01/2004 tarihinden itibaren ödeme yapılmaya başlanıldığını, davacının ...Bankasından açtırdığı vadeli mevduat hesabı nedeniyle zarara uğramasında kurulun hiçbir sorumluluğunun olmadığını, davacının taraf sıfatının belirsiz olduğunu, bankanın denetim ve gözetiminin bankalar kanunu hükümlerine tabi olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve Bahattin ... vekili cevap dilekçesinde özetle; hesabın ...Bankası ...bankasının hesabı olduğunu, müvekkilin sorumlu tutulamayacağını, T....Bankası TAŞ'nin yönetim kurulunda görev yapmış bulunan müvekkilin ...Bank ...Ltd'e yatırılan mevduatlar nedeniyle hukuken sorumlu tutulamayacağını, müvekkilin T....Bankası TAŞ'deki görevlerini tamamen yasalara ve bankacılık ilke ve teamüllerine uygun olarak yerine getirdiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerin T....Bankası TAŞ'nin hissedarı ya da yöneticisi olmadığını, ...Bankası yönetim kurulu üyesi olmayan müvekkillerin sorumlu tutulamayacağını, davanın öncelikle zamanaşımı süresi dolduğundan zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, müvekkillerin davacıyı bir borcu olmadığından alacak iddiasına itiraz ettiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin T....Bankası TAŞ'nin yönetim kurulu üyesi olmadığını, işbu davada taraf olması ve bir zarardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davanın pasif husumet yönünden reddinin gerektiğini, müvekkillerin davacıyı bir borcu olmadığından alacak iddiasına itiraz ettiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın husumetten reddinin gerektiğini, dava bakımından taraf sıfatı olmadığını, ...Bank ...Ltd'de yönetici olduğuna dair iddiaların tümünün asılsız olduğunu, bankadaki görevinin sekreterlik olduğunu, müvekkilin davacıyı bankaya yatırım yapmaya ikna etme ya da bu yönde teşvikte bulunma yetki ve görevi bulunmadığını, müvekkil ile davacının yüzyüze dahi gelmediğini ve davacı üstünde herhangi bir tesiri olmasının mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizde açılan işbu dava; ...Bankası'na yatırılmak istenilen mevduatın davalı Müflis Bankanın çalışanlarının yönlendirmesi ve mevduat sahibinin iradesinin sakatlanması suretiyle ...Bank ...Limited Şirketi hesabına yatırılması ve tahsil edilmemesi nedeniyle banka yöneticilerinin sorumluluğuna istinaden davalı bankadan tahsili istemine ilişkin iflas masasına vaki başvurunun reddi kararının iptali ile alacağın masaya kayıt ve kabul istemi ile davalı banka yöneticilerine yönelik sorumluluktan kaynaklı doğrudan doğruya zarara yönelik alacak isteminden ibarettir.
Mahkememizde işbu davanın İstanbul ...ATM'nin ... Esas sayılı dosyasında acıldığı ve 02/11/2010 gün ve 2010/610 sayılı karar ile "davacı ...'ın , dava dışı ...AŞ'de hesap açmak için başvurduğu ve yanıltılarak paranın ....Ltd. Şti hesabına yatırılmasının sağlandığını belirterek, davalı TMSF , SPK ve Hazine Müsteşarlığı ve BDDK aleyhine açılan davanın, davalı kurumların mevduat sahiplerinin menfaatlerini ihlal eden banka uygulamalarına engel olmadıklarını belirterek, denetim yapmadıklarından sorumlu oldukları belirtilmiş ise de , bu davalıların alınan idari kararla ilgili bankaya el koydukları ve gerekli denetim yapılmadığı iddiasına dayalı tazminat sorumluluğunun ancak idari kurum olan işbu davalılara karşı idari nitelikteki işlemlerden ötürü başvurulacak tam yargı davası yolu ile tazminat isteminin idari yargı yolunda başvurulabileceği gerekçesi ile , işbu davalılar yönünden davanın yargı yolu nedeniyle reddine, diğer davalılar aleyhine ise, TMSF ve BDDK kararları ile el konulan bankanın yönetim kurulu üyeleri oldukları ve aleyhine talepte bulunabilmesi için TTK 309, 336 ve 341 maddeleri gereğince açılacak sorumluluk davasında tazminat talep edilebileceği ancak verdikleri iddia edilen zararın muaccel olup ödenmeyen 86.000-EURO'nun bahsi geçen maddelere uygun açılmış bir sorumluluk davası bulunmadığından reddine karar verildiği, işbu kararın davacı ve katılma yolu ile davalı TMSF tarafından temyiz edildiği, diğer davalıların temyiz başvurusu bulunmadığı ve temyiz üzerine Yargıtay 11. HD'nin 2011/10950 E.-2012/17445 sayılı ve 06/11/2012 tarihli kararı ile özetle;
"1-Davalı TMSF vekilinin temyiz istemi , davalılar BDDK TMSF SPK ve Hazine Müsteşarlığı yönünden davanın idari yargı yönünden diğer davalılar yönünden ise usulüne uygun açılmış sorumluluk davası bulunmadığı gerekçesiyle, reddine karar verildiği ve red sebeplerinin aynı olmasına rağmen , haklarındaki dava idari yargı yolu nedeniyle reddedilenlere tek diğer davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tüm davalılar için tek vekalet ücreti hükmedilmesinin doğru olmadığı,
2-Davacının, diğer davalılar yönünden temyiz itirazına gelince, dava , dava dışı ...Bankası aracılığı ile ...Bankası ...Ltd bankasında davacı adına hesap açılarak, açılan hesapta bulunan paranın kendisine iade edilmemesi sebebiyle ...Bankası yöneticileri aleyhine , uğranılan zararın tazmini için açılan sorumluluk davası olduğu halde mahkemece anılan davalılara karşı usulüne uygun olarak açılmış bir sorumluluk davası bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının , davalıların eylemiyle doğrudan doğruya zarara uğradığını belirterek verdiği paranın iadesini talep ettiğine göre, mahkemenin davalı ... ve arkadaşları hakkındaki davayı red gerekçesinin yerinde olmadığı, aralarında davalı ...'ın da bulunduğu ...AŞ yöneticileri aleyhine ... Ltd'ye aktarılan paralarla ilgili olarak dolandırılıcılık yaptıkları iddiası ile İstanbul ... AĞCM'nin ... Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, davacı ve davacı durumundaki mudilerin iradesinin fesada uğratıldığının veya benzer bir eylem tespit edilerek davalı ... ve diğer T....Bank yöneticileri hakkında verilebilecek olası bir mahkumiyet kararının eldeki davayı etkileyebileceği, bu nedenle işbu davanın akıbetinin araştırılması, davanın davalıların haksız fiiline dayalı olarak açıldığı gözetilerek sonucunun beklenmesi, mahkumiyet kararı çıkması halinde BK m.53 çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle BK'nın m.41 ve TTK'nın m.321 son maddeleri uyarınca davalıların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davacının dava dışı T. ...Bankası yöneticileri hakkında doğrudan açtıkları sorumluluk davası" bakımından İstanbul ... ATM'nin kararı bozulmuş ve mahkemelerin yeniden yapılandırılması ve kurulması sürecinde dosyanın İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esasına kayıt edilerek bozma ilamına uyularak İstanbul ... AĞCM'nin ... sayılı dosyasında açılan dava ... Esas sayılı tefrik edilen dosya ile birlikte aynı mahkemenin ...Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği tespit edilerek, mahkememizce bahsi geçen İstanbul ... AĞCM'nin ...Esas ve bu dosya ile birleştirilen ... hakkındaki ...E. Sayılı dosyada verilecek karar bekletici mesele yapılmıştır.
Mahkememizin...Esas 2018/964 Karar sayılı dosyasında 01.11.2018 tarihli kararı ile ; "1-Davanın, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ... yönünden kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak üzere (dava dışı müflis ...Bankası İflas Masası yönünden) 168.603,00 TL'nin 05/06/2003 temerrüt tarihinden reeskont faiziyle birlikte davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davalı kurumlar yönünden verilen ''davanın yargı yolu nedeniyle reddine'' dair önceki hüküm kesinleşmekle yeniden hüküm tesisine yer olmadığına," dair karar verildiği,
Davalılar..., ..., ... ve ... tarafından kararın temyiz edildiği,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/591 Esas 2022/9118 Karar sayılı ilamında;
" Davalılar ... ,..., ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde müvekkillerinin bankanın yönetim ve denetim kurullarında görev almadıklarını, İstanbul ... Ağır Ceza Mahkemesi 29.03.2013 gün ve... Esas... Karar sayılı dosyasında ve bu dosyadan tefrik edilen dosyalarda müvekkillerinin ceza almadıklarını, bir kısmının beraat ettiğini ve bir kısım davalılar için zamanaşımı nedeniyle ceza davalarının düştüğünü savunarak kararın bozulmasını istemiş, yapılan incelemede ve dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda da bu hususlar tespit edilmiştir. Hal böyle iken, mahkemece anılan itirazları karşılayacak ve denetime elverişli bir gerekçe olmaksızın adı geçen davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesi ile mahkememiz kararı bozularak dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin yukarıdaki belirtilen ... esasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce son bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda;
Mahkememiz dosyası inceleme yapılmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup; Bilirkişiler...,...,... ve ...tarafından hazırlanan raporda özetle; "Dava konusu uyuşmazlığın esası; Davacı taraf müflis T....Bankası T.A-Ş.'ye aktarılan ...paralarının ... ailesine ve ... grubu şirketlerine aktarılarak geri ödenmeyen 168.603,00 TL nin (86,000,- EUR) muacceliyet tarihinden fiili ödeme gününe kadar işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili talebinden ibarettir.
Muhterem Mahkemece 04.04.2024 tarihli celsede bilirkişi heyetimize verilen görev; bozma ilamına göre temyiz eden davalılar ... ,..., ..., ... ve ...'ın ceza dosyası kapsamındaki deliller dikkate alınarak dava konusu ... hesabına gönderilen para nedeni ile oluştuğu iddia edilen zarardan sorumlu olup olmadıklarının, sorumlu iseler oluşan zarardan ne miktarda sorumlu olduklarının tartışılması, davacının işbu davalılardan talep edebileceği, sorumluluğa dayalı tazminat miktarının 81 sayılı BK 41 (TBK 53, TTK 321 son maddesi) gereğince tespitidir.
6762 sayılı eski TTK m. 321 hükmüne göre;
“Temsile salahiyetli olanlar şirketin maksat ve mevzuuna dahil olan her nevi işleri ve hukuki muameleleri şirket adına yapmak ve şirket unvanını kullanmak hakkını haizdirler.
Temsil salahiyetinin tahdidi, hüsnüniyet sahibi üçüncü şahıslara karşı hüküm ifade etmez. Ancak temsil salahiyetinin sadece merkezin veya bir şubenin işlerine hasrolunduğuna veya müştereken kullanılmasına dair tescil ve ilan edilen tahditler muteberdir.
Anonim şirket adına tanzim edilecek evrakın muteber olması için, aksine esas mukavelede hüküm olmadıkça temsile selahiyetli olanlardan ikisinin imzası kafidir.
Temsile salahiyetli olanlar tarafından yapılan muamelenin esas mukaveleye veya umumi heyet kararına aykırı olması, hüsnüniyet sahibi üçüncü şahısların o muameleden dolayı şirkete müracatına mani olamaz.
Temsile veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirket mesul olur. Şirketin rücu hakkı mahfuzdur."
TTK m. 321/son hükmünün uygulanabilmesi için şirketi temsile yetkili kişilerin mevcut olması ve bu kişilerin vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri bir haksız fiilin bulunması gerekir.
Yukarıda da belirtildiği üzere, İstanbul ...Ağır Ceza Mahkemesi’nin... E., ... K. sayılı 29.03.2013 tarihli kararının;
223. Sayfasında davalılardan...’ın, ...’ın, ...’ın bankada görevinin bulunmadığı, ...’ın 02.06.1986-31.12.2000 tarihleri arasında Hazine ve Dış İlişkiler Müdürü olarak, 15.02.1991-10.12.1994 tarihleri arasında ise Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptığı tespitine yer verilmiştir.
Kararın 351 sayfasında “a)... Ltd'in Hukuki Yapısı” başlığı altında... Limited Şirketi’nin ilk kuruluşunda % 86 hissesinin T. ...Bankası T.A.Ş’ye, % 5'i ...'a ve geriye kalan % 9 hisse de %1"er hisse olmak üzere ..., ..., ..., ..., ..., ...,...,...,...ve ...’ya ait olduğu, kurulduğu andaki yöneticilerinin ..., ... ve ... oldukları, 05/11/1993 tarihinde T. ...Bankası T.A.Ş’nin ...Bank ...Limited'de bulanan % 86 hissesinin yine tamamı ... ve yakınlarına ait ... Devleti'nde kurulmuş bulunan ... şirketine devredildiği, ...Bank ...Limited’in yönetim ve denetimini kontrol eden...Devleti'nde kurulmuş bulunan ...şirketinin hisselerinin % 70’ine ..., %20'sine ..., ve % 10'una...'ın sahip olduğu, ... ve ...'in ...'ı müştereken temsil ve imzaya yetkili bulundukları, ...Bank ...Limited şirketinin en son Direktörler Kurulunun (Yonetim K urulu) Üyeleri...,...,...'dan oluştuğu tespitlerine yer verilmiştir.
Bu tespitler çerçevesinde davalılar..., ... ve ...’ın Imar Bank ...Limited Şirketi’nde görevinin bulunmaması sebebiyle 6762 sayılı eTTK m. 321/son hükmünün somut olayda uygulanamayacağı neticesine ulaşılmıştır. ... ise 02.06.1986-31.12.2000 tarihleri arasında Hazine ve Dış İlişkiler Müdürü olarak, 15.02.1991-10.12.1994 tarihleri arasında ise Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmasına karşın, dava konusu zararın ...’ın söz konusu görevini yerine getirirken işlediği bir haksız fiilden kaynaklandığına ilişkin bir delile dosya kaspamında ulaşılamamıştır.
Ancak yine yukarıda belirtildiği üzere,
İstanbul ... Ağır Ceza Mahkemesi’nin ...E., ...K. sayılı 29.03.2013 tarihli kararının 351 sayfasında yer alan;
“...Bank ...Ltd’de yönetim kurulu üyeliği ve genel müdürlük görevini yürütmüş ve yürütmekte olan şahısların büyük bir bölümü, ... Ltd’in ortağı olup, aynı zamanda ... Grubu'na dahil şirketlerde hissedar ve yönetici konumunda bulundukları, bu nedenle de...T.A.Ş.'den ... Grubu'na yapılan kaynak aktarımında etkin rol oynadıkları anlaşılmaktadır. ...Bank ...Ltd’in yönetim ve denetimini ... Ailesi"nin kontrol ettiği, görünürdeki ana sermayadarı ... olan ...Bank ...Ltd. üzerinden ...Grubu'na kredi adı altında kaynak aktarımı yaplmıştır....T.A.Ş.'de ...Bank ...Ltd. ile ilgili düzenlenen muhasebe kayıtları iki banka arasında güçlü bir organik ilişki olduğunu göstermektedir.” açıklaması,
Kararın 299. Sayfasında yer alan ... Ltd.’den 01.01.2003-04.07.2003 tarihleri arasında kredi kullanan şirketler ve sorumlulukları bulunan yönetim kurulu üyeleri ile diğer sorumlulara ilişkin tablolarda ...’ın ve ...’ın ismine yer verilmiş olması,
Kararın 361. Sayfasında; “... ailesinin, yönetim ve denetimi ile sermayesini kontrol ettigi ... Grubu şirketler, bir bölümü gayri faal durumda olan 200 aşkın şirketten oluşmaktadır. ... n Grubuna dahil şirketlerin yönetim ve denetimi ile sermayesinin kontrolü esas olarak ...ailesine mensup ..., ..., ..., ...'da olmuştur. ... Bankasından ... Grubuna yapılan kaynak aktarımının bir bölümünün ... Grubuna dahil şirketlerde İ... kredisi seklinde izlendiği yukarıda da belirtilmişti. Özellikle ...A.Ş.'de bulunan ve murakıp raporlarında yer alan tespitlerle ... Bankası ve ...'un ... Grubu'na kullandırdığı kredileri gösterir listeler bulunmaktadır.“ tespitlerine yer verilmiş olması,
Kararın 365 vd. sayfalarında ... ile ilgili detaylı değerlendirmelere yer verilmiş, her ne kadaar 31.12.2000 tarihinde...TAŞ’deki yöneticilik görevinin çoğundan istifa etmiş olsa da baba ...’dan sonra ... ailesi içinde en etkili kişi olduğu ve bankaya el konuluncaya kadar bankanın yönetim ve denetimini fiilen elinde bulundurduğu tespitine yer verilmiş olması karşısında ise ... ile ...’ın dava konusu zarardan sorumluluğu bakımından takdir muhterem Mahkemenindir." şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce son bozma kararı da dikkate alınarak alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinden;
Mahkememizde açılmış bulunan işbu davada davacı ...'ın, Türkiye ...Bankasına parasını değerlendirmek üzere başvurduğunda, banka çalışanlarının yanıltıcı telkinleriyle 168.603,00-TL'sinin ...yerine, bu banka aracılığıyla ...Bankası ... Ltd. Şti nezdinde açılan hesaba yatırıldığı ve bankanın sebebiyet verdiği zararın davalılardan tahsiline ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, son bozma ilamından sonra verilen... E. - ... sayılı dosyasında "1-Davanın, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ... yönünden kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak üzere (dava dışı müflis ...Bankası İflas Masası yönünden) 168.603,00 TL'nin 05/06/2003 temerrüt tarihinden reeskont faiziyle birlikte davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ... ve...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davalı kurumlar yönünden verilen ''davanın yargı yolu nedeniyle reddine'' dair önceki hüküm kesinleşmekle yeniden hüküm tesisine yer olmadığına" şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İşbu kararı davalılar ...,, ..., ... ve ... temyiz etmiş ve Yargıtay kararı, " Davalılar ... ,, ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde müvekkillerinin bankanın yönetim ve denetim kurullarında görev almadıklarını, İstanbul... Ağır Ceza Mahkemesi 29.03.2013 gün ve ... Esas...Karar sayılı dosyasında ve bu dosyadan tefrik edilen dosyalarda müvekkillerinin ceza almadıklarını, bir kısmının beraat ettiğini ve bir kısım davalılar için zamanaşımı nedeniyle ceza davalarının düştüğünü savunarak kararın bozulmasını istemiş, yapılan incelemede ve dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda da bu hususlar tespit edilmiştir. Mahkemece itirazları karşılayacak ve denetime elverişli bir gerekçe olmaksızın adı geçen davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olması,(doğru olmamıştır)" gerekçesi ile mahkememiz kararı adı geçen 4 davalı yönünden bozulmuş ve mahkememizce bozmaya uyulmuştur.
Mahkememiz tarafından bozmadan sonra celp edilen ceza mahkemesi kararı kapsamı ve dosyadaki deliller, yargıtay bozma ilamı doğrultusunda değerlendirilmiş ve 30/08/2024 tarihli raporda, İstanbul .... AĞCM'nin ... Esas... Karar sayılı ve 29/03/2013 tarihli kararında, ..., ..., ...'ın bankada görevinin bulunmadığı ...'ın 02/06/1986 - 31/12/2000 tarihleri arasında hazine ve dış ilişkiler müdürü olarak, 15/02/1991 - 10/12/1994 arasında yönetim kurulu üyesi olarak Türkiye... Bankasında görev yaptığı, ... Ltd. Şti'nin hukuki yapısına bakıldığında, ilk kuruluşunda %86 hissesinin ... Bankasına %5 hissesinin ..., geriye kalan %9 hissenin %1'er hisse olarak, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...ve ...'ya ait olduğu, kurulduğu andaki yöneticilerinin ... , ... ve... olduğu, 05/11/1993 tarihinde ...T.A.AŞ'nin ,... Bankası ...Ltd'de bulunan %86 hissesinin ...'a ve ... devletinde kurulmuş bulunan ... şirketinin hisselerinin %70ini ... %20sinin ... ve %10unun...'ın sahip olduğu ve... Şirketinin temsil yetkisinin ...ve ...'ın müştereken ve müteselsilen imzalı yetkili bulundukları ... Ltd Ştinin yönetim kurulu üyelerinin...,...,...,...,... olduğu tespit edilmiş olup, bu tespitler karşısında..., ... ve ...'ın ... şirketinde görevlerinin bulunmaması sebebiyle 6762 sayılı eTTK'nın 321/son hükmünün somut olayda uygulanamayacağı, ...'ın yukarıda belirtilen tarihler arasında yönetim kurulu üyesi ve hazine ve dış ilişkiler müdürü olarak görev yaptığı ancak, dava konusu zararın bu şahsın görevi yaptığı tarihler arasında görevini yerine getirirken işlediği bir haksız fiilden kaynaklandığı bilgisine ulaşılamadığı belirlenmiştir.
Mahkememizce alınan 30/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda, özellikle İstanbul ... AĞCM'nin... tarihli kararının 351. Sayfasında, ... Ltd Ştinin yönetim kurulu üyeliği genel müdürlük görevlerini yürütmüş ve yürütmekte olan şahısların büyük bir bölümünü, ... Ltd Ştinin ortağı ve aynı zamanda ... grubuna ait şirketler oldukları, bu nedenle Türkiye ...Bankasından ... grubuna yapılan kaynak aktarımında rol oynadıkları, ... Ltd Ştinin yönetim ve denetiminin ... ailesinin kontrolünde olduğu, görünürdeki ana sermayedarın Pakrak Şirketi gösterilmesine rağmen, ... Ltd Şti üzerinden ... grubuna kredi adı altında kaynak aktarımı yapıldığı, böylece ...TA AŞ ile ... Ltd Şti arasında, düzenlenen muhasebe kayıtları ile güçlü bir organik ilişki olduğu tespit edildiği, ceza mahkemesi kararının 299. Sayfasında ... Ltd Ştinin 01/01/2003 - 04/07/2003 tarihleri arasında kredi kullanan şirketler ve sorumlulukları bulunan yönetim kurulu üyeleriyle diğer sorumlulara ilişkin tablolarda ... ve ...'ın ismine yer verildiği, bu nedenle bahsi geçen ceza mahkemesi kararının 365 sayfası ve devamı maddelerine belirtildiği gibi ... her ne kadar 31/12/2000 tarihinde ...Bankasında yöneticilik görevinden istifa etmiş olsa da baba ...'dan sonra ... ailesi için en etkili kişi olduğu ve bankaya TMSF'ce el konuluncaya kadar bankanın yönetim ve denetiminin fiilen ... ailesi mensuplarına ait olduğu, fiilen bu yönetim ve denetimi yürüttükleri tespit edilmiş olmakla, ... ve ...'ın davacının dava konusu zararından sorumlu olduğu tespit edilmiş olup, mahkememizce de bilirkişinin yapmış olduğu işbu tespitlerin dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olduğu belirlenmiş , davanın açıldığı tarih itibariyle dava konusu eylemlerden ötürü 20/12/2003 tarihinde en erken dava konusu talep edilen parayla ilgili 86.000-USD'lik paranın vadesinin dolduğu, bu süre ile dava tarihi 03/07/2008 tarihi arasında, (13 gün 6 ay 4 yıl) 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığı, davanın açılması ile zamanaşımı süresi kesildiği gibi ceza yargılamasının devam ettiği ve bu nedenle davalı yanın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı mahkememizce benimsenmiştir.
Dava konusu, davacının doğrudan davalı yöneticiler aleyhine açtığı sorumluluk davasında, davacının yatırdığı paranın dava dışı ...aracılığı ile, işbu bankanın şubesi aracılığı ile dava dışı ... Ltd Ştinin hesap cüzdanına sunulmuş ise de , dava dışı ...şubesince, davacı tarafından yatırılan paranın, ... Ltd Ştinin Kıbrıs'ta bulunan merkez veya şubesine veya temsilcilerine fiilen ödendiği ispat edilemediğinden, davalı banka yöneticilerinden yargılaması devam etmekte olan ... ve ... yönünden;
" Davacının davalılar ... ve ... aleyhine açtığı davanın KABULÜ ile; ( dava dışı müflis ... Bankası İflas Masası ve mahkememizin... Esas ... Karar sayılı kararında kesinleşen davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere) 168.603,00 TL tazminat- alacağın 05/06/2003 tarihi itibari ile işleyecek reeskont faizi ile birlikte işbu davalılardan tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, " , diğer davalılar... ve ...'ın ise zarardan işbu davalıların sorumluluğunu gerektirecek k fiili ve hukuki işlem ve eylemleri tespit edilememiş olması nedeniyle reddi gerektiği, diğer davalılar yönünden verilen Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile kesinleşmiş olduğundan esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına ilişkin karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davalılar ... ,..., ..., ... ve ...'ın dışındaki davalılar aleyhine açtığı davada işbu davalılar aleyhine verilen daha önceki karar (Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı kararı) kesin olmakla YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE YER OLMADIĞINA,
2-Davacı ...'ın davalılar ...,..., ..., ... ve ... aleyhine açtığı alacak - tazminat davası yönünden ;
A- Davacının davalılar ... ve ... aleyhine açtığı davanın KABULÜ ile; ( dava dışı müflis ...Bankası İflas Masası ve mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı kararında kesinleşen davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere) 168.603,00 TL tazminat- alacağın 05/06/2003 tarihi itibari ile işleyecek reeskont faizi ile birlikte işbu davalılardan tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
B-Diğer davalılar... ve ... aleyhine açılan davanın ise, oluşan davacı zararından işbu davalıların sorumluluğunu gerektirecek fiili ve hukuki işlem ve eylemin bulunmaması nedeni ile REDDİNE,
3- Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 11.517,27 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 2.276,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.241,07 TL harcın davalılar ... ve ...' dan tahsili ile HAZİNE'YE GELİR KAYDEDİLMESİNE, -mahkememizin ... Esas... Karar sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla-
4-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 16.987,30 TL yargılama giderinin, davalılar ... ve ...' dan tahsili ile DAVACIYA ÖDENMESİNE, -mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla-
5- Davalı ... tarafından yapılan 650,00 TL yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, -mahkememizin 2014/666 Esas 2018/964 Karar sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla-
6- Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin DAVALILAR ... VE ...' DAN ALINIP DAVACIYA ÖDENMESİNE, -mahkememizin ...Esas... Karar sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla-
7-Davalılar... ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin dAVACIDAN ALINIP DAVALILAR... VE ...'A ÖDENMESİNE, -mahkememizin ... Esas ...Karar sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla-
8- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ TARAFINDAN İADESİNE,
9- Davacı tarafça peşin yatırılan 2.276,20 TL peşin harç ile 14,00 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.290,2‬0 TL'nin davalılar ... ve ...' dan tahsili ile DAVACIYA ÖDENMESİNE, -mahkememizin ...Esas ... Karar sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla-
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, bir kısım davalıların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.05/12/2024

Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim