mahkeme 2023/839 E. 2023/780 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/839

Karar No

2023/780

Karar Tarihi

29 Aralık 2023

T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/839 Esas
KARAR NO : 2023/780

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/04/2019
KARAR TARİHİ : 29/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın burnunda nefes alma sorunları yaşadığı için televizyonda izlediği davalı Doktor ... ile iletişime geçtiğini, davalı Dr. ...'ın müvekkilini muayene ettikten sonra ‘sana kalem gibi, cillop gibi bir burun yapacağım, nefes alma konusunda yaşadığın sorunlar da ortadan kalkacak’ diyerek güvence ve söz vermek suretiyle vaatlerde bulunduğunu, bunun üzerine davalı Dr. ... ile davacı müvekkil ...'ın burun operasyonu yapılması hususunda mutabık kaldıklarını, İlk operasyon 09.10.2012 tarihinde ... KBB Hospital Hastanesinde davalı Dr. ... tarafından gerçekleştirildiğini, ameliyattan sonra aradan 6 ay geçmesine rağmen, burun çatısında meydana gelen girinti ve çıkıntının düzelmediğini, burun ucunun uzatıldığını ve şeklinin değişmiş olduğunu gören müvekkilinin, davalı Dr. ...'a yeniden başvurduğunu, davalı Dr. ... kaburgasından kemik aldığını ve burun sırtına kullandığını, muhtemelen söz konusu kemiğin açılmış olabileceğini müvekkiline bildirdiğini, müvekkilinin kaburga kemiğinin alınmasına izin vermediğini söylediğinde, davalının "ben sana kalem gibi bir burun yapacağım için kaburgadan kemik alarak kullandım" dediğini, davalı Dr. ... hatasını kabul ederek 2. bir ameliyat yaparak hatasını gidereceğini söylediğini, davacı müvekkilinin, davalıya güvenmediğini ve başka bir hekime ameliyat ettirmek istediğini belirttiğini, buna karşın davalı Dr. ... "başka bir doktora gitmeyin, çünkü ben ne yaptığımı biliyorum, ancak ben senin burnunu düzeltebilirim" diyerek müvekkilini ikna ettiğini ve ikinci ameliyatı yine ... KBB Hospital Hastanesinde 20.03.2013 tarihinde gerçekleştirdiğini, ikinci ameliyattan 1 hafta sonra tamponlar çıkarılınca durumun tam bir facia olduğunun görüldüğünü, bunun üzerine müvekkilinin yasal yollardan hakkını arayacağını davalıya söyleyince, davalı Dr. ... müvekkiline yalvararak "3 ay sabredin, düzelmez ise sizi Türkiye'de, gerekirse dünyanın en iyi yerinde ameliyat yaptıracağım, ben de kalp rahatsızlığı var, bana sabır ve anlayış gösterin, ben zaten mağdur bir insanım, eşim de beni terk etti" diyerek ağladığını ve müvekkilimi 3 ay daha beklemesi konusunda ikna etmiştir. Müvekkilim 3 ay sonra babası ile birlikte muayene olmak üzere yeniden davalı Dr. ...'ın yanına gelmiştir. Davalı Dr. ... bu sırada ... Hastanesinde çalışmaya başlamıştır. Davalı Dr. ... müvekkiline "size çok iyi iki doktor arkadaş ayarladım ameliyatını onlar yapacaklar" diyerek ertesi gün olacağı ameliyata hazırlık kapsamında müvekkilinin yüzüne ve burnuna iğne yaptığını, İğne yapılan kısımlarda anormal derecede şişlikler meydana gelince, müvekkilinin telefon açıp bunun nedenini sorduğunda, davalı Dr. ... müvekkiline "ben senin burnundaki çöküntüyü gidermek için dolgu uygulaması yaptım. Uyumlu olsun diye yüzüne de dolgu yaptım. Ama görülüyor ki bu da olmadı, başaramadık, panik yapma, sana en iyi doktorları ayarladım, doktor arkadaşlar ameliyatını yaparlarken, hem burun estetiğini yapacaklar hem de koyduğum dolguları temizleyecekler" dediğini, müvekkilinin ertesi gün ameliyat için...Hastanesine gittiğinde davalı Dr. ... müvekkili kaldığı odasında ziyaret ederek "doktor arkadaşlar seni ameliyathanede bekliyorlar, bu defa her şey çok güzel olacak, doktor arkadaşlar bu konunun en iyileridir, ben de operasyonu izleyeceğim ve önceki ameliyatlar konusunda doktor arkadaşlara bilgi vereceğim, burun kemiğini ben yok ettim, ama arkadaşlar burun çatısını mükemmel yapacaklar" diyerek müvekkiline yine vaatlerde bulunduğunu, İstanbul ...e 24.05.2013 tarihinde müvekkilinin üçüncü kez ameliyat edildiğini, ameliyattan önce narkoz verildiği için müvekkilinin kendisini kimin ameliyat ettiğini doğal olarak anlayamadığını,ameliyattan sonra tamponlar çıkarıldığında ameliyatın başarısız olduğu anlaşılınca, müvekkilinin yeniden şok geçirdiğini, "dünyanın en iyi doktorları bunu mu yaptı" diyerek davalı Dr. ...'a tepki gösterdiğini, Davalı Dr. ... "doktor arkadaşların işleri çıktı, gelemediler, ameliyatı ben yapmak zorunda kaldım" dediğini, müvekkilinin bu durum karşısında yeniden şok geçirdiğini, zaten daha önce iki defa başarısız ameliyat yapan davalı Dr. ...'a "sen beni kandırdın, beni dolandırdın, hani beni başka doktorlar ameliyat edeceklerdi" diyerek tepki gösterdiğini, ancak yapacak başkaca da bir şey olmadığı için bekleyip sonucunu görmek zorunda kaldığını, belli bir bekleme süresinden sonra burnunun daha da berbat bir hale geldiğini gören müvekkilinin, davalı Dr. ... ile yeniden görüştüğünde; Davalı Dr. ... davacı müvekkiline "hatamı kabul ediyorum, bu defa seni bu işlerin piri, hocaların hocası Profesör...hocaya ameliyat ettireceğim, Onur bey bu işi en iyi yapan kişidir, ben kendisine kefilim, bir problem çıkması durumunda tüm zararlarını misli misli karşılayacağım" dediğini, davalı Dr. ... Profesör Doktor ... ile bir görüşme ayarladığını, müvekkilini Prof. Dr. ...'a bizzat kendi şoförüyle gönderdiğini, müvekkilinin 04.11.2013 tarihinde davalı Prof. Dr. ... tarafından muayene edilldiğini, davalı Prof. Dr. ...'un, "kaburgadan kemik alarak yeniden ameliyat yapacağını, burun estetiğinin kesin olarak düzeleceğini, sorun yaşamayacağını, kesinlikle başarılı olacağını, burnunu en iyi bir şekilde yapacağını, dünyanın bu alandaki en iyi beş cerrahından biri olduğunu" söyleyerek vaatlerde bulunduğunu ve güvence verdiğini, bunun üzerine 27.03.2014 tarihinde Amerikan Hastanesi'nde operasyon gerçekleştirildiğini, bu ameliyattan sonra 1 yıl boyunca her ay müvekkilinin kontrole gittiğini ancak burun estetiğinin başarısız olduğunu bizzat davalı Prof. Dr. ... tarafından kabul edildiğini ve ikinci bir operasyonun yapılması gerektiği müvekkiline söylendiğini, davalı Prof. Dr. ... müvekkiline "bu defa kesin başarılı bir sonuçla seni göndereceğim, daha önceki ameliyat için aldığım kıkırdağının bir kısmı zaten hastanemizin doku bankasında mevcut, o kıkırdakları kullanarak yeniden ameliyat yapacağım ve garanti veriyorum" dediğini, davalı Prof. Dr. ... bu defa kendisine ait olan ...Cerrahi Kliniğinde 17.04.2015 tarihinde davacı müvekkilinin 2. kez ameliyat ettiğini, aynı klinikte 15-20 gün sonra tamponların çıkarıldığını ve bandajlar takıldığını, 7 ila 8 ay boyunca arada bir değiştirilerek bandajların takılı kaldığını, aradan 1 yıl geçtikten sonra bu ameliyatın da başarısız olduğunun anlaşıldığını, bunun üzerine davalı Prof. Dr. ... ile yapılan görüşmede, davalı Prof. Dr. ...'un davacı müvekkilinden "kendisine bir şans daha vermesini, bu defa başka bir teknik kullanacağını, hastanelerinin doku bankasında bulunan müvekkilinin kıkırdaklarının mevcut olduğunu, yeniden kıkırdak almalarına gerek olmadığını" belirtmek suretiyle yeniden 3. defa ameliyat yapmak istediğini, müvekkilinin, davalı Prof. Dr. ...'un yaptığı iki ameliyatın da başarısız olduğu için davalının bu teklifini kabul etmediğini, davalı Dr. ...'un müvekkilinin ısrarı üzerine; tamamen sübjektif, gerçeğe aykırı, kendini haklı çıkarmaya yönelik, bilimsel olmaktan uzak, bir rapordan ziyade bir dedikodu metnini andıran tarihsiz bir epikriz raporu düzenleyerek müvekkiline verdiğini, Raporda davalı Dr. ...'ın müvekkilini iki defa ameliyat ettiği belirtildiğini, bu hususun doğru olmadığını, Zira Dr. ... müvekkilini iki defa Özel... KBB Hospital Hastanesinde, bir defa da... Hastanesinde ameliyat ettiğini, davalı Dr. ... epikriz raporunda "müvekkilinin kızarak kendisine müracaat ettiğini" söylemekte olduğunu, yani aslında ameliyat edilmesi için gerekli bir durum yokmuş da müvekkilinin daha önce kendisini ameliyat eden Dr. ...'a kızdığı ve memnuniyetsiz birisi olduğu için kendisine geldiğini ima ettiğini, oysa epikriz raporunda bu cümlenin hemen arkasında "Yapılan fizik muayenede; burun önden bakıldığında, burunda çöküntü, asimetri, ve uçta kalınlık mevcut. Alttan bakıldığında, kanatlarda basıklık ve şekil bozukluğu mevcut. Kolumella hem eğri hem de kısa olarak görünüyor. Yandan bakıldığında, tip bölgesi şiş aşağıya doğru sarkık duruyor. Yüzünde de çöküntüler mevcut. Burun sırtına konulan kaburga kıkırdağı kendisinden alınmış ve dokununca hareket ediyor. Şekil olarak kötü görünüyor." diyerek, daha önce Dr. ... tarafından yapılan ameliyatların başarısız olduğunu kabul etmekte olduğunu, ayrıca sağlık ve estetik açısından bir sorun yoksa müvekkilini neden iki defa ameliyat ettiğini, davalı Prof. Dr. ... tarafından yapılan ameliyatların da başarısız olduğunu gören müvekkilinin yeniden doktor arayışına girdiğini,...e Hastanesiyle,...Fakültesiyle ve bu işin uzmanı olan sayısız özel doktorlarla görüştüğünü, ancak yapılacak ameliyatlardan tam olarak başarılı olacakları konusunda tatmin edici bir yanıt alamadığını, bütün bu süreçte müvekkilinin davalı Dr. ... ile ilişkisini kesmediğini ve yaptığı hatayı düzeltmesini istediğini, davalı Dr. ...; "ben de vicdan azabı çekiyorum, sana yardımcı olmak istiyorum, bu işin en iyisi bu doktor, bu defa kesin olacak" şeklinde beyanlarda bulunarak ve değişik doktor isimleri vererek, sürekli müvekkilini oyalamış ve umut vermeye devam ettiğini, aradan iki yıl geçtikten sonra, müvekkilinin bu defa ... Hastanesinde Op. Dr. ... ile görüştüğünü ve 23.05.2017 tarihinde ameliyat edildiğini, Op. Dr. ... müvekkilinin kafatasından aldığı kemiği buruna uygulamak suretiyle ameliyatı yaptığını ve kısmen de olsa başarılı olduğunu, müvekkilinin davalı doktorların yaptığı başarısız ameliyatlar nedeniyle maddi ve manevi olarak büyük bir yıkım yaşadığını, müvekkilinin burnu Op. Dr. ... tarafından yapılan son operasyon ile kısmen düzelmiş olmasına rağmen tam olarak bir iyileşme sağlanamadığını, ömrü boyunca bu sorunu yaşamaya mahkum edildiğini, hiçbir maddi ve manevi tazminat miktarı müvekkilinin en güzel yıllarında yaşadığı bu acıları dindirmeye yetmeyeceğini ve yine hiçbir tazminat miktarı müvekkilinin en güzel, en verimli yıllarını geri getirmeyeceğini, bütün buna rağmen müvekkilinin yaşadığı bu maddi ve manevi yıkımı bir nebze de olsa telafi edebilmesi ve tedavisinin devamı için iş bu maddi ve manevi tazminat davasını açmak zarureti olduğunu, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı doktorların yaptıkları hatalı estetik ameliyatları sonucu zarara uğrayan müvekkilin maddi ve manevi zararlarının karşılanması için; HMK 107 uyarınca ilerde artırılmak üzere (belirsiz alacak davası) davalı Dr. ... tarafından 09/10/2012 — 20/03/2013 — 24/05/2013 tarihlerinde yapılan ameliyatlar nedeniyle 10.000,00-TL (On bin) Maddi tazminatın, ilk ameliyatın yapıldığı 09/10/2012 tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile birlikte, davalılardan ... ve ...nden müteselsilen ve müştereken tahsiline, Davalı Dr. ... tarafından 09/10/2012 — 20/03/2013 —24/05/2013 tarihlerinden yapılan ameliyatlar nedeniyle 500.000,00-TL (Beş yüz bin) Manevi tazminatın, zararın ortaya çıktığı (Dr. ... tarafından ilk ameliyatın yapıldığı) 09.10.2012 tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan ...' dan ve (manevi tazminat klozu var ise) ...nden müteselsilen ve müştereken tahsiline, HMK 107 uyarınca ilerde artırlmak üzere (belirsiz alacak davası) davalı Dr. ... tarafından 27/03/2014 ve 17/04/2015 tarihlerinden yapılan ameliyatlar nedeniyle 10.000,00-TL (On bin) Maddi tazminatın, ilk ameliyatın yapıldığı 27/03/2014 tarihinden itibaren işletilecek, reeskont avans faizi ile birlikte, davalılardan ..., ... ve ...Sigorta Anonim Şirketinden müteselsilen ve müştereken tahsiline, Davalı Dr. ... tarafından 27/03/2014 ve 17/04/2015 tarihlerinden yapılan ameliyatlar nedeniyle 500.000,00-TL. (Beş yüz bin) Manevi tazminatın, zararın ortaya çıktığı (Dr. ... tarafından ilk ameliyatın yapıldığı) 27/03/2014 tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan ..., ... ve (manevi tazminat klozu var ise) ... Sigorta Şirketinden müteselsilen ve müştereken tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ...Ş. ve Prof.Dr.Ö....vekili cevap dilekçesinde özetle; “Davacı ...'a Dr. ... tarafından 2012 ve 2013 senelerinde estetik operasyonlar yapıldığını, ne var ki davacı yapılan müdahalelerin sonucundan memnun olmadığı için müvekkili Prof. Dr. ...'a müracaat ettiğini, müvekkili ...'un, yaptığı muayene ve kontroller sonrasında kaburgadan kıkırdak almak suretiyle yeniden ameliyat ve burunda rekonstrüksiyon yapılması gerektiğini ve bunun artık bir estetik ameliyat olmadığını, mümkün olduğu kadar düzeltilebileceğini davacıya ilettiğini, ancak davacının, dava dilekçesinde iddia ettiğinin aksine, yapılacak operasyonun Rekonstrüktif ... operasyonu olduğu kendisine iletildiğini ve hastaya açık ve geniş olarak yapılacak işlemlerin sonuçlarının anlatıldığını ve rekonstrüksiyon için kullanılacak kıkırdakların önemli bir kısmının yaşayacağını, eksik bir yaşama olursa, revizyon olarak tekrar kıkırdak konabileceğinin anlatıldığını, davacı hastanın da bunları kabul ettiğini ve ilk müdahalenin yapıldığını, bir yıl sonra da revizyon ameliyatı ile kıkırdak ilavelerinin gerçekleştirildiğini ve revizyon ameliyatlarından hekim ücreti alınmadığını, davacının, müvekkilinin gösterdiği bütün ilgi ve hassasiyete rağmen, kendi istek ve düşüncesiyle müvekkilinin sağlık merkezi ile ilişkisini kestiğini, netice olarak, gerek ...Estetik-Plastik ...Cerrahi Merkezi kayıtlarında, gerekse diğer delillerle sabit olacağı üzere, müvekkillerinin uyguladıkları rekonstrüktif cerrahi müdahalelerinden iyi sonuçlar alındığını, her türlü delil ibraz ve ikame hakları saklı kalmak üzere, haksız davanın reddini, masraf ve vekalet ücretlerinin davacılara yükletilmesini talep etmişlerdir.
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının müvekkil Şirket nezdinde düzenlenen ... numaralı ve 02.09.2018/2019 tarihlerini kapsayan Tıbbi Kötü Uygulamaya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin mevcut olduğunu, müvekkili şirketin işbu poliçeden dolayı sorumluluğu maddi-bedeni ayrımsız 800.000,00 tl ile sınırlı olduğunu, talebin teminat kapsamında olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere; işbu dava konusu olayın öncelikle hekim hatasından mı kaynaklandığı yoksa komplikasyon mu gerçekleştiğinin araştırılması gerektiğini, dosyanın adli tıp’a sevkini talep ettiklerini, komplikasyon, tıbbi standarda uygun bir müdahale yapılmasına rağmen, ortaya çıkabileceği tıp çevreleri tarafından kabul edilen ve her türlü tedbir alınmasına rağmen kaçınılmaz olarak meydana gelen zararlar olarak da tanımlanmakta olduğunu, tıp hukukunda hekimlerin sorumluluğunun kusura dayalı genel sorumluluk olduğunu, bu nedenledir ki, hekimin sorumluluğu ancak kusurlu uygulama hatasından dolayı olduğunu, buna karşılık komplikasyon dolayısıyla hekimin sorumlu tutulamayacağını, tıbbi müdahalelerde her an için zararlı bir neticenin meydana gelmesi durumu söz konusu olabilmekte olduğunu, gerekli özen ve dikkat gösterilse bile meydana gelen olumsuz neticelerin tıbbi müdahalelerin normal sapmaları, riskleri olarak değerlendirilmekte olduğunu, davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; hastada meydana gelen durum literatürde de komplikasyon olarak nitelendirilmekte olduğunu, komplikasyon sonrası süreçte hastaya taleplerine uygun revizyon operasyonları gerçekleştirilerek süreç etkin şekilde yönetildiğini, müvekkili hekimin sorumluluğu için gerekli hukuki şartların oluşmadığını, sonuç olarak; izah ettikleri hususlar çerçevesinde değerlendirme yapıldığında hastaya müvekkili hekim tarafından uygulanan operasyonlarda herhangi bir kusur ya da ihmal olmadığı yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, tüm bu sebeplerle haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak ikame edilen işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizin 2019/204 Esas 2022/755 Karar sayılı 12/12/2022 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmiş,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2023/838 Esas 2023/3492 Karar sayılı ilamında özetle;"Mahkemenin görevi dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir. Dava tarihi itibari ile yürürlükte olan 6102 sayılı TTK. 4.maddesine göre bir davanın "ticari dava" olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. md. göre ise; "Tüketici" : ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, "Tüketici İşlemi": mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" ifade eder.
6502 Sayılı Yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı Yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı Tüketici Mahkemesinde görül- mesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 Sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin "tüketici" olması gerekir.
Somut olayda, uyuşmazlık eser sözleşmesi niteliği arz eden estetik amaçlı tıbbi müda- haleden kaynaklanmaktadır. Davacı ticari ve mesleki olmayan amaçla hareket eden gerçek kişi yani "tüketici", davalı taraf "ticari ve mesleki amaçla hareket eden satıcı/ sağlayıcı" ile davalıların mes- leki sorumluluk sigortalarını yapan sigorta şirketi ,dava konusu işlem ise "tüketici işlemi" niteliği arz ettiğine göre 6502 sayılı TKHK'nun 73.maddesi gereği uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahke- meleri görevlidir.
Buna göre, "ticari dava" niteliği arz etmeyen davanın Ticaret Mahkemesi'nde açılıp sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. ( dairemizin 2021/2418 Esas-2022/1985 Karar nolu 28/06/2022 tarihli ilamı da bu yöndedir)
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-3 ve HMK 355. md gereğince dosyanın görevli Tüketici Mahkemesi'nde görülmesini teminen ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir." ilamı ile mahkememiz kararı kaldırılarak dosyanın mahkememize gönderildiği ve yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı anlaşıldı.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-b, 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince yargı yolu ve görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle bu noktalarda irdelenmiştir.
Dava tarihi itibari ile yürürlükte olan 6102 sayılı TTK. 4.maddesine göre bir davanın "ticari dava" olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekmektedir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. md. göre ise; "Tüketici" : ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, "Tüketici İşlemi": mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" ifade eder.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2023/838 Esas 2023/3492 Karar sayılı ilamında ; dava konusu uyuşmazlığın eser sözleşmesi niteliği arz eden estetik amaçlı tıbbi müdahaleden kaynaklandığından , davacının ticari ve mesleki olmayan amaçla hareket eden gerçek kişi yani tüketici , davalı tarafın ticari ve mesleki amaçla hareket eden satıcı / sağlayıcı ile davalıların mesleki sorumluluk sigortalarını yapan sigorta şirketi, dava konusu işlemin ise tüketici işlemi niteliği arz ettiğinden 6502 sayılı TKHK' nun 73.maddesi gereği uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, bu nedenlerle mahkememizin görevsizliğine, HMK 114/1-c ve HMK 115/2 md. uyarınca davanın usulden reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK 114/1-c ve HMK 115/2 md. uyarınca davanın usulden reddine,
2-HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususlarında görevli mahkemece karar verilmesine, mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususunda da karar verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/12/2023

Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim